Kaf Suresi 5. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

5. Ayet

بَلْ كَذَّبُوا بِالْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْ فَهُمْ ف۪ٓي اَمْرٍ مَر۪يجٍ

Hatta gerçek kendilerine gelince onu yalanladılar. Artık onlar kararsız bir hâldedirler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hayır, gerçek olan Kur'an, onlara gelince yalanladılar da şimdi darmadağın bir işe daldılar.

Besim Atalay (1965)

Onlara hak gelince, onu yalanladılar, karışık bir işin içindedirler

Cemal Külünkoğlu

Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.

Cemil Said (1924)

Kendilerine gelen hakîkati tekzîb itdiler. Lâkin içinden çıkamadıkları bir müşkil içindedirler.

Diyanet Vakfı

Bilakis onlar, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.

Edip Yüksel

Oysa onlar gerçek kendilerine geldiği zaman onu yalanladılar; kararsızlık içindedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman tekzib ettiler de şimdi karma karışık bir ıztırab içindeler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Doğrusu hak kendilerine geldiği zaman yalanladılar da şimdi karmakarışık bir ıztırap içindeler.

Emrah Demiryent

Doğrusu onlar, kendilerine hak (olan Kur’ân) gelince onu yalanladılar ve bu yüzden de (peygambere ve Kur’ân’a karşı) çelişkili tavırlar içindeler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Doğrusu onlar, Hakk (Kur’an ve Resulüllah) kendilerine gelince (bile bile) onu yalanlamışlardır. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı (ve şaşkınlık) içinde bocalamaktadırlar.

Erhan Aktaş

Ne var ki onlar, kendilerine Hakk gelince onu yalanladılar. Bu yüzden karmakarışık bir durumdalar.

Eski Anadolu Türkçesi

belki yalan duttılar ḥaķķı ol vaķt kim geldi anlara pes anlar bir işdedür ķarışmış.

Hasan Basri Çantay

Hayır, onlar, kendilerine hak gelince (onu) tekzîb etdiler. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.

Hayrat Neşriyat

Hayır! Kendilerine geldiğinde o hakkı yalanladılar; şimdi onlar, karmakarışık bir iş içindedirler.

İhsan Aktaş

Bilakis onlar, hak (Kur’an) kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir hâldedirler. *

İlyas Yorulmaz

Kendilerine gelen Kur’an’ı yalanladılar, sonra onlar (hakkı yalanlamakla) sıkıntılı bir işin içine girecekler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar inanmak şöyle dursun, kendilerine doğru gelince onu yalan saydılar. Şimdi onlar alan talan olmuşlardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Hayır, onlara hak peygamber gelince onu yalancı saydılar, onlar perişan bir haldedir [⁷].

İsmail Yakıt

Bilakis, gerçek/hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Doğrusu onlar karmakarışık bir duygu [emr] içindedirler.

Kadri Çelik

Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar derin bir ıstırap içinde bulunuyorlar.

Abdullah Parlıyan

Hayır, gerçek olan Kur'ân onlara gelince, yalanladılar da şimdi onlar her yönden, darmadağınık ve perişan bir haldedirler.

Kuran Yolu

Ayrıca bunlar gerçeği kendilerine geldiğinde hemen yalanladılar; tam bir tutarsızlık içindeler.

Mahmut Kısa

Aslında her insan gibi, inkârcılar da bunun mümkün olduğunu pekâlâ yüreklerinde hissederler. Ne var ki onlar, hakîkat kendilerine iletildiğinde onu hiç düşünmeden yalanladılar; bu yüzden çelişkili bir tavır içindeler.Vicdanlarını rahatsız eden karmakarışık duygular içinde kıvranıp duruyor, her biri ötekini yalanlayan tutarsız iddialarla kendilerini ve halkı kandırmaya çalışıyorlar.

Mahmut Özdemir

Aksine, onlara geldiğinde Hakk’ı yalanladılar. Onlar karmaşık bir iş içindedir.

Mehmet Çakır

Aslında onların derdi, ayaklarına kadar gelen Kuran gerçeğini inkar etmiş olmaları. Onlar, bu yüzden tam bir ikilem içindeler...

Mehmet Çoban

Gerçekler böyleyken onlar yalanladılar. Yalanlamalarına rağmen şaşırmış kararsız kalmış değişik düşünceler taşıyorlar. Ya anlatılanlar doğruysa? Bu düşünce onları derinden sarsar. İnkâr ederek hesap gününe geldiklerinde, kitapları da yüzlerine okununca sarsılacaklar. Ne yapacaklarını bilemeyecekler. Kim bunların hepsini saymış, dökmüş, yazmış diye şaşkınlıkla etrafa bakınacaklar. Onları gerçeklerimizle böyle sarsarız.

Mehmet Okuyan

Aksine onlar, kendilerine geldiğinde gerçeği yalanladılar. (Şimdi) onlar derin bir perişanlık içindedir.

Mehmet Türk

Buna rağmen onlar, gerçek¹ kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar, karmakarışık bir sarsıntı² içerisindedirler.

Muhammed Esed

Buna rağmen onlar, [yeniden dirilmeyi inkar edenler,] ne zaman kendilerine tebliğ edildiyse hakikati yalanladılar; ve şimdi bir şaşkınlık içindeler. ⁴

Mustafa Çavdar

Hayır aslında onlar, kendilerine gelen hakikat karşısında yalana sarıldılar. Çünkü onlar tam bir kararsızlık ve şaşkınlık içindeler. 6/25, 7/40

Ahmet Tekin

Doğrusu gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur'ân ve peygamber kendilerine geldiği zaman yalanladılar. Onlar şimdi karmakarışık bir plan, bir düşünce içindeler.

Mustafa İslamoğlu

Dahasını da yaptılar;[⁴⁶⁶³] ayaklarına kadar gelen hakikati yalanladılar: hasılı onlar derin bir iç karmaşası yaşıyorlar.[⁴⁶⁶⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Fakat kendilerine geldiği vakit hakkı tekzîp ettiler. İmdi onlar karmakarışık bir ızdırap içindedirler.

Orhan Kuntman

Gerçek şu ki onlar, hak kendilerine gelir gelmez yalanladılar da, şimdi şaşırmış bir haldedirler!

Osman Fırat

Aksine onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar çalkantılı bir durumun içindedirler.

Şaban Piriş

Hayır onlar, kendilerine hak gelince yalanladılar. Çünkü onlar şaşkınlık içindedirler.

Satıraltı Meal (1534)

Bel ki yalanladılar ḥaḳḳı, özlerine geldükde. Pes anlar ḳarışmış içindedür‐ler.

Suat Yıldırım

Bilakis onlar, kendi önlerine kadar gelen gerçeği yalan saydılar. Artık onlar kararsızlık ve perişanlık içindedirler.

Süleyman Ateş

Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar çalkantılı bir durumun içindedirler.

Süleyman Tevfik (1927)

Belki onlara hak geldikde onı tekzîb itdiler. İmdi onlar karışık bir işdedirler. (Ne söyleyeceklerini bilmezler.)

Süleymaniye Vakfı

Hayır! Kendilerine gelen bu gerçek karşısında yalan söylediler; tam bir tereddüt içindeler.

Ahmet Varol

Hayır, onlar hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar çalkantılı bir durum içindedirler.

Ümit Şimşek

Doğrusu, onlar kendilerine hak geldiğinde onu yalanladılar; onun için şaşkın bir haldedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, hayır! Onlar, hak kendilerine geldiğinde, onu yalanladılar. Şimdi perişan mı perişan bir durum içindedirler.

Ali Bulaç

Hayır, hak kendilerine gelince yalanladılar. Şimdi onlar, derin bir sarsıntı içinde bulunuyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu, kendilerine hak (Kur'an ve Peygamber) gelince yalanladılar da, şimdi muztarıb bir haldedirler.

Bahaeddin Sağlam

Hayır, onlar, hak ve doğru bilgi kendilerine geldiğinde onu yalanladılar. İşte onlar, çelişkili bir durum içindedirler.

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu onlar, hak kendilerine gelince onu yalanladılar. Şimdi onlar şaşırmış bir haldedirler.