Zâriyât Suresi 25. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

25. Ayet

اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ سَلَامٌۚ قَوْمٌ مُنْكَرُونَ

Hani onlar, İbrahim’in yanına varmışlar ve “Selâm olsun sana!” demişlerdi. O da “Size de selâm olsun.” demiş, “Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler” (diye düşünmüştü).

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hani, tapısına girmişlerdi de esenlik sana demişlerdi; o da esenlik size demişti, ey yabancılar.

Besim Atalay (1965)

Hani, ona gelip de: «Selâm ola» dediler, o da: «Selâm» diyerek «Tanışmamış bulunduğum kimseler» demiş idi ya

Cemal Külünkoğlu

Hani onlar, İbrahim'in yanına gelmiş ve şöyle demişlerdi: “Selâm olsun sana!” O da: “Size de selâm olsun” demiş ve içinden de: “(Bunlar) tanınmadık kimseler” diye geçirmişti.

Cemil Said (1924)

24,25. Yâ Muhammed! İbrâhîm’in ikrâm ile kabûl olunan misafirleri fıkrasını işitdin mi? Hânesine girdikleri vakit "Selâm" virdiler. İbrâhîm " Ve ’aleyküm selâm" didi.

Diyanet Vakfı

Onlar İbrahim'in yanına girmişler, selam vermişlerdi. İbrahim de selamı almış, içinden, «Bunlar, yabancılar» demişti.

Edip Yüksel

Onun huzuruna girmişlerdi ve "Selam (barış)" demişlerdi. O da, "Selam size, yabancılar!" demişti.

Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ki üzerine girdiler de «selâm» dediler. «Selâm, görülmedik bir kavım» dedi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Hani onlar İbrahim'in huzuruna girmişlerdi de "Selam sana!" demişlerdi. İbrahim: "Size de selam" demiş, ve içinden: "Bunlar tanınmamış bir topluluk!" diye geçirmişti.

Emrah Demiryent

Hani, onlar İbrâhîm’in yanına varmışlar ve “(Sana) Selâm olsun” demişlerdi. (İbrâhîm de,) “Size de selâm olsun” demiş ve bunlar tanınmayan (yabancı) kimseler (diye içinden geçirmişti).

Abdullah-Ahmet Akgül

Hani yanına girdiklerinde: "Selam" demişlerdi. O da: "Selam" demişti. (İçinden de; bunlar, haklarında bilgim olmayan) Yabancı bir grup (diye geçirmişti).

Erhan Aktaş

Onun yanına geldiklerinde, “Selam.” dediler. “Selam, tanınmayan topluluk.” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

ol vaķt kim girdiler anuñ üzere pes eyittiler “selām” eyitti “selām ķavmsız ya'nį siz bilinmemişler.”

Hasan Basri Çantay

Hani bunlar, onun yanına girmişlerdi de «Selâm» demişlerdi. (İbrâhîm de) «selâm» demiş (selâm ile mukaabele etmiş), «(Bunlar) tanınmamış bir zümre» demişdi.

Hayrat Neşriyat

(Onlar İbrâhîm'in) yanına girdiklerinde: “Selâm (senin üzerine olsun)!” demişlerdi.(O da:) “Selâm (sizin üzerinize de olsun!) (Siz buralarda) tanınmamış bir topluluk(sunuz).” dedi.

İhsan Aktaş

Hani bir zaman onlar, (insan suretindeki konuklar) İbrahim’in yanına varmışlar ve şöyle demişlerdi: “Selâm olsun sana!” O da: “Size de selâm olsun”demiş ve içinden de: “(Bunlar) tanınmamış bir topluluk” diye geçirmişti.

İlyas Yorulmaz

Onlar İbrahim’in yanına girdiklerinde “Selam” demişler ve İbrahim de onlara “Selam size ey tanınmayan kişiler!” demişti.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün onlar onun yanına gitmişlerdi de: "Esen olun" demişlerdi. İbrahim de: "Esen olun ey yabancılar!" demişti.

İsmail Hakkı İzmirli

Hani onlar İbrahim/in yanına girip selâm verdikleri zaman İbrahim selâmı almış, kendi kendine de «— Bunlar tanımadığım kimselerdir» demişti.

İsmail Yakıt

Hani onlar İbrahim’in yanına girip “Selâm sana!” demişlerdi. O da “Size de selâm!” demiş ve (kendi kendine) “Bunlar bilinmeyen bir topluluk [kavm]” demişti.

Kadri Çelik

Hani onun yanına girdiklerinde, “Selam” demişlerdi. O da, “Selam” demişti. “(Siz) Yabancı bir topluluksunuz!”

Abdullah Parlıyan

O elçiler, İbrahim'e gelip O'na selam verdiklerinde, size de selam olsun demişti ve kendi kendine, bunlar tanınmayan kimseler diye düşünmüştü.

Kuran Yolu

Onun yanına girdiklerinde “selâm” demişler, o da “selâm” demiş; (içinden) “Hiç de tanıdık kimseler değil” diye geçirmişti.

Mahmut Kısa

Hani insan sûretinde melekler, selâm vererek onun huzuruna girmişlerdi, o da “Selâm size, sanırım buralarda yabancısınız!” demişti.

Mahmut Özdemir

Hani, onun üzerine girdiler: -“selâm!” dediler. O da: -“selâm, bilinmedik insanlar!” dedi.

Mehmet Çakır

Hani selâm deyip giriveren meleklerden. İbrahim: "selâm galiba yabancısınız?" diye buyur etmiş,

Mehmet Çoban

Hani onlar, İbrahim’in yanına gelerek: "Selâm olsun sana!" demişlerdi. O da: "Size de selâm olsun!" demiş, "Bunlar tanınmamış yabancı kimseler." diye endişelenmişti.

Mehmet Okuyan

Hani onlar (İbrahim’in) yanına girmiş ve “Selam!” demişlerdi. (İbrahim de) “Selam!” demiş, “(Bunlar) yabancı bir topluluk!” (diye içinden geçirmişti). [*]

Mehmet Türk

(Bir zamanlar melekler, İbrahim’in) yanına girince ona: “Allah’ın selâmı üzerine olsun” dediler. O da: “Allah’ın selâmı sizin de üzerinize olsun”¹ dedi ve (içinden): “Bunlar yabancı bir topluluk!” diye geçirdi.

Muhammed Esed

O [semavî elçi]ler İbrahim’e gelip ona selâm verdiklerinde, “[Size de] selâm olsun!” demişti; [ve kendi kendine,] “Bunlar, yabancı kimseler!” ¹⁷ (diye düşünmüştü.)

Mustafa Çavdar

Hani onun yanına gelip “Selam olsun” dediklerinde, o da: 11/69...82, 15/51...77 – Size de selam olsun, demiş içinden “Bunlar tanıdık kimseler değil” diye geçirmişti. 11/69...82, 15/51...77

Ahmet Tekin

Onlar, İbrâhim'le karşılaşınca: “Selâm sana, selâmette ol, sen selâmettesin” dediler. İbrâhim de: “Selâm size, selâmette olun” dedi. Bunlar tanınmadık simalardı.

Mustafa İslamoğlu

Hani, (elçiler) İbrahim’in huzuruna girmişler ve “(Sana) selam olsun!”[⁴⁷¹⁷] demişlerdi de, o da, “(Size de) selam olsun!” demiş ve (içinden) “Bunlar tanımadık kimseler” diye geçirmişti[⁴⁷¹⁸]

Ömer Nasuhi Bilmen

O vakit ki, O'nun yanına girmişler de «Selâm,» demişlerdi. (Hazreti ibrahim de) Dedi ki: «Selâm, tanınmamışlar olan bir cemaat.»

Orhan Kuntman

Onlar bir vakit İbrahim'in yanına vardılar ve selam verdiler. İbrahim de "Size de selam" dedi. (Fakat hallerini tuhaf buldu ve kalbinden) "Bunlar tanınmamış, acaib bir topluluk?" düşüncesi de geçti.

Osman Fırat

Hani onlar, İbrahim’in yanına vardık!arında;’’Selâm olsun sana!" demişlerdi. O da "Size de selâm olsun. " demiş, "Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler" (diye düşünmüştü).

Şaban Piriş

Hani O'nun yanına girmişler: “Selam” demişlerdi. O da: -Selam ey yabancılar!” demişti.

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki girdiler İbrāhīm ḳatına, selām virdiler, İbrāhīm selām aldı. Eyit‐di: Siz bir ḳavmsiz heybetlü, didi.

Suat Yıldırım

Onlar yanına varınca: “Selâm! ” dediler. O da: “Size de Selâm! ” diye cevap verdi, ama içinden: “Bunlar tanımadığım kimseler, hayırdır inşaallah! ” dedi. [15, 51; 4, 86; 11, 69]

Süleyman Ateş

Bir zaman onun yanına girmişler: "Selam" demişlerdi. "Selam, dedi, (siz) tanınmamış bir topluluk(sunuz)."

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki misâfirler İbrâhîm'in yanına girdiler, Selâm virdiler. İbrâhîm selâmlarını aldıkdan sonra (kendi kendine) "Bunlar tanımadığım adamlardır" didi.

Süleymaniye Vakfı

Hani yanına girmiş, “Selam!” demişlerdi. O (İbrahim): “Size de selam, tuhaf bir topluluksunuz” demişti.

Ahmet Varol

Hani onun yanına girdiklerinde: "Selam" demişlerdi. O da: "Selam. Tanınmayan bir topluluk" demişti.

Ümit Şimşek

Yanına girdiklerinde “Selâm” demişlerdi. O da “Tanımadığım kimseler, size de selâm olsun” dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani, İbrahim'in yanına girmişlerdi de "Selam!" demişlerdi. İbrahim: "Selam! Tanınmayan bir topluluk bu." demişti.

Ali Bulaç

Hani, yanına girdiklerinde: 'Selam' demişlerdi. O da: 'Selam' demişti. '(Haklarında bilgim olmayan) Yabancı bir topluluk.'

Ali Fikri Yavuz

Hani onlar, İbrahîm'in yanına varmışlardı da selâm vermişlerdi. O da (onlara karşılık olarak) selâm vermiş: “- (Bunlar) tanınmadık bir kavim.” demişti.

Bahaeddin Sağlam

Hani, yanına girdiklerinde “Selam ederiz” dediler. İbrahim de: “Selam üzerinize olsun. Siz tanımadığımız bir toplumsunuz” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, İbrâhim'in yanına girip selâm vermişlerdi. İbrâhim de selâmı almış, içinden “Bunlar yabancılar” demişti.