Zâriyât Suresi 52. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

52. Ayet

كَذٰلِكَ مَٓا اَتَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِهِمْ مِنْ رَسُولٍ اِلَّا قَالُوا سَاحِرٌ اَوْ مَجْنُونٌ

İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki, “O bir büyücüdür” yahut “bir delidir” demiş olmasınlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Böylece onlardan önce de hiçbir peygamber gelmedi ki ona büyücü, yahut da deli demesinler.

Besim Atalay (1965)

Onculayın, bunlardan öncekilere bir peygamber gelmedi ki: «Ya bir deli, ya büyücü!» demiş bulunmasınlar

Cemal Külünkoğlu

İşte böyle! Onlardan öncekiler de kendilerine gelen her resule mutlaka; “o bir büyücüdür yahut bir delidir” dediler.

Cemil Said (1924)

Yâ Muhammed! Senin kavmin yapdığı gibi evvelkiler de gönderilen rasûllerin kâffesini mecnûn veyâ sihirbaz telâkkî iylediler.

Diyanet Vakfı

İşte böylece, onlardan öncekilere her hangi bir peygamber geldiğinde hemen: O, bir büyücüdür veya delidir, dediler.

Edip Yüksel

İşte böyle, onlardan öncekilere her ne zaman bir elçi geldiyse, "Bu, bir büyücüdür," yahut "Bu bir delidir," derlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Böyle, bunlardan evvelkiler bir Resul gelince behemehal ya sahir dediler ya mecnun

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Böylece onlardan öncekilere de herhangi bir peygamber gelince, onun hakkında da mutlaka: "Bir sihirbazdır veya bir delidir." dediler.

Emrah Demiryent

İşte böyle! Onlardan öncekilere de her ne zaman bir peygamber geldiyse, muhakkak (peygamberleri için, “O bir) sihirbazdır veya mecnundur” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka (ona): "Büyücü veya cinnlenmiş" demişlerdir.

Erhan Aktaş

Aynen bunlar gibi, bunlardan öncekiler de kendilerine gelen resûllere, “Sihirbazdır veya mecnundur.” dan başka bir şey demediler.

Eski Anadolu Türkçesi

ancılayın gelmedi anlara kim anlardan ilerüdi hįç yalavaç illā eyittiler “cādūdur, yā delüdür.”

Hasan Basri Çantay

Onlardan evvelkilere de herhangi bir peygamber gelmedi ki (onun hakkında da) mutlakaa böylece sihirbaz, yahud mecnun dediler.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) İşte böyle, onlardan öncekilere ne zaman bir peygamber geldiyse, mutlaka (ona da): “(O) bir sihirbazdır veya mecnundur!” dediler.

İhsan Aktaş

Böylece, onlardan öncekilere hiçbir elçi gelmemişti ki, (ona her defasında bu adam, insanların gözünü boyayan) “bir büyücüdür yahut (zavallı) “bir delidir”demiş olmasınlar. *

İlyas Yorulmaz

Böylece, onlardan önce gelen elçilerin getirdiklerinin karşılığında söyledikleri, yalnızca “Sihirbaz veya delirmiş” demeleri olmuştur.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Hep böyle olmuştur. Onlardan öncekilere de hiç bir peygamber gelmedi ki ona büyücü ya da deli demiş olmasınlar.

İsmail Hakkı İzmirli

Bu kâfirler gibi, onlardan evvel gelenlere hiçbir peygamber gelmedi ki ona «— Büyücü veya divane» demesinler.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) İşte böyle olmuştur; onlardan öncekilere hiçbir elçi gelmemiş olsun ki, “O bir büyücüdür veya delinin biridir” dememiş olsunlar.

Kadri Çelik

İşte böyle, onlardan önce de ne kadar elçi geldiyse mutlaka, “Büyücü veya cinlenmiş” dediler.

Abdullah Parlıyan

İşte böyle, kendilerinden önce yaşamış olanlara da hangi elçi geldiyse, mutlaka, “Bu bir sihirbazdır veya delidir!” dediler.

Kuran Yolu

İşte böyle; kendilerinden öncekilere de hiçbir peygamber gelmemiştir ki, “O bir sihirbaz veya bir mecnun” demiş olmasınlar.

Mahmut Kısa

Ey Peygamber ve onun izinden yürüyen mümin! İnkârcıların yalan ve iftiralarla İslâm’a saldırmaları seni üzmesin. Küfrün değişmez karakteri böyledir; zaten onlardan önceki kâfirlere de ne zaman bir elçi veya dâvetçi geldiyse, her defasında “Bu adam, insanların gözünü boyayan bir büyücü ya da zavallı bir delidir!” demişlerdi. Tıpkı şimdiki kâfirlerin yaptığı gibi:

Mahmut Özdemir

İşte böyle! Onlardan öncekilere ne kadar rasûl geldiyse, ancak sihirbaz veya mecnûn (cinlenmiş) dediler.

Mehmet Çakır

Hep böyle olmuştur: yani daha öncekilere, her ne zaman bir Tanrı elçisi gelse hep: " ya büyücü ya da deli " deyip çıkmışlardır.

Mehmet Çoban

İnkâr edenler kendilerini inananlardan üstün mü görüyorlar? Onlardan öncekiler de kendilerini üstün görmüş, elçilerimizi inkâr etmişler: "O bir büyücüdür." yahut "Bir delidir." demişlerdi. Bak sonları ne oldu? Rabbinizin katında üstün olan inkâr edenler değildir. İnkâr edenlerin dünya hayatında kendilerini üstün görmesi neyi değiştirecek? Onlar kısa bir dünya hayatı için ebedi ahiret hayatını kaybediyorlar.

Mehmet Okuyan

Böylece onlardan öncekilere herhangi bir elçi geldiğinde elbette “O bir büyücüdür veya cinlenmiştir!” demişlerdi.

Mehmet Türk

Bunlardan öncekiler de tıpkı bunlar gibi kendilerine gelen her Peygamber için kesinlikle: “Ya büyücü ya da delidir” dediler.

Muhammed Esed

İşte böyle, kendilerinden önce yaşamış olanlara da hangi elçi geldiyse, mutlaka, “[O] bir göz boyayıcı[dır], ³⁶ yahut bir deli!” dediler.

Mustafa Çavdar

İşte, böyle. Onlardan öncekiler de, kendilerine gelen her elçiye mutlaka ya ‘‘sihirbaz’’ ya da ‘‘deli’’ dediler. 23/24-25, 34/6...8

Ahmet Tekin

Geçmişteki peygamber-toplum ilişkileri böyle cereyan etmişti. Onlardan öncekilere de herhangi bir Rasul geldiğinde ona mutlaka: “Büyüleyici söz söyleyerek aklı etkileyen biridir veya cinlere mahkum olmuştur, delidir.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

İşte böyle! Onlardan öncekiler, kendilerine gelen her rasule mutlaka “sihirbaz” ya da “mecnun”[⁴⁷³⁵] dediler;

Ömer Nasuhi Bilmen

Böylecedir. Onlardan evvelkilere de bir peygamber gelmedi ki illâ «Sâhirdir veya mecnûndur,» dediler.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed, ne yazık ki ümmetin sana karşı geldiler) İşte böyle! Onlardan öncekilere de, bir peygamber geldiğinde muhakkak: "O bir sihirbaz veya divanedir" dediler.

Osman Fırat

İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir resul gelmemişti ki, "O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.

Şaban Piriş

İşte, böyle... Onlardan öncekilere de bir elçi gelmedi ki ona sihirbaz veya mecnun dememiş olsunlar.

Satıraltı Meal (1534)

Anuñ gibi gelmezdi özlerinden burun olan ümmetlere, illā cāẕūdur, yādelüdür, dirlerdi.

Suat Yıldırım

İşte böyle. . . Senin hemşehrilerinden önceki ümmetlere ne zaman bir elçi geldiyse mutlaka ona muhatapları büyücü veya deli dediler.

Süleyman Ateş

İşte böyle, onlardan önce de ne kadar elçi geldiyse mutlaka: "Büyücü veya cinlenmiş" dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! bunların sana didikleri gibi senin kavminden evvel geçen ümmetlere bir rasûl gelmedi ki illa ona sihirbaz veyâhud dîvâne didiler.

Süleymaniye Vakfı

Hep öyle oldu; daha önce de hangi elçi gelse, ya büyücü ya da cinlerin etkisine girmiş dediler.

Ahmet Varol

İşte böyle. Onlardan öncekilere de ne zaman bir peygamber geldiyse muhakkak: "Büyücü veya delidir" dediler.

Ümit Şimşek

Şimdi olduğu gibi, onlardan öncekilere de ne zaman bir peygamber gelse ya büyücü demişlerdi, ya deli.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte böyle! Onlardan önce herhangi bir resul geldiğinde, mutlaka şöyle dediler: "Ya büyücüdür ya deli."

Ali Bulaç

İşte böyle; onlardan öncekiler de bir elçi gelmeyiversin, mutlaka: 'Büyücü ve cinlenmiş' demişlerdir.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, senin kavmin, sana sihirbaz yahud mecnûn dediği gibi), onlardan evvelki ümmetler de bir peygamber gelince; muhakkak böyle; ya sihirbaz dediler, ya mecnun...

Bahaeddin Sağlam

İşte bunun gibi kendilerinden önce hangi topluma bir elçi gelmiş ise, mutlaka sihirbaz veya deli dediler.

Bayraktar Bayraklı

Aynen bunların yaptığı gibi, onlardan öncekilere de bir peygamber geldiğinde ona “büyücü” ya da “deli” demişlerdi.