Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve inananlarla soylarından, inanarak onlara uyanları, soylarından gelenlerle birleştirir, buluştururuz ve yaptıklarının mükafatından hiçbir şeyi eksiltmeyiz; herkes, kazancına bağlıdır.
Besim Atalay (1965)
İnanmış olanlarla, inanlı olarak bunlara uyan nesillerini birleştiririz; işlerinden eksiltmeyiz bir şeyi, herkes kendi yaptığıyla tutulur
Cemal Külünkoğlu
(Dünyada) iman eden ve soyları da iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya; işte biz onların soylarını da (ahirette) kendilerine kavuşturacağız. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Zira herkesin âkıbeti kendi kazancına bağlıdır (ona göre muamele görecektir).
Cemil Said (1924)
Îmân idüb de zürriyetleri de kendilerine ittibâ’ idenler çocuklarına kavuşacaklardır. Ânların a’mâl-i hasenesinden hiç bir şey gâib olmayacakdır. Herkes kendi a’mâli ile merhûndur.
Diyanet Vakfı
İman eden ve soylarından gelenlerde, imanda kendilerine tâbi olanlar (var ya)! İşte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Onların amellerinden de bir şey eksiltmedik. Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir.
Edip Yüksel
Soyları tarafından izlenen inananlara soylarını da katarız ve onların yaptıklarından hiç bir şeyi eksiltmeyiz. Herkes kazanmış olduğu şeylerin bir ipoteğidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve İyman edenleri ki zürriyyetleri de iyman ile arkalarından gelmiş, zürriyyetlerini kendilerine ilhak etmişizdir, bununla beraber kendilerine amellerinden hiç bir şey eksiltmemişizdir, herkes kazancına bağlıdır
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
İman edip zürriyetleri de iman ile kendilerine tâbi olanlar (yok mu?); işte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Kendilerinin amellerinden birşey de eksiltmedik. Herkes kendi kazandığına bağlıdır.
Emrah Demiryent
Mü’min olanlar ve zürriyetleri de îmânda kendilerine tâbi ola (rak, cenneti hak etmiş ola) nlar var ya, işte onların zürriyetlerini, (cennette, kendilerinin hak ettiği dereceye ulaşamamış bile olsalar, lütfumuz ile onların derecelerini yükselterek) bir araya getireceğiz. (Bunu yaparken) onların (cennette üst derecede olanların) amellerinden de hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. (Ancak âhirette, cehennemlik olduğu kesin hükme bağlanmış olan bir kimse, ne cennetlik bir akrabası sebebiyle ne de başka bir şekilde cennete alınır!) Herkes kendi amelinin karşılığını alacak.
Abdullah-Ahmet Akgül
İman edenler ve nesillerinden bu iman (ve istikamet) üzere kendilerini izleyenler (var ya); Biz onları da (iman ve itaat ehlinin mü’min zürriyetlerini de, aynı nimet ve faziletlere ulaştıracağız, cennete onları da kavuşturup) kendilerine katacağız. (Ama Biz) Onların amellerinden de hiçbir şey eksiltmiş olmayacağız. Herkes kendi (ahiret) kazancı karşılığı (kurtulmak üzere, ipotekli kefil misali) rehin (alınmış) konumundadır.
Erhan Aktaş
İman eden, soyları da iman ederek kendilerine tabi olan kimselerin, soylarını da kendilerine kattık¹. Ve onların yaptıklarından bir şey eksiltmedik. Herkes kendi yaptıklarının karşılığını alacak.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı anlar kim įmān getürdiler daħı uydı anlara nesilleri įmān-ıla ulaşdurduķ anlara nesillerini ya'nį uçmaķda. daħı eksmedük anlara 'amellerinden hįç nesene. kesb eyledügine dutudur.
Hasan Basri Çantay
İman edib de zürriyyetleri de îman ile kendilerine tâ'bi olanlar (yok mu?) biz onların nesillerini de kendilerine katdık. Kendilerinin amelinden bir şey de eksiltmedik. Herkes kazancı mukaabilinde bir rehindir.
Hayrat Neşriyat
Ve îmân edip zürriyetleri de kendilerine îmân ile tâbi' olanlara gelince, (biz) onların zürriyetlerini (Cennette) kendilerine katmışızdır; bununla berâber onların amellerinden kendilerine hiçbir şey eksiltmemişizdir. Her kişi, kendi kazandığına karşılık (bizzat kendi nefsiyle) bir rehindir!
İhsan Aktaş
(Erkek olsun kadın olsun dünyada) iman etmiş olanlar ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uymuş olanlar var ya, işte biz onların nesillerini (ahirette) kendilerine kavuştururuz. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kendi kazancına bağlıdır (ona göre muamele görecektir).
İlyas Yorulmaz
İman edenleri ve iman ederek onların izinden giden soylarını da onların yanlarına katarız ve biz hiçbir kimsenin yaptıklarını eksiltmeyiz. Her kişi yaptığının karşılığı olarak layık olduğu yerde tutulur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Hem onlar öyle kimselerdi ki inandılar, kendi, soylarından gelenler de kendilerine uydular, Biz onların soylarından gelenleri de kendilerine katacağız. Onların işlediklerinin değerini hiç eksiltmeyeceğiz. Herkes kendi kazandığına karşılık tutulacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
Mü/min olup zürriyetleri de iman hususunda ona tâbi olan kimselerin zürriyetlerini ilhak edeceğiz [⁴]. Onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz, herkes kazancına bağlıdır [⁵],
İsmail Yakıt
İnanan ve soyları da inanarak kendilerine tabi olan kimselere soylarını da katarız. Biz onların yaptıklarından hiçbir şeyi eksiltmeyiz. Herkes kazandığına karşılık bir rehindir.⁵
Kadri Çelik
İman edenler ve soyları da imanda kendilerine tabi olanlar (var ya), biz onların soylarını da kendilerine katıp ekleriz. Onların amellerinden hiç bir şeyi eksiltmeyiz. Her kişi, kendi kazanmakta olduğuna karşılık bir rehindir.
Abdullah Parlıyan
Onlar ki, inandılar, soyları da imanda kendilerine uydu. Onları cennete sokarken soylarını da kendilerine eriştirip, cennete katmışızdır ve kendi amellerinin sevabından da, hiç birşey eksiltmemişizdir. Ama sonunda herkes kendi kazandığına bağlıdır, yani ona göre ceza veya mükafat görecektir.
Kuran Yolu
İman eden, soylarından gelenlerin de aynı iman ile kendilerini izledikleri kimselerin yanlarına bu zürriyetlerini katacağız; bununla birlikte kendi amellerinden de bir şey eksiltmeyeceğiz. Herkes kendi yapıp ettiğinin hesabından kendisi sorumlu olacaktır.
Mahmut Kısa
Onlar ki, ayetlerime yürekten iman ettiler ve kendilerinden sonra gelen nesilleri de inanç konusunda onları izledi. İşte onların nesillerini, —kendilerinin hak ettiği dereceye ulaşamamış bile olsalar— cennette kendileriyle bir araya getireceğiz ve yaptıkları hiçbir güzel davranışı karşılıksız bırakmayacağız. Fakat hiç kimseyi de, “birilerinin hatırına” cehennemden kurtarmayacağız. Çünkü herkes, kazandığı şeyler karşılığında rehin tutulmuştur ve ancak kendi yaptığı iyilikler sayesinde kurtuluşa erebilecektir.
Mahmut Özdemir
İman etmiş ve imanları sebebiyle soyları kendilerine tâbi’ olmuş kimselere gelince; onlara soylarını ilhak ettik / kattık. Onlara amellerinden hiçbir şeyi eksik vermedik. Herbir kişi kazandığı şeylerle ilgili bir rehindir.
Mehmet Çakır
Bir gün biz, tüm inananları, kendilerinden sonra gelen imanlı nesillerle birlikte burada buluşturacağız. Hem de amellerinde bir indirime gitmeden. Çünkü herkes, kendi yaptığının rehinesidir.
Mehmet Çoban
İman eden ve nesillerinden iman edip kendilerinin yolundan gidenler. İşte biz onların nesillerini kendilerine kattık! Onların yaptıklarından hiçbir şey eksiltmedik! Herkes kazandıklarına karşı bir rehindir!
Mehmet Okuyan
İman edenlere ve onlara imanla uyan nesiller(in)e gelince; biz onları (cennette) nesilleriyle buluşturacağız. [*]Onların yapıp ettiklerinden hiçbir şey eksiltmeyeceğiz. Her kişi kazandığına karşılık rehindir. [*]
Mehmet Türk
Biz soyları îmanda kendilerine uyan Müslümanların soylarını, kendilerine kavuştururuz ve onların sevaplarından da bir şey eksiltmeyiz.¹ -(Ama yine de) herkes(in kurtuluşu) kendi kazandığına bağlıdır.-²
Muhammed Esed
Kendileri iman eden ve soyları bu imanı sürdürecek olanlara gelince, Biz onları soyları ile bütünleştirecek ve işlerini heder ettirmeyeceğiz: ⁹ [ama, sonuçta] herkes kendi kazandığının hesabını verecek. ¹⁰
Mustafa Çavdar
İman edenler ile o iman yolunda onları izleyen nesillerini cennette buluşturacağız. Böyle yapmakla atalarının amellerinden bir şey eksiltmiş olmayacağız zira herkesin akıbeti kendi kazancına bağlıdır. 13/20...24, 74/38...48
Ahmet Tekin
İman edenlerin, nesilleri de iman ile kendilerine tâbi olanların, işte biz onların nesillerinin mükâfatını da, atalarının mükâfatına denk tuttuk. Atalarının devamlı, bilinçli amellerinin mükâfatından da, bir şey eksiltmedik. Sonuçta ehliyeti hâiz herkes işlediği amellerin, hak ettiklerinin karşılığında sorumlu tutuluyor, kendisini rehin ediyor.
Mustafa İslamoğlu
Kendileri iman eden ve soyları da bu muhteşem[⁴⁷⁵¹] imanı izleyenlere gelince: Biz onları soylarıyla buluşturacağız ve kendi yaptıklarının (karşılığından) da hiçbir şey eksiltmeyeceğiz;[⁴⁷⁵²] (ne ki) herkesin (akıbeti) kendi kazandıklarına bağlıdır.[⁴⁷⁵³]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve o kimseler ki, imân ettiler ve kendilerine zürriyetleri de imân ile tâbi oldular, onlara zürriyetlerini de kattık ve onlar için amellerinden bir şeyi de eksiltmedik. Her bir şahıs, kendi kazandığı şeye bağlıdır.
Orhan Kuntman
Soylarından ve kendilerine tabi olanlardan iman edenleri de, kendilerine katarız. Onların amellerinden hiçbir şeyi eksiltmeyiz, herkes kendi kazancına bağlıdır.
Osman Fırat
Ve onlar ki iman etmiş ve zürriyetlerini de imânda kendilerine tabi olmuş olanları kendilerine katmışızdır; kendi amellerinin sevabından da hiçbir şey eksiltmemişizdir. Herkes kendi kazandığına rehindir.
Şaban Piriş
İman edenleri, soylarından da iman ederek onlara tabi olanları bir araya getirdik. Çalışmalarından hiç bir şey eksiltmedik. Her kişi kazancına bağlı bir rehinedir.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ol kişiler ki īmān getürdiler, anlara uydurduḳ ẕürriyetlerini īmānda,anlara ulaşdurduḳ ẕürriyetlerini, daḫı eksiltmedük anlaruñ ‘amellerindenhīç nesne. Her kişi öz ‘ameline dutudur.
Suat Yıldırım
Kendileri iman edip zürriyetleri de iman ile kendilerinin izinden gidenlerin nesillerini de kendilerine kavuştururuz. Onların emeklerinden hiçbir şeyin mükâfatını eksiltmeyiz. Onlardan her biri kazandığı güzel neticeleri ile daimdir. [74, 38-40; 13, 23]
Süleyman Ateş
Kendileri inanmış, zürriyetleri de imanda kendilerine uymuş olan kimselerin zürriyetlerini de kendilerine katmışızdır; kendi ameller(inin sevab)ından da hiçbir şey eksiltmemişizdir. Herkes kendi kazandığına bağlıdır.
Süleyman Tevfik (1927)
Dünyâda iken îmân idenlere, îmânda onlara tâbi' olan zürriyetlerini cennetde ilhâk iyleriz. 'Amellerinin mükâfâtından bir şey noksan itmeyiz. Herkes kendi kazandığına irişir.
Süleymaniye Vakfı
Nesillerinden, inanıp güvenmiş (imanlı) olarak kendilerini takip etmiş olanları da o müminlere katarız. Onların yaptıklarından bir şey de eksiltmeyiz[1]. Çünkü herkesi, kendi kazandığı bağlar[2].
Ahmet Varol
İman edip nesilleri de imanda kendilerini izleyenler var ya, onların nesillerini kendilerine katmış ve kendi amellerinden bir şey eksiltmemişizdir. Her kişi kazandığına karşılık bir rehindir. [2]
Ümit Şimşek
İman edenleri ve onların nesillerinden iman ederek kendilerine tâbi olanları birbirine kavuşturmuş, kimsenin çalışmasından da birşeyi eksiltmemişizdir. Herkes kendi kazancına bağlıdır.(4)
Yaşar Nuri Öztürk
İman edip zürriyetleri de imanda kendilerine uyanların, soy-soplarını da kendilerine katmışızdır. Ve kendi amellerinden kendilerinin hiçbir şeyini eksiltmemişizdir. Her kişi, kazandığı karşılığında bir rehindir.
Ali Bulaç
İman edenler ve zürriyetleri kendilerini imanda izleyenler; Biz onların zürriyetlerini de olara katıp-ekledik. Amellerinden hiç bir şeyi eksiltmedik. Her kişi kendi kazandığına karşılık bir rehindir.
Ali Fikri Yavuz
(Dünyada) iman edenlere ve zürriyetleri de iman edib kendilerine uyanlara, (ahirette) zürriyetlerine kavuştururuz. (Onları da, baba ve dedeleri gibi cennete koruz ve derecelerini yükseltiriz.) Bununla beraber (baba ve dedelerinin) amellerinden hiç bir şey eksiltmeyiz. Herkes kazancına bağlıdır, (iyi amel işlerse kurtulur, değilse helâk olur.)
Bahaeddin Sağlam
İman edip de zürriyetleri iman ile kendilerine tabi olanlara zürriyetlerini kavuştururuz. Ve yaptıklarından hiçbir şey eksiltmeyiz. Her insan kendi yaptığına bağlıdır.
Bayraktar Bayraklı
İnananlar ve soyları da imanlı olarak kendilerine uyanları, soyları ile buluştururuz. Onların yaptıklarından hiçbir şeyi eksiltmeyiz. Herkes kazandığına karşılık rehindir.[587]