4. Ayet
وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِۙ
1,2,3,4,5,6,7. Tûr’a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, “Beyt-i Ma’mur”a[506], yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِۙ
1,2,3,4,5,6,7. Tûr’a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, “Beyt-i Ma’mur”a[506], yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir.
Ve mamur eve.
O bayındır eve ant
Bakımlı Ev (Kâbe'y)e,
1-6. Tûr-i Sînâ, bir tomara yazılmış kitâb, ma’mûr ma’bed, sakf-ı bülend, dalgalı deniz hakkı içün yemîn iderim
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8. Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.
Sık sık ziyaret edilen Eve (Kabe'ye),
Ve beyti ma'mûra
Ma'mur eve,
1-2-3-4-5-6. Tûr (dağın) a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitâb’a (Kur’ân’a), (meleklerin gökte tavaf ettikleri) Beyt-i Ma‘mûr’a, yükseltilmiş tavana (göğe ve) tutuşturulmuş (ateş hâline getirilecek olan) denize kasem olsun ki,
Beyt-i Mamur’a (Beytullah’a, kutsal mekân ve makamlara, halis imanla ve Kur’an’la imar edilen gönlü Beytullah olan seçkin kullara),
Beyt-i Mamûr¹'a ant olsun.
daħı 'imāret olınmış ev ḥaķķı-y-içün.
Ma'muur eve,
Ve (gökte meleklerin tavâf ettiği) Beyt-i Ma'mûr'a!
4, 5, 6,7, 8. Beyt-i Ma’mur”a (kâbe’ye), O (gözle görülmeyen) yükseltilmiş tavana (yerküreyi bir tavan gibi süpernova patlamalarından ortaya çıkan çok yüksek enerjili parçacıklardan, meteor taşlarından ve güneşten gelen bütün zararlı ışınlarından koruyan atmosfere) ve dopdolu olan (dalgalarla) kabaran okyanuslara kasem ederim ki, şüphesiz (ahirette inkârcı, zalim, azgın ve suçlulara) Rabbinin azabı elbet gerçekleşecektir. (O gün,) onu geri çevirecek hiçbir şey (bir güç) yoktur.
Bina edilmiş eve (Kâbe ye),
Şenlikli evin hakkı için,
Mâmur olan beyt [⁷] hakkı için,
Beyt-i Ma’mûr’a,¹
Beyt-i Ma'mur'a.
hac, umre ziyaretçileri ve meleklerle şenlenmiş olan eve,
1-8. Tûr’a, açık sahifeler üzerine yazılı kitaba, beyt-i ma‘mûra, yükseltilmiş tavana, kaynayan denize andolsun ki, rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir; ona engel olabilecek yoktur!
Ve andolsun Beyt-i Mâmûr’a, yani İbrahim’den size miras kalan o kutsal mâbede, Kâbe’ye!
Ma’mûr Ev’e!
4,5. Cıvıl cıvıl evlere! // Yüksek yüksek tavanlara!
Bakımlı ev,
Ziyaret edilen Ev’e (Kâbe’ye), [*]
Ma’mûr eve,¹
Ayakta kalan [ibadet] evi[ni] ³ düşün!
Mamur beyte/Kâbe’ye. 2/125-126
Akın akın ziyâret edilen, mâmur, hareketli, canlı Kâbe-i Muazzama'ya, Beytü'l-ma'mûr'a andolsun!
el-Beytu’l-Ma’mûr[⁴⁷⁴³] şahit olsun,
Ve Beyt-i Mâmur'a.
Beyt-i Ma'mura.
Ve Mamur Ev,
Kâbe'ye.
Beyt‐i Ma‘mūr ḥaḳḳı‐çun,
Beyt-i Ma'mûr'a
Ma'mur (bakımlı, şen) Ev (Ka'be'y)e,
Beyt-i ma'mûr
Beyt-i Mamur[*]!
Ma'mur eve,
Ve Beyt-i Mâmur'a.(1)
Yemin olsun düzenli bir biçimde bakılan o eve,
Ma'mur eve,
(Meleklerin gökte tavaf ettikleri) Beyt-i Ma'mur'a,
Mamur eve (Kâbe’ye,)
1,2,3,4,5,6. Tûr'a, açılmış ince deride yazılı kitaba, imar edilmiş o eve; yükseltilmiş şu tavana, kabaran denize yemin olsun ki… [585][586]