Tûr Suresi 45. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

45. Ayet

فَذَرْهُمْ حَتّٰى يُلَاقُوا يَوْمَهُمُ الَّذ۪ي ف۪يهِ يُصْعَقُونَۙ

Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hâllerine bırak.[508]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık bırak onları helak olacakları güne dek.

Besim Atalay (1965)

Çarpılacakları bir güne değin, bırak onları

Cemal Külünkoğlu

Artık sen, çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hâllerine bırak.

Cemil Said (1924)

Ânları dûçâr-ı darbe olacakları güne kadar terk it.

Diyanet Vakfı

Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak.

Edip Yüksel

Çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak.

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde bırak onları ta o çarpılacakları günlerine kadar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları (kendi hallerine) bırak.

Emrah Demiryent

(Resûlüm!) Artık onları (küfürde ısrar eden o kâfirleri,) cezalandırılacakları güne kavuşuncaya kadar (sapkınlıklarıyla baş başa) bırak (onlara aldırış etme).

Abdullah-Ahmet Akgül

Öyleyse Sen onları (İlahi bir inkılâpla tepetaklak yıkılacakları ve darbeye) çarpılıp derbeder olacakları günlerine kavuşuncaya kadar (kendi halleri ve hileleriyle baş başa) bırak (ve sabırla sonlarını bekleyiver).

Erhan Aktaş

Artık onları cezalandırılacakları güne kavuşuncaya kadar kendi hallerine bırak.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ķo anları tā göreler günlerini ol kim anuñ içinde öleler.

Hasan Basri Çantay

Artık onları çarpılacakları günlerine kadar (hallerine) bırak.

Hayrat Neşriyat

(Ey Habîbim!) Artık, içinde çarpılacakları günlerine (kıyâmete) kavuşuncaya kadar onları (kendi hâllerine) bırak!

İhsan Aktaş

Artık çarpılacakları (ölüm) günlerine kavuşuncaya kadar (mesajlarımın tebliğini ihmal etmeden) onları (inkârda ısrar edenleri, kendi hallerine) bırak.

İlyas Yorulmaz

Dehşetle çarpılacakları güne kavuşuncaya kadar, onları kendi hallerine bırak.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık onları cezaya çarpılacakları güne kavuşuncaya kadar kendi başlarına bırak.

İsmail Hakkı İzmirli

Artık bihûş (aklını kaybetmiş) ve helâk olacakları güne kavuşuncaya kadar onları hallerine bırak.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Sen onları çarpılacakları günlerine kadar kendi hâllerine bırak!

Kadri Çelik

Öyleyse sen onları kendisinde (en dayanılmaz azapla) çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak.

Abdullah Parlıyan

Artık korkudan bayılacakları güne kavuşuncaya kadar bırak onları, ne yaparlarsa yapsınlar.

Kuran Yolu

Artık dehşete kapılacakları gün ile yüzyüze gelinceye kadar onları kendi halleriyle baş başa bırak.

Mahmut Kısa

Öyleyse, ey Müslüman! Onları inandırmak için mûcizeler peşinde koşma! Kur’an’ın beyânına inanmıyorlarsa bırak onları, dehşetle çarpılacakları Hesap Günü ile karşılaşıncaya kadar inkâr bataklığında bocalayıp dursunlar!

Mahmut Özdemir

Çarpılacakları günleriyle karşılaşmaları için onları bırak!

Mehmet Çakır

Resulüm! Bırak onları. Nasıl olsa bir gün ayaklar altına alınacaklar. (BEDİR)

Mehmet Çoban

Artık ceza gününe kadar onları kendi hallerinde bırak!

Mehmet Okuyan

Artık bayıltılacakları [*] günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hâllerine bırak!

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Öyleyse sen, helâk olacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları (kendi hallerine) bırak.

Muhammed Esed

Bundan böyle, dehşete kapılacakları [Hesap] Günü ile karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak onları:

Mustafa Çavdar

O halde, sen onları dehşetten kendilerini kaybedecekleri günle karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak. 3/178

Ahmet Tekin

Artık ölecekleri, helâk edilecekleri, savaş meydanlarında öldürülecekleri güne kavuşuncaya kadar, onları kendi hallerine bırak.

Mustafa İslamoğlu

Artık onları, dehşetten kendilerini kaybedecekleri günle karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak!

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onları bırak, o kavuşacakları güne değin ki, onda çarpılıp helâk olacaklardır.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Artık sen, -helak olacakları o azap gününe kavuşuncaya kadar- onları kendi hallerine terk et!

Osman Fırat

Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hâllerine bırak.

Şaban Piriş

-O halde, bırak onları, tâ ki çarpılacakları günlerine kavuşsunlar.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ḳoy anları yitişince ol gün ki anda ‘aḳlları gider.

Suat Yıldırım

O halde sen onları, darbe yiyip çarpılacakları güne kadar kendi hallerine bırak!

Süleyman Ateş

Korkudan bayılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak onları.

Süleyman Tevfik (1927)

Yıldırım urmuş gibi bîhûş yüzüstüne düşecekleri güne kadar onları tuğyânlarında ve didikodılarında terk it. (İstedikleri gibi hareket itsünler)

Süleymaniye Vakfı

Onları kendi başlarına bırak; cezaya çarptırılacakları güne kadar böyle gitsin.

Ahmet Varol

Öyleyse onları çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak.

Ümit Şimşek

Çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar sen onları kendi hallerine bırak.

Yaşar Nuri Öztürk

Bayılıp yere serilecekleri günlerine kavuşuncaya kadar bırak onları!

Ali Bulaç

Öyleyse sen onları (en dayanılmaz azabla) çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak.

Ali Fikri Yavuz

O halde (Ey Rasûlüm), bırak onları; tâ o çarpılacakları (ölüm) günlerine kadar...

Bahaeddin Sağlam

Artık içinde bayılacakları gün ile karşılaşacaklarına kadar, onları bırakıver.

Bayraktar Bayraklı

Artık, çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak!