47. Ayet
وَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا عَذَابًا دُونَ ذٰلِكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var.[509] Fakat onların çoğu bilmezler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِنَّ لِلَّذ۪ينَ ظَلَمُوا عَذَابًا دُونَ ذٰلِكَ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var.[509] Fakat onların çoğu bilmezler.
Ve şüphe yok ki zulmedenlere, bundan başka azap da var ve fakat çoğu bilmez.
Zulmeden kimselere bundan başka azap var, pek çokları bilmezler
Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.
Zulüm idenler daha başka ’azâba da dûçâr olacaklardır. Lâkin içlerinden ekserîsi bilmez.
Şüphesiz zulmedenlere, ondan başka da azap vardır. Fakat çokları bilmezler.
Zulmedenlere bunun dışında bir ceza daha vardır, fakat çokları bilmezler.
O zulmedenlere ondan beride de bir azâb vardır velâkin pek çokları bilmezler
Şüphesiz o zulmedenlere ondan başka da azab vardır. Fakat çokları bilmezler.
Şüphesiz zulmedenlere/kâfirlere bundan başka, bir azap daha vardır. Fakat onların çoğu bilmezler.
Şüphesiz zulmedenlere (süper güçlere ve hain işbirlikçilerine) bundan önce (daha dünyada iken) de bir azap vardır; (zulüm düzenleri yıkılıp rezil ve zelil edileceklerdir.) Ancak onların çoğu (gerçeği) bilmeyen (cahiller ve gafillerdir).
Zulmedenler için bundan başka bir azap daha vardır. Ne var ki onların çoğu, bunun bilincinde değiller.
daħı bayıķ anlaruñ kim žulm eylediler 'aźābdur şundan ilerü ve lįkin eyregi anlaruñ bilmezler.
Muhakkak ki o zulmedenlere bundan evvel de bir azâb var. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
Ve şübhesiz ki o zulmedenlere, bundan başka (dünyada da) bir azab vardır; fakat onların çoğu bilmezler.
Ve şüphesiz ki o zulmetmiş olanlara (haksızlık, baskı ve işkence ile insanların temel hak ve hürriyetlerini kısıtlayan güçlere ve hain işbirlikçilerine) bundan başka (daha dünyada iken) bir azap ta vardır (kurdukları o zulüm ve sömürü düzenleri yıkılıp rezil ve zelil edileceklerdir); fakat onların çoğu (bu gerçeği) bilmezler. *
Şüphesiz ki zulmedenler için, bundan başka bir azap daha var. Fakat onların pek çoğu bunları bilmiyorlar.
İşte o kimseler ki kıyıcılık ettiler, onlar için bundan başka da azap vardır. Ancak, onların pek çoğu bunu bilmezler.
Zalimlere bundan başka da azap vardır [⁷]. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
Muhakkak ki zulmedenlerin bunun dışında bir azapları daha var¹⁴. Fakat onların pek çoğu bilmezler.
Hiç şüphesiz zulmetmekte olanlara, bundan önce de bir azap vardır; ancak onların çoğu bilmezler.
Gerçek şu ki, yaratılış gayesi dışında yaşayanlara, öteki dünyadaki korkunç azaptan önce de sıkıntı, bunalım, kabir azabı gibi başka azaplar da vardır, ama çoğu bunun farkında değil.
Şüphesiz o zulmedenlere bundan başka (dünyada başlarına gelecek) bir azap daha var; fakat çoğu bunu bilmez.
Fakat zâlimleri, âhirette çekecekleri bu cezadan ayrı olarak, peşin olarak bu dünyada ve arkasından kabir hayatında bir ceza bekliyor; ne var ki, çokları bunun bilincinde değil.
Zulmetmiş olanlar için bir azab, bundan başkadır; ama onların çoğu bilmez.
Aslında bu saygısızlar, bunun çok ötesinde bir cezaya daha çarptırılacaklar ama, çokları henüz bunun farkında değil...
Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var. Fakat onların çoğu bilmezler.
Haksızlık edenlere, elbette ondan başka da azap vardır. Fakat çoğu bilmezler.
Şüphesiz o zâlimlere, bunun dışında da bir azap vardır. Fakat (insanların) çoğu bunu bilmiyorlar.
Gerçek şu ki zulüm işlemeye şartlanmış olanları, [öteki dünyadaki korkunç azaptan] daha yakın bir azap beklemektedir: ²⁷ ama çoğu bunun farkında değil.
Hiç kuşku yok ki bu zalimlere bundan başka yakın bir azap daha var, fakat onların hiçbiri bunu bilmiyor. 13/33-34
Baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri kısıtlayan, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen zalimlere, müşriklere haksızlık edenlere, günahı, isyanı, Kur'ân'daki hükümleri inkârı alışkanlık haline getirenlere, âhiret azâbından önce korku zillet, açlık, hastalık, deprem, âfet gibi bir azap daha vardır. Fakat çokları bunun farkında değil.
Ve elbet kendilerine yazık edenler, bu (âhiret) azabından daha yakın bir (dünya) azabına da mahkûm olmuşlardır: fakat onların çoğu bunu kavrayamamaktalar.
Ve şüphe yok ki, zulmedenler için ondan mukaddem bir azab da vardır. Velâkin onların birçokları bilmezler.
Şüphe yok ki o zulmedenlere, ondan önce de bir azap vardır. (Kıtlık ve açlığa maruz kalacaklardır) Fakat onların çoğu (bunun kendilerini uyaran bir ceza olduğunu) bilmezler! (De şirk ve küfürde direnip dururlar.)
Şüphesiz zulmedenler için bundan başka bir azap da var. Lakin onların çoğu bilmiyorlar.
Zalimler için bundan başka da azap vardır, fakat onların çoğu bilmezler.
Daḫı ẓālimler‐çün ‘aẕāb vardur ḳıyāmet ‘aẕābı gelmezden burun. Lākin anla‐ruñ çoġı bilmezler.
Muhakkak ki o zalimlere bundan başka azap da vardır; fakat onların çoğu bunu bilmezler. [32, 21]
Zulmedenlere, bundan başka bir azab da vardır. Fakat çokları bilmezler.
Şirkle nefislerine zulüm idenlere bundan başka da 'azâb vardır. Lâkin ekserîsi bunı bilmezler.
Yanlış yapanlar için bundan önce bir azap daha var[*], onların çoğu bunu bilmez.
Şüphesiz zalimler için bundan önce de bir azap var. Ancak onların çoğu bilmiyorlar.
Zulmedenler için ondan önce bir azap daha vardır;(6) lâkin çoğu bilmiyor.
Zulmedenler için bundan başka bir azap da vardır. Fakat onların çokları bilmiyorlar.
Şüphesiz zulmedenlere bundan önce de bir azab vardır; ancak onların çoğu bilmiyorlar.
Muhakkak ki o zalimlere (kâfirlere), bundan (ahiret azabından) önce de (kabirde veya Bedir savaşında) bir azab var; fakat pek çokları bilmezler.
Ve şüphesiz o zalimler için bundan başka bir azap daha var. Fakat çokları bilmiyorlar.
Şüphesiz, zulmedenler için bundan başka bir azap da vardır. Fakat onların çoğu bilmezler.