27. Ayet
اِنَّا مُرْسِلُوا النَّاقَةِ فِتْنَةً لَهُمْ فَارْتَقِبْهُمْ وَاصْطَبِرْۘ
(Salih’e şöyle demiştik:) “Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّا مُرْسِلُوا النَّاقَةِ فِتْنَةً لَهُمْ فَارْتَقِبْهُمْ وَاصْطَبِرْۘ
(Salih’e şöyle demiştik:) “Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret.”
Şüphe yok ki onları sınamak için dişi deveyi gönderiyoruz, artık gözetle onları ve dayan.
Sınanç olmak üzere onlara bir dişi deve gönderdik, sabrederek gözetle sen onları
“Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret.”
27,28. Ânlara nâka’yı (dişi deve) gönderüb tecrübe itdik, ânların fitnelerini taht-ı nezâretde bulundurduk. "Sen, Yâ Sâlih sabr it. Ânlara sahrınçlarındaki suyun kendileriyle nâka beyninde taksîm olunacağını ve nevbet ile içileceğini haber vir" didik.
Gerçekten onları imtihan etmek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret.
Deveyi bir sınav olarak göndereceğiz. Onları gözetle, sabırlı ol.
İşte biz onlara bir fitne olmak üzere o Nâkayı (o dişi deveyi) salıyoruz. Onun için gözet onları ve sabırlı ol
Biz onlara, kendilerini imtihan etmek için dişi deveyi göndereceğiz. Onun için sen onları gözet ve sabırlı ol.
(Sâlih’e buyurduk ki:) “Şüphesiz biz, onlara bir imtihân olmak üzere, (senden mu‘cize olarak istedikleri) o dişi deveyi göndereceğiz. Sen onları (n ne yapacağını) gözetle ve (eziyetlerine biraz daha) sabret.
Gerçek şu ki Biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip-bekle ve sabret (ki yakında göreceklerdir).
Biz, fitne¹ olsun diye onlara dişi deveyi² gönderdik. Artık onları gözetle ve sabret.
bayıt siz viribiyicivüz deveyi śınamaķ anlara. pes göstedüñ anlara daħı śabr eyle.”
Hakıykat, biz onlara, bir imtihaan olmak üzere, o dişi deveyi gönderenleriz. «Onları gözetle ve (ezâlarına) sabret».
Şübhesiz biz, onlar için bir imtihân olmak üzere, o dişi deveyi göndericileriz. (Ey Sâlih!) Artık onları gözet ve sabret!
(Ey Salih!) Şüphesiz biz, bir imtihan (ve deneme konusu) olarak dişi deveyi kendilerine göndereceğiz. Şu hâlde sen onları gözleyip bekle ve (eziyetlerine) sabret. *
Onları sınamak için deveyi gönderen biziz. (Ey Salih!) Sen yalnızca gözetle ve (söylediklerine) sabret.
İşte onları sınamak için bir dişi deve gönderen Biziz. Artık sen onları gözetle, onların sıkıntılarına katlan.
Biz onlara mihnet olmak üzere bir dişi deve göndereceğiz. Artık onların başlarına gelecek felâketi gözetle, ezalarına da katlan.
(Salih’e şöyle demiştik): “Muhakkak ki, onları sınamak için dişi deveyi gönderen Biz’iz. Şimdi onları gözetle ve sabret.”⁹
Şüphesiz biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine gönderenleriz. O halde sen onları gözleyip bekle ve sabret.
Ey Salih! Dikkat et, biz onları sınamak için, dişi deveyi gönderiyoruz. Sen onları gözetle ve yapacakları sıkıntı ve zorluklara karşı dirençli ol.
(Allah Sâlih peygambere şöyle buyurdu:) “Şüphesiz biz (mucizevi özelliği olan o deveyi) onları sınamak için göndermiş bulunuyoruz. Şimdi sen onların ne yapacağını izle ve sabret.
“Biz onları imtihân etmek ve gerçek niyetlerini ortaya çıkarmak üzere, bir mucize olarak kayadan çıkaracağımız bir deveyigöndereceğiz. Kendilerine sadece hayır sağlayan bu sahipsiz deveye karşı tavırları, kaba kuvvete baş vurarak zayıf ve çaresiz insanları ezme huyundan vazgeçip geçmediklerini ortaya koyan bir ölçü olacaktır. Öyleyse, sen onların ne yapacağını gözetle ve eziyetlerine biraz daha sabret!”
Biz, onlar için bir fitne / deneme olarak Dişi Deve’nin göndericileriyiz. Artık onları gözetle; sabırla bekle!
Semûd’ları dişi bir deve ile sınadık. Salih'e de: " Onları izlemeye devam et! " dedik.
Salih’e demiştik ki: "Şüphesiz onlara imtihan olmak üzere dişi deveyi göndereceğiz. Onları gözetle olanlara sabret!"
(Ey Salih)! Onları imtihan etmek için dişi devenin göndericileri biziz (onu biz belirledik). Sen onları sadece gözetle ve sabırlı olmaya devam et!
(Ey Salih!) Gerçekten onlara imtihan için o deveyi¹ gönderen, Biziz. Sen onları biraz gözetle ve sabret.
“Bak [ey Salih,] Biz bu dişi deveyi onlar için bir sınama olsun diye ¹⁵ gönderiyoruz; sen onları sadece seyret ve sabırlı ol.
Biz de onları sınamak için şu dişi deveyi gönderiyoruz: -Sen onların ne yapacağını gözet ve sabret! 26/155
“Onları imtihan etmek, güç durumda bırakmak için dişi deveyi gönderen biziz. Sen, onların âkıbetlerinin nereye varacağını gözle ve onların eza ve cefalarına karşı da, can ü gönülden sabrederek mücadeleye devam et, metanetli ol.” dedik.
Unutma ki (ey Sâlih); Biz bu dişi deveyi onları sınamak için göndermiş bulunuyoruz:[⁴⁸¹⁹] artık onları gözetle ve sabırlı ol!
Şüphe yok ki Biz, onlar için bir fitne olmak üzere o dişi deve göndericileriz. Artık onları gözetle ve sabret.
Çünkü biz, onları imtihan etmek için dişi deveyi göndereceğiz. (Ey Salih) Sen onları gözetle ve sabret.
Biz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz. Sen onları gözetle ve sabret.
-Biz onları sınamak için dişi deveyi gönderiyoruz; Onları gözet ve sabret!
Yā Ṣāliḥ ‘a. m [‘aleyhi’s‐selām] anlarıñ ezālarına ṣabr eyle. ‘Āḳıbete muntaẓır ol.Anlarıñ ta‘ẕībine sebeb bir deve gönderdik.
“Biz imtihan etmek için onlara bir deve göndereceğiz. Şimdi sen onların ne yapacağını bekle ve eziyetlerine sabret. ”
Biz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz. Hele sen onları gözetle, sabret.
(Sâlih'e) "Biz onları imtihân olarak (istedikleri) nâkayı göndeririz, onların 'azâbına intizâr iyle sabır it"
Onları imtihan için bir dişi deve gönderiyoruz. Sabırlı ol ve onları izle.
Biz onlara bir imtihan olarak o dişi deveyi göndereceğiz. Sen onları gözetle ve sabret.
“Biz onları sınamak için deveyi gönderiyoruz. Sen onları gözetle ve sabırlı ol.
Bir imtihan aracı olarak kendilerine dişi deveyi göndereceğiz. Artık gözetle onları ve sabret!
Gerçek şu ki Biz, bir fitne (imtihan ve deneme konusu) olarak o dişi deveyi kendilerine göndereniz. Şu halde sen onları gözleyip-bekle ve sabret.
İşte biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi (bir mucize olarak kayadan) çıkarıp gönderiyoruz. Şimdi onların ne yapacağını gözetle ve eziyetlerine sabret.
“Biz onlara, kendilerini sınamak için dişi deveyi göndereceğiz. Artık sen bekle ve sabret!”
Gerçekten, onları denemek için dişi deveyi gönderen biziz. Sen onları gözetle ve sabret!