58. Ayet
كَاَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُۚ
Onlar sanki yakut ve mercandır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
كَاَنَّهُنَّ الْيَاقُوتُ وَالْمَرْجَانُۚ
Onlar sanki yakut ve mercandır.
O eşler, sanki yakut ve mercan.
Sanki onlar yakut, mercan gibidirler
Onlar sanki yakut ve mercandır.
O zevceler yâkut ve mercan gibidirler.
Sanki onlar yakut ve mercandırlar.
Onlar yakut ve mercan gibidirler.
Sanırsın onları yâkut-ü mercan
Sanki onlar yâkut ve mercandırlar.
Sanki onlar (o cennet zevceleri, saf) yakut ve (beyaz) mercan gibidirler.
(O cennet kızları) Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler (huriler göz alıcı ve çalımlıdır).
Onlar, adeta yakut ve mercan gibidirler.
kāne anlar yāķūtdur daħı uşaķ incü.
Sanki onlar (birer) yaakutdur, mercandır.
Sanki onlar yâkut ve mercan gibidirler!
Onlar (o cennet ehline nimetlerin servisini yapmakla görevli hizmetçiler) sanki yakut ve mercandırlar.
O hizmetçiler yakut ve mercan gibidirler.
Onlar, yakutlar, mercanlar gibidirler.
Onlar (renk ve letafette) sanki yakut ve mercandır.
Onlar yakut ve mercan gibidirler.
Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler.
O eşler, sanki yakut ve mercan gibidirler.
Sanki onlar yakut ve mercandır.
Cennet hanımları o kadar göz alıcı, o kadar narindirler ki, tıpkı birer yakut ve mercan gibidir onlar.
Sanki onlar, Yakut ve Mercan’dır.
Yakût ve mercan ışıltılı güzelleri var iken
Eşler sanki yakut ve mercandır.
Onlar (cennetteki eşleri) yakut ve mercan gibidir.
Sanki (onlar) birer yakut ve mercandırlar.
İncilerin ve yakutların (güzelliği) gibi [muhteşem güzellikler vaad edildiği zaman,]
Onlar adeta yakut ve mercan gibidirler. 3/15, 78/33
Sanki o güzeller yâkut ve mercandırlar.
Sanki o eşler yakut ve mercan gibi[⁴⁸⁶⁹] (birbirine yakışan) güzellikleriyle (göz kamaştıracak):
Sanki onlar, yakut ve mercandır.
Onlar sanki birer yâkut veya mercandır!
Sanki onlar yâkut ve mercan gibidirler.
Sanki onlar yakut ve mercan gibidir.
Ol ḥūrīler beyażlıḳ ve ḳırmızılıḳda yākut ṣāf ve ḫāliṣ mercān gibidir.
O hanımlar parlaklıkta sanki yakut ve mercandırlar.
Sanki onlar yakut ve mercandırlar.
O hûriler güyâ yâkût ve mercandırlar.
Yakut ve mercan gibidirler.
Onlar sanki yakut ve mercandırlar.
Sanki birer yakut ve mercandırlar.
Sanki yakut onlar, sanki mercan...
Sanki onlar yakut ve mercan gibidirler.
Sanki o hanımlar, (saflık ve beyazlıkta, birer) yakut ve mercan...
58, 59. O hanımlar sanki yakut ve mercandırlar. Madem böyledir, ey insanlar ve cinler! Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?
56,57,58,59. Orada, gözlerini eşlerinden ayırmayan, kendilerinden önce ne insan ne de cin dokunmuş eşler olacaktır. Şimdi, Rabbinizin cennet güzelliklerini nasıl inkâr edebilirsiniz? Onlar sanki yakut ve mercan gibidirler. Şimdi, Rabbinizin cennet güzelliklerini nasıl inkâr edebilirsiniz?