65. Ayet
لَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَوْ نَشَٓاءُ لَجَعَلْنَاهُ حُطَامًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:
Dilersek elbette onu kurutup çerçöp haline getirirdik de şaşırırkalır, nadim olurdururdunuz.
Eğer biz dileseydik, onu çerçöp kılardık, siz de şaşırırdınız!
65-66-67. Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) geveleyip dururdunuz: “Muhakkak biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Hatta büsbütün yoksun bırakıldık!”
Eğer istese idik tekmîl mahsûlâtınızı kurımış saman çöpi hâline getirir idik.
Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
Dileseydik onu samana çevirirdik de siz şaşardınız:
Onları elbet bir çöpe çeviriverdik de şöyle geveler dururdunuz:
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık. Hayret eder dururdunuz.
65-66-67. Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) sızlanıp dururdunuz: “Şüphesiz biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Gerçekten biz (beklediğimiz mahsule karşılık) büsbütün mahrumuz!”
Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu (kurumuş) bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız.
Dileseydik kesinlikle onu çer-çöp yapardık da siz şaşırıp kalırdınız.
eger dilemiş-misse-dük ķıladuķ anı uvanmış ķuru ot pes olduñuzdı ŧanlarsız.
Eğer dileseydik muhakkak ki onu (tohumsuz) bir ot kırıntısı yapardık da siz de şaşakalırdınız.
Dileseydik onu elbette kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.
Şayet dilesek onu (meyvesiz, sebzesiz, tanesiz) kuru bir ot hâline getirirdik, siz de şaşırıp kalakalırdınız.
Biz dilersek, o yetiştirdiklerimizi kupkuru bir ot haline getiririz ve sizde ortada şaşıp kalırsınız da,
Eğer Biz dileseydik onları kuru ota döndürürdük, siz de baka kalırdınız!
Dileseydik biz onu bir saman kırıntısı yapardık da siz de donakalırdınız [³],
Eğer isteseydik onu kuru ot yapardık da şaşırıp kalırdınız.⁶
Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık da böylelikle şaşar kalırdınız.
Çünkü dileseydik, onu olgunlaşmadan kuru bir çöpe döndürürdük ve siz hayret ve dehşet içinde kalırdınız.
Dileseydik onu kuru bir çöpe çevirirdik de şaşırır kalırdınız:
Dileseydik, hepsini daha olgunlaşmadan kurumuş çerçöp hâline getirirdik de, şaşırıp kalırdınız:
Dilersek, onu bir kuru-kırıntı yapardık; geveleyip dururdunuz:
İsteseydik ekileni gazele çevirir, siz de hayretten donakalırdınız:
Dileseydik onları kuru bir çöp yapardık! O zaman bütün emekleriniz boşa giderdi.
65,66,67. Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da “Şüphesiz ki borçlandık (zarardayız); dahası biz (üründen) mahrum bırakıldık!” diyerek şaşar kalırdınız.
65,66,67. Eğer dilersek onu kesinlikle bir çör-çöp yapardık ve siz de: “Eyvah! Mahvolduk, daha doğrusu biz çok zarardayız!” diye, geveler dururdunuz.
[Çünkü,] dileseydik, onu kuru bir çöpe döndürürdük ve siz hayret [ve dehşet] içinde kalırdınız:
– Biz dileseydik onu çerçöp haline getirirdik, o zaman da siz şaşkınlık ve çaresizlik içinde: 57/20
Sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı, onu kuru bir çöp haline getirirdik. Şaşırır, hayret eder dururdunuz!
Eğer isteseydik, onu çürüyüp un ufak olmuş bir ahşap kalıntısına çevirirdik de, şaşakalır (ve derdiniz ki):
Eğer dilese idik onu elbette bir ot kırıntısı yapardık. Artık siz, şaşırır dururdunuz.
Dileseydik onu çerçöp haline getirirdik de (bu takdirin katımızdan indiğinin şuuruna varmaz) şaşar kalırdınız.
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşa kalırdınız,
Dilersek, onu çör çöp yaparız da şaşırıp kalırsınız.
Eger biz dileseydük anı heyef olmış ḳılurduḳ. Pes siz ‘acebe ḳalurduñuz.
Eğer isteseydik onu kuru çöp haline getirirdik, siz de şaşıp kalır, pişman olurdunuz:
Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık, sızlanıp dururdunuz:
Eğer istesek onı dânesiz saman kılardık ve siz de gam ve kedere düşüb emeğinize nâdim olurdınız.
Onları kuru ota dönüştürmeyi tercih edersek dönüştürürüz, o zaman da şaşırıp kalırsınız.
Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık siz de şaşırıp kalırdınız.
Dileseydik onu kupkuru çöp yapardık da geveler dururdunuz:
Dileseydik, onu kuru bir çöl haline getirirdik de başlardınız şu şekilde gevelemeye:
Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız.
Dileseydik o ekini çörçöp haline getirirdik de şöyle gevelerdiniz:
İsteseydik, onu (verimsiz) bir çerçöp yapardık. Siz de seyredip dururdunuz.
63,64,65,66,67. Düşündünüz mü ektiklerinizi? Siz mi onları ekin haline getiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız. “Doğrusu borç altına girdik, daha doğrusu biz yoksul kaldık” derdiniz.