Vâkıa Suresi 67. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

67. Ayet

بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

“Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hayır, biz mahrum olduk.

Besim Atalay (1965)

66,67. «Borca battık, elimiz boştur!» diyeceksiniz!

Cemal Külünkoğlu

65-66-67. Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) geveleyip dururdunuz: “Muhakkak biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Hatta büsbütün yoksun bırakıldık!”

Cemil Said (1924)

66,67. "Biz tohumlarımızdan dolayı borca girdik ve şimdi tekmîl ümîdlerimiz mahv oldı" diyu ta’accüble bağırır idiniz.

Diyanet Vakfı

Daha doğrusu, biz yoksul kaldık» (derdiniz).

Edip Yüksel

"Doğrusu, yoksun bırakıldık."

Elmalılı Hamdi Yazır

Daha doğrusu büsbütün mahrumuz!..

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Doğrusu, biz yoksul bırakıldık" (derdiniz).

Emrah Demiryent

65-66-67. Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde (şöyle) sızlanıp dururdunuz: “Şüphesiz biz çok ziyandayız (emeklerimiz boşa gitti). Gerçekten biz (beklediğimiz mahsule karşılık) büsbütün mahrumuz!”

Abdullah-Ahmet Akgül

"Belki de, biz büsbütün mahrum bırakıldık" (diye yakınıp duracaktınız).

Erhan Aktaş

Doğrusu, yoksun bırakıldık.

Eski Anadolu Türkçesi

“belki biz maḥrumlaruz.”

Hasan Basri Çantay

«Daha doğrusu biz (umduğumuzdan) mahrum kalmışlarız».

Hayrat Neşriyat

“Daha doğrusu biz mahrum bırakılanlarız!” (derdiniz.)

İhsan Aktaş

Daha doğrusu, biz mahrum (yoksul) kaldık" (derdiniz).

İlyas Yorulmaz

Hayır, “Biz mahrum bırakılanlardanız” deyin.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

«Artık doğrusu yoksul kaldık» derdiniz.

İsmail Hakkı İzmirli

Hayır geçinecek şeyden mahrum kaldık derdiniz.

İsmail Yakıt

“Bilakis biz yoksul bırakıldık” derdiniz.

Kadri Çelik

“Hayır, biz büsbütün (rızıktan) mahrum kılınmışlarız.”

Abdullah Parlıyan

Hayır mahrum kaldık derdiniz.

Kuran Yolu

Daha doğrusu büsbütün mahrum kaldık” (derdiniz).

Mahmut Kısa

“Hayır, hayır, yaşama imkânından tamamen yoksun bırakıldık!” diye feryat edip dururdunuz.

Mahmut Özdemir

“Belki de yoksun bırakıldık”.

Mehmet Çakır

66,67. " perişan olduk // hattâ mahvolduk. " derdiniz..

Mehmet Çoban

Emeklerimizin karşılığını alamadık! Elimizde avucumuzda ne varsa harcadık! Üstelik borçlanarak yoksul kaldık derdiniz! Niçin düşünüp öğüt almıyorsunuz? Ekip diktiğiniz şeylerin karşılığını Rabbiniz vermezse ne yapabilirsiniz?

Mehmet Okuyan

65,66,67. Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da “Şüphesiz ki borçlandık (zarardayız); dahası biz (üründen) mahrum bırakıldık!” diyerek şaşar kalırdınız.

Mehmet Türk

65,66,67. Eğer dilersek onu kesinlikle bir çör-çöp yapardık ve siz de: “Eyvah! Mahvolduk, daha doğrusu biz çok zarardayız!” diye, geveler dururdunuz.

Muhammed Esed

Yok yok, aslında [geçinme imkanlarımızdan] mahrum bırakıldık!” (diyerek).

Mustafa Çavdar

66-67. -Eyvah mahvolduk borca battık, varımızı yoğumuzu kaybettik, diye sızlanırdınız. 68/17...35

Ahmet Tekin

“Daha doğrusu yoksul kaldık.” derdiniz.

Mustafa İslamoğlu

Daha beteri, mahrum kalan da biz olduk!”

Ömer Nasuhi Bilmen

Belki biz mahrum kimseleriz (diye söylenirdiniz).»

Orhan Kuntman

66,67. Ve: "doğrusu biz borç altına girdik (bu işten zarara uğradık) ve yoksul kaldık" derdiniz.

Osman Fırat

Yok yok, mahrum bırakıldık!.. (derdiniz)

Şaban Piriş

66,67. --Borca battık, hayır biz mahrum bırakıldık, dersiniz.

Satıraltı Meal (1534)

Bel ki biz maḥrūm olmışuz, diyesiz.

Suat Yıldırım

Hatta doğrusu biz rızıktan mahrum kaldık, sefalete mahkûm olduk. ” derdiniz.

Süleyman Ateş

Doğrusu, biz yoksun bırakıldık! (derdiniz).

Süleyman Tevfik (1927)

"Evet mahrûmlardanız" dirdiniz. ("Aç kalub helâk olacağız" dirdiniz.).

Süleymaniye Vakfı

Artık yoksul kimseleriz” dersiniz.

Ahmet Varol

Daha doğrusu biz yoksun bırakıldık."

Ümit Şimşek

“Biz mahrum kaldık” diye.

Yaşar Nuri Öztürk

"Doğrusu mahrum bırakıldık biz."

Ali Bulaç

'Hayır, biz büsbütün yoksun bırakıldık.'

Ali Fikri Yavuz

Daha doğrusu (beklediğimiz mahsule karşılık) büsbütün mahrumuz.”

Bahaeddin Sağlam

Belki biz, şanssız insanlarız” derdiniz.

Bayraktar Bayraklı

63,64,65,66,67. Düşündünüz mü ektiklerinizi? Siz mi onları ekin haline getiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız. “Doğrusu borç altına girdik, daha doğrusu biz yoksul kaldık” derdiniz.