Vâkıa Suresi 73. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

73. Ayet

نَحْنُ جَعَلْنَاهَا تَذْكِرَةً وَمَتَاعًا لِلْمُقْو۪ينَۚ

Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz onu, cehennem ateşini bir andırma ve çöllerde konup göçenlere bir fayda olarak halkettik.

Besim Atalay (1965)

Biz, onu hem bir ibret, hem çöl yolcularıyçin bir mata kıldık

Cemal Külünkoğlu

Biz onu hem düşündürücü, ibret verici bir uyarıcı (cehennemi hatırlatıcı), hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı (enerji) olarak yarattık.

Cemil Said (1924)

Biz bunı çölde (seyyâhlara) fâideli olsun diyu ’ibret içün halk iyledik.

Diyanet Vakfı

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

Edip Yüksel

Kullananlar için biz onu bir ibret ve yararlı yaptık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onu hem bir muhtıra kıldık hem de bir istifade: alandaki muhtaclar için

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

Emrah Demiryent

Biz onu (dünyadaki ateşi, âhiretteki cehennem ateşini) hatırlatıcı ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

Abdullah-Ahmet Akgül

Biz onu (bitkileri, meyvelerini, kerestesini ve ateşini) hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık. (Hâlâ imana gelmez misiniz?)

Erhan Aktaş

Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık.

Eski Anadolu Türkçesi

biz ķılduķ anı añdurmaķ daħı gönenmek menfa'at dutıcılara.

Hasan Basri Çantay

Biz onu hem bir ibret, hem çöl yolcularına bir fâide kıldık.

Hayrat Neşriyat

Biz onu (o ateşi, Cehennem ateşi için) bir hatırlatma ve çölde yolculuk edenler için bir menfaat kıldık.

İhsan Aktaş

Biz onu hem düşündürücü hem de (her yerde) ihtiyacı olanlar (insanlar) için bir yararlanma kaynağı (enerji ve hayat unsuru) olarak yarattık. *

İlyas Yorulmaz

Biz onu (ateşi) bir öğüt ve yolcular için ısınma aracı kıldık.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz bu ateşi hem bir düşündürücü olsun, hem de çöl yolcuları için yararlı bir nesne olsun diye varettik.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz bunu kalb gözü bulunanlara ibret, çölde giden yolculara da bâis-i menfaat yaptık.

İsmail Yakıt

Biz onu bir ibret [tezkire], çölden geçenlere de bir fayda olsun diye yaptık.

Kadri Çelik

Biz onu hem bir hatırlatma (konusu); hem de ihtiyacı olanlara bir geçimlik kıldık.

Abdullah Parlıyan

Biz bu ateşi, gözleri görenlere bir ibret ve çöl yolcularına bir fayda kıldık.

Kuran Yolu

Biz onu çöl yolcularına ve açlık çekenlere bir işaret ve nimet kıldık.

Mahmut Kısa

Biz ateşi, her an lütuf ve merhametimizi hatırlatan bir ibret belgesi ve ona ihtiyacı olanlar için hayatta vazgeçilmez bir nîmet kıldık.

Mahmut Özdemir

Onu, İhtiyaç Duyanlar’a geçimlik ve tezkire / öğütleme olmak üzere biz yaptık.

Mehmet Çakır

Ateş, bir uyarıdır; çöllerde konup göçenler için bir ihtiyaçtır.

Mehmet Çoban

Biz o ağacı ateşlenecek şekilde yarattık ki; insanlar ibret alsın! Çölden gelip geçenlere faydası olsun.

Mehmet Okuyan

İşte, biz onu (ağacı, gerçeğin) hatırlatması ve ihtiyacı olanlar için geçimlik yaptık.

Mehmet Türk

Biz onu hem bir ibret hem de ihtiyacı olanların faydalanması için yarattık.

Muhammed Esed

Onu [Bizi] hatırlamanı[zı]n bir vasıtası ²⁴ ve [hayatlarının] yabaniliği içinde kaybolmuş ve acıkıp susamış bütün insanlar için ²⁵ bir rahatlama vasıtası yaptık.

Mustafa Çavdar

Biz, ateşi cehennem azabını hatırlatma vesilesi odununu da ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma aracı kıldık. 2/24, 66/6

Ahmet Tekin

Biz onu, ibret almanız için planlayıp hazırladık. Çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

Mustafa İslamoğlu

Biz onu bir hatırlama vesilesi ve (kendi yalnızlığında kaybolmuş) muhtaçlar için yarayışlı bir meta kıldık.[⁴⁹¹⁸]

Ömer Nasuhi Bilmen

Biz onu (o ateşi) bir muhtıra ve sahraya konup göçenler için bir menfaat kıldık.

Orhan Kuntman

Biz o ağacı, -çöllerde- konaklayanların yararına, (Rablerinin yaratma kudretine inanmaları ve O'na şükretmeleri için) bir ibret kıldık.

Osman Fırat

Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

Şaban Piriş

Biz, onu bir ibret ve ihtiyaç sahipleri için faydalı kıldık.

Satıraltı Meal (1534)

Biz anı bir āyet ḳılduḳ, daḫı menfa‘at ḳılduḳ beriyyelikde sākin olan‐lara.

Suat Yıldırım

Biz onu çölde, yolda bulunanlar ve muhtaçlar için hem bir ders, hem de istifade vesilesi kıldık.

Süleyman Ateş

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz o ateşi (cehenneme misâl olarak) 'ibret ve mukîm ve misâfirler içün istifâde idilür şey kıldık.

Süleymaniye Vakfı

Biz ateşi, hem bilgi konusu hem ihtiyacı olanlar için yararlı bir şey haline getirdik.

Ahmet Varol

Biz onu hem bir ibret hem de ihtiyaç sahiplerine bir yarar kıldık.

Ümit Şimşek

Biz onu bir ibret yaptık ve tutuşturanlar için yararlı kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu hem bir ibret hem de çöl yolcularına bir nimet kıldık.

Ali Bulaç

Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Biz bu ateşi, (cehennem ateşine) bir ibret ve sahradaki yolculara bir menfaat kıldık.

Bahaeddin Sağlam

Biz, o ağacı bir belge ve köylüler için bir yaşam aracı yaptık.

Bayraktar Bayraklı

71,72,73,74. Hiç düşündünüz mü yaktığınız ateşi? Onun ağacını siz mi var ettiniz yoksa biz mi? Biz onu bir ders ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. Öyleyse Yüce Rabbinin adını övgüyle an!