95. Ayet
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ
Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ هٰذَا لَهُوَ حَقُّ الْيَق۪ينِۚ
Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
Şüphe yok ki bu, haktır, gerçeğin ta kendisidir.
İşte, yakın hak budur
Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
Bu yakînen görilür bir hakîkatdir.
Şüphesiz ki bu, kesin gerçektir.
Mutlak gerçek budur.
İşte budur hakikat hakkulyakîn
Kesin gerçek budur işte.
Şüphesiz bu (bildirdiklerimiz) haktır, gerçeğin ta kendisidir.
Muhakkak bu, kesinliğinden şüphe edilmeyen bir gerçektir. (Hakke’l-yakin bir hakikattır, mutlak adaletin yerini bulacağı ahiret kaçınılmazdır.)
Kuşkusuz bu bildirdiklerimiz kesin olarak gerçektir.
bayıķ uşbudur ŧoġrusı gümānsuz.
Şübhesiz ki bu elbette kat'î bilgi (veren) hakıykatın ta kendisidir.
Şübhe yok ki bu, kat'î gerçeğin ta kendisidir.
95, 96. Şüphesiz bu (anlatılanlar) kesin gerçeklerdir. Öyleyse yüce Rabbinin adını (her türlü eksiklikten ve ortaktan) uzak tut. *
(Size anlatılan) Bu haberler, olmasında şüphe olmayan, kesin gerçeklerdir.
İste bu en kesin, en kandırıcı bilginin kendisidir.
Bu beyan, şüphesiz doğru ve dürüsttür [⁷].
Muhakkak ki Bu (Kur’an), elbette kesin gerçeğin [hakku’l-yakîn] tâ kendisidir.¹¹
Hiç şüphesiz bu, kesin bilgi ifade eden bir gerçektir.
İşte tüm bu söylenenler doğru ve kesin gerçektir.
Şüphesiz bu kesin gerçeğin ta kendisidir.
İşte ey insanoğlu, hiç şüphesiz bütün bu haber verilenler, tartışmasız bir gerçektir!
Bu, elbette “hakk ül-Yakîn”dir / Kesin gerçek’tir.
95,96. Gerçekle yüz yüze gelmek budur.// Artık yüce Rabb'inin adını saygı ile yad et.
İşte herkesin bilmesi gereken gerçek budur.
İşte bu, gerçeğin ta kendisidir.
Şüphesiz (âhirette) yaşanacak kesin gerçek, işte budur.
Kuşkusuz bu, hakikatlerin hakikatidir! ³²
Bütün bu anlatılanlar şüphe götürmez gerçeklerdir. 10/54.56
Bu sûrede sana vahyedilenler, kesinkes doğru bilgilerdir, gerçeklerdir.
Hiç şüphe yok ki bu, işte budur kesin gerçek:
Şüphe yok ki bu, elbette bu, (verilen haberler) dosdoğru bir hakikattır.
Şüphe yok ki bu (haber) gerçeğin ta kendisidir.
Şüphesiz kesin gerçek budur işte.
Bu, kesin gerçeğin ta kendisidir.
Taḥḳīḳ uşbu doġrusıdur gümānsuz ḫaberüñ.
İşte, hakkında hiç şüphe olmayan gerçek budur!
Kesin gerçek budur işte.
İşbu bâlâdaki beyân olunan şeyler kat'î hakîkatdir.
Bütün bunlar, doğruluğu kesin olan bilgilerdir.
Şüphe yok ki, kesin gerçek işte budur.
İşte bu kesin ve kuşkusuz gerçeğin tâ kendisidir.
İşte budur, o tartışmasız, o kesin gerçek!
Şüphesiz bu, kesin bilgi ifade eden bir gerçektir (Hakku'l-Yakin).
İşte budur şübhe götürmiyen gerçek.
Bu söz izan ve imandan gelen bir gerçek ve haktır.(*)
95,96. Şüphesiz bu anlatılanlar kesin gerçeklerdir. Artık Yüce Rabbinin adını övgüyle an![606]