Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Bakmaz mısın şunlara ki Allah'ın gazap ettiği bir topluluğa dostluk ederler; onlar, ne sizdendir, ne onlardan ve bilip dururken de yalan yere yemin ederler.
Besim Atalay (1965)
Allahın gadap ettiği bir ulusla, dost olan kimseleri görmez misin ki? Onlar ne sizdendir, ne de onlardan; bile bile, yalan yere ant ederler !
Cemal Külünkoğlu
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Cemil Said (1924)
Allâh’ın gadab itdiği kavimle dost olan münâfıkları göriyor mısın? Bunlar ne ânlardandırlar ne sizden! Yemînlerinde halef idiyorlar ve bilerek yalan söylüyorlar.
Diyanet Vakfı
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Edip Yüksel
ALLAH'ın kendilerine kızgın olduğu bir topluluğu dost edinenlere dikkat etmedin mi? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler!
Elmalılı Hamdi Yazır
Bakmaz mısın şunlara ki Allahın gadab etmiş olduğu bir kavma yardaklık etmektedirler, onlar ne sizdendirler ne onlardan ve bilip dururken yalan yere yemin ederler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Emrah Demiryent
Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu (yahûdîleri) dost edinenleri, (munâfıkları görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Onlar (mü’min olmadıkları hâlde, mü’min olduklarına dair) bile bile (Allah adına) yalan yere yemin ediyorlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
Allah’ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi (Siyonist Yahudileri, işbirlikçilerini ve zalim müşrikleri) veli (dost ve müttefik) edinenleri görmüyor (ve hâlâ anlamıyor) musun? Onlar ne sizden, ne de onlardandırlar. (Bunlar ortada kalmış hain ve gafil takımıdırlar.) Kendileri de (açıkça bu gerçeği) bildikleri halde, (Hakk ve hayır niyetli olduklarına) yalan üzere yemin edip durmaktadırlar (ve bunlar mü’minleri aldatıp oyalamaya çalışmaktadırlar).
Erhan Aktaş
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir halka dönenleri¹ görüyor musun? Aslında onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
iy görmedüñ mi anları kim sevdiler bir ķavmı kim ķaķıdı Tañrı anlara. degül anlar sizden daħı degül anlardan. daħı and içerler yalan üzere anlar bilürlerken.
Hasan Basri Çantay
Allahın, kendilerine gazab etdiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Bunlar sizden de değildir, onlardan da değildir. Kendileri de bilib dururlarken, onlar yalan yere yemîn ederler.
Hayrat Neşriyat
Allah'ın kendilerine gazab ettiği bir topluluğu dost edinenleri (o münâfıkları)görmedin mi? Onlar ne sizdendir, ne de onlardandır. Onlar, bile bile yalan yere yemîn ediyorlar.
İhsan Aktaş
Bakmaz mısın onlara ki, Allah’ın (yaptıkları zulüm ve kötülükler yüzünden) kendilerini azaba uğratmak istediği bir topluluğu veli (yönetici, vekil, temsilci ve müttefik) edinmişlerdir? Onlar ne sizdendir ne de onlardan. Ve kendileri (açıkça gerçeği) bildikleri hâlde, yalan yere yemin etmektedirler. *
İlyas Yorulmaz
Yüz çeviren bir topluluğu görmüyor musun? Allah onların üzerine gazap yağdırıyor. Onlar sizden de değiller, onlardan da değiller. Onlar, bile bile yalan şeyler üzerine yemin ediyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Sen Allah’ın öfkesine uğrıyan bir ulusla el birliği edenleri görmüyor musun?bunlar ne sizdendir, ne de onlardandır. Bunlar yalan olduğunu bile bile ant içerler.
İsmail Hakkı İzmirli
Allah/ın hışmına uğrayan kimseleri dost edinenlere bakmıyor musun? [¹] Bunlar ne sizdendirler, ne onlardan. Bile bile Müslümanız diye, yalan yere yemin ederler.
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu [kavm] dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Kadri Çelik
Allah'ın kendilerine karşı gazaplandığı bir kavmi veli edinmekte olanları görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin etmektedirler.
Abdullah Parlıyan
Allah'ın kendilerine gazap ettiği bir toplulukla dostluk kuranların farkında değil misin? Onlar ne müslüman olarak sizdendirler, ne o Yahudilerdendirler. Onlar bile bile yalan söyleyerek, Allah adına yemin ediyorlar ve biz müslümanız diyorlardı.
Kuran Yolu
Allah’ın gazabına uğramış bir toplulukla iş birliği yapanları görüyorsun değil mi? Bunlar ne sizdendir ne onlardan. Bile bile yalan yere yemin de ederler.
Mahmut Kısa
Ey inanan kişi! Gözlerini aç ve çevrende neler olup bittiğini anlamaya çalış: Mümin olduklarını iddia ettikleri hâlde, Allah’ın gazâb ettiği Yahudi topluluğunu kendilerine dost ve müttefik edinen şu ikiyüzlüleri görmüyor musun? İyi bilin ki, onlar ne sizdendir, ne dedost göründükleri o Yahudilerden! Onlar ahlâken o kadar alçalmışlardır ki, bile bile yalan üzere yemin etmekten çekinmezler!
Mahmut Özdemir
Allah’ın gazap ettiği bir kavmi veliyy edinmiş olanlara bakıp görmedin mi? Bunlar ne sizdendir, ne onlardan! Bilip dururken yalan yere yemin ediyorlar.
Mehmet Çakır
Resulüm! Allah'ın öfke duyduğu bir toplum ile sıkı ilişki kuranlara dikkat et! Aslında onlar, ne sizden ne de onlardan yanadır, Bunlar, iddialarının yalan olduğunu bile bile yemin ederler.
Mehmet Çoban
Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar sizden ve onlardan değiller, yalan yere yemin ediyorlar.
Mehmet Okuyan
Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? [*] Onlar (münafıklar) ne sizdendir ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Mehmet Türk
Allah’ın kendilerine gazap ettiği (Yahûdî) toplumunu kendilerine dost edinen (münâfıkları) görmedin mi? Onlar, ne sizdendir, ne de onlardan… Ve onlar, bile bile yalan yere yemin eder dururlar. ¹
Muhammed Esed
ALLAH’IN gazabına uğrayan bir toplum ile dostluk kuranların ²⁵ farkında değil misin? Onlar ne sizdendir [ey müminler] ne de o [hakikati inatla reddede]nlerden: böylece onlar yalan ve düzmece (değerler) üstüne [onların yalan ve sahte olduklarını] bile bile yemin ederler.
Mustafa Çavdar
Allah’ın gazabına uğramış topluluk ile dayanışma içine girenleri görüyorsun değil mi? Aslında onlar ne sizdendir ne de onlardan. Hal böyleyken “Biz de müminiz” diye yalan yere yemin ediyorlar. 58/22, 60/8-9
Ahmet Tekin
Allah'ın kendilerine gazap ettiği kavimlerle, topluluklarla, yahudilerle dostluklar, ittifaklar kuranları, işlerinin idaresini onlara bırakarak, onları kendilerine hâkim hâle getirenleri görmüyor musun? Onlar, ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek, yalan yere yemin ediyorlar.
Mustafa İslamoğlu
ALLAH’IN gazabına uğrayan bir toplulukla dayanışma içine girenleri görmez misin?[⁴⁹⁹³] Onlar ne sizdendir ne de onlardandır; bir de (utanmadan) bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Görmedin mi o kimseleri ki, üzerlerine Allah'ın gazap etmiş olduğu bir kavmi dost edindiler o kimseler, ne sizdendirler ve ne de onlardandırlar, ve bilir oldukları halde yalan yere yemîn ederler.
Orhan Kuntman
(Ey Muhammed) Allah’ın gazap ettiği bir topluluğu (yahudileri) dost edinen şu kimselere (münafıklara) bak. Onlar ne sizlerdendir ne de diğer taraftan, onlar yalan yere yemin ederler. ("Vallahi biz müslümanız” derler)
Osman Fırat
Allah’ın kendilerine gazap ettiği bir topluluğu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Onlar bile bile yalan yere yemin ederler.
Şaban Piriş
Allah'ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar, sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.
Satıraltı Meal (1534)
Görmez misin ol kişileri ki dost idindiler bir ḳavmi ki anlara Tañrı Ta‘ālāġazab eyledi, anlar sizden velā anlardan degül. Daḫı yalan and içerler anlarbilürler‐iken.
Suat Yıldırım
Allah'ın gazab ettiği bir topluluğu dost edinenlere baksana! Bunlar ne sizden, ne de onlardandır. Bunlar bile bile yalan yere yemin ederler. [4, 143]
Süleyman Ateş
Allah'ın kendilerine gazabettiği bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.
Süleyman Tevfik (1927)
(Yâ Muhammed) Allâh'ın üzerine gadab itdiği kavim ile dostluk idenleri görmez misin? Onlar ne sizden ve ne de o dost oldukları kavimdendirler. Ve bildikleri halde Allâh Te'âlâ üzerine yalan yere yemîn iderler.
Süleymaniye Vakfı
Sen, Allah’ın gazabına uğrayan bir toplulukla iş birliği yapanları görmüyor musun? Bunlar, ne sizdendir ne de onlardan. Bunlar, bile bile yeminlerini yalanlarına alet ederler.
Ahmet Varol
Allah'ın kendilerine kızdığı bir topluluğu dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bile bile yalan üzere yemin ediyorlar.
Ümit Şimşek
Allah'ın gazap ettiği bir topluluğu veli edinenleri görmedin mi?(4) Onlar ne sizdendir, ne onlardan. Fakat bilerek yalan yere yemin ederler.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ın kendilerine öfkelendiği bir kavmi dost edinenleri görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilip durdukları halde yalana yemin ediyorlar.
Ali Bulaç
Allah'ın kendilerine karşı gazablandığı bir kavmi veli (dost ve müttefik) edinenleri görmedin mi? Onlar, ne sizdendirler ne onlardan. Kendileri de (açıkça gerçeği) bildikleri halde, yalan üzere yemin ediyorlar.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm, müminlerin esrarını Yahûdi'lere nakleden) şu münafıklara bakmaz mısın: Allah'ın gazab etmiş olduğu bir kavme yardaklık etmektedirler. Onlar ne sizdendirler, ne onlardan... (Yeminlerinde yalancı olduklarını) bilip dururlarken de, yalan yere yemin ederler.
Bahaeddin Sağlam
Allah’ın, gazabına uğrattığı bir toplum ile dost ve müttefik olanları görmedin mi? Onlar ne sizdendirler ne de o toplumdandırlar ve onlar bile bile yalan üzerine yemin ediyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Allah'ın öfke duyduğu bir toplumu dost edinenleri görmez misin? Onlar ne sizdendir ne de onlardandır. Bile bile yalan yere yemin ederler.