Mücâdele Suresi 16. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

16. Ayet

اِتَّخَذُٓوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ فَلَهُمْ عَذَابٌ مُه۪ينٌ

Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah’ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yeminlerini bir kalkan edinmedeler de halkı Allah yolunda menetmedeler, onlaradır artık aşağılatıcı bir azap.

Besim Atalay (1965)

Onlar, antlarını siper edip, Allahın yolundan çeviriyorlar, onlar için horlatıcı azap var

Cemal Külünkoğlu

Onlar yeminlerini kalkan olarak kullanıp (insanları) Allah'ın dininden alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Cemil Said (1924)

Güyâ îmânlarını siper ittihâz idiyorlar. Halbuki nâsı Allâh’ın yolundan çeviriyorlar. Lâkin ânlara muhakkar bir ’azâb muntazırdır.

Diyanet Vakfı

Onlar yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan alıkoydular. Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır.

Edip Yüksel

Yeminlerini kalkan edinerek ALLAH'ın yolundan saptırdılar. Onlar alçaltıcı bir azabı haketmişlerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yeminlerini bir siper edindiler de Allah yolundan men'ettiler onun için onlara hakaretli bir azâb var

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yolundan çevirdiler. Onlar için küçük düşürücü bir azab vardır.

Emrah Demiryent

Onlar yeminlerini (canlarına ve mallarına karşı) kalkan yapıp (müslüman görünerek, insanları) Allah’ın dininden (ve cihattan) alıkoydular. Bunun için onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onlar ("Biz İslam’a hizmet için Yahudi ve Hristiyanları oyalamaktayız," diyerek) yeminlerini bir siper edinip (dindarlıklarının arkasına saklanarak), böylece (mü’minleri) Allah’ın yolundan alıkoyup (Hakk’tan saptırmaya çalışmaktadırlar). Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Erhan Aktaş

Yeminlerini kullanarak insanları Allah'ın yolundan çevirdiler. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Eski Anadolu Türkçesi

duttılar andlannı ķalķan pes yıġdılar Tañrı yolından pes anlaruñdur 'aźāb ħor eyleyici.

Hasan Basri Çantay

Onlar yeminlerini bir kalkan edindiler de (bununla insanları) Allah yolundan çevirdiler. İşte onların hakkı horlatıcı bir azâbdır.

Hayrat Neşriyat

(Onlar) yeminlerini (kendilerine) bir kalkan edindiler de (insanları) Allah yolundan alıkoydular; bu yüzden onlar için (pek) aşağılayıcı bir azab vardır.

İhsan Aktaş

Yeminlerini, (yaptıkları kötülükleri ve kötü niyetlerini örtmek için) siper edinip, insanları Allah’ın yolundan uzaklaştırmaktadırlar. (Bu nedenle) alçaltıcı bir azap vardır onlar için.

İlyas Yorulmaz

Yeminlerini kalkan yapıp, arkasına sığınıyorlar ve insanları Allah’ın yolundan alı koyuyorlar. Onlar için alçaltıcı bir azap var.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar antlarını kalkan olarak kullandılar. Kişileri Allah’ın yolundan ayırdılar. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar, Müslümanız diye ettikleri antları mal ve canlarına kalkan edindiler de halkı Allah yolundan çevirdiler. Onlar için rüsvay edici bir azap vardır.

İsmail Yakıt

Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah yolundan döndürdüler. Bu yüzden onlar için alçaltıcı [muhîn] bir azap vardır.

Kadri Çelik

Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Abdullah Parlıyan

Onlar yeminlerini kalkan yapıp, insanları Allah yolundan çevirdiler. Onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.

Kuran Yolu

Onlar yeminlerini kalkan yapıp (insanları) Allah yolundan saptırdılar. Bu sebeple onlara küçük düşürücü bir azap vardır.

Mahmut Kısa

Çünkü onlar, yeminlerini kalkan edinerek insanları Allah’ın yolundan saptırmaya kalkıştılar. Bir taraftan İslâm’a bağlı olduklarını söyleyip kendilerini Müslümanların suçlamalarından koruyor, diğer taraftan Hz. Peygamber ve Müslümanlar aleyhinde şüphe uyandıracak asılsız söylentiler yayarak başkalarının İslâm’ı seçmesine engel olmaya çalışıyorlar. Bu sebeple onlar, alçaltıcı bir azâbı hak etmişlerdir!

Mahmut Özdemir

Yeminlerini siper edindiler; Allah yolundan yüz çevirdiler. Onlara alçaltan bir azap vardır.

Mehmet Çakır

Yeminlerini bahane edip Allah yolcusunu yolundan edenlere de çok aşağılık cezalar verilecektir.

Mehmet Çoban

Onlar yeminlerini kalkan yapıp Allah’ın yolundan alıkoydular. Bu yüzden onlara küçük düşürücü bir azap vardır.

Mehmet Okuyan

Yeminlerini kalkan (bahane) edinip Allah yolundan saptılar. [*] Onlara küçük düşürücü bir azap vardır.

Mehmet Türk

Onlar, yeminlerini kalkan yaparak (insanları) Allah’ın yolundan alıkoydular. İşte onlar için de (âhirette) alçaltıcı bir azap vardır.

Muhammed Esed

Onlar ahidlerini [yalancılıklarına ve sahtekarlıklarına] örtü yaptılar ve böylece başkalarını Allah yolundan alıkoydular: ²⁶ bu nedenle onları alçaltıcı bir azap beklemektedir.

Mustafa Çavdar

Onlar bir taraftan yeminlerini kalkan olarak kullanıp kendilerini korurken diğer taraftan insanları da Allah yolundan saptırıyorlar. Bu yüzden onlar için alçaltıcı bir azap vardır. 63/1-2

Ahmet Tekin

Yeminlerini kalkan haline getirdiler. Böylece, insanları Allah'ın yolundan, müslüman olmaktan alıkoydular. Onlar için alçaltıcı, zillete düşürücü ruhi bir azap vardır.

Mustafa İslamoğlu

Onlar yeminlerini (inkârlarına) örtü yaptılar; böylece Allah yolundan saptılar ve saptırdılar:[⁴⁹⁹⁴] Onlar alçaltıcı bir azaba dûçar olacaklar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Yemînlerini bir kalkan ittihaz ettiler de (nâsı) Allah yolundan çevirdiler, artık onlar için bir rüsvay edici azap vardır.

Orhan Kuntman

Onlar yeminlerini kalkan edindiler de (halkı) Allah yolundan alıkoydular, bu yüzden onlara alçaltıcı bir azap vardır.

Osman Fırat

Yeminlerini kalkan yapıp Allâh’ın yoluna engel oldular. Onlar için küçük düşürücü bir azâb vardır.

Şaban Piriş

Yeminlerini kalkan edindiler, Allah yolundan yüz çevirdiler. Onlara aşağılatıcı bir azap vardır.

Satıraltı Meal (1534)

Andlarını ḳalḳan idindiler, pes ḫalḳı azdurdılar Tañrı yolından. Anlara ḫoridici ‘aẕāb vardur.

Suat Yıldırım

Onlar yeminlerini siper edinip Allah'ın yolundan insanları uzaklaştırdılar. Onlara zelil ve perişan eden bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Yeminlerini kalkan yapıp Allah'ın yoluna engel oldular. Onlar için küçük düşürücü bir azab vardır.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar yemînlerini kendilerine siper ittihâz iylediler. Ve nâsı Allâh'ın yolundan men' itdiler, onlara zelîl ve hakîr idici 'azâb vardır.

Süleymaniye Vakfı

Onlar, yeminlerini kalkan olarak kullandılar da Allah’ın yolundan saptılar. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Ahmet Varol

Yeminlerini bir kalkan edindiler de böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

Ümit Şimşek

Onlar yeminlerini kalkan yaparak insanları Allah yolundan alıkoydular. Artık onlar için hor ve hakir edici bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeminlerini kalkan edinip Allah'ın yolundan alıkoydular. Küçük düşürücü bir azap var onlar için.

Ali Bulaç

Onlar, yeminlerini bir siper edindiler, böylece Allah'ın yolundan alıkoydular. Artık onlar için alçaltıcı bir azab vardır.

Ali Fikri Yavuz

Onlar, yeminlerini bir kalkan edindiler de, (insanları) Allah'ın dininden çevirdiler. Onun için, onlara, hararetli bir azab var.

Bahaeddin Sağlam

Yeminlerini kendilerine bir kalkan yaptılar, Allah’ın yoluna engel oldular. İşte onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

Bayraktar Bayraklı

Yeminlerini kendilerine kalkan edinip, Allah yolundan alıkoyuyorlar. Artık onlar için alçaltıcı bir azap vardır.