En'âm Suresi 103. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

103. Ayet

لَا تُدْرِكُهُ الْاَبْصَارُۘ وَهُوَ يُدْرِكُ الْاَبْصَارَۚ وَهُوَ اللَّط۪يفُ الْخَب۪يرُ

Gözler O’nu idrak edemez ama O, gözleri idrak eder.”[187] O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Gözler onu göremez, o, gözleri görür, odur lütfü bol ve her şeyden haberdar.

Besim Atalay (1965)

Gözler ona eremez, oysa erer gözlere, o gökçektir, haberlidir

Cemal Külünkoğlu

Gözler O'nu algılayamaz ama O, gözleri (ve gözlerin gördüklerini) algılar. O'nun ilmi her şeyin bütün inceliklerine nüfuz eder. O her şeyden haberdardır.

Cemil Said (1924)

Gözler ânı görmez o nazarları görir o latîf ve her şeyden haberdârdır.

Diyanet Vakfı

Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.

Edip Yüksel

Gözler O'na erişemez O, gözlere erişir. O Şefkatlidir, Haberdardır

Elmalılı Hamdi Yazır

onu gözler idrâk etmez, gözleri o idrâk eder, öyle lâtif öyle habîr o

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Gözler onu göremez, O ise bütün gözleri görür; O, lütuf sahibidir, her şeyden haberlidir.

Emrah Demiryent

*Gözler O’nu ihata edemez, O ise (ezelî ve ebedi ilmiyle bütün) gözleri ihata eder. O, her şeyin iç yüzünü ve inceliklerini ayrıntılarıyla bilen, her şeyden hakkıyla haberdar olandır.

Abdullah-Ahmet Akgül

Gözler O’nu(n Zatını görüp kavrayıp) idrak edemez; O ise bütün gözleri (ve gönülleri kapsayıp kuşatıp) idrak eder. O, (her şeyin içyüzünü ve inceliklerini ayrıntılarıyla bilen) Lâtif’tir, Habîr’dir.

Erhan Aktaş

Gözler O'nu idrak edemez; O, gözleri idrak eder. O, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Eski Anadolu Türkçesi

irmez aña ya'nį ķaplamaz gözler daħı ol irer ķaplayu gözlere. daħı ol eyü işlüdür bilürdür.

Hasan Basri Çantay

Ona gözler erişemez. O (nun ilmi) ise bütün gözleri ihaata eder. O, (kulları hakkında) gerçek rıfk-u lutf saahibidir. (Her şeyden de) haberdârdır.

Hayrat Neşriyat

Gözler O'nu idrâk edemez; fakat O, gözleri idrâk eder. Çünki O, Latîf (bütün incelikleri bilen ve nüfûz eden)dir, Habîr (herşeyden haberdâr olan)dır.

İhsan Aktaş

Gözler O’nu (evreni yaratmış olan Allah’ı asla ve hiçbir zaman) idrak etmez (hiçbir şey onu, yani evrenin yaratıcısını göremez); O (nun ilmi) ise, bütün gözleri idrak eder (görüp ihate eder). O, Latîf (kullarına lütfu ve ihsanı bol), habir (her şeyden haberdar) olandır.*

İlyas Yorulmaz

Gözler O’nu algılayamaz ama O, bütün gözlere (yarattığı her şeye) ulaşır. O kullarına çok şefkatli ve her şeyden haberi olandır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gözler Ona erişmez, O ise bütün gözlere erişir. O yumuşak davranıcıdır, bilgilidir.

İsmail Hakkı İzmirli

Gözler O/na yetişmez, O ise gözlere yetişir. O lâtiftir, agâhtır [²].

İsmail Yakıt

Gözler O’nu göremez³⁰, O, gözleri görür [yudriku]. O, Latîf’tir³¹, Habîr’dir.

Kadri Çelik

Gözler O'nu görmez, O bütün gözleri görür. Her şeyi bütün inceliği ile bilen ve haberdar olan O'dur.

Abdullah Parlıyan

Hiçbir beşerî görüş ve tasavvur O'nu anlayamaz, halbuki O her türlü beşerî görüş ve tasavvuru çepeçevre kuşatır. Zira yalnız O'dur, hikmetine tam nüfûz edilemeyen ve herşeyden haberdar olan.

Kuran Yolu

Gözler O’nu idrak edemez, hâlbuki O gözleri idrak eder. O en ince şeyleri bilir ve her şeyden haberdardır.

Mahmut Kısa

O Allah ki, hiçbir akıl O’nu tüm hakîkatiyle kavrayamaz, hiçbir tasavvur O’nu kuşatamaz, hiçbir göz O’nu idrâk edemez fakat O, bütün idrâkleri, bütün akılları ve bütün gözleri çepeçevre kuşatır. Zira O latiftir, her şeye derinlemesine nüfuz eder ve her şeyden haberdardır. Ey Peygamber! Şu evrensel mesajı tüm insanlığa duyurarak de ki:

Mahmut Özdemir

Görme Duyusu / Gözler O’nu idrak edemez. Gözler’i O idrak ediyor. Habîr Latîf O’dur.

Mehmet Çakır

Gözler onu göremez ama o, gözleri görür. Çünkü Allah, nesneye sinmiş saydam bir bilgi hazinesidir.

Mehmet Çoban

Gözler onu göremez. Hâlbuki O gözleri görür. O, hoşgörülü ve her şeyden haberdar olandır.

Mehmet Okuyan

Gözler O’nu idrak edemez (göremez); [*] (oysa) O, gözleri idrak eder (görür). O derin bilgi sahibidir, haberdardır. [*]

Mehmet Türk

Gözler Onu kavrayamaz. O, ise bütün gözleri kavrar.¹ O her şeyi inceden inceye bilen, her şeyden haberdar olandır.²

Muhammed Esed

Hiçbir beşerî görüş ve tasavvur O’nu kuşatamaz, halbuki O her türlü beşerî görüş ve tasavvuru çevreleyip kuşatır: zira yalnız O’dur (hikmetine) tam nüfûz edilemez olan, her şeyden haberdar bulunan. ⁸⁹

Mustafa Çavdar

Hiçbir göz ve idrak O’nu kavrayıp kuşatamaz fakat O, bütün gözleri ve idrakleri kavrar ve kuşatır. O, latif/kavranamayan, sınırsız bilgisiyle her şeyi kuşatan ve her şeyden haberdar olandır. 3/180, 6/73, 11/111

Ahmet Tekin

“Allah, gözleri ve akılları denetim ve idraki içine alırken, gözler Allah'ı dünyada göremez, akıllar dünyada ve âhirette Allah'ı kavrayamaz. O hikmetine nüfuz edilmeyen yüce varlıktır ve gizli-açık her şeyden haberdardır.”

Mustafa İslamoğlu

Hiçbir beşerî görüş ve tasavvur O’nu kuşatamaz, fakat O her türlü beşerî görüş ve tasavvuru çepeçevre kuşatır:[¹⁰⁹⁵] Yalnızca O’dur her şeye nüfuz eden, her şeyden haberdar olan.[¹⁰⁹⁶]

Ömer Nasuhi Bilmen

Gözler O'nu görüp) idrak edemez. O ise bütün gözleri idrak eder. Ve O latîftir, habîrdir.

Orhan Kuntman

Gözler O'na erişemez, (bu beşeriyetin tâkati dışındadır) O'nun ilmi ise bütün gözleri ihâta eder, lutuf ve kerem sahibidir, her şeyden haberdar olandır O! (kullarına şah damarlarından daha yakındır O)

Osman Fırat

Hiç bir görüş O’nu idrak edemez ama O, bütün görüşlere nüfuz eder. O, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır.

Şaban Piriş

Gözler O'nu idrak edemez. O, gözleri idrak eder. O, lütfedendir, haberdar olandır.

Satıraltı Meal (1534)

İdrāk eylemez anı gözler, ol idrāk ider, barça gözleri görür, bilür. Ol TañrıTa‘ālā laṭīfdür, ġāyetde bilicidür.

Suat Yıldırım

Gözler O'na erişemez. O'nun ilmi ise bütün gözleri ihata eder. (Gözlerin görmediği her şeye nüfuz eden, her şeyden haberdar olan) latîf ve habîr O'dur. [67, 14; 31, 16] {KM, Çıkış 33, 20; Yuhanna 1, 18}

Süleyman Ateş

Gözler O'nu görmez, O gözleri görür; O latif (gözle görülmez veya lutuf sahibi), herşeyi haber alandır.

Süleyman Tevfik (1927)

O'nı gözler idrâk itmez (görmez) ve O gözleri idrâk ider (görir). Latîf ve keremi çok ve her şeyden haberdârdır.

Süleymaniye Vakfı

Gözler O'nu kuşatamaz ama O, gözleri kuşatır. O nazik davranır, her şeyin iç yüzünü bilir.

Ahmet Varol

Gözler onu idrak edemez. O ise gözleri idrak eder. O latiftir, her şeyden haberdardır.

Ümit Şimşek

Gözler Onu göremez; fakat O gözleri görür.(19) Onun ilmi herşeyin bütün inceliklerine nüfuz eder; O herşeyden haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Gözler onu fark edip kavrayamaz. Oysaki O, gözleri görür/bilir. O Latîf'tir, lütfu çok olduğu halde kendisi görülemez; Habîr'dir, her şeyden haberdardır.

Ali Bulaç

Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır.

Ali Fikri Yavuz

Hiç bir göz onu dünyada ihata ve idrak edemez. Fakat O, (ilmiyle) bütün gözleri (varlıkları) ihata eder. O, bütün incelikleri bilir, her şeyden haberdardır.

Bahaeddin Sağlam

Gözler onu görmez. Fakat O, gözleri görür. O latif (maddi olmayan) ve her şeyden haberdardır.

Bayraktar Bayraklı

Gözler O'nu göremez; halbuki O, gözleri görür. O, eşyayı pek iyi bilen, her şeyden haberdar olandır.