Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte biz, böylece her peygambere insan ve cin Şeytanlarını düşman ettik; bazısı, bazısına yaldızlı sözler söyleyerek aldatır. Rabbin dileseydi yapamazlardı bunu, onları da bırak, iftiralarını da.
Besim Atalay (1965)
Böylece, her peygambere insanların, cinlerin şeytanlarını düşman kılmışız, birbirin aldatmakçin, yaldızlı sözler fısıldıyorlar, eğer Tanrı dileseydi, bunu yapamazlardı, imdi bırak onları iftira etsinler
Cemal Külünkoğlu
İşte böylece Biz, görünen ve görünmeyen varlıklar içinden zihin çelmeyi amaçlayan yaldızlı sözlerle birbirlerini aldatan şeytani güçleri her peygambere düşman kıldık. Ama Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazdı. Bırak onları, düzdükleri teorilerle baş başa kalsınlar!
Cemil Said (1924)
112, 113. Böylece her nebîye düşman cinler ve şeytânlar yaratdık bunlar biri birilerini gâfilâne aldatmağa çalışıyorlar. Eğer Allâh istemese idi yapmaz idi. Sen ânların iftirâlarından ihtirâz it Âhirete inanmıyanları bırak bu hissiyât ile oyalansınlar.
Diyanet Vakfı
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
Edip Yüksel
Böylece, her peygambere insanlardan ve cinlerden olan şeytanları düşman kıldık. Aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözleri vahyederler. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Onlara ve ettikleri iftiralara aldırma.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve böyle biz her Peygambere İns-ü Cinn Şeytanlarını düşman kılmışızdır, bunlar aldatmak için birbirlerine lâfın yaldızlısını telkın eder dururlar, eğer rabbın dilese idi bunu yapmazlardı, o halde bırak şunları uydurdukları hurafât ile haşrolsunlar
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Biz böylece, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar birbirini aldatmak için süslü sözlerle vesvese verirler. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Artık onları iftiraları ile başbaşa bırak.
Emrah Demiryent
Ve böylece biz, (insanları) aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldayan *insan ve cin şeytanlarını her peygambere düşman kıldık. (Habibim!) Eğer Rabbin dileseydi (insan ve cin şeytanlarının cüz’î irâdelerine müdahalede bulunur, hakkı zorla kabul ettirirdi de), onlar bunu yapamazlardı. (Lâkin Allah, imtihân gereği insanların ve cinlerin hak-bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunmaz.) O halde onları uydurdukları şeyler ile baş başa bırak.
Abdullah-Ahmet Akgül
Böylece bütün Nebilere (ve Hakk dava elçilerine), insan ve cinn şeytanlarından düşmanlar kıldık. Onlar birbirlerini aldatmak için yaldızlı sözler fısıldaşırlar. (Hakka davetçilerle onların yakın çevrelerine yerleşmiş bazı şeytani ekipler, sanki birbirlerine güveniyormuş tavrıyla sahte iltifatlar yağdırırlar.) Rabbin dileseydi (izin vermeseydi, elbette) bunu yapamazlardı. Öyleyse onları (Hakk dine ve hizbe sızmış insan suretli şeytanları) yalan olarak uydurmakta oldukları iftiralarıyla baş başa bırak. (Seyret ki sonları nasıl olacaktır!)
Erhan Aktaş
Böylece her nebiye ins¹ ve cinn şeytanları düşman yaptık. Onların kimileri kimilerine aldatıcı yaldızlı sözler vahyederler.² Eğer Rabb'in dileseydi bunu yapamazlardı. Onları iftiralarıyla baş başa bırak.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ancılayın eyledük her peyġambere düşmān ādemįler şeyŧānlarını daħı perįlerüñ gizlü söyler bir nicesi bir niceye sözüñ bezenmişini aldamaķ içün. daħı eger dilese- idi çalabuñ işlemeyelerdi anı pes ķo anları anuñ-ile kim yalan baġlarlar.
Hasan Basri Çantay
Biz, (sana yapdığımız gibi) her peygambere de insan ve cin şeytanlarını böylece düşman yapdık. Onlardan kimi kimine, aldatmak için, yaldızlı bir takım söz (ler ve vesveseler) telkıyn eder. Eğer Rabbin dileseydi bunu (bu telkıyni) yapmazlardı. Öyle ise onları düzmekde oldukları yalanlarıyla beraber (baş başa) bırak.
Hayrat Neşriyat
Ve böylece her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık; (bunlar)aldatmak için birbirlerine (bâtıl) sözün yaldızlısını fısıldarlar. Hâlbuki Rabbin dileseydi onu(aslâ) yapamazlardı; öyleyse onları ve uydurmakta oldukları şeyleri bırak!
İhsan Aktaş
Ve böylece her peygambere (karşı mücadele eden) insan ve cin şeytanlarının düşman olduğuna hükmettik. (Bu şeytanlar) aldatmak için birbirlerine sözün yaldızlısını fısıldarlar. Ve eğer Rabbin dilemiş olsaydı (eğer imtihan gereği onlara özgür bir irade vermeseydi ya da onları yok etseydi) onu (o düşmanlığı) yapamazlardı. Bu bakımdan, (tebliğ görevini ihmal etmeden) onları (inanmayıp düşmanlık yapanları) düzmekte oldukları yalanlarla baş başa bırak.*
İlyas Yorulmaz
Böylece biz her peygamber için bilinen ve bilinmeyen, doğruya karşı çıkanları (şeytanları) düşmanlar yaptık. Kendilerini aldatmak için, süslü sözlerle birbirleriyle fısıltılaşıyorlar. Rabbin dileseydi bunları yapamazlardı. O halde onları uydurdukları ila baş başa bırak.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Böylece Biz her peygambere insanlar, cinler arasından şeytanları düşman kıldık. Onlar da kurumlanmak için birbirlerine yaldızlı sözler gönderirler. Eğer Allah dileseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse onları da uydurduklarıyla başbaşa bırak.
İsmail Hakkı İzmirli
İşte böylece [²] herbir peygambere, insan ve cin şeytanlarını [³] düşman yaptık. Onlar birbirlerine, aldatmak kastiyle yaldızlı sözler telkin ederler. Rabbin dileseydi onlar bu işi [⁴] işleyemezlerdi. Onları da, iftira ettikleri küfrü de bırak.
İsmail Yakıt
Böylece Biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Onlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar [yûhî]. Şayet Rabbin dileseydi, onu yapamazlardı. Onları, uydurdukları/iftira attıkları şeylerle baş başa bırak.
Kadri Çelik
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar) Aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle baş başa bırak.
Abdullah Parlıyan
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık; bunlar birbirlerini aldatmak için zihin çelmeyi amaçlayan, yaldızlı parlak sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi, onlar bunu yapamazlardı. Bırak onları düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar.
Kuran Yolu
112-113. Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle baş başa bırak da âhirete inanmayanların kalpleri ona (o yaldızlı sözlere) kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri kötülüğü bundan böyle de işlemeye devam etsinler.
Mahmut Kısa
İşte böylece Biz, hem insanlar, hem de cinler arasından azgın kâfirleri, yani şeytanları, gelmiş geçmiş bütün Peygamberlerin ve onların izleyicilerinin can düşmanı yaptık! Bu şeytanlar, hakîkati tersyüz ederek insanları aldatmak amacıyla, birbirlerine gerçekte zararlı olduğu hâlde, görünüşte son derece çekici ve baştan çıkarıcı olan yaldızlı sözler ve şeytânî fikirler ilham ederler. Gerçi Rabb’in dileseydi, irâdelerini ellerinden alırdı ve bunların hiçbirini yapamazlardı. Fakat Allah, imtihân hikmeti gereğince onlara biraz mühlet veriyor. Demek ki Allah, onları zorla imana getirmeyi dilememiş ve özgür irâdeleriyle hakîkate teslim olmadıkları sürece onları imana lâyık görmemiştir!O hâlde, ey Müslüman, onları imana getireceğim diye kendini yiyip bitirme; bırak onları, uydurdukları saçma gelenek ve hurâfeleri ile baş başa kalsınlar! Sen, bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğine devam et! Peki, bu şeytanlar ne amaçla birbirlerine yaldızlı sözler ilham eder?
Mahmut Özdemir
İşte böyle, aldatmak üzere Söz’ün yaldızlısını birbirine vahyeden, Cinnler’in ve İnsanlar’ın şeytanlarını, her bir nebiyy için düşman yaptık. Senin rabbin dileseydi, bunu yapmazlardı. Onları ve uydurduklarını bırak!
Mehmet Çakır
Zaten biz, tüm Tanrı’ habercilerine, ins ve cin âleminden, hep bu şekilde şeytanlar musallat ederiz. Bu şeytanlar birbirilerine, habire süslü püslü gururu okşayan sözler fısıldaşırlar. - Rabb'in istese, bunu yapamazlar ama, yine de sen, onları pis yalanlarıyla başbaşa bırak-:
Mehmet Çoban
Böylece biz her Nebi’ye, bilinen bilinmeyen inkâr eden bütün insanları ve şeytanları düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldar. Rabbin dileseydi yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle baş başa bırak! Rahatça inkârlarının özgürlüğünü yaşasınlar! Nasılsa hesabımıza gelecekler. Onlara gereken ceza verilecektir.
Mehmet Okuyan
Böylece biz (insanları) aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler vahyeden (fısıldayan) [*] insan ve Cin şeytanlarını her peygambere düşman kıldık. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle bırak!
Mehmet Türk
112,113. İşte böylece Biz her Peygambere, birbirlerini aldatmak için yaldızlı sözler söyleyen insan ve cin şeytanlarını,¹ düşman yaptık. Eğer Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazlardı.² Artık sen onları âhirete inanmayanların kalplerini o yaldızlı sözlerle kandırmak, ondan hoşlanmalarını sağlamak ve yaptıkları kötülükleri yapmaya devam ettirmek için uydurdukları iftiraları ile baş başa bırak.
Muhammed Esed
VE İŞTE böylece, Biz, hem insanlar hem de görünmez varlıklar içinden zihin çelmeyi amaçlayan yaldızlı/parlak yarı-hakikatleri ⁹⁸ birbirlerine fısıldayan şeytanî güçleri her peygambere düşman kıldık. Ama Rabbin dilemedikçe onlar bunu yapamazlardı: o halde, onlardan ve onların mesnedsiz hayallerinden uzak durun!
Mustafa Çavdar
Onlar birbirlerine insanları aldatmak için akıl çelici birtakım yaldızlı sözler fısıldamalarından dolayı görünür görünmez şeytanlar, her nebiye düşman oldular. Gerçi Rabbin seçme hakkı vermeseydi onu da yapamazlardı ya. Öyleyse onlardan ve uyduruk dinlerinden uzak dur! 4/60-120, 14/12-22, 16/63, 27/24, 47/24-25
Ahmet Tekin
Ey peygamber, senin karşına kıyasıya mücadele eden düşmanlar çıkardığımız gibi, biz her peygambere insanların ve cinlerin şeytanlarını, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlarını düşman haline getirdik. Bunlar, birbirlerini aldatmak için yaldızlı sözlerle vesvese verirler. Eğer Rabbinin sünneti düzeninin yasaları içinde iradesinin tecellisine uygun olsaydı onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
Mustafa İslamoğlu
Ve böylece Biz, görünür-görünmez şeytanları[¹¹⁰⁵] her nebiye düşman kıldık. Onlar aldatmak amacıyla birbirlerine yaldızlı yalanlar telkin ediyorlar.[¹¹⁰⁶] Ama eğer Rabbin isteseydi, onlar bunu yapamazlardı:[¹¹⁰⁷] o hâlde onlardan da, uyduruk teorilerinden de uzak dur!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve böyle her peygamber için insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Onların bazısı bazısına, aldatmak için sözün yaldızlısını telkin eder. Ve eğer Rabbin dilemiş olsaydı onu yapmazlardı, artık onları ve iftira eder oldukları şeyleri bırak.
Orhan Kuntman
(Ey Muhammed) İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık, onlar (halkı) aldatmak için birbirine yaldızlı sözler fısıldarlar, eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı! Onun için onları, uydurdukları şeylerle başbaşa bırak! (Bırak ki onlar belalarını bulsunlar)
Osman Fırat
İşte böylece biz her Nebiye insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbirlerine yaldızlı laflar fısıldarlar. Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O hâlde, onları iftiralarıyla baş başa bırak.
Şaban Piriş
Böylece, Biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Birbirlerini aldatmak için yaldızlı sözler telkin ederler, Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. Öyleyse onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
Satıraltı Meal (1534)
Anuñ gibi ḳılduḳ her peyġambere düşmanlar ādem şeyṭānlarından, cinşeyṭānlarından. Daḫı biri birine bıraġurlar yaman sözleri azdurmaġ‐ıçun ḫalḳı. Eger dilese‐y‐di Tañrı Ta‘ālā anı işlemezlerdi. Ḳo anları yalan sözleri bile.
Suat Yıldırım
Böylece biz her peygambere, insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Onlardan kimi kimine, aldatmak için birtakım yaldızlı sözler fısıldayıp telkin ederler. Eğer Rabbin dileseydi, bunu yapamazlardı. O halde onları, düzmekte oldukları yalanlarıyla baş başa bırak! [3, 184; 6, 34; 41, 43; 25, 31]
Süleyman Ateş
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Artık onları, uydurdukları şeylerle baş başa bırak.
Süleyman Tevfik (1927)
(Yâ Muhammed) Sana diğer rasûllere oldığı gibi insân ve cin şeytânlarından düşmanlar kıldık. Onlar süsli sözlerle birbirine ilkâ-yı gurûr iderler. Eğer rabbin dilese onlar bu düşmanlığı idemezlerdi. Onları ve iftirâlarını terk it (ehemmiyet virme).
Süleymaniye Vakfı
Her nebiye insan ve cin şeytanlarından, tıpkı bunlar gibi düşmanlar oluşturmuşuzdur. Bu, yaldızlı sözler fısıldayarak (yanlışlar içindeki o kimselerin) birbirlerini aldatmaları içindir. Rabbinin tercihi farklı olsaydı (zorlayıcı bir düzen kursaydı)[*] bunu yapamazlardı. Onları uydurduklarıyla baş başa bırak.
Ahmet Varol
Bu şekilde her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman ettik. Onlar aldatmak için, birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Sen onları uydurduklarıyla başbaşa bırak.
Ümit Şimşek
Her peygambere insan ve cin şeytanlarını Biz böylece düşman ettik ki, bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler ilham ederler. Eğer Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazdı; onun için sen onları uydurduklarıyla baş başa bırak.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte böyle, biz [her] peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. Bırak onları, düzdükleri iftiralarla baş başa kalsınlar;
Ali Bulaç
Böylece her peygambere, insan ve cin şeytanlarından bir düşman kıldık. Onlardan bazısı bazısını aldatmak için yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi bunu yapmazlardı. Öyleyse onları yalan olarak düzmekte olduklarıyla başbaşa bırak.
Ali Fikri Yavuz
Böylece biz her Peygambere, insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. O şeytanlar, aldatmak için birbirlerine lâfın yaldızlısını telkin ederler. Eğer Rabbin dileseydi bunu yapamazlardı. O halde, onları, uydurmakta oldukları yalanlarıyla başbaşa bırak.
Bahaeddin Sağlam
Ve böylece her peygambere, cin ve insan şeytanlarını düşman kıldık. (İnsanları) aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Eğer Rabbin dileseydi, onlar bunu yapamazdı. Artık onları ve iftiralarını kaale alma.
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi, onu da yapamazlardı. Artık onları, uydurdukları şeylerle baş başa bırak.