En'âm Suresi 123. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

123. Ayet

وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا ف۪ي كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِم۪يهَا لِيَمْكُرُوا ف۪يهَاۜ وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

İşte böyle, her memlekette günahkârları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekârlık etsinler. Hâlbuki onlar hilekârlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve böylece her şehirde, hileler, düzenler kursunlar diye o şehrin günahkarlarını büyülttük, yücelttik, onlar ancak kendilerine karşı hilekarlıkta bulunurlar ama bilmezler.

Besim Atalay (1965)

Yine böyle, her şehirde, şehrin büyüklerini, günah yapar olanlardan yarattık, orada aldatırlar, onlar yalnız kendilerin aldatır da bilmezler

Cemal Külünkoğlu

Ve işte böylece biz, her kasaba ve şehrin büyüklük taslayan (varlıklı) günahkârlarını -orada hileli düzenler kursunlar diye- (fırsat verip) oranın ileri gelenleri durumuna getirdik. Oysa onlar, hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun farkına varmazlar.

Cemil Said (1924)

Böylece ahâlîsi mücrim olan her karyenin ekâbirini fısk ile âlûde itdik. Hîle ile hareket idiyorlar, fakat yalnız nefîslerini aldatıyorlar ve yapdıklarını bilmiyorlar.

Diyanet Vakfı

Böylece biz, her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için, günahkârlarını liderler yaptık. Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.

Edip Yüksel

Her ülkenin önde gelen suçlularına, orada hile ve entrika yapmaları için izin verdik. Aslında kendilerinden başkasını kandırmıyorlar. Ama farkında değiller.

Elmalılı Hamdi Yazır

Böyle her karyede de mücrimlerinin büyüklerini mevki'de bulundurmaktayızdır ki orada mekir yapsınlar, halbuki bunlar, mekri başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Böylece, her kentte ileri gelenleri, oranın suçluları yaptık ki, orada hileler çevirsinler. Halbuki bunlar, kötülüğü başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar.

Emrah Demiryent

Biz (imtihân gereği) her memleketin önde gelen mücrimlerine, (kendi tercihleri üzere) orada (hakka/hakikate karşı) hile peşinde koşma imkânı vermişizdir. Ama onlar farkında olmadan yalnız kendilerini aldatırlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

Böylece her kentin ve ülkenin ekâbirini (zenginlerini ve idarecilerini) oranın mücrimleri (kötüleri) kıldık (ve bir müddet fırsat tanıdık) ki, orada (halka) hile yapsınlar (ve şeytani düzenler kursunlar!..) Halbuki onlar aslında kendilerinden başkasına hile yapmıyorlar, (kendi sonlarını hazırlıyorlar) ama farkında değillerdir.

Erhan Aktaş

Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun bilincinde değiller.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ancılayın eyledük her bir köyde uluları yazuķluları anuñ tā yavuz saña lar anuñ içinde daħı yavuz śanmazlar illā gendüzilerine daħı bilmezler.

Hasan Basri Çantay

(Mekkede olduğu gibi) her şehir ve kasabada da oraların günahkârlarını, o yerlerde hıylekârlık etsinler diye, büyük (tanınmış) adamlar (dan) yapdık. Halbuki onlar hıylekârlığı (başkasına değil) ancak kendilerine yaparlarda farkında olmazlar.

Hayrat Neşriyat

Ve böylece, her şehirde oranın günahkârlarını, ileri gelenler kıldık ki, orada(insanları, îmandan men' etmek için kendilerince) tuzak kursunlar! Hâlbuki ancak kendilerine tuzak kurarlar da farkına varmazlar.

İhsan Aktaş

Ve böylece biz, her ülkede (büyüklük taslayan, kibirlenen ve kendilerini imtiyazlı gören) oranın ileri gelenleri, oralarda hileler çevirip (halkı) aldatmalarından ötürü oranın suçluları kıldık (suçlu olduklarına hükmettik). Oysa (hileler ve düzenler kurup halkı aldatanların) çevirdikleri entrikalar, yalnız kendi aleyhlerine olur da, farkına varmıyorlar.*

İlyas Yorulmaz

Böylece her yerleşim yerindeki, günahkâr davranan seçkinlerine, istedikleri gibi hileler yapmalarına olanak sağladık. Yaptıkları hileler ancak kendi nefislerini aldatıyor, ama bunun farkında değiller.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun gibi, her kentte suçlu olan büyük adamları başa getirttik ki herkesi aldatsınlar diye. Oysa ki onlar kendi kendilerini aldatırlar, yine de bunu ayırt edemezler.

İsmail Hakkı İzmirli

Bunun gibi [⁶] her kasabada birtakım büyük şahıslar, günahkâr yaptık [⁷]; ta ki orada mekr ve hilede bulunsunlar [⁸]. Halbuki onlar yalnız kendilerine mekr ve hilede bulunurlar da farkında olmazlar.

İsmail Yakıt

Biz böylece, her beldenin günahkârlarını önde gelen kişiler [ekâbir], olma fırsatı veririz. Sonunda onlar orada (iktidarlarını devam ettirmek için) tuzak kurmayı tercih ederler⁴⁰. Aslında onlar sadece kendilerine tuzak kuruyorlar [yemkurûn] ama farkında/bilincinde değiller.

Kadri Çelik

İşte (karanlıklarda kaldıkları için), her ülkede bir takım ileri gelen suçlular da karar kıldık ki orada hilede bulunsunlar. Oysa yalnız kendilerine hilede bulunurlar da farkında değiller.

Abdullah Parlıyan

İşte bunun gibi, her ülkenin önde gelenlerini, hile ve entrika peşinde koşan suçlular durumuna sokarız. Ama çevirdikleri entrikalar, yalnız kendi aleyhlerine olur da, onu anlamazlar.

Kuran Yolu

Bunun gibi biz, her ülkede suçlu ve günahkârların elebaşılarına, orada entrika peşinde koşma imkânı vermişizdir. Ama onlar farkında olmadan yalnız kendilerini aldatırlar.

Mahmut Kısa

İşte böylece Biz, her ülkede büyüklük taslayan varlıklı, küstah ve şımarık insanları, oranın en kötü ve ensuçlu kişileri yaparız; çünkü kanını emdikleri mazlum halk tarafından alaşağı edilmemek için, orada hile ve entrikalar çevirip dururlar. Kendini beğenmiş kibirli yöneticiler, yaptıkları her işin doğru olduğunu zanneder, öğüt ve uyarılara kulak vermezler. Bu yüzden de, sürekli fesat çıkarır, entrikalar çevirip dururlar. Oysa bu yaptıkları hile ve entrikalarla ancak kendilerini tuzağa düşürmüş olurlar, fakat bunun farkında değiller. Zira yaptıkları her kötülük, yarın Diriliş Gününde cehennem azabı olarak karşılarına çıkacaktır. Üstelik, halka ve ülkeye verilen zarar, herkesten önce oranın yönetici ve zenginlerine verilmiş zarar demektir. Bakın bu kibirli insanlar, Allah’ın kitabı karşısında nasıl bir tavır sergiliyorlar:

Mahmut Özdemir

İşte böyle, her şehirde oranın suç işleyenlerini ekâbir (büyükler) yaptık; orada tuzak kursunlar! Hâlbuki sadece kendilerine tuzak kuruyorlar; bilincinde olmuyorlar.

Mehmet Çakır

Biz de her şehirde, bu gibileri kullanarak bir takım suç ağalıkları oluştururuz. Bunlar, halkı oyuna getirip dolandırırlar. Aslında dolandırılanlar içinde kendileri de vardır ama, bunun farkında değillerdir.

Mehmet Çoban

Böylece biz şehrin günahkârlarını bozguncuların lideri olmasına fırsat veririz. Bozgunculukta azdıkça azarlar. Böyle yaparak sadece kendilerini aldattılar ama farkında değillerdir.

Mehmet Okuyan

Böylece biz her şehirde oranın suçlularını liderler yaptık; [*] sonunda oralarda bozgunculuk yapmayı tercih ederler. Onlar, kendilerinden başkasını aldatamazlar; (fakat) farkında olmazlar. [*]

Mehmet Türk

Tıpkı bunlar gibi, her (kâfir) memleketin en günâhkârlarını (onların başına belâ olmaları için) oranın ileri gelenleri kıldık. Böylece onlar, farkına varmadan sadece kendilerini aldattılar.¹

Muhammed Esed

Ve işte böylece her ülkenin önde gelenlerini, hile ve entrika peşinde koşan suçlular durumuna sokarız: ¹⁰⁹ ama çevirdikleri entrikalar yalnız kendi aleyhlerine olur; ve onu da anlamazlar.

Mustafa Çavdar

Ve böylece, her memlekette oranın günahkâr ileri gelen büyükleri orada entrikalarla iş başına gelirler, yaptıkları hile ve tuzakları kendi başlarına geçer de bunun farkında olmazlar. 8/30, 17/16, 21/70, 27/48...51, 52/42

Ahmet Tekin

Senin İslama davetine karşı savaş açan fasıkları, müşrikleri Mekkede güç-kuvvet, servet ve iktidar sahipleri haline getirdiğimiz gibi, İslama planlı cephe alarak müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştıran, yok eden suçluları her ülkede büyük servet, güç ve iktidar sahipleri haline getirdik. Onlar bulundukları ülkelerde halkı hak yoldan uzaklaştırıyor, aldatıyor, asılsız iddialarını, soygun düzenlerini yürütmeyi sürdürüyorlar. Gerçekte onlar kendilerini ve birbirlerini aldatmaya devam ediyorlar. Bunun farkında değiller.

Mustafa İslamoğlu

Ve böylece her ülkede, entrika ve hile düzenini kuran düzenbaz suçluları oranın el üstünde tutulan kimseleri yaparız: Fakat çevirdikleri entrikalar yalnız kendi aleyhlerine olur da, onu dahi anlamazlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve böylece her bir beldede günahkârlarını büyükler kıldık ki, orada hilede bulunsunlar. Halbuki, onlar hilekarlık yapmazlar, ancak kendilerine yapmış olurlar da farkına varamazlar.

Orhan Kuntman

(Mekke'de olduğu gibi) Biz, her beldede de, günahkar kimseleri (hikmetimiz gereği) elebaşılar kıldık ki, o beldede (rahatça) hilede bulunsunlar! (Mevkilerine güvenerek, halkı yoldan çıkarmaya çalışsınlar.. onlara böyle fırsat verilmesi aslında imtihandır, aşırı gidenlerinin daha fazla azaba hak kazanmalarına bir sebep teşkil edecektir) Çünkü, onlar sadece kendilerini aldatmış olurlar, (onların hilelerine, aklı başında olanlar kanmazlar, kendileri küfür bataklığına saparlar bunun) farkına da varmazlar.

Osman Fırat

Böylece her beldenin büyüklerini, oranın suçluları yaptık ki, orada tuzak kursunlar (her kentin ileri gelenlerine, tuzak kurmaları için fırsat verdik). Onlar kendilerinden başkasına tuzak kurmuyorlar, ama farkında değiller.

Şaban Piriş

Keza her memleketin suçlularını, orada hile düzmeleri için iş başına getirdik. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkında olmazlar.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı anuñ gibi ḳılduḳ her şehrde yaman kişilerüñ ulularını mekr eylemeg‐içün içinde. Daḫı anlar mekr eylemezler illā nefslerine, daḫı anlar bilmez‐ler.

Suat Yıldırım

Mekke'de olduğu gibi her şehirde de ileri gelen mücrimleri, yüksek mevkilerde bulundururuz ki oralarda hîleler çevirsinler. Onlar böyle yapmakla kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar. [17, 16; 34, 34-35; 43, 23; 71, 22; 34, 31-33; 29, 13; 16, 25]

Süleyman Ateş

Böylece her kentin büyüklerini, oranın suçluları yaptık ki, orada tuzak kursunlar (her kentin ileri gelenlerine, tuzak kurmaları için fırsat verdik). Onlar kendilerinden başkasına tuzak kurmuyorlar, ama farkında değiller.

Süleyman Tevfik (1927)

Mekke'de mücrimleri ekâbir (ruesâ) kıldığımız gibi her karyede mücrimlerini ekâbir kıldık ki (îmândan imtinâ'ları içün) halka mekr ve hîle iderler. Onlar ancak kendi nefislerine mekr iderler (aldadırlar) ve bunı bilmezler.

Süleymaniye Vakfı

İşte böyle; her kentin günahkârlarını oranın büyükleri haline getiririz ki tuzaklar kursunlar. Aslında tuzakları kendilerine kurarlar ama farkında olmazlar.

Ahmet Varol

Bu şekilde her kentin suçlularını orada hile yapsınlar diye ileri gelen kimseler kıldık. Onlar gerçekte ancak kendilerine hile yapmaktadırlar ama bunun bilincinde değiller.

Ümit Şimşek

Mekke'de olduğu gibi, her beldede Biz oranın mücrimlerini, tuzaklarını kurmalarına fırsat vermek için, büyük mevkilere getirdik. Aslında onlar kendilerine tuzak kuruyorlar da farkına varmıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz bu şekilde her kentte/her medeniyette kodamanları, o kent ve medeniyetin suçluları yaptık ki, orada oyunlar tezgâhlayıp tuzaklar kursunlar. Aslında onlar öz benliklerinden başkasına oyun oynamıyorlar ama farkında değiller.

Ali Bulaç

Böylece biz, her ülkenin önde gelenlerini -orada hilelidüzenler kursunlar diyeoranın suçlu-günahkarları kıldık. Oysa onlar, hileli-düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun şuuruna varmazlar.

Ali Fikri Yavuz

Mekke'de olduğu gibi, her beldede de en büyük günâhkârları (mücrimleri yüksek) mevkide bulunduruyoruz ki, orada hile yapsınlar. Halbuki onlar, hileyi ancak kendilerine yapıyorlar da farkında değillerdir.

Bahaeddin Sağlam

Ve böylece her kent için mücrim(zalim)lerinden başkanlar kıldık. Nihayet onlar (oraların ahalilerine) tuzaklar kurarlar. Fakat asıl olarak ancak kendilerine tuzaklar kurarlar ve farkında değiller.

Bayraktar Bayraklı

Böylece biz her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için günahkârlarını liderler yaptık. Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.