23. Ayet
ثُمَّ لَمْ تَكُنْ فِتْنَتُهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا وَاللّٰهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِك۪ينَ
Sonunda onların manevraları, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz (O’na) ortak koşanlar değildik” demelerinden başka bir şey olmayacaktır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
ثُمَّ لَمْ تَكُنْ فِتْنَتُهُمْ اِلَّٓا اَنْ قَالُوا وَاللّٰهِ رَبِّنَا مَا كُنَّا مُشْرِك۪ينَ
Sonunda onların manevraları, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz (O’na) ortak koşanlar değildik” demelerinden başka bir şey olmayacaktır.
Sonra onlar ancak Rabbimiz Allah, sana andederiz ki biz şirk koşanlardan değildik demekten başka bir özür serdedemezler.
O zaman çare yoktur, yalnız diyecekler ki: «Ey Tanrımız, ant içeriz, eş koşmuş olanlardan değiliz bizler»
Sonra onların: “Rabbimiz Allah'a yemin ederiz ki, bizler müşriklerden değildik,” demekten başka çareleri kalmayacak.
O zamân "Vallâhi biz işrâk itmedik" sözünden gayri ne diyecekler.
Sonra onların mazeretleri, «Rabbimiz Allah hakkı için biz ortak koşanlar olmadık!» demekten başka bir şey olmadı.
Onların tek savunması şu olacak: "Rabbimiz ALLAH'a andolsun ki biz ortak koşmadık."
Sonra başka fitnelik edemiyecekler sade şöyle diyecekler: Rabbimiz Allaha yemin ederiz: Vallahi bizler müşrik değil idik
Sonra, (Onlar): "Rabbimiz, Allah'a yemin ederiz ki, biz müşriklerden değildik" demekten başka bir özür bulamayacaklar.
(Bu suâlimizden) sonra (onlar, kendilerini temize çıkarma telaşına düşecekler ve) “Rabbimiz olan Allah’a yemin ederiz ki, biz müşriklerden değildik” demekten başka bir mazeret bulamayacaklar.
(Bundan) Sonra onların: "Rabbimiz olan Allah’a andolsun ki, biz müşriklerden değildik (zalim güçleri oyalamak ve onlara yaranmak için böyle hareket ettik)" demelerinden başka bir fitneleri (kurtuluş bahaneleri) olmayacak (ve kalmayacaktır).
Sonra başvurdukları fitne¹ “Rabb'imiz Allah'a ant olsun ki, biz müşriklerden değildik.” demelerinden başka bir şey olmadı.
andan olmadı śınamaġı anlaruñ meger anlaruñ kim eyittiler “Tañrı içün çalabumuz olmaduķ biz ortaķ eyleyiciler.”
(Bu suâlden) sonra (gûyâ kurtulabilmeleri için) onların (baş vuracakları) fitne: «Rabbimiz olan (Sen) Allaha andederiz ki biz eş tutanlardan değildik» demelerinden başka (bir şey) olmadı (olmayacakdır).
Sonra, “Rabbimiz! Vallâhi, biz müşrik kimseler değildik!” demelerinden başka (o gün bir) fitnelikleri (cevabları) olmayacak!
Sonra (kurtuluş için) özürleri mevcut olmayıp sadece şöyle diyeceklerdir:“- Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki, (dünyada iken itikat ve düşücemize göre) biz şirk koşanlardan değildik (yani kendimizi muvahhid ve doğru yolda biliyorduk)”*
Sonra onları yanıltan, aldatan şey (dünyada iken müşrik oldukları halde) “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki biz müşriklerden değildik “ diye söyledikleri sözleri olmuştur.
Sonra onların kaçamak olarak söyliyebilecekleri ancak şu olacaktır: "Ey çalabımız! Sana and olsun ki bizler sana eş koşmadık."
Bundan sonra «Rabbimiz Allah hakkı için [²] bizler müşrik değilleriz.» demeden başka onların hiçbir mazeretleri bulunmaz.
Sonra da onların, “Rabbimiz Allah’a andolsun ki, biz ortak koşanlar değildik” demekten başka çareleri [fitnetuhum] yoktur.
Sonra, “Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki bizler şirk koşanlar değildik” demekten başka çare bulamazlar.
Bunun üzerine çaresiz bir şaşkınlık içinde, “Rabbimiz sana yemin ederiz ki, senden başka kimseye ilahlık yakıştıranlardan değildik” diyeceklerdir.
Sonra onların mazeretleri “Rabbimiz Allah’a andolsun ki biz ortak koşanlar olmadık” demekten başka bir şey olmadı.
Bunun üzerine onların, sahte mâzeretler öne sürerek, “Rabb’imiz Allah’a yemin olsun ki, biz O’na asla ortak koşmuş değiliz!” demekten başka bir çareleri kalmayacak.
Yine onların fitnesi ancak “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki müşrikler (ortak koşanlar) değildik!” demeleri oldu.
Sonra: “ Vallahi efendim biz ortakçı falan değildik “ demekten başka çareleri kalmayacak.
Gerçekler karşısında çaresiz kaldıklarında onların mazeretleri: "Ey Rabbimiz! Allah hakkı için biz ortak koşanlar değildik!" demekten başka bir şey olmayacak.
Sonra “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki [*] biz ortak koşanlar değildik.” demekten başka onların mazeretleri olmayacak.
Sonra (o gün onların): “Rabbimiz olan Allah’a yemin ederiz ki biz, müşriklerden değildik.” demekten başka bir çareleri olmayacak.
Bunun üzerine, çaresiz bir şaşkınlık içinde, ancak, “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki O’ndan başka bir şeye ilahlık izafe et[mek iste]medik!” ¹⁶ diye(bile)ceklerdir.
Sonra onların hilesi, “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki biz ortak/şirk koşanlardan değildik.” demekten başka bir şey olmayacaktır. 58/18
Sonra onlar inkârlarının ve yalana cüretlerinin sebep olduğu azabı gördüklerinde: “Rabbimiz Allah'a yemin ederiz ki, biz ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan müşriklerden değildik" demekten başka bir mazeret ileri süremeyecekler.
Bunun ardından, “Rabbimiz Allah’a yemin olsun ki, bizim amacımız O’na ortak koşmak değildi”[¹⁰²⁸] demekten başka bir numara düşünemeyecekler.
Sonra onların hilesi, «Vallahi ey Rabbimiz! Bizler müşriklerden olmadık,» demekten başka olmayacak.
Bu soru karşısında onların (azaptan kurtulacaklarını sanarak) baş vuracakları mazeret (özür) "Ey Rabbimiz, Allah'a andolsun ki, bizler müşriklerden değildik" sözünden ibaret olacak. (Oysa onlar dünyadayken, Rablerine ortak koşup putlara tapıyorlardı)
Sonra onların: "Sadece; vallahi rabbimiz biz ortak koşanlar değildik. " demeleridir.
Fakat onların şaşkınlıkları ile (cevapları) Rabbimize Vallahi, şirk koşanlardan değildik” demekten başka bir şey olmayacaktır.
Andan ṣoñra degül‐idi anlaruñ fitnesi, illā eyitmek Tañrı ḥaḳḳı‐çun ki bi‐züm Çalabumuzdur biz müşrik degül‐idük.
Sonra onların şirklerinin vardığı son nokta, (sığınacakları tek yalancı özrü) “Rabbimiz Allah hakkı için, vallahi biz müşrik değildik! ” demekten ibaret olacaktır.
Sonra onların: "Rabbimiz Allah'a andolsun ki biz ortak koşanlar değildik." demelerinden başka çareleri kalmadığı (gün);
Sonra onların serd idecekleri ma'zeretleri olmadığından: "Vallâhi Yâ Rabbî! Biz müşriklerden değildik" dirler.
Onları sıkıntıya sokan şey (dünyadaki) şu sözleri olacaktır: “Rabbimiz Allah’a yemin ederiz ki bizler müşrik değiliz.”
Sonra: "Rabbimiz olan Allah'a yemin olsun ki, biz Allah'a ortak koşanlar değildik" demekten başka bir kaçamak bulamazlar.
Onların ise, “Rabbimiz Allah'a and olsun ki biz müşrik değildik” demekten başka bir kaçamakları olmaz.
Sonunda şunu söylemekten başka bahaneleri kalmaz: "Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki, biz, ortak koşanlar değildik."
(Bundan) Sonra onların: 'Rabbimiz olan Allah'a and olsun ki, biz müşriklerden değildik' demelerinden başka bir fitneleri olmadı (kalmadı.)
Sonra (kurtuluş için) özürleri mevcut olmayıp sadece şöyle diyeceklerdir: “- Rabbimiz olan Allah'a yemin ederiz ki, biz, müşriklerden değildik.”
Sonra, “Rabbimiz olan Allah’a and içeriz ki, biz müşrik değildik” demekten başka çareleri olmaz. [Çaresizlikten dolayı yalandan başka bir iş beceremezler.]
Sonunda şunu söylemekten başka bahaneleri kalmaz: “Rabbimiz Allah'a yemin olsun ki, ortak koşanlardan değildik.”