Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Ben, sizin yalan saydığınız apaçık, bellibeyan deliline uydum Rabbimin. Çabucak gelmesini istediğiniz azap da benim elimde değil. Hüküm, ancak Allah'ın, doğruyu haber veren odur ve odur ayırt edenlerin en hayırlısı.
Besim Atalay (1965)
Diyesin ki: «Ben, bana Tanrım katından gelen hüccet üzreyim, onu yalanladınız, ivdiğiniz nesne, elinde değil, hüküm ancak Allahın, hak olanı hükmeder, hayırlısı odur hükmedenlerin»
Cemal Külünkoğlu
(Yine) de ki: “Ben Rabbimden gelen kesin bir delile dayanıyorum, siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz azap da benim yetkimde değildir. Hüküm, yalnız ve yalnız Allah'a aittir. O hakikati haber verecektir. Zira O. (Hak ile batıl arasında) en iyi hükmü verendir.”
Cemil Said (1924)
56, 57, 58. Ânlara di ki: "Allâh’dan gayri sizin tapdıklarınıza tapmak bana memnû’dur. Eğer sizin hevânıza ittibâ’ idder isem dalâlete sapar, hidâyetden mahrûm olurum. Rabbimin âyât-ı mübeyyinesini işhâd itdiğim vakit tekzîb idiyorsınız. Âzâbın ta’cîli benim iktidârım dâhilinde değildir. Hüküm Allâh’ındır, hükmü hakdır, en hayırlı hâkim odur. Eğer sizin vukû’ını isti’câl itdiğiniz ’azâb benim yed-i kudretimde olsa idi sizin ile benim beynimizdeki da’vâ hitâm bulurdı. Allâh zâlimleri bilür."
Diyanet Vakfı
De ki: Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O hakkı anlatır ve O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Edip Yüksel
De: "Ben Rabbimden bir delile dayanmaktayım. Siz ise onu yalanladınız. Ona meydan okuyarak istediğiniz şeyi getirmek benim elimde değil. Hüküm, ancak ve ancak ALLAH'ın. Gerçeği anlatıyor. O, en iyi ayırandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki ben rabbımdan bir beyyine üzerindeyim, siz ise onu tekzib ettiniz, acele istediğiniz azâb benim elimde değil, huküm ancak Allahındır, o hakkı anlatır, hem o da'va fasledenlerin en hayırlısıdır
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım, siz ise onu yalanladınız. O çabuk gelmesini istediğiniz azab benim elimde değildir, hüküm ancak Allah'a aittir, gerçeği O anlatır ve O, hakkı bâtıldan ayırdedenlerin en hayırlısıdır".
Emrah Demiryent
De ki: “Ben Rabbimden gelen kesin bir delile (hakkı bâtıldan ayıran Kur’ân’a/vahye) dayanıyorum, siz ise onu yalanladınız. Bir an önce gerçekleşmesini istediğiniz şey (azap) benim yetkimde değildir. Hüküm vermek yalnızca Allah’a aittir. O hakkı buyurur. O, hakkı bâtıldan ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
Abdullah-Ahmet Akgül
De ki: "Ben, gerçekten Rabbimden kesin bir belge (Kur’an-ı Kerim) üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Sizin kendisine acele ettiğiniz (azap) yanımda (ve Benim kararımda) değildir. Hüküm yalnızca Allah’ındır. O, sadece Hakk olanı anlatır ve O, (yararlıyı ve zararlıyı) ayırt edenlerin en hayırlısıdır."
Erhan Aktaş
De ki: “Ben, Rabb'imden açık bir kanıt üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acelece istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm ancak Allah'a aittir. Zira O, hakkı anlatır. Ve O, ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
Eski Anadolu Türkçesi
eyit: “bayıķ ben ḥüccet üzereven çalabumdan daħı yalan duttuñuz anı. degül benüm ķatumda ol kim iversiz aña degül hükm illā Tañrı’nuñ hükm eyler ḥaķķı daħı ol hükm eyleyicilerüñ yįġregidür.”
Hasan Basri Çantay
De ki: «Şübhesiz ben Rabbimden apaçık bir hüccetin (tam) üstündeyim. Siz ise onu yalan saydınız. Sizin çarçabık (gelmesini) istemekde olduğunuz (azâb) benim yanımda değildir. Hüküm de Allahdan başkasının değildir ki doğruyu O haber verir ve O, ayırd edenlerin en hayırlısıdır».
Hayrat Neşriyat
De ki: “Şübhesiz ben, Rabbimden (gelen) apaçık bir delil üzereyim; hâlbuki (siz)onu yalanladınız. Kendisini acele istemekte olduğunuz şey (o azab) yanımda değildir.Hüküm ancak Allah'ındır. (O,) hakkı anlatır ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
İhsan Aktaş
De ki: “Şüphesiz, ben Rabbimden gelen açık bir belge üzereyim (Rabbimden gelen bir kanıta dayanmaktayım); Siz ise onu yalanladınız! (Bilgisizliğiniz yüzünden) bu kadar şiddetle arzuladığınız şey benim elimde değil. Bütünüyle idare ve hakimiyet, ancak Allah’a aittir. O (size) tüm gerçekleri açıklıyor. Ve o (hakkı bâtıldan, iyiyi kötüden, doğruyu eğri ve yanlıştan) ayırt edenlerin (her konuda doğru hüküm verenlerin) en hayırlısıdır.
İlyas Yorulmaz
Deki “Ben, Rabbim den gelen kesin doğru delillerle hareket ettiğim halde, siz bu açık delilleri yalanlıyorsunuz. Sizin benden acil olarak istediğiniz (mucizeler veya azap) benim elimde değil. Bu konuda kesin hükmü veren Allah’dır. Doğru olanı anlatan O dur. Çünkü O, doğru ile yanlışı ayıranların en hayırlısıdır.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
De ki: "Gerçekten ben de çalabımın bildirdiği apaçık bir belge var Siz ise bu belgeyi yalan sayıyorsunuz. Çarçabuk olmasını istediğinizi yapmak benim elimde değil. Ne de olsa yarlıgayacak olan yalnız Allah’tır. Doğruyu bildiren de Odur. Ayırt edicilerin yey olanı da Odur.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara de ki «bende Rabbim tarafından bildirilmiş apaçık bir hüccet vardır [⁴]. Siz ise onu yalan saydınız. Sizin çabucak istediğiniz azap elimde değildir. Hüküm ancak Allah/ındır, O, doğruyu haber verir, O, doğruyu eğriden ayıranların en iyisidir».
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) De ki: “Muhakkak ki Ben Rabbimden gelen açık bir delil üzerindeyim. Siz de onu yalanladınız. Sizin acele isteyip durduğunuz (azap) benim katımda/ yanımda değildir.¹⁹ Hüküm ancak Allah’ındır. Gerçeği O anlatır. O, hükmüyle haklı haksızı ayıranların [fâsılîn] en hayırlısıdır.”
Kadri Çelik
De ki: “Ben Rabbimden apaçık bir delile dayanmaktayım. Hâlbuki siz onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap ise) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O gerçeği anlatır ve O (hakkı batıldan) ayırt edenlerin en hayırlısıdır.”
Abdullah Parlıyan
De ki: “Bakın, ben Rabbimden gelen gerçekleri ortaya koyan, açık bir belge üzereyim ve siz O'nu yalan saydınız. Çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim yanımda değildir. Bütünüyle idare ve hakimiyet, ancak Allah'a mahsustur. O size tüm gerçekleri açıklıyor. Çünkü hak ile batıl arasında, en iyi hüküm veren O'dur.”
Kuran Yolu
De ki: “Şüphesiz ben, rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Çabucak gelmesini istediğiniz (azap) benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah’ındır ve Allah hakkı anlatır; O, doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Mahmut Kısa
Sözlerine devamla de ki: “Bakın, ey kâfirler! Ben, Rabb’im tarafındangönderilen apaçık bir delile, Kur’an’a dayanmışım. Fakat siz onubile bile inkâr ettiniz. Sizin alay ederek bir an önce gelmesini istediğiniz o ilâhî azâbı getirmek benim elimde değildir. Zira her konuda olduğu gibi, bunda da karar verme ve hükmetme yetkisi, yalnızca Allah’a aittir. Allah ise, en doğru, en âdilâne hükmü verir ve ancak hakîkati dile getirir. Çünkü O, hak ile bâtıl arasında hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Mahmut Özdemir
De ki: -“Ben, rabbimden gelen bir beyyine (açık belge) üzerindeyim. Onu da yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim elimde değildir. O Ayıranlar’ın en hayırlısı iken, Hüküm ancak Hakk’ı (Gerçeği) kıssa olarak anlatan Allah’ındır”.
Mehmet Çakır
De ki: “Ben, Rabb’imin size göre yalan, bana göre gayet açık ifadelerine dayanıyorum. Sizin ivedilikle istediğiniz şeyler benim elimde değil. Nihaî kararı sadece Allah verir. O şimdi, baş savcı olarak gerçekleri sadece öykünüyor. “
Mehmet Çoban
De ki: "Ben Rabbimden apaçık bir delil üzerindeyim. Siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim yanımda değildir. Hüküm vermek yalnız Allah’a aittir. O gerçeği anlatır ve doğruyu yanlışı ayırt edenlerin en hayırlısıdır!"
Mehmet Okuyan
De ki: “Şüphesiz ki ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanmaktayım; siz ise onu yalanladınız. Acele gelmesini istediğiniz (gün) benim yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O gerçeği anlatır [*] ve O doğru hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”
Mehmet Türk
(Ve devamla): “Ben Rabbimden (gelen) apaçık bir delile dayanıyorum ama siz, onu yalanlıyorsunuz. Sizin acele gelmesini istediğiniz (azabı) getirmek benim elimde değil. Hüküm vermek sadece Allah’a aittir. Ayırt edici hükmü verenlerin en hayırlısı olarak, hakkın takipçisi sadece O (Allah)’tır.” de.
Muhammed Esed
De ki: “Bakın, ben Rabbimden gelen açık bir kanıta dayanmaktayım; ve [bu şekilde] siz O’nu yalanlamış oluyorsunuz! [Bilgisizliğiniz yüzünden] bu kadar şiddetle arzuladığınız şey benim elimde değil: ⁴⁷ Hüküm ancak Allah’a aittir. O hakikati ilan edecektir, çünkü [hak ile bâtıl arasında] en iyi hüküm veren O’dur”.
Mustafa Çavdar
Ve yine de ki: “Ben, Rabbimden gelen apaçık belgeye Kuran’a dayanmaktayım. Ve siz de bunu yalanlamış durumdasınız. Sizin acele gelmesini istediğiniz azap benim elimde değil, hüküm yalnızca Allah’a aittir. Gerçek hükmü O verir, zira O hak ile batılın arasını ayıranların en iyisidir.” 11/17-63, 47/14, 21/24, 18/26, 22/56
Ahmet Tekin
“Ben Rabbimden gelen apaçık hak bir delile, şeriata dayanıyorum. Siz ise onu yalanladınız. Küstahça çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim elimde değil. Hükümranlık, yargı ve icra yalnızca Allah'a aittir. O hakkı, doğruları, sorumluluk konularını anlatır, gerekçeli, hikmete dayalı, âdil icraat yapar. O, hakkı bâtıldan ayırt edenlerin, doğru hüküm verenlerin, isabetli icraat yapanların en hayırlısıdır." de.
Mustafa İslamoğlu
De ki: “Çünkü ben Rabbimden gelen açık bir delile dayanmaktayım; ve siz bu tavrınızla onu da yalanlamış bulunuyorsunuz; sizin acele gerçekleşmesini istediğiniz şey (de) benim elimde değil. Hüküm yalnızca Allah’a aittir. O, hakikati haber verecektir; zira (hak ile bâtıl arasında) en iyi hükmü O verir.”
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Ben şüphesiz Rabbimden bir beyyine üzerindeyim. Siz ise O'nu tekzîp ettiniz. Sizin alelacele istediğiniz şey benim yanımda değil, hüküm ise ancak Allah'ındır. Hakkı o beyan eder ve o ayırdedenlerin en hayırlısıdır.»
Orhan Kuntman
De ki: Şüphe yok ki ben, Rabbimden gelen (Allah'ın birliğini ilan eden, hak ile batılı ayırd eden) apaçık bir delilin (Kıır'an hükümlerinin) üzerindeyim, siz ise onu yalan saydınız! (Rabbinize ortak koşmakta devam ettiniz ve sizi azapla uyardığım zaman da "Sen peygambersen gökten başımıza taş yağdır, bize o azabı getir" -Enfal/32- diye alay da ettiniz oysa) Sizin acele gelmesini istediğiniz azap benim elimde değildir, hüküm ancak Allah’ındır. Kuşkusuz O, hakkı (gerçeği, şirk ve küfürde direndiğiniz takdirde azaba uğrayacağınızı) haber verir, (bu haberi ise elbet gerçekleşecektir, fakat onu dilediği zaman indirecektir) O, hakkı batıldan ayıranların (hüküm verenlerin) en hayırlısıdır! (Azabı, hak edenin başına tam zamanında indirir)
Osman Fırat
De ki: "Ben, Rabbimden (gelen) açık bir delil üzerindeyim. Siz ise onu yalanladınız. Acele istediğiniz (azâb) da benim yanımda değildir. Hüküm vermek, yalnız Allah’a âittir. (O) gerçeği anlatır ve O, ayırdedenlerin en hayırlısıdır. "
Şaban Piriş
Ve yine de ki:-Ben, Rabbimden gelen apaçık bir belge üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Sizin çabucak gelmesini istediğiniz şey benim yanımda değildir. Hüküm yalnız Allah'a aittir. O ayıranların en hayırlısı olarak gerçeği anlatır.
Satıraltı Meal (1534)
Eyit yā Muḥammed: Taḥḳīḳ ben doġru yol üstine‐men Çalabumdan.Siz yalanladuñuz anı, ya‘nī Ḳur’ānı. Benüm ḳatumda yoḳdur siz tizletgen‘aẕāb. Ḥükm degüldür, illā Tañrınuñ. Ḥükm eyler ḥaḳḳı. Daḫı ol yigregidürḥaḳḳı bāṭıldan ayırıcılaruñ.
Suat Yıldırım
De ki: “Ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanmaktayım. Siz ise, onu yalan saydınız. Gelmesi için acele ettiğiniz azap da benim elimde değildir. Azabı çabuklaştırmak veya ertelemek hakkındaki hüküm, ancak Allah'ındır. O doğru haber verir. O doğruyu eğriden ayırt edenlerin, hükmedenlerin en hayırlısıdır. ”
Süleyman Ateş
De ki: "Ben, Rabbimden (gelen) açık bir delil üzerindeyim. Siz ise onu yalanladınız. Acele istediğiniz (azab) da benim yanımda değildir. Hüküm vermek, yalnız Allah'a aittir. (O) gerçeği anlatır ve O, (davayı çözüp) ayırdedenlerin en iyisidir."
Süleyman Tevfik (1927)
Di ki "Rabbimden âşikâr delîl ve hüccet olan Kur'ân ve vahiy ile rasûlüm. Siz onı (benim risâletimi) tekzîb idersiniz. (Bu hâlinizle 'azâbı isti'câl itmiş olursunuz). İsti'câl iylediğiniz 'azâb benim elimde değildir. Onun 'acele ile vukû'ı ve yâhud geç kalması Allâh'ın hükmüyledir. Hak olarak O hükmeder ve hüküm idenlerin hayırlısı O'dur."
Süleymaniye Vakfı
De ki “Ben Rabbimden gelen apaçık bir delile dayanıyorum ama siz yalan yanlış şeylere sarılıyorsunuz. Sizin hemen istediğiniz şeyi yapmak benim elimde değildir. Kararı verecek olan sadece Allah'tır. Doğruyu O anlatır, en iyi ayıklamayı da O yapar.
Ahmet Varol
De ki: "Ben Rabbimden gelen açık bir belgeye dayanmaktayım. Sizse onu yalanladınız. Sizin çabucak gelmesini istediğiniz şey, benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'a aittir. O, doğru haberi bildirir ve (doğruyu yanlıştan) ayıranların en hayırlısıdır."
Ümit Şimşek
De ki: Ben Rabbimden açık bir delil üzereyim; oysa siz onu yalanladınız. Sizin çabuklaştırılmasını istediğiniz şey benim elimde değildir; hükmü ancak Allah verir. O doğruyu bildirir. Doğru ile eğriyi ayırt edenlerin en hayırlısı da Odur.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Ben Rabbimden gelen bir beyyine üzerindeyim. Ama siz onu yalanladınız. Acele istediğiniz şey benim yanımda değil. Hüküm yalnız ve yalnız Allah'ındır. Hakkı O anlatır. Ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı O'dur."
Ali Bulaç
De ki: 'Ben, gerçekten Rabbimden kesin bir belge üzerindeyim, siz ise onu yalanladınız. Kendisine acele ettiğiniz (azab) yanımda değildir. Hüküm yalnızca Allah'ındır. O, doğru haberi verir ve O, ayırd edenlerin en hayırlısıdır.'
Ali Fikri Yavuz
De ki: “- Ben, Rabbimden açık bir hüccet (Kur'ân) üzereyim. Siz ise, onu yalanladınız. Acele istediğiniz azab benim elimde değil. Azabı çabuklaştırmak veya geciktirme hususunda hüküm ancak Allah'ındır. O, hakkı anlatır ve O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
Bahaeddin Sağlam
De ki: “Ben Rabbim’den gelen apaçık bir delil üzereyim. Ve siz onu yalanladınız. Acele gelmesini istediğiniz şey (azap,) benim elimde değildir. Bütün idare ve hüküm ancak Allah’ındır. O, size hakkı (hakikati) açıklıyor. O, her şeyi en iyi şekilde ayırt edendir.”
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Şüphesiz ben Rabbimden gelen apaçık bir kanıta dayanmaktayım ve siz onu yalanlamış oluyorsunuz. Çabucak gelmesini istediğiniz azap, benim yanımda değildir. Hüküm ancak Allah'ındır. O, hakkı anlatır ve en iyi hüküm veren O'dur.