72. Ayet
وَاَنْ اَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّقُوهُۜ وَهُوَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
Bir de, bize, “Namazı dosdoğru kılın ve Allah’a karşı gelmekten sakının” diye emrolundu. O, huzurunda toplanacağınız Allah’tır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاَنْ اَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاتَّقُوهُۜ وَهُوَ الَّذ۪ٓي اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ
Bir de, bize, “Namazı dosdoğru kılın ve Allah’a karşı gelmekten sakının” diye emrolundu. O, huzurunda toplanacağınız Allah’tır.
Namaz kılın ve Tanrıdan çekinin dendi ve o, öyle bir Tanrıdır ki varıp toplanacağınız yer, onun tapısıdır.
Namaz kılmakla, ondan sakınmakla da emrolunmuşuz, odur kendi katında toplanacak olduğunuz
Bir de (emrolundu ki): “Namazı ikame edin ve Allah'a karşı gelmekten (ve fenalığın her çeşidinden) sakının. Çünkü hepiniz (sonunda) O'nun huzurunda toplanacaksınız.”
71, 72. Di ki: "Allâh’ı bırakub da bize nâfi’ olamıyanları bize nusret idemiyenleri nasıl yâd idebiliriz. Allâh bizi tarîk-i hidâyete sevk itdiği halde biz arzda şeytâna uyub da arkadaşlarının bize gel nidâsıyla doğrı yola da’vetini isgâ itmeyenler gibi geriye mi gideceğiz? Allâh’ın yolı yegâne yoldır. Biz rabbu’l’ ’âlemîne teslîm olmak içün emir aldık, salâtı edâ idiniz Allâh’dan korkınız, ânın huzûrunda ictimâ’ ideceksiniz."
«Namazı dosdoğru kılın ve Allah'tan korkun» (diye de emredildik). O, huzuruna varıp toplanacağınız Allah'tır.
"Namazı gözetmeli ve O'nu sayıp dinlemelisiniz. Huzurunda toplanacağınız O'dur."
Hem namazı kılın ve ondan korkun, haşrolunub varcağınız o
Bize: "Namazı dosdoğru kılın, Allah'a karşı gelmekten sakının" (diye emredildi), toplanacağınız yer O'nun huzurudur.
Bize ayrıca, “Namazı dosdoğru kılın ve Allah’tan korkun!” (diye emredildi). (Hesap vermek üzere, manevi) huzurunda toplanacağınız O’dur.
Bir de: "Namazı (dosdoğru, şuurla ve huşûyla) kılın ve O’ndan (Allah’tan) korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakının" (diye de emrolunduk). Huzuruna (götürülüp) toplanacağınız O (Allah’tır).
“Bir de salâtı ikame edin¹ ve O'na karşı takvâlı² olun.” O'dur huzuruna varıp toplanacağınız.
“daħı ŧururuñ namāzı daħı śaķınuñ Tañrı’dan.” daħı ol oldur kim anuñ yaña ķoparınılasız.
Bir de «Namaz kılın, Ondan (Allahdan) korkun» (diye emrolunmuşuzdur). Huzuruna varıb toplanacağınız (Zât-i kibriyâ) Odur.
Bir de: “Namazı hakkıyla edâ edin(2) ve O'ndan (Allah'dan) sakının!” diye(emredildi). Zîrâ (kıyâmet günü) huzûruna toplanacağınız ancak O'dur.
Bir de: ‘’(Maddi ve manevi bir arınma ibadeti olan) namazı (dosdoğru, şuurla ve huşûyla) kılın ve ona (Allah’a) karşı gelmekten de sakının (diye de emrolunduk). Ve yalnız odur kendi katında toplanacak olduğunuz. *
“Ve aynı zamanda namazı kılmak ve Allah’ın azabından korunmakla emrolunduk. Kendisinin huzurunda toplanacağımız kimsede O dur.”
Namaz kılın sakının. Kendisine derleneceğiniz varlık Odur.
Namazı dosdoğru kılınız, sakınınız diye de emir olunduk. Kendisine haşrolunacağınız zât, O/dur.
(Öyleyse) Namazı dosdoğru kılınız ve sorumluluk bilincinde olunuz. Varıp huzurunda toplanacağınız O’dur.
(Aynı şekilde) Namazı dosdoğru kılın ve Allah'tan sakının (diye emrolunduk.) Kendisine doğru toplanacağınız O'dur.
Namazlarımızda dikkatli ve devamlı olmakla, yolumuzu Allah'ın kitabıyla bulmakla emrolunduk. Çünkü hepimiz, sonunda O'nun huzurunda toplanacağız.”
“Namazı dosdoğru kılın ve Allah’tan korkun” diye de (emrolundu). O, huzuruna varıp toplanacağınız Allah’tır.
“Namazı dosdoğru kılın, Allah’tan gelen ilkeler doğrultusunda yaşayarak, fenâlığın her çeşidinden titizliklesakının! Çünkü hepiniz, eninde sonunda O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
“Namaz’ı kılmakla da, O’ndan sakınıp korunmakla da (emredildik). O’dur ki kendisine doğru bir araya toplanıyorsunuz”.
Ayrıca: " Namazı kılın, ona karşı kendinizi sağlama alın, en sonunda onun huzuruna çıkarılacaksınız " de.
"Bize Salât-ı dosdoğru ikame ederek bilgiyle bilinçle yaşamamız emredildi. Cahillik bize yasaklandı. Biz Salât-ı İkame ederek, Allah’ın gönderdiği ayetlerle bilgilenir, bilinçlenir, hayatımızı yaşarız. Biliriz ki dünya hayatından sonra yaşantımızın hesabını vermek için Allah’ın huzurunda toplanacağız."
(Bize) ‘Namazı doğru kılın ve [takvâ]lı (duyarlı) olun’ (diye de emredilmiştir). (Huzurunda) toplanacağınız da yalnızca O’dur.
Bir de: “(Bize) ‘namazı dosdoğru ve devamlı kılın ve kıyamette huzurunda toplanacağınız O (Allah’tan) hakkıyla sakının’ diye emredildi.” de.
namazlarımızda dikkatli ve devamlı olmakla ve kendimizi O’na karşı sorumluluk bilinci içinde tutmakla: Çünkü hepimiz sonunda O’nun huzurunda toplanacağız”.
Ve namazı hakkını vererek kılın ve O’na karşı sorumlu davranın. Zira huzurunda toplanacağınız O’dur. 23/2, 20/132, 6/51
"Namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılın. Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun" de. O, toplanıp huzuruna getirilecek, hesap verilecek olan Allah'tır.
ve namazı hakkını vererek kılmak[¹⁰⁷¹] ve O’na karşı sorumluluk duymakla…” Çünkü sonunda huzurunda toplanacağınız varlık yalnızca O’dur.
«Ve namaz kılın, ve O'ndan korkunuz ve O, o (Hâlik-ı Azîm) dir ki, O'na haşrolunacaksınızdır diye de emrolunduk.»
(O halde) Namazı kılın ve (sonunda) huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun (azabından sakının, ki)
Ve namazı kılın ve O’ndan korkun (diye emredilmiştir)! Varıp huzûruna toplanacağınız O’dur.
71,72. -De ki:-Allah, bize hidayet verdikten sonra, şeytanların yeryüzünde ayartıp, şaşkın bir vaziyette bıraktıkları, dostlarının ise “bize gel” diyerek doğru yola davet ettikleri kimse gibi, topuklarımız üzerinde geri dönelim de bize faydası da zararı da dokunmayan Allah'tan başka şeylere mi yalvaralım? Yine de ki:-Allah'ın hidayeti, işte asıl hidayet odur. Biz, alemlerin Rabbine teslim olmakla, namaz kılmak ve Allah'tan korkmakla emrolunduk. Huzurunda toplanacağınız O'dur.
Daḫı durġuruñuz namāzı ve ḳorḳuñuz. Tañrı Ta‘ālā ḥażretine ḥaşr olursız.
“Bir de namazı hakkıyla ifa edin ve Allah'a karşı gelmekten sakının. ” diye de emrolundu. Hepinizin sonunda toplanacağı yer, O'nun huzurudur.
Namazı kılın ve O'ndan korkun (diye emredilmiştir)! Varıp huzuruna toplanacağınız O'dur.
Namâzı âdâb ve erkânıyla kılmak ve Allâh'dan sakınmak ile emr olunduk. Hesâb ve cezâ içün ona haşr olunursunuz.
(Bir de şu dendi:) "Namazı düzgün ve sürekli kılın ve Allah’a saygılı olun; huzurunda toplanacağınız O’dur."
Yine namazı kılın, Allah'a karşı gelmekten sakının (diye emredildi). Huzuruna toplanacağınız O'dur."
Bir de namazı dosdoğru kılmamız, Allah'a karşı gelmekten sakınmamız emredildi. Çünkü sonunda toplanacağımız yer Onun huzurudur.
Ve "Namazı kılın/duayı yerine getirin, O'ndan sakının!" diye emrolunduk. Huzurunda haşrolunacağınız O'dur.
Bir de: 'Namazı kılın ve O'ndan korkup-sakının (diye de emrolunduk.) Huzuruna (götürülüp) toplanacağınız O'dur.
Yine namaza devamla Allah'dan korkun diye emrolunmuşuz. Huzuruna varıp toplanacağınız O'dur.
“Namazı (müsbet ibadetleri) kılın, yasaklardan kaçının!” diye bize buyruğu vardır. Ve O, herkesin O’nun huzurunda toplanacağı bir Allah’tır.
“Namazı kılınız, Allah'a saygı duyunuz” diye de emrolunduk. O, huzuruna varıp toplanacağımız Allah'tır.