En'âm Suresi 82. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

82. Ayet

اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُٓوا ا۪يمَانَهُمْ بِظُلْمٍ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْاَمْنُ وَهُمْ مُهْتَدُونَ۟

İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yolu bulmuş olanlar da onlardır.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

İnananlar ve inançlarını haksızlıkla karıştırmayanlardır emin olmaya hak kazananlar ve onlardır doğru yolu bulmuş olanlar.

Besim Atalay (1965)

İnan etmiş olup da, İnanlarını zulm ile, kirletmiş bulunmayanlar, güvenilmeye yaraşırlar, işte bunlar doğru yolu bulanlar

Cemal Külünkoğlu

İman edip de imanlarını herhangi bir zulümle (şirkle) kirletmeyenler var ya; işte onlardır güven içinde olacak olanlar. Çünkü onlar doğru yolu bulmuşlardır.

Cemil Said (1924)

Îmân idenler ve îmânlarını zulüm libâsıyla ilbâs itmeyenler ’azâbdan emin olurlar ve tarîk-i hidâyetdedirler" didi.

Diyanet Vakfı

İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.

Edip Yüksel

İnananlar ve imanlarını bir zulümle bulaştırmayanlar güvenliği hakketmişlerdir ve onlar doğruyu bulmuşlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

İyman edib de iymanlarını bir haksızlıkla telbis etmiyen kimseler işte korkudan emîn olmak onların hakkıdır ve hidayete erenler onlardır

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

İman edenler ve imanlarını zulüm ile karıştırmayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.

Emrah Demiryent

(Hakikat şu ki;) Îmân edip de îmânlarına şirk bulaştırmayanlar (var ya), işte onlar (Allah’ın gazabından) güven içerisinde olup, doğru yolda olanlardır.

Abdullah-Ahmet Akgül

İman edip de imanlarına zulüm karıştırmayan (haksızlık ve ahlâksızlığa bulaşmayan) kimseler (şirke düşmeyen ve kötülük işlemeyenler) var ya; işte güven (emniyet ve saadet) onlar içindir. Ve bunlar hidayete erenlerdir.

Erhan Aktaş

İman etmiş ve imanlarına zulmü¹ bulaştırmamış olanlar var ya işte emniyet içinde olanlar da hidayete ermiş olanlar² da onlardır.

Eski Anadolu Türkçesi

anlar kim įmān getildiler daħı ķarışŧurmadılar įmānlarını žulm -ıla ya'nį şirk-ile şunlar anlaruñdur iminliķ daħı anlar ŧoġru yol dutıcılardur.

Hasan Basri Çantay

Îman edenler, bununla beraber îmanlarını haksızlıkla da bulaşdırmayanlar, işte (ancak) onlardır ki (korkudan) emîn olmak hakkı kendilerinindir. Onlar doğru yolu bulmuş kimselerdir.

Hayrat Neşriyat

Îmân edip de îmanlarını bir zulümle (şirkle) bulaştırmayanlara gelince, işte onlar var ya, kendileri için (ebedî azab korkusundan) emîn olmak vardır ve onlar hidâyete erenlerdir.

İhsan Aktaş

O iman etmiş ve inançlarına zulüm (haksızlık, şirk, isyan gibi kötü şeyler) bulaştırmamış olanlar var ya; işte güven onlaradır. Hidayeti (doğru yolu) bulmuş olanlar da onlardır. *

İlyas Yorulmaz

İman etmiş olanlar ve imanlarına hiçbir şeyi örtmeyerek (ilaveler yapmayarak) kendilerine zulmetmeyenler, işte onlar güven içerisinde olup, doğru yolda olanlardır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

o kimseler ki inanırlar, inançlarını kıyıcılıkla bozmazlar, işte güvene kavuşacak olanlar onlardır, doğru yolu tutanlar da onlardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar ki iman edip imanlarını zulüm [¹] ile karıştırmamışlardır, işte emn-ü itimat onlara mahsustur, onlar doğru yolu da bulmuşlardır.

İsmail Yakıt

İnananlar ve inançlarına şirk [zulm]²⁵ bulaştırmayanlar [lem yelbisû] işte güven onlar içindir ve onlar doğru yolu bulanlardır.

Kadri Çelik

İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar (var ya), işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete erenlerdir.

Abdullah Parlıyan

İman edip, imanlarını varlık sebebine aykırı davranarak karartmayanlar, işte onlardır, güven içinde olacak olan ve doğru yola ulaşmış olanlar.

Kuran Yolu

İnanıp da imanlarına herhangi bir haksızlık bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.

Mahmut Kısa

“Evet, Allah’a ve âhiret gününe yürekten inanan ve imanlarını şirk, inkâr, isyankârlık gibi herhangi bir zulüm ile kirletmeyenler var ya, işte her türlü tehlikeden kurtulup güvene kavuşmak onların hakkıdır; doğru yolda olanlar da, yalnızca onlardır.”

Mahmut Özdemir

İman etmiş, imanlarına zulüm karıştırmamış kimselere gelince; işte onlar için Emniyet / Güvenlik vardır. Onlar hidayete ermişler’dir.

Mehmet Çakır

İnançlarına bir pislik bulaştırmadan inananlar, doğru yolda ve güvenlik içerisindedirler. [4]

Mehmet Çoban

"İnanan kimseler, imanlarını bir haksızlığa bulaştırmayanlardır. İşte onlar güvende ve doğru yoldadırlar."

Mehmet Okuyan

İman edenler ve imanlarına herhangi bir [zulüm] (şirk) bulaştırmayanlar var ya [*]işte güven onlarındır ve onlar doğru yola ulaştırılmışlardır.

Mehmet Türk

Îman edip de bu îmanlarına, zulüm¹ karıştırmayanlar var ya gerçekten güven içerisinde ve doğru yolda olanlar, onlardır.

Muhammed Esed

İmana ermiş olan ve zulüm işleyerek imanlarını karartmayanlar, işte onlardır güven içinde olacak olanlar, çünkü doğru yolu bulanlar onlardır!” dedi.

Mustafa Çavdar

İman edenler ve imanlarına zulüm/şirk bulaştırmayanlar, işte korkudan emin olmak bunların hakkıdır. Ve doğru yolda olanlar da bunlardır. 4/115, 31/2...5-13, 28/50, 47/25

Ahmet Tekin

İman edenler ve imanlarına şirk, baskı, zulüm, işkence, haksızlık, isyan ve inkâr bulaştırmayanlar, bunlara âlet olmayanlar, işte onlar güven içindedirler. Doğru, hak yolda, İslâm'da sebat edenlerdir."

Mustafa İslamoğlu

İmana ulaşan ve imanlarına zulüm[¹⁰⁸⁰] bulaştırmayanlar var ya: işte onlardır güvene lâyık olanlar; zira onlar doğru yoldadırlar.”

Ömer Nasuhi Bilmen

O kimseler ki, imân etmişler ve imânlarını bir zulme bulaştırmamışlardır. İşte korkudan emin olmak onlara aittir. Ve hidâyete ermiş olanlar da onlardır.

Orhan Kuntman

(Elbette Allah’a) İman edenler ve (aynı zamanda) imanlarına (şirk gibi) bir zulüm bulaştırmamış olanlar; işte onlardır ancak korkudan emin olanlar, onlardır ancak doğru yolu bulanlar" dedi.

Osman Fırat

O kimseler ki iman ettiler ve imanlarına zulum elbisesi giydirmediler.. İşte onlar güvendeler ve doğru yoldalar.

Şaban Piriş

İman edenler ve imanlarına zulüm karıştırmayanlar, işte emniyet onlar içindir, hidayette olanlar da onlardır.

Satıraltı Meal (1534)

Ol kişiler ki īmān getürdiler, daḫı örtmediler īmānlarını ẓulm bile. Anlar‐ıçun vardur iminlik, daḫı anlar hidāyet üstinedürler.

Suat Yıldırım

İman edip imanlarına zulüm bulaştırmayanlar var ya, işte korkudan emin olma onların hakkıdır, doğru yolda olanlar da onlardır.

Süleyman Ateş

İnananlar ve imanlarını bir haksızlıkla bulamayanlar... İşte güven onlarındır ve doğru yolu bulanlar da onlardır.

Süleyman Tevfik (1927)

"Îmân iden ve îmânlarını zulm olan şirkle karışdırmayanlar, emn onlaradır ve onlar hidâyete vâsıl olmuşlardır" didi.

Süleymaniye Vakfı

Kimler inanıp güvenir ve bu imanlarına bir yanlışı[1] karıştırmazsa, güven onların hakkıdır. Onlar doğru yoldadırlar.

Ahmet Varol

İman edip de imanlarına zulüm karıştırmayanlar; işte güven onlaradır ve doğru yolda olanlar da onlardır.

Ümit Şimşek

İman eden ve imanlarına zulüm bulaştırmamış olanlar—korkudan emin olmak işte onların hakkıdır; doğru yolda olanlar da onlardır.(13)

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip de imanlarını herhangi bir zulümle kirletmeyenler var ya, güvende olma/güvenilir olma işte onların hakkıdır; doğruyu ve güzeli yakalayanlar da onlardır.

Ali Bulaç

İman edenler ve imanlarını zulümle karıştırmayanlar, işte güvenlik onlar içindir ve onlar hidayete ermişlerdir.

Ali Fikri Yavuz

İman edip de imanlarını zulüm ve şirkle bulaştırmayanlar (var ya), işte korkudan emin olmak onların hakkıdır ve hidâyete erenler de onlardır.

Bahaeddin Sağlam

İnanıp da imanlarını zulüm ile örtmeyenler, işte güven, asıl olarak onlar için vardır. Ve onlar doğru yoldadırlar.

Bayraktar Bayraklı

İnanıp da imanlarına herhangi bir şirki bulaştırmayanlar var ya, işte güven onlarındır ve onlar doğru yolu bulanlardır.