3. Ayet
وَاٰخَر۪ينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
(Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.[547]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاٰخَر۪ينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
(Allah, o peygamberi) onlardan henüz kendilerine katılmayan başkalarına da göndermiştir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.[547]
Ve onlardan başkalarına ki henüz onlara katılmamışlardır ve odur üstün olan hüküm ve hikmet sahibi.
Hem onlara, hem de onlara erişmiyen başkalarına dahi yolladı, O emredir, O bilge
(Allah, bu son Nebiyi) henüz kendilerine katılamayan başkalarına ve (gelecek nesillere de Nebi olarak) göndermiştir. O (Allah), mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ânların içinde ba’zıları evvelce îmân idenlere iltihâk itmediler. Allâh ’azîz ve hakîmdir.
(Peygamberi) müminlerden henüz kendilerine katılmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O, azîzdir, hakîmdir.
Ve henüz kendilerine katılmamış bulunan başkalarına da... O Üstündür, Bilgedir.
Ve daha onlardan başkalarına ki henüz onlara lâhık olmadılar, o öyle azîz öyle hakîm
Henüz onlara katılmamış bulunan diğer insanlara da (o Peygamberi göndermiştir). O, çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
(Allah, resûlü Muhammed’i, sadece Araplara değil,) henüz kendilerine katılmamış (ancak ileride katılacak) olan diğerlerine de (kıyamete kadar gelecek olan bütün cin ve insanlara da peygamber olarak göndermiştir.) O, (Allah) her işinde mutlak galip olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
Ve (Hz. Muhammed AS) henüz kendilerine (Sahabelere) ulaşıp katılmamış (kıyamete kadar gelecek) olan diğerlerine de (bütün insanlık âlemine de Peygamber gönderilmiştir.) O (Allah), Üstün ve Güçlüdür, Hüküm ve Hikmet sahibidir.
Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de.¹ O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
daħı ayruķlar içine anlardan kim irmediler anlara ya'nį ilergiler. daħı ol 'azįzdür ḥakįmdür.
(Aynı peygamber) onlardan (mü'minlerden) henüz kendilerine katılıb erişememiş bulunan diğerlerine dahi (kitabı ve hikmeti öğretir). O, gaalib-i mutlakdır, yegâne hukûm ve hikmet saahibidir.
Hem (o peygamber) onlardan (Arablardan) başkalarına (da bütün cin ve insanlara peygamber olarak gönderilmiştir) ki (onlar) henüz kendilerine kavuşmamışlardır. O, Azîz(kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
(Allah, onu sadece Araplara değil,) henüz kendilerine katılmamış diğer toplumlara da (kıyamete kadar gelecek bütün insanlara da elçi olarak) göndermiştir. Ve O, mutlak galiptir, doğru hüküm verendir.*
Henüz onlara katılmamış başka toplumlara da (o elçiyi) göndermiştir. O çok güçlü ve her şeyin hükmünü verendir.
Onlardan olup da henüz kendilerine katılmamış olanlara da onları öğretti. O, erklidir, doğruyu bildiricidir.
Onlardan olan, onlara yetişemeyen diğer insanlara [³] dahi göndermiştir. O; yegâne galiptir, hâkimdir.
(O, elçisini) onlardan henüz kendilerine katılmayan diğer insanlara da göndermiştir.³ Zira O, Azîz’dir, Hakîm’dir.
(Bu Peygamber,) Onlardan henüz kendilerine ulaşıp katılmamış bulunan diğerlerine de (elçi olarak gönderilmiştir); O (Allah), üstün güç sahibi olandır, hikmet sahibidir.
Allah bu peygamberi, daha sonra gelecek olan, diğer toplumlara da göndermiştir. Bunlar kıyamete kadar gelecek olan insanların hepsidir yani bu din ve bu peygamber evrensel olup tüm insanlığa gönderilmiştir. Mağlup edilemeyen tek güçlü O'dur, yaptığı herşeyi yerli yerince yapan da yine O'dur.
Henüz kendilerine katılmamış bulunan daha başkalarına da (elçi gönderilmiştir). O üstündür, her işi hikmetlidir.
Ve bu Elçiyi sadece Araplara değil, henüz onlara katılmamış olan fakat kıyâmete kadar iman kervanına katılmayı bekleyen yeryüzündeki her ırktan ve her renkten diğer bütün iman erlerine göndermiştir. Gerçekten O, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir. Asla yersiz ve gereksiz hüküm vermez ve hükmüne asla karşı konulamaz.
Onlara henüz katılmamış, sonradan gelenlere de (seçip gönderdi)! O Hakîm Azîz’dir.
Lakin bizim elçimiz, henüz bu toplum saflarına katılmamış kuşaklara da egemen olacaktır. Çünkü Allah, her şeye gücüyle egemendir.
Onlara gönderilen Resul; henüz kendilerine katılmayan ve davetin ulaşmadığı başka toplumlara da gönderilmiştir. Allah azizdir, hâkimdir.
Henüz kendilerine katılmamış bulunan diğerlerine de (sonraki nesillere de bu elçiyi göndermiştir). [*]O güçlüdür, doğru hüküm verendir.
(Elçisini) onlardan henüz kendilerine katılmamış bulunan başka insanlara da¹ (gönderen,) O (Allah)’tır. Çünkü O çok şereflidir, pek merhametlidir.
ve başka toplumlarla temasa geçmeleri sonucunda, kendilerinden diğerlerine [bu mesajın yayılmasını sağlamıştır]: ² çünkü yalnız O, güç ve hikmet Sahibidir.
Üstelik henüz, onlara katılmamış ama ileride katılacak olan diğerlerine de. Çünkü O mutlak üstün ve yüce olan ve her hükmü doğru olandır. 18/26, 42/21
O peygamberinin tebliğini, eshab ile birlikte aynı çağda yaşamayan, daha sonra gelecek bütün diğer kavimlere, insanlara, mü'minlere ulaştıracak, vicdanlarını temizleyecek, Kur'ân'ı ve sünneti öğretecek mü'minleri görevlendiren, müesseseleri kurdurandır. O kudretlidir, hikmet sahibi ve hükümrandır.
Üstelik onlar arasında henüz onlara katılmamış (ama katılmayı bekleyen) daha başkaları da var:[⁵⁰⁹⁶] Mutlak üstün ve yüce olan,[⁵⁰⁹⁷] her hükmü mutlak doğru olan sadece O’dur.
Ve onlardan başkalarına da göndermiştir ki, henüz onlara erişmemişlerdir. Ve O, azîzdir, hakîmdir.
(Allah Teâlâ; Resulünü yalnız Araplara değil, kıyâmete dek gelecek) Henüz onlara katılmamış olan diğer topluluklara da göndermiştir.
(O Elçiyi) yine onlardan olup henüz kendilerine katılmamış bulunan başka kimselere de (gönderdi). O azizdir, hakimdir.
Henüz, onlara katılmamış olan diğerlerine de.. Aziz ve hakim olan O'dur.
Ve özge kişiler anlardan ki anlara irişmediler. Daḫı ol Allāh emrine ġālib‐dür, ḥikmetler issidür.
Bu Peygamber, henüz kendilerine katılmamış bulunan diğer insanlara da gönderilmiştir. O gerçekten azîzdir, hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir). [17, 44; 3, 20; 43, 44; 26, 214; 7, 158; 6, 19]
(O Elçiyi) yine onlardan olup henüz kendilerine katılmamış bulunan başka kimselere de (gönderdi). O azizdir, hakimdir.
Bunlardan sonra gelüb onlara iltihâk idenlere de o rasûli ba's buyurdı. (Kıyâmete kadar gelecek müslümânlara.) Allâh gâlib ve kâdirdir ve sun'unda hakîmdir.
Bunları, henüz onlara katılmamış başkalarına da öğretecektir. Daima üstün ve bütün kararları doğru olan O’dur.
Henüz onlara katılmamış olan diğerlerine de. O yücedir, hikmet sahibidir.
Allah o peygamberi, henüz bunlara katılmamış olan daha başkalarına da göndermiştir. Onun kudreti herşeye üstün, hikmeti herşeyi kuşatmıştır.
O resulü, ümmîlerden olup da henüz onlara katılmamış bulunan başka kimselere de gönderdi. O'dur Azîz, O'dur Hakîm.
Ve henüz kendilerine ulaşıp-katılmamış olan diğerlerine de (peygamber gönderilmiştir); O (Allah), üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
(Allah, hem okuyub yazmak bilmiyen ümmî Arap'lara peygamberini gönderdi, hem de) onlardan başkalarına, (ashabdan sonra kıyamete kadar gelecek olanlara) ki, henüz onlara, (bu ilk Arab'lara) kavuşmamışlardır. O, Azîz'dir= her şeye galibdir, Hakîm'dir= işinde hikmet sahibidir.
(Ve Allah, o elçiyi) henüz o ümmilere yetişmemiş, onlardan başka diğer insanlar için de göndermiştir.(*) O, üstün güç sahibidir. Ve her şeyi yerli yerinde yapandır.
Peygamberi, müminlerden henüz kendilerine ulaşmamış bulunan diğer insanlara da göndermiştir. O'nun her şeye gücü yeter; her işinde hikmet vardır.