18. Ayet
عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
O, gaybı da görünen âlemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
عَالِمُ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ
O, gaybı da görünen âlemi de bilendir, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Gizliyi de bilir, görüneni de, üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.
Bilir O görüneni, görünmiyeni, O'dur emre, O'dur bilge
O, yaratılmışların kavrayış alanının ötesindeki şeyleri de insanların duyuları ve akılları ile görüp gözleyebildiklerini de bilir (O'na hiçbir şey gizli kalmaz). O, mutlak galiptir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Zâhir ve gâib her şeyi bilür ’azîz ve hakîmdir.
Görülmeyeni ve görüleni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.
Gizliyi ve açığı Bilendir; Üstündür, Bilgedir.
Gaybe de şehadete de âlim, azîz, hakîmdir
Görünmeyeni ve görüneni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.
(Allah,) gaybı da görüneni de hakkıyla bilendir. O, her işinde mutlak galip olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.
(Allah) Gaybı (gizli ve görünmeyen durumları) da, müşahede edilebileni de (görünürde olanı da) Bilen, Azîz (Üstün ve Güçlü), Hakîm (Hüküm ve Hikmet sahibi)dir.
Görünmeyen ve görünen her şeyi bilendir. Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
ġayb bilici daħı ḥāżır beñdeşsüz dürüst işlü dürüst sözlü.
Gizliyi de, aşikârı da bilendir. Gaalib-i mutlakdır. Tam hukûm ve hikmet saahibidir.
(O,) gayb ve şehâdeti (gizli olanı ve görüneni) hakkıyla bilendir, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.
(Allah) gayb’ı (duyu ötesini) de, şehadeti (duyuların algı sahasına giren her şeyi) de bilendir; mutlak galiptir, doğru hüküm verendir.
Allah, bilinmeyenlerin ve açıkta olanların bileni, en güçlü olan ve her şeyin hükmünü verendir.
Görüneni de, görünmiyeni de bilen Odur. Erkli olan, doğruyu bildirici olan da Odur.
Allah gizli ve aşikâr her şeyi bilendir. Yegâne galiptir, hâkimdir.
O, algılanamayan [ğayb] ve algılanabilen [şehâde] gerçekleri bilendir, Azîz’dir, Hakîm’dir.
Görünmeyeni ve görüneni bilendir. Üstün güç sahibidir, hikmet sahibidir.
O Allah yaratılmışların akıl ve duyularıyla kavrayamadıkları şeyleri de duygu ve akıllarıyla görüp gözleyebildikleri şeyleri de bilendir. O güçlüdür, O'nun gücüne hiçbir güç ulaşamaz, O yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Allah, akıl ve duyularla idrak edilemeyeni de edileni de bilir; O üstündür, hikmet sahibidir.
O, yaratılmışların algılama sınırlarının ötesinde bir âlem olan gaybı da,duyularla kavranabilen şehâdet âlemini de en mükemmel şekilde bilmektedir. Görülen ve görülmeyen, açıkta ve gizli olan her şeyden haberdardır. Aynı zamanda O, sonsuz kudret ve hikmet sahibidir. Asla yersiz ve gereksiz hüküm vermeyen ve hükmüne karşı konulamayan Yüce Yaratıcıdır!
Gayb’ın ve Şehadet’in bileni Hakîm Azîz’dir.
Evrenin içini dışını bilen Allah, her şeye yine bu sınırsız gücüyle egemendir.
Allah Görülmeyeni ve görüleni bilendir. Azizdir, hakîmdir!
Görünmeyeni de görüneni de bilendir; [*] güçlüdür, doğru hüküm verendir.
O (Allah), görülmeyeni de görüleni de bilir, çok şerefli, hüküm (ve hikmet) sahibidir.
yaratılmışların kavrayış alanının ötesindeki şeyleri de, insanların duyguları ve akılları ile görüp gözleyebildiklerini de ¹⁵ bilir; Kudretlidir, Hikmet Sahibidir!
O, görünen ve görünmeyen her şeyi bilen, mutlak üstün olan ve her hükmü doğru olandır. 2/77, 3/167, 9/105
Allah duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilir. O kudretlidir, hikmet sahibidir, hükümrandır.
O, idraki aşan hakikatlerin de, idrak alanına giren gerçeklerin de sırrına vâkıf olandır; Her işinde mükemmel, her hükmünde tam isabet edendir.
Gizliye de, âşikâr olana da alîmdir, azîzdir, hakîmdir.
Gaybı ve aşikarı bilendir; hüküm ve hikmet sahibidir O!.
O, görülen ve görülmeyeni bilendir, O üstün ve hakim olandır.
Görülmeyeni ve görüleni bilir, güçlüdür, hakimdir.
Bilicidür ġaybı ve āşikāreleri. Ġālibdür emrine, ḥikmetler issidür.
Görünmeyen ve görünen her şeyi bilir. O azîzdir, hakîmdir (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibidir).
Görünmeyeni ve görüneni bilendir. (O'na hiçbir şey gizli kalmaz, O,) Azizdir, hakimdir (üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir).
Gizli ve âşikâr her şeyi bilir. Emrinde gâlib ve kâdir ve ef'âlinde hakîmdir.
Görünmeyeni ve görüneni bilen O’dur. Üstün olan ve doğru kararlar veren de O’dur.
Görünmeyeni de görüneni de bilendir. Yücedir, hikmet sahibidir.
O görüneni ve görünmeyeni bilen, kudreti herşeye üstün olan, hikmeti herşeyi kuşatandır.
Görünmeyen ve görünen âlemleri bilendir O; Azîz'dir, Hakîm'dir.
Gaybı da, müşahede edilebileni de bilen, Aziz (üstün ve güçlü), Hakim (hüküm ve hikmet sahibi)dir.
Gizliyi de, aşikârı da bilen Azîz Hakîm'dir; (her şeye galibdir, hikmet sahibidir.)
O, görünen ve görünmeyen âlemleri bilendir. Üstün güç sahibidir, her şeyi yerli yerinde yapandır.
Görünmeyen ve görünen her şeyi bilir. O'nun gücü her şeye yeter ve her işinde hikmet vardır.[651]