3. Ayet
خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nadır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
خَلَقَ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضَ بِالْحَقِّ وَصَوَّرَكُمْ فَاَحْسَنَ صُوَرَكُمْۚ وَاِلَيْهِ الْمَص۪يرُ
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’nadır.
Yaratmıştır gökleri ve yeryüzünü gerçek olarak ve size suret vermiştir ve suretinizi de en güzel bir tarzda meydana getirmiştir ve sonunda da dönülüp gidilecek yer, onun tapısıdır.
O, göklerle yeri hak olarak yarattı, size kılık verdi, ne de güzel yaptı kılığınızı !, Döney dahi O'nundur !
Gökleri ve yeri hak ve hikmete uygun olarak gerektiği gibi O yarattı. Size (birbirinin aynısı olmayan) şekil verdi ve şeklinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O'nadır.
Semâvâtı ve arzı bir hikmet üzerine halk iyledi. Ve sizi güzel bir şekilde yaratdı. Hepiniz âna rücû’ ideceksiniz.
Gökleri ve yeri yerli yerince yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
Gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmış, size biçim vermiş ve biçiminizi güzelleştirmiştir. Dönüş O'nadır.
O ki Gökleri ve Yeri hakk ile yarattı ve size suret verdi, suretlerinizi güzel de yaptı, nihayet gidiş de onadır
Zira gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.
(Allah,) gökleri ve yeri hak ile yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş yalnız O’ (nun manevi huzuru) nadır.
Gökleri ve yeri Hakk olmak üzere (hikmet ve adalet ölçüleriyle ve imtihan gayesiyle) yarattı ve size (dengeli) bir biçim (şekil) verdi; (bütün sistemlerinizi mükemmel) suretlerinizi de güzel yapıp düzenledi. Dönüş ancak O’nadır. (Sonunda hepinizi huzuruna toplayıp hesaba çekecektir.)
Gökleri ve yeri hakk ile yarattı. Size, en iyi biçimle biçim verdi. Ve dönüş yalnızca O'nadır.
yarattı gökleri daħı yiri ḥaķk-ıla. daħı sūretlendürdi sizi pes görklü eyledi sūretlerüñüzi. daħı andın yañadur dönecek yir.
Gökleri ve yeri, hakk (-u adl) in ikaamesine sebeb olarak, O yaratdı, size suuret verdi, hem suuretlerinizi de güzel yapdı. Dönüş ancak Onadır.
Gökleri ve yeri hak ile (yerli yerinde) yarattı; ve size şekil verdi, sûretlerinizi de güzel yaptı.(1) Dönüş ise ancak O'nadır.
O, gökleri (uzaydaki bütün gök cisimlerini) ve yerküreyi hak bir gaye için, (yerli yerinde sabit bir sistemle) yaratmış, sizi de (yaratırken şu anki şeklinizle) şekillendirmiş ve sizin şeklinizi en güzel biçimde yapmıştır. (Hesap vermek üzere) nihai dönüşünüz de mutlaka O’na dır.
Gökleri ve yeryüzünü amacına uygun (hak ile) yaratmış, sonra sizi şekillendirmiş ve sizin şeklinizi en güzel biçimde yapmıştır. Dönüşünüz de O nadır.
O, yerleri, gökleri gerektiği gibi yarattı. Size de en güzel biçimi verdi. Sonunda ancak Ona dönülecektir.
O, gökleri ve yeri yerli yerinde yarattı, size hayvanat arasında güzel bir surette kılık, kıyafet verdi, dönüş yine O/nadır.
Gökleri ve yeri bir gerçek/hak¹ olarak yarattı ve sizleri şekillendirdi ve şeklinizi de en güzel biçimde yaptı.² Sonunda dönüşünüz O’nadır.
Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim verdi de suretlerinizi güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Gökleri ve yeryüzünü boş yere eğlence olsun diye değil, bir amaç ve gerçek üzere yaratmış ve sizi de en güzel biçim ve şekilde yaratmıştır, dönüşünüz de O'nadır.
Allah gökleri ve yeri hikmetli olarak yarattı, size şekil verdi, şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş de ancak O’nadır.
Çünkü Allah, gökleri ve yeri hak, hukuk ve adâlet esaslarına göre, belli bir hikmet doğrultusunda ve şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem hâlinde, yani hak olarak mutlak hakikat anlaşılsın ve yaşansın diye yaratmış ve size, yeryüzünde karşılaşacağınız ortam ve şartlara uygun bir şekil vermiş ve şeklinizi güzelleştirmiştir. İşte bu nîmetler içerisinde bir süre dünyada yaşayacaksınız ve sonunda dönüşünüz O’na olacaktır.
Yer’i ve Gökler’i Hakk ile yarattı. Sizi suretlendirdi; suretlerinizi güzelleştirdi. Gidip Varış O’nadır.
Gökleri ve yeri dengede yarattı, sizi tasarladı, Çok da özendi, dönüşünüz de ona olacak.
Gökyüzünü yeryüzünü gerçekler üzerine yaratmıştır. Her yaratılışın bir anlamı ve bir nedeni vardır. Hiçbir şey hikmetsiz yaratılmamıştır. Rabbiniz sizi güzel bir şekilde şekillendirdi. Dünya hayatından sonra hesap vermek üzere dönüşünüz Allah’adır.
(Allah) gökleri ve yeri bir amaç ile [*] yaratmıştır. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. [*] Dönüş de yalnızca O’nadır.
O, gökleri ve yeri hak¹ ile yarattı, size şekil verdi ve şeklinizi de çok güzel yaptı. Dönüş ise ancak Onadır.
O, gökleri ve yeri [derunî bir] anlam ve amaç üzere ² yaratmış ve size (belli bir) şekil vermiştir; hem de öyle güzel bir şekil ki: ³ yolculuğunuzun varışı O’nadır.
Allah, gökleri ve yeri gerçek bir amaç uğruna yarattı ve size şekil verdi hem de en güzel şekli verdi. Sonunda dönüş de O’na olacaktır. 2/29, 46/3
Gökleri ve yeri, haklı bir gerekçe ile, hikmete dayalı olarak, hesaplı bir düzen içinde yarattı. Sizin çehrelerinizi, vücut hatlarınızı şekillendirdi. Şekillerinizi, çehrelerinizi, bedenlerinizi, itina ile yaratarak güzelleştirdi. Sonuçta yalnız O'nun huzuruna varıp hesap vereceksiniz.
Gökleri ve yeri gerçek bir amaç uğruna[⁵¹²⁸] O yarattı; ve size O şekil verdi, üstelik şeklinizi en güzel biçimde takdir etti; ama (o sûret de fanidir), her halükârda dönüş O’nadır.
Gökleri ve yeri hak ile yarattı ve size sûret verdi de sûretinizi güzel yaptı ve dönüş de ancak O'nadır.
Gökleri ve yeri hak ve hikmetle yarattı. (Sizin yaratılışınız da hikmet üzeredir) Size suret verdi, suretlerinizi de en güzel şekilde yaptı. (Ruhundan üfleyerek sizi şerefli mahlûk yaptı, -diğer yaratıklarından farklı olarak- size cüz'i de olsa hür bir irade ihsan buyurdu, sizi yaptıklarınızdan sorumlu tuttu) Dönüş ancak O'nadır. (Yaptıklarınızın hesabını mutlaka vereceksiniz)
Gökleri ve yeri hak ile yarattı, sizi biçimlendirdi, biçimlerinizi güzel yaptı. Dönüş O’nadır.
O, gökleri ve yeri hak ile yaratmış, sizi de en güzel sûrette şekillendirmiştir. Dönüş de O'nadır.
Yaratdı gökleri ve yirleri ḥaḳḳ‐ıla ve ṣūretlerüñüzi güzel ḳıldı ve ‘āḳıbetanuñ ḥażretine döneceksiz.
Allah, gökleri ve yeri gerçek bir maksatla, hikmetle yarattı. Sizi yarattı, hem de size güzel güzel sûretler verdi. Dönüşünüz de O'na olacaktır. [82, 6-8; 40, 64]
Gökleri ve yeri hak (hikmet) ile yarattı, sizi biçimlendirdi, biçimlerinizi güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Gökleri ve yeri halk ile yaratdı. Ve sizi en güzel sûretde tasvîr itdi. Cümlenin merci'i O'nadır.
Gökleri ve yeri gerçek varlıklar olarak yaratmış, size özel şekil ve yetenekler vermiş, şekillerinizi ve yeteneklerinizi güzel yapmıştır[*]. Sonunda dönüş O’nadır.
Gökleri ve yeri hak üzere yarattı. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
O gökleri ve yeri hak ile yarattı. Size de bir suret verdi, sonra suretinizi güzelleştirdi.(1) Dönüş yine Onun huzurunadır.
Gökleri ve yeri hak olarak yarattı; sizi biçimlendirdi ve görünüşlerinizi güzel yaptı. Yalnız O'nadır dönüş.
Gökleri ve yeri hak olmak üzere yarattı ve size düzenli bir biçim (suret) verdi; suretlerinizi güzel yaptı. Dönüş O'nadır.
Gökleri ve yeri üstün bir hikmetle yarattı. Size şekil verdi de, şekillerinizi güzel yaptı. Nihayet dönüş de O'nadır.
Gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Size şekil vermiştir. Ve şekillerinizi güzel yapmıştır. Ve en son dönüş O’nadır.
O, gökleri ve yeri bir amaç için yaratmıştır. Sizi şekillendirdi ve şekillerinizi de güzel yaptı. Dönüş ancak O'nadır.