Talâk Suresi 9. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

9. Ayet

فَذَاقَتْ وَبَالَ اَمْرِهَا وَكَانَ عَاقِبَةُ اَمْرِهَا خُسْرًا

Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken yaptıklarının vebalini tatmışlardır da işlerinin sonu, ziyan olup gitmiştir.

Besim Atalay (1965)

İşlerinin günahlarını çektiler, işlerinin sonu zarara vardı

Cemal Külünkoğlu

Böylece onlar kendi yaptıklarının cezasını tattılar ve yaptıklarının sonu (dünyada) yıkım oldu.

Cemil Said (1924)

Müstehak oldukları ’âkıbete uğradılar kâmilen hüsrânda kaldılar.

Diyanet Vakfı

Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.

Edip Yüksel

Kararlarının sonucunu tattılar. Kararlarının sonucu bir hüsran oldu.

Elmalılı Hamdi Yazır

O suretle emrinin vebalini tattı ve işinin akıbeti bir hüsran oldu

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

İşlerinin vebalini tattılar. İşlerinin sonucu tam bir hüsran olmuştur.

Emrah Demiryent

Böylece onlar yaptıklarının cezasını tattılar. İşlerinin (azgınlıklarının) sonu (kendileri için) tam bir hüsran oldu.

Abdullah-Ahmet Akgül

Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlardır ve (kötü) işlerinin sonu (dünyada) tam bir hüsrandır (pişmanlık ve perişanlıktır).

Erhan Aktaş

Böylece işinin vebâlini tattı. İşinin sonu da hüsran oldu.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ŧatdı işinüñ vebālin daħı oldı işinüñ śoñı ziyān.

Hasan Basri Çantay

İşte o (her memleket halkı) yapdığının ağırlığını tatmış, işinin sonu bir hüsran (ve helak) olmuşdur.

Hayrat Neşriyat

Öyle ki (onlar) işlerinin vebâlini tattı ve işlerinin âkıbeti hüsrân oldu!

İhsan Aktaş

Böylece onlar, yaptıklarının (yaptıkları kötülüklerin) vebalini tattılar da işlerinin sonu hüsran oldu.

İlyas Yorulmaz

Dolaysıyla yaptıkları yanlış işlerin vebalini çekmişler ve işlerinin sonucu da hüsranla sona ermiştir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Böylece onlar ettiklerini buldular, işin sonunda da kendilerine yazık ettiler.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar dünyada işlerinin vebalini tattılar, işlerinin akıbeti de ziyankârlık oldu.

İsmail Yakıt

Böylece onlar yaptıklarının karşılığını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

Kadri Çelik

Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü tattı ve işinin sonucu da bir hüsran oldu.

Abdullah Parlıyan

Derken onlar yaptıklarının karşılığını tatmışlardır ve bu dünyada yaptıkları işlerin sonu zarar ve ziyan olup gitmiştir.

Kuran Yolu

Böylece yaptıklarının cezasını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.

Mahmut Kısa

Böylece, isyankârlıklarının sonucunu tattılar: Yaptıkları zulüm ve haksızlıklar, bu dünyada büyük bir hüsranla neticelendi. Ama asıl cezayı, âhirette görecekler:

Mahmut Özdemir

Emrlerinin (işlerinin) vebalini / cezasını tattılar. Emrlerinin akıbeti hüsran oldu.

Mehmet Çakır

hepsi cezalarını çektiler, sonuç hüsrandı.

Mehmet Çoban

Böylece yaptıklarının cezasını tattılar. Dünya hayatlarının sonu geri dönülmez kayıpla son bulur.

Mehmet Okuyan

Böylece onlar da işlerinin cezasını tatmış (olacak)lardır; işlerinin sonu da tam bir kayıptır.

Mehmet Türk

(Onlar, böylece) yaptıklarının cezâsını tattılar ve işlerinin sonucu da tam bir helâk oldu.

Muhammed Esed

ve böylece onlar kendi yaptıklarının kötü meyvelerini tattılar; ¹⁷ [bu dünyada,] yaptıklarının sonu yıkım oldu;

Mustafa Çavdar

Böylece onların hepsi yaptıklarının cezasını çektiler neticede yaptıkları işlerinin sonu tam bir hüsran oldu. 18/103...105

Ahmet Tekin

Allah ve Rasulünün ortaya koyduğu düzene, şeriata karşı uyguladıkları planlarının cezasını tattılar. Hayatları dünyada da, âhirette de hüsran ile neticelendi.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet yaptıklarının vebalini tatmışlar, işledikleri şeyler sonucunda yıkıma uğramışlardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık işlerinin vebalini tattı ve işlerinin sonu bir hüsrândan ibaret oldu.

Orhan Kuntman

(Evet) Onlar yaptıklarının karşılığım tatmış ve sonları hüsran (helâk) olmuştur.

Osman Fırat

Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

Şaban Piriş

Yaptıklarının cezasını çektiler ve yaptıklarının sonucu hüsran oldu.

Satıraltı Meal (1534)

Pes daddılar işleri vebālini, daḫı ṣoñı işlerinüñ ziyān‐ıdı.

Suat Yıldırım

Böylece kötü işlerinin sorumluluğunu tattılar, işlerinin sonu tam bir hüsran oldu.

Süleyman Ateş

İşinin vebalini taddı. İşinin sonucu da tüm bir ziyan idi.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar küfür ve 'inâdlarının vebâlini tatdılar ve 'âkıbetleri de hüsrân oldı.

Süleymaniye Vakfı

Böylece ettiklerini bulmuş, işlerinin sonu hüsran olmuştur.

Ahmet Varol

Böylece onlar yaptıklarının cezasını tattılar. İşlerinin sonu da hüsran oldu.

Ümit Şimşek

Böylece yaptıklarının cezasını tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.

Yaşar Nuri Öztürk

Böylece onlar, yaptıklarının vebalini tattılar ve işlerinin sonu hüsran oldu.

Ali Bulaç

Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.

Ali Fikri Yavuz

Öylece küfürlerinin cezasını taddılar ve işlerinin sonu bir hüsran oldu. (Ahirette de bir perişanlık içindeler.)

Bahaeddin Sağlam

İşte onlar, yaptıklarının cezasını tattılar. Ve yaptıklarının sonu tam bir hüsran oldu.

Bayraktar Bayraklı

Böylece yaptıklarının cezasını çekmişler ve sonuçları hüsran olmuştur.