Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
O, öyle bir mabuttur ki yeryüzünü, size karşı aşağı gönüllü, münkat ve sakin bir halde yaratmıştır, köşesinde, bucağında dolaşın artık ve yiyin mabudunuzun rızkından ve dönüp gideceğiniz yer, gene onun tapısıdır.
Besim Atalay (1965)
Yeryüzünü size uygun kılan O'dur, çevresinde geziniz, azığından yiyiniz, yeniden yayılış yine O'na dır!
Cemal Külünkoğlu
Yeryüzünü sizin (istifadeniz) için yaşamanıza elverişli kılan O'dur. O halde, arzın sırtlarında (dağlarında, tepelerinde, ovalarında) yürüyün de O'nun rızkından yararlanın. (Ve unutmayın ki) sonunda diriliş ve dönüş O'na olacaktır.
Cemil Said (1924)
Sizin içün arzı düz ve alçak yaradan odur, etrâf ve civârında geziniz Allâh’ın ihsân itdiği erzâkdan müstefîd olunuz, nihâyet âna rücû’ ideceksiniz.
Diyanet Vakfı
Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Şu halde yerin omuzlarında (üzerinde) dolaşın ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.
Edip Yüksel
O ki yeri emriniz altına verdi. Yeryüzünü dolaşın ve onun besinlerinden yeyin. Son dönüş O'nadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
O Hâlıktır ki o, size Arzı zelûl (munkad) kıldı, haydin, o Arzın omuzlarında yürüyün de o yaradan lâtîfi habîrin rızkından yeyin, onadır fakat nihayet nüşûr
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
O size yeri boyun eğer kıldı. Haydi onun omuzlarında (dağlarında, tepelerinde) yürüyün ve Allah'ın rızkından yeyin. Dönüş ancak O'nadır.
Emrah Demiryent
Sizin için yeryüzünü boyun eğdiren (istifadenize veren) O’dur. Yeryüzünü dolaşın ve Allah’ın (sizin için takdir ettiği) rızkın (ız) dan yiyin. Dönüş ancak O’ (nun manevi huzuru) nadır.
Abdullah-Ahmet Akgül
Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren (onu ziraate ve madenciliğe uygun hale getiren) O’dur. Şu halde onun (dünyanın) omuzlarında (her tarafında) yürüyüp gezin (ekip biçin ve kazılara girişin) ve O’nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O’nadır. (Buna göre davranın.)
Erhan Aktaş
Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. Artık onun üzerinde dilediğinizce dolaşın ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda dönüş O'nadır.
Eski Anadolu Türkçesi
ol oldur kim ķıldı sizüñ-içün yiri ħor ya'nį muŧį' pes yüriñ ķıranlarında yirüñ yā ŧaġlarında daħı yiñ rūzısinden. daħı andın yaña dur girü dirilmek.
Hasan Basri Çantay
O, yeri, sizin fâidenize, hor (ve müsahhar) kılandır. O halde onun omuzlarında yürüyün. (Allahın) rızkından yeyin. (Fakat şunu dâima hatırlayın ki) son gidiş ancak Onadır (Allâhadır).
Hayrat Neşriyat
O, yeri sizin için itâatkâr kılandır; artık onun omuzlarında (yeryüzünde) yürüyün ve(Allah'ın) rızkından yiyin! Dönüş ise, ancak O'nadır.
İhsan Aktaş
O (Allah’tır) ki, sizin (yaşamanız) için (uzayın derinliklerinde yüzüp gitmekte olan) yerküreyi (tüm yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle emrinize amade kılarak) uysal kıldı (hizmetinize sundu). O hâlde, (rızkınızı temin etmek için) onun (o arzın) sırtlarında (dağlarında, tepelerinde, ovalarında huzur ve güven içinde gezip) dolaşın da onun rızkından (yarattığı her türlü gıdadan) yiyin. (Ve unutmayın ki) sonunda dönüş ve diriliş onadır. *
İlyas Yorulmaz
O, yeryüzünü sizin kullanmanız için boyun eğdirmiş, sizde yürünecek yerlerinde (rızkınızı elde etmek için) yürüyün. Yeryüzünün rızıklarından yiyin. Yeniden dirilip toplanma O’nun huzurunda olacak.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Yeryüzünü ayaklarınızın altına seren Odur. Öyleyse yerin sırtında dolaşın, Onun azıklarından yiyin. Dönüş ancak Allah’a olacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
Yeri, üzerinde gezilebilecek bir halde yapan O/dur. Artık yerin ötesinde, berisinde gezin, tozun, Allah/ın verdiği rızktan yiyin. Tekrar dönüş O/nadır.
İsmail Yakıt
Yeryüzünü sizin için boyun eğdiren [zelûlen] O’dur. Öyleyse onun üzerinde yürüyünüz/dolaşınız ve O’nun rızkından yiyiniz. Dönüş ancak O’nadır.
Kadri Çelik
Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O'dur. O halde onun omuzlarında (üzerinde) yürüyün ve O'nun rızkından yiyin. Yeniden diriliş O'nadır.
Abdullah Parlıyan
O yeryüzünü rahat yaşayabilmeniz için size sunandır. Artık onun köşe ve bucaklarında gezip dolaşın ve size verdiği her türlü rızıklardan yiyin, ölümden sonra da O'na döneceğinizi bilin.
Kuran Yolu
Yeryüzünü sizin için kullanışlı hale getiren O’dur. Üzerinde dolaşın ve Allah’ın rızkından yiyip için; (ama unutmayın ki) dönüş yalnız Allah’adır.
Mahmut Kısa
Uzayın derinliklerinde yüzüp gitmekte olan her türlü konforla donanmış şuyerküreyi, tüm yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle emrinize amade kılaraksize boyun eğdiren O’dur. Öyleyse, onun omuzları üzerinde huzur ve güven içinde gezip dolaşın ve Allah’ın bahşettiği tertemiz nîmetlerden yiyin için! Yeter ki, şu gerçeği aklınızdan çıkarmayın: Gün gelecek bu nîmetleri terk edecek ve eninde sonunda, yaptıklarınızın hesabını vermek üzere O’nun huzurunda toplanacaksınız! Hal böyleyken, ne cüretle Rabb’inize başkaldırıyorsunuz?
Mahmut Özdemir
O’dur ki Yer’i sizin için ayakaltına serdi; sırtlarında yürüyün! O’nun rızkından yiyin! Nüşûr / Yeniden Diriltip Yaymalar O’na doğrudur.
Mehmet Çakır
Yeryüzünü tam size göre ayarlamıştır. Dünyayı kıyı bucak dolaşıp Allah'ın nimetlerini görün, çünkü bir gün ona hesap vereceksiniz.
Mehmet Çoban
Allah yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi! Onun üzerinde yürüyün! Allah’ın rızkından yiyin! Dönüş ancak onadır.
Mehmet Okuyan
O, yeri sizin için boyun eğdirmiştir. Her tarafını dolaşıp O’nun (Allah’ın verdiği) rızkından yiyin! Dönüş, yalnızca O’nadır.
Mehmet Türk
O (Allah) yeryüzünü sadece size boyun eğdirdi.¹ Öyleyse haydi onun omuzla rında² yürüyün³ ve Allah’ın rızkından yiyin. (Sonunda) dönüş Onadır.
Muhammed Esed
O, yeryüzünü yaşanması kolay bir yer yapmıştır: ¹⁴ öyleyse onun her tarafını dolaşın ve Allah’ın verdiği rızıktan pay almaya çalışın: ama [hiçbir an aklınızdan çıkarmayın ki] yine O’na döneceksiniz.
Mustafa Çavdar
Yeryüzünü sizin için yaşamaya elverişli hale getiren ve hizmetinize amade kılan Allah’tır. Öyleyse yeryüzünün dağlarında ovalarında gezin ve rızkından yararlanın ama unutmayın ki sonunda dönüş Allah’adır. 2/29, 7/10
Ahmet Tekin
O, size yeryüzünü boyun eğdirendir. İmkânları müsait, rahat ticarî ilişkiler kura-bileceğiniz, özgür, elverişli bölgelerinde seyahat ederek bilgi ve becerilerinizle yeryüzünde istediğiniz gibi tasarruf edin. Allah'ın ihsan ettiği rızık ve servetten pay alın, yeyin. Ölümden önceki vasıflarla diriltilerek O'nun huzuruna varıp hesaba çekileceksiniz.
Mustafa İslamoğlu
Yeryüzünü sizin için emre âmâde kılan O’dur;[⁵²¹⁶] artık onun her tarafını dolaşın[⁵²¹⁷] ve O’nun rızkından nasiplenin: ama O’na döndürüleceğinizi asla (unutmayın)!
Ömer Nasuhi Bilmen
O, O'dur ki, sizin için yeri münkat kıldı, artık onun (yeryüzünün) omuzlarında yürüyün ve rızkından yeyin ve dönüş de O'nadır.
Orhan Kuntman
Yeryüzünü (diğer yaratıklara değil) size boyun eğdiren O’dur. O halde onun (yeryüzünün) omuzunda (üzerinde) yürüyün. (*) Ve Allah’ın rızkından yeyin! (**) Dönüş ancak Onadır.
Osman Fırat
O, yeryüzünü sizin ayaklarınızın altına serendir. Haydi onun omuzları üzerinde yürüyün ve Allah’ın rızkından yiyin. Dönüş ancak O’nadır.
Şaban Piriş
Yeri sizin için, üzerinde yürüyün ve rızkından yiyin diye alçak kılan O'dur. Dönüş de O'nadır.
Satıraltı Meal (1534)
Ol Allāhdur size yirleri muṭī‘ eyleyen. Pes yürüñüz ḳırañlarında veyiñüz anuñ rızḳından. Daḫı ‘āḳıbet varmaḳ anuñ ḥażretinedür.
Suat Yıldırım
Yeryüzünü size hizmete hazır, uysal bir binek gibi kılan da O'dur. Haydi öyleyse siz de onun omuzları üstünde rahatça dolaşın. O'nun takdir ettiği rızıklardan yiyin, istifade edin. Ama ölümden sonra dirilip O'nun huzuruna çıkacağınızı da bilin.
Süleyman Ateş
O size yeri boyun eğer yaptı. Haydi onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızkından yeyin. (Sonunda) Dönüş O'nadır (size verdiği ni'metlere karşı şükredip etmediğinizi sizden soracak, sizi hesaba çekecektir).
Süleyman Tevfik (1927)
O Allâh Te'âlâdır ki arzı sizin içün münkâd, yumuşak kıldı. (Onda istediğiniz gibi hareket idersiniz.) Onun her taraf ve civârında gezin ve yürüyün. Ve Allâh'ın rızkından yiyin. Ve nihâyet O'nun 'indine toplanırsınız.
Süleymaniye Vakfı
Yeryüzünü size boyun eğdiren O'dur. (Yeryüzünün) omuzlarında dolaşın ve rızkından yiyin. Topraktan çıkış[*] O’nun huzuruna olacaktır..
Ahmet Varol
Sizin için yeryüzüne boyun eğdiren O'dur. O halde onun üzerinde yürüyün ve O'nun rızkından yeyin. Son gidiş O'nadır.
Ümit Şimşek
Sırtında dolaşın ve rızkından yiyin diye yeryüzünü sizin için O uysallaştırdı. Dönüş de yine Onadır.
Yaşar Nuri Öztürk
O, yeri sizin için boyun eğer yaptı. Haydi, onun omuzlarında yürüyün ve Allah'ın rızıklarından yiyin. Dönüş O'nadır.
Ali Bulaç
Sizin için, yeryüzüne boyun eğdiren O'dur. Şu halde omuzlarında (arz üzerinde) yürüyün ve O'nun rızkından yiyin. Sonunda gidiş O'nadır.
Ali Fikri Yavuz
O Allah'dır ki, sizin (istifadeniz) için arzı uysal kıldı. O halde, O arzın sırtlarında (dağlarında, tepelerinde, ovalarında) yürüyün de Allah'ın rızkından yeyin. Fakat sonunda dönüş O'nadır. (İhsan ettiği nimetlerin şükründen size sorar).
Bahaeddin Sağlam
Yalnız ve yalnız O’dur, yeri sizin için uysal bir hayvan gibi yapmış. Artık o yerin sırtlarında yürüyün, Allah’ın size verdiği rızıkları yiyin. Diriliş, toplanış ve dönüş O’nadır.
Bayraktar Bayraklı
Allah, yeryüzünü yaşanmaya elverişli bir yer yapmıştır. Öyleyse onun her tarafını dolaşıp Allah'ın verdiği rızıktan yiyiniz. Dönüşünüzün O'na olacağını unutmayınız.