Mülk Suresi 23. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

23. Ayet

قُلْ هُوَ الَّذ۪ٓي اَنْشَاَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَالْاَفْـِٔدَةَۜ قَل۪يلًا مَا تَشْكُرُونَ

De ki: “O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

O, öyle bir mabuttur ki sizi meydana getirmiştir ve sizin için kulak ve gözler ve gönüller halketmiştir, ne de az şükredersiniz.

Besim Atalay (1965)

Diyesin ki: «Sizi yaratan, kulak veren, göz veren, gönül veren de O'dur»; yine az şükredersiniz

Cemal Külünkoğlu

De ki: “O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!”

Cemil Said (1924)

Di ki: "Sizi halk iden size kuvve-i sâmi’a ve bâsırayı ve kalbi ihsân iyleyen odur, az âdem müteşekkir oluyor.

Diyanet Vakfı

(Resûlüm!) De ki: Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz!

Edip Yüksel

De ki, "Sizi yaratan, size duyma, görme duyuları ve beyinler veren O'dur. Ne kadar seyrek şükredersiniz!"

Elmalılı Hamdi Yazır

de ki, odur ancak sizi inşa eyleyen ve size dinleyecek kulak, görecek gözler, duyacak gönüller veren, fakat sizler pek az şükr ediyorsunuz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

De ki: "Sizi yaratan, size kulaklar gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!"

Emrah Demiryent

De ki: “Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Nebim!) De ki: "Sizi (hiç yoktan) inşa edip yaratan (cansız cisimlerden, nebatat ve hayvanat cinsinden değil, insan olarak) size (duyu organlarını, işitecek) kulakları, (bakıp görecek) gözleri ve (düşünüp değerlendirecek) gönülleri bağışlayan (ve bu organların dinleyip, seyredip, hissedip zevkleneceği bütün nimetleri ve güzellikleri var edip ortaya koyan) O’dur. (Bütün bunlara rağmen) Ne kadar az şükrediyorsunuz! (Farkında mısınız?)"

Erhan Aktaş

De ki: “Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?¹

Eski Anadolu Türkçesi

eyit “ol oldur kim yarattı sizi daħı ķıldı sizüñ-içūn ķulaġı daħı gözleri daħı göñülleri. az şükr eylersiz!”

Hasan Basri Çantay

(Habîbim) de ki: «O, sizi yaratan, size kulak (lar), gözler gönüller verendir. Siz ne az şükredersiniz».

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) De ki: “Sizi yaratan ve size kulak(lar), gözler ve kalbler veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!”

İhsan Aktaş

(Resulüm!) De ki,’Sizi yaratmış olan, size duyma, görme duyuları ve ef’ide’yi (akıl, idrak, anlama, düşünme ve karar verme gibi yetenekleri) bahşetmiş olan odur. (Buna rağmen) ne kadar az şükrediyorsunuz. (*)

İlyas Yorulmaz

Deki “Sizi ilk defa yaratan, size kulak, göz ve kalp veren O dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki: "Sizi var eden, size işitme, görme, duyma gücünü veren Odur. Böyleyken ne kadar az şükrediyorsunuz!"

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara de ki sizi yoktan var eden, size kulak, göz, yürek veren, O/dur. Siz yine pek az şükrediyorsunuz [⁴].

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) De ki: “Sizi inşa eden ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller [ef’ide] veren O’dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!”

Kadri Çelik

De ki: “Sizi inşa edip yaratan, size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?”

Abdullah Parlıyan

De ki: “Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler, gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.”

Kuran Yolu

De ki: “Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!”

Mahmut Kısa

Ey Müslüman! Allah’ın hükmüne itaat etmekten kaçınan nankörlere de ki: “Sizi yoktan var eden ve size işitmeniz için kulaklar, görmeniz içingözler ve düşünmeniz için gönüller bahşeden O’dur! Ne anneniz, ne babanız, ne toplumunuz ne de Allah’tan başka hayatınıza program yapmaya yetki verdiğiniz, her dediğini dinlediğiniz, kulu kölesi olduğunuz varlıklar! Size bunları armağan eden; yalnızca ve yalnızca Allah’tır! Fakat siz ne kadar da az şükrediyorsunuz!”

Mahmut Özdemir

De ki: -“Sizi inşa’ edip yaratmış; size İşitme, Görmeler ve Gönüller kılmış olan O’dur. Ne az şükrediyorsunuz!”.

Mehmet Çakır

Resulüm de ki: " sizi yaratan, size gözler kulaklar ve duyarlı kalpler veren, Allah olduğu halde teşekkürünüz çok az.

Mehmet Çoban

De ki: "O, sizi yaratan ve size kulaklar, gözler, kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz."

Mehmet Okuyan

De ki: “Sizi yaratan, sizin için işitme (duyusu), gözler ve kalpler var eden O’dur.” Ne kadar da azınız şükrediyor!

Mehmet Türk

(Ey Muhammed! İnsanlara): “Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve gönüller veren O (Allah)’a, ne kadar da az şükrediyorsunuz.” de.

Muhammed Esed

DE Kİ: “O, sizi hayata getiren, size kulaklar, gözler ve kalpler bağışlayandır: ²⁰ [yine de] ne kadar az şükrediyorsunuz!”

Mustafa Çavdar

De ki: – Sizi yoktan var eden ve size, hakikati duymak için kulak, görmek için göz ve anlamak için de gönüller veren Allah’tır. Bu nimetlerin hakkını ne kadar da az veriyorsunuz. 23/78, 46/26

Ahmet Tekin

“O, sizi yaratandır, size kulaklar, gözler, kalpler ve akıllar verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.” de.

Mustafa İslamoğlu

DE Kİ: “O’dur sizi inşâ eden; size işitme duyusu, gözler ve (akleden) kalpler bahşeden: Ne kadar da azınız şükrediyor!”

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «O, o zâttır ki, sizi yarattı ve sizin için kulak ve gözler ve gönüller var kıldı. Pek az şükrediverirsiniz.»

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) De ki: (Ey insanlar) Sizleri yaratan, size (hayvanlarda olmayan manevî) işitme duygusu, görme yeteneği -basiretler- ve gönüller veren O'dur. (Buna rağmen Rabbinizin bu nimetlerine) ne az şükrediyorsunuz. (İçinizden bu yeteneklerinizi kullanmayıp doğru yoldan sapanlar bulunuyor)

Osman Fırat

De ki: "O, sizi inşa eden ve size kulaklar, gözler ve kalpler verendir. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

Şaban Piriş

De ki:-Sizi yaratan, size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz.

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: Ol Allāhdur sizi yaradan ve size yaradan ḳulaḳları,gözleri ve yürekleri. Az şükr de eylemezsiz.

Suat Yıldırım

De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve gönüller veren O'dur. Sizin şükrünüz ne de az!

Süleyman Ateş

De ki: "Sizi yaratan, size işitme (duyusu), gözler ve gönüller veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?

Süleyman Tevfik (1927)

(Yâ Muhammed) Di ki: "Sizi yaradan ve sizde kulaklar, gözler ve kalbler halk iden O'dur. Bu ni'metlere ne kadar az şükür idersiniz."

Süleymaniye Vakfı

De ki “Sizi var eden; size dinleme, ileri görüşlü olma (basiret) özelliği veren ve gönüllerinizi[*] oluşturan O’dur. Görevlerinizi ne kadar az yapıyorsunuz!”

Ahmet Varol

De ki: "Sizi yaratan size kulaklar, gözler ve kalpler veren O'dur. Çok az şükrediyorsunuz!"

Ümit Şimşek

De ki: Sizi yaratan ve size kulaklar, gözler ve kalpler veren Odur. Fakat çok az şükrediyorsunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Sizi oluşturan O'dur. O size, işitme gücü, gözler ve gönüller verdi. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!"

Ali Bulaç

De ki: 'Sizi inşa eden (yaratan), size kulak, gözler ve gönüller veren O'dur. Ne az şükrediyorsunuz?'

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), de ki: “- Sizi yaratan, size işitecek kulak, görecek gözler ve duyacak kalbler veren O'dur. Siz, pek az şükrediyorsunuz.”

Bahaeddin Sağlam

De ki: “Yalnız ve yalnız O’dur, sizi inşa eden, size işitme, gözler ve duyular (kalpler) kılan. Fakat çok az şükrediyorsunuz.”

Bayraktar Bayraklı

De ki: “Sizi yaratan, size işitme duyusu, gözler ve kalpler veren Allah'tır. Ne az şükrediyorsunuz!”