2. Ayet
مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ
1,2. Nûn.[553] (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
مَٓا اَنْتَ بِنِعْمَةِ رَبِّكَ بِمَجْنُونٍۚ
1,2. Nûn.[553] (Ey Muhammed) Andolsun kaleme ve satır satır yazdıklarına ki, sen Rabbinin nimeti sayesinde, bir deli değilsin.
Sen, Rabbinin nimeti sayesinde deli değilsin.
Sen, Tanrının nimeti sayesinde deli değilsin !
Sen Rabbinin (peygamberlik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettikleri gibi) asla delirmiş birisi değilsin!
1,2. Nûn. Kalem ve bütün yazdıkları ve rabbin ni’meti hakkı içün yemîn iderim. Yâ Muhammed! Sen mecnûn değilsin.
1, 2. Nûn. Kaleme ve (kalem tutanların) yazdıklarına andolsun ki (Resûlüm), sen -Rabbinin nimeti sayesinde- mecnun değilsin.
Sen Rabbinin nimetiyle delirmiş değilsin.
Sen rabbının ni'meti ile, mecnun değilsin
Sen Rabbinin nimetiyle mecnun değilsin.
Sen, Rabbinin, (peygamberlik ihsan ederek) nimetlendirdiği birisin. Sen (o kâfirlerin iddiâ ettikleri gibi bir) mecnun değilsin!
Sen, Rabbinin nimetiyle (O’nun hidayet ve inayeti sayesinde) bir mecnun (cinnlenmiş ve şeytani çevrelerin güdümüne girmiş birisi) değilsin.
Rabb'inin nimeti¹ ile sen mecnun² değilsin.
degilisin çalabuñ ni'met i-y-ile ya'nį įmān daħı peyġamberlıķ delü.
(Habîbim) sen, Rabbinin ni'meti sayesinde, bir mecnun değilsin.
(Ey Habîbim!) Rabbinin ni'meti sâyesinde, sen bir mecnun değilsin!
1, 2. Nûn. Kaleme ve (onunla) satır satır yazmakta oldukları şeylere (Kur’an’a ve yazılan her türlü faydalı bilgilere) yemin ederim ki (Resulüm!) Sen Rabbinin nimeti (hidayet ve inayeti) sayesinde (inkârcıların iddia ettikleri gibi) asla mecnun (delirmiş) birisi değilsin! (*)
Sen Rabbinin nimeti ile asla delirmiş birisi değilsin.
sen çalabının iyiliği yüzünden deli değilsin.
Sen Rabbinin nimeti sayesinde divane olamazsın.
(Ey Peygamber!) Sen, Rabbinin nimeti üzeresin ve asla deli değilsin.²
Ki sen, Rabbinin nimeti sayesinde asla cinlenmiş değilsin.
Rabbinin sana verdiği her türlü nimetler sayesinde şımarıp dengesini kaybeden bir çılgın ve deli değilsin.
1-2. Nûn. Kaleme ve (yazanların) onunla yazdıklarına andolsun ki sen -rabbinin lutfu sayesinde- asla deli değilsin.
Ey Muhammed! Rabb’inin sana vahyettiği bu Kur’an nîmeti şâhittir ki, sen asla bir deli değilsin!
Sen, rabbinin nimeti sebebiyle mecnûn / cinlenmiş değilsin.
Rabb’inin özeni sayesinde sen, deli değilsin.
Senin elçiliğin de onlara okuduğun vahiyler de o kadar gerçektir. Seni Rabbin bilinmeyen her varlığın kötülüğünden korur. İnkâr edenlerin iddia ettiği gibi cinlenen bir deli değilsin. Onların iddiaları hiçbir şey ifade etmez.
Rabbinin nimeti sayesinde sen asla cinlenmiş değilsin.
(Ey Muhammed!) Rabbinin nîmeti sayesinde sen, mecnun¹ değilsin.²
Sen bir deli değilsin, Rabbinin nimeti sayesinde! ³
Sen cinlerden ilham alan biri değil, aksine Rabbinin nimetini lütfettiği birisisin. 7/184, 34/46
Rabbinin vahyi, sana ihsan ettiği peygamberlik nimeti sayesinde senin kimliğin sıradan biri gibi gizli-meçhul kalmayacak; Sen deli de, cinlere mahkûm olmuş biri de değilsin.
Rabbinin nimeti sayesinde, cin musallat olmuş biri[⁵²²⁹] olman söz konusu değildir.[⁵²³⁰]
Sen Rabbinin nîmeti sayesinde mecnûn değilsin.
(Ey Muhammed) Sen Rabbinin nimeti sâyesinde dîvâne değilsin.
Sen, Rabbinin ni’metiyle cinlenmiş (deli) değilsin.
Sen Rabbinin nimeti sayesinde cinlenmiş değilsin.
Sen Tañrıñ ni‘meti‐y‐ile delü degülsin.
Rabbinin lütfuyla, deli değilsin.
Sen, Rabbinin ni'metiyle cinlenmiş (deli) değilsin.
(Yâ Muhammed) Sen, rabbinin ni'meti ile dîvâne değilsin.
Rabbinin[*] nimeti sayesinde sen, cinlerin etkisinde değilsin.
Rabbinin nimetiyle sen bir mecnun değilsin.
Rabbinin nimeti sayesinde, sen bir mecnun değilsin.
Ki sen, cin tasallutuna uğramış değilsin; Rabbinin nimeti sayesinde,
Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin.
Sen (Ey Rasûlüm, ikram edildiğin) Rabbinin (peygamberlik) nimeti ile bir mecnûn değilsin;
Sen, Rabbinin sana verdiği nimetten dolayı cinlenmiş olamazsın.
Rabbinin nimeti sayesinde sen bir deli değilsin.[665]