52. Ayet
وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ
Hâlbuki o (Kur’an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَمَا هُوَ اِلَّا ذِكْرٌ لِلْعَالَم۪ينَ
Hâlbuki o (Kur’an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Halbuki o, ancak alemlere bir öğüttür.
Ancak Kur'an âlemlere öğüttür
Oysa (inkâr ettikleri bu Kur'an) insanlık için ancak bir öğüt ve şeref kaynağıdır.
Hayır Kur’ân bütün âleme bir ihtârdır.
Oysa o (Kur'an), âlemler için ancak bir öğüttür.
Halbuki o, tüm evrene bir mesajdır.
Halbuki o halis bir zikirdir bütün ukalâ âlemleri için.
Halbuki o âlemler için bir öğüttür.
Hâlbuki o Kur’ân, âlemler için ancak bir uyarı ve öğüttür.
Oysa O (Kur’an), âlemler için, ancak bir Zikir (makamındadır; öğüt, hatırlatma, hüküm ve üstün bir şeref kaynağıdır. Kur’an, hikmet ve hakikatin yegâne dayanağıdır).
Oysaki o, bütün insanlık için öğütten başka bir şey değildir.
daħı degül ol illā ögüt virmek 'ālemlere.
Halbuki o (Kur'an bütün) âlemler için (mahz-ı) şerefden başka (bir şey) değildir.
Hâlbuki o (Kur'ân), âlemler için bir nasîhatten başka bir şey değildir.
Oysa o (Kur’an), âlemlere (bütün insanlığa) yönelik bir zikirden (öğüt, ilahi mesaj, yasa ve bilgiden) başka bir şey değildir.
(Hâlbuki elçinin) Okuduğu (Kur’an), bütün zamanlar için (kıyamet gününe kadar) bir öğüttür.
Oysaki bu Kur’an bütün insanlar için ancak bir öğüttür.
Halbuki Kur/an ancak cihana bir öğüttür.
O/Kur’an, âlemler için bir bilgiden/öğütten başka bir şey değildir.¹⁷
Oysa o (Kur'an), âlemlere bir zikirden (hatırlatmadan) başka bir şey değildir.
Halbuki o Kur'ân bütün alemlere gönderilmiş bir uyarıdan başka birşey değildir.
Oysa Kur’an, âlemler için öğütten başka bir şey değildir.
Hâlbuki, önyargılardan arınmış tarafsız bir gözle Kur’an’ı incelemiş olsalardı açıkça göreceklerdi ki, o, —yalnızca o dönemdeki Arapları değil— tüm insanlığı kucaklayan kutlu bir Öğüt ve evrensel bir gündemden başka bir şey değildir!
Oysa Âlemler için o ancak bir zikirdir / öğüttür.
Artık Kuran, herkesin dilindedir.
Hâlbuki onların işittikleri ayetler insanlar için güzel bir uyarı, güzel bir öğüttür. Ayetlerimize uyanlar dünyada da ahirette de kazanırlar.
Halbuki o (Kur’an), ancak âlemler için (gerçeği) hatırla(t)madır. [*]
Oysa o (Kur’an, akıllılar) âlemine bir öğüt ve hatırlatmadan başka bir şey değildir.¹
[Sabırlı ol:] çünkü bu, [Allah’tan] bütün insanlığa yönelik bir öğüt ve uyarıdan başka bir şey değildir.
Oysa bu Kuran tüm insanlar için sadece bir öğüt ve bir şeref kaynağıdır. 10/57, 38/87, 43/44
Halbuki okunarak ibadet edilen Kur'an, âlemler, insanlar ve cinlerin haklarının korunması için bir öğüttür, bir ikazdır, bir şereftir, bir övünç kaynağıdır.
Zira bu,[⁵²⁷¹] bütün bir insanlığa yönelik ilâhî bir öğütten ibârettir.
Halbuki, o başka değil âlemler için bir mev'izadır.
Oysa Kur'an, âlemler için bir öğüttür! (Bütün insanlar için bir selamet, bir hidâyet rehberidir)
Ve O, âlemler için bir uyarıdan başka bir şey değildir!
Oysa o/Kur'an toplumlara bir uyarı/öğütten başka bir şey değildir.
Ol degüldür, illā naṣīḥat ‘ālemlere.
Delilik nerede, o nerede? Kur'ân'ın hiç delilikle ilgisi mi olur? Kur'ân olsa olsa, sadece bütün insanlara bir derstir.
Halbuki o, alemler için uyarıdan başka bir şey değildir!
Halbuki o Kur'ân bütün 'âlemlere zikir ve mev'ızadır.
Oysaki bu (Kur’an), herkese yarayacak doğru bilgiden başka bir şey değildir.
Oysa o (Kur'an) ancak alemler için bir öğüttür.
Halbuki o âlemler(4) için bir öğüttür.
Oysaki o Zikir/Kur'an âlemler için bir öğütten başka şey değildir.
Oysa o (Kur'an), alemlere bir zikr (öğüt, hatırlatma, hüküm ve üstün bir şeref)den başka bir şey değildir.
Halbuki o Kur'an bütün âlemler için ancak bir öğüddür.
Hâlbuki o Kur’an, bütün âlemler için bir zikirdir (mesajdır, yasadır, bilgidir.)
Oysaki Kur'ân, insanlar için bir öğütten başka bir şey değildir.[668]