7. Ayet
اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ
Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ رَبَّكَ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنْ ضَلَّ عَنْ سَب۪يلِه۪ۖ وَهُوَ اَعْلَمُ بِالْمُهْتَد۪ينَ
Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi daha iyi bilir. O, hidayete erenleri de daha iyi bilir.
Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanı da daha iyi bilir ve o, doğru yolu bulanları da daha iyi bilir.
Kimin doğru yolda yürüdüğünü Tanrın daha iyi bilmekte
Şüphesiz Rabbin, kimlerin kendi yolundan saptığını ve kimlerin doğru yolda olduğunu herkesten daha iyi bilendir.
Kimin dalâlete sapdığını kimin tarîk-i hidâyetde bulundığını Allâh herkesden iyi bilür.
Doğrusu Rabbin, kendi yolundan sapan kişiyi en iyi bilendir, hidayete erenleri de en iyi bilen O'dur.
Rabbin, kimin yolundan sapmış olduğunu da en iyi bilir, doğru yolda olanları da en iyi bilir.
Şübhesiz rabbındır en bilen yolundan sapını, yine odur en bilen hidayete irenleri
Doğrusu Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilendir. Hidayete ereni de en iyi bilen O'dur.
Şüphesiz Rabbin, kimin, O’nun yolundan saptığını hakkıyla bildiği gibi, kimin doğru yolda olduğunu da hakkıyla bilendir.
Elbette Senin Rabbin, kimin Kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi Bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi Bilendir.
Kuşkusuz Rabb'in, kimin Kendi yolundan saptığını çok iyi bilir; doğru yolda olanları da en iyi O bilir.
bayıķ çalabuñ [300a] ol bilürirekdür anı kim azdı yolından daħı ol bilürirekdür ŧoġru yol dutıcıları.
Şübhesiz ki Rabbin, O, kendi yolundan sapan kişiyi çok iyi bilendir. O, hidâyete ermiş olanları da pek iyi bilendir.
Şübhe yok ki, yolundan sapanları en iyi bilen ancak Rabbindir, hidâyete erenleri de eniyi bilen O'dur.
Elbette senin Rabbin, kimin kendi yolundan şaşırıp saptığını daha iyi bilendir ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir.
Şüphesiz ki senin Rabbin, kimin yolundan saptığını, kiminde belirlediği doğru yol üzerinde olduğunu en iyi bilendir.
Gerçekten senin çalabın kendi yolundan sapanları da, doğru yolu tutanları da çok iyi bilendir.
Çünkü Rabbin, kendi yolundan şaşanları daha iyi bildiği gibi doğru yolda bulunanları da daha iyi bilir [⁹].
Muhakkak ki Rabbin, kendi yolundan sapan kimseyi de iyi bilir; doğru yolda olanları da iyi bilir.⁴
Elbette senin Rabbin, kimin kendi yolundan saptığını daha iyi bilendir ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir.
Şüphesiz senin Rabbin kimlerin kendi yolundan saptığını ve kimlerin doğru yolda olduğunu en iyi bilendir.
Doğrusu, yolundan sapan kimseyi en iyi bilen rabbindir; hidayete erenleri de en iyi bilen O’dur.
Elbette Rabb’in, kimlerin kendi yolundan saptığını çok iyi bilir; doğru yolda olanları da en iyi bilen O’dur.
Senin rabbin, gerçekten O’nun yolundan sapmış kimseleri çok iyi bilir; Mühtedîler’i / Hidayete Ermişler’i de çok iyi bilir.
Çünkü, yoldan çıkanı en iyi Allah bilir. Doğru yolda olanları da en iyi o bilir.
Şüphesiz Rabbin kimlerin yolundan saptığını, kimlerin doğru yolda olduğunu çok iyi bilir.
Şüphesiz ki Rabbin -evet yalnızca O- kendi yolundan kimin saptığını iyi bilendir ve O kimlerin doğru yola ulaştırıldığını iyi bilendir. [*]
Senin Rabbin, kimin kendi yolundan saptığını kesinlikle daha iyi bilir, kimin de dosdoğru yolda olduğunu çok daha iyi bilir.
Gerçek şu ki, yalnız senin Rabbin, kimin kendi yolundan saptığını bilir ve yalnız O’dur, kimin doğru yolda olduğunu bilen.
Zira senin Rabbin, kimin kendi yolundan saptığını ve kimin de kendi yolundan gittiğini en iyi O bilir. 6/117, 28/85
Rabbin, işte O, başına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşanı, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edeni iyi bilir, hidayet rehberiyle gösterilen, öğretilen hak yola, İslâm'a girmeye istekli olanları, İslâm'da sebat edenleri de iyi bilir.
Kuşku yok ki, kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilen, şüphesiz senin Rabbindir; doğru yolda gidenleri en iyi bilen de yine O’dur.
Şüphe yok ki Rabbindir, O'dur. O'nun yolundan sapıtmış olanı en ziyâde bilen ve O'dur hidâyete ereni de en ziyâde bilen.
Şüphe yok ki Rabbin, kendi yolundan sapanları da, hidâyete erenleri de çok iyi bilendir.
Şüphesiz senin Rabbin, kimin dalalette olduğunu en iyi bilendir. Ve O, hidayete olanları da de daha iyi bilir.
Rabbin, yolundan sapanı en iyi bilen O'dur. Doğru yolda olanı da en iyi bilen O'dur.
Senüñ Tañrıñ bilicidür yolından azanı. Daḫı bilicidür doġru yol dutıcıları.
Senin Rabbin şüphesiz pek iyi bilir: Allah yolundan sapanlar kimdir ve O'nun yolunu tutanlar kimdir.
Şüphesiz Rabbin, kim(ler)in kendi yolundan saptığını ve kimlerin yolda olduğunu en iyi bilen O'dur.
Tahkîk rabbin, yolundan şaşmışın kim oldığını ve ve doğrı yolda bulunanın kim idüğini daha eyi bilir.
Senin Rabbin, yolundan sapanları iyi bilir. O, doğru yolda olanları da iyi bilir.
Şüphesiz Rabbin, yolundan sapanı da en iyi bilendir; doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Yolundan sapanları Rabbin çok iyi bilir; doğru yolda olanları en iyi bilen de Odur.
Senin Rabbin, evet O'dur kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilen. Ve O'dur kimin doğruya ve güzele kılavuzlandığını en iyi bilen.
Elbette Rabbin, kimin kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir.
Muhakkak senin Rabbin, kendi yolundan kimin saptığını en iyi bilendir ve O, hidayete erenleri de en iyi bilendir.
Şüphesiz Rabbin, kimin O’nun yolundan saptığını iyi bildiği gibi, kimin doğru yolu bulmuş olduğunu da çok iyi bilir. (Kimin deli, kimin akıllı olduğunu da çok iyi bilir.)
Şüphesiz senin Rabbin, yolundan çıkanı daha iyi bilir. Doğru yolda olanı da en iyi O bilir.