Hâkka Suresi 24. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

24. Ayet

كُلُوا وَاشْرَبُوا هَن۪ٓيـًٔا بِمَٓا اَسْلَفْتُمْ فِي الْاَيَّامِ الْخَالِيَةِ

(Onlara şöyle denir:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Yiyin için, afiyetler olsun, geçmiş günlerdeki yaptıklarınızın karşılığı olarak.

Besim Atalay (1965)

Geçmiş olan günlerin, kazancı olaraktan, sindirerek yiyin, için

Cemal Külünkoğlu

(Onlara:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için” denilecek.

Cemil Said (1924)

Kendilerine "Ekl idiniz, içiniz, bu geçmiş günlerdeki a’mâl-i hasenenizin mükâfâtıdır." dinilecek.

Diyanet Vakfı

(Onlara denir ki:) Geçmiş günlerde işlediklerinize (iyi amellerinize) karşılık, âfiyetle yeyin, için.

Edip Yüksel

Geçmiş günlerinizde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yiyiniz, içiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yeyin için afiyet olsun, takdim ettiklerinize mukabil geçmiş günlerde

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için." (denir).

Emrah Demiryent

(Cennetliklere şöyle buyurulur:) “Geçmiş günlerde (dünyada iken), yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Geride kalan günlerde (dünyada geçen sürenizde), ’peşin olarak sunduklarınıza (iman ve ihlasla yaptığınız hizmet ve hazırlıklarınıza) karşılık olmak üzere,’ afiyetle yiyin ve için" (diye kutlanacaklardır).

Erhan Aktaş

Dünyada yapmış olduğunuz şeylerin karşılığı olarak, afiyetle yiyin ve için.

Eski Anadolu Türkçesi

“yiñ daħı içüñ siñici andan ötürü kim ilerü duttuñuz geçmiş günler içinde.”

Hasan Basri Çantay

«(Dünyâda) geçmiş günlerde takdim etdiğiniz (iyi ameller)in karşılığı olarak afiyetle yeyin, için».

Hayrat Neşriyat

(Onlara denilir ki:) “Geçmiş günlerde (dünyada) işlediğiniz (sâlih ameller)e karşılık olarak âfiyetle yiyin, için!”

İhsan Aktaş

(Onlara:) “Geçmiş günlerde (dünyada) yaptıklarınıza karşılık, afiyetle yiyin, için” denir.

İlyas Yorulmaz

Dünyada iken yapmış olduklarınızın karşılığında sınırsız olarak yiyin için.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"Yiyin, için, içinize sine sine. Geçmiş günlerde işlediklerinizin karşılıklarıdır bunlar."

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara «— Geçmiş günlerde işlediğiniz iyi işlerin mükâfatı olarak afiyetle yiyip içiniz» denilecek.

İsmail Yakıt

“Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz” (denir).

Kadri Çelik

“Geride kalan günlerde, peşinen işlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz.”

Abdullah Parlıyan

“Geçirdiğiniz dünya günlerinde işlediğiniz güzel amellerinize karşılık afiyetle gönül rahatlığıyla yiyiniz içiniz” denilir.

Kuran Yolu

Onlara “Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık olarak âfiyetle yiyin için” denir.

Mahmut Kısa

O Gün onlara, “Geçmiş günlerde bu günü düşünerek yapmış olduğunuz iyilik ve hayırlardan dolayı, şimdi dilediğiniz gibi afiyetle yiyin, için!” denilecek.

Mahmut Özdemir

-“Geçmiş Günler’de önden sunduğunuz şeyler sebebiyle afiyetle yiyin, için!”.

Mehmet Çakır

kendilerine: " vaktiyle yaptıklarınıza karşılık artık yiyin için afiyet olsun " denecek...

Mehmet Çoban

Onlara şöyle denilir: "Dünya hayatında iman edip, Allah’ın yasalarına göre yaşayarak, iyi ve güzel şeyler yaptığınız için afiyetle yiyin için!"

Mehmet Okuyan

(Cennetliklere şöyle seslenilecektir:) “Geçmiş günlerde işlediklerinize karşılık afiyetle yiyin, için!”

Mehmet Türk

Ve onlara; “daha önceden (ücretini) peşin ödemenize karşılık olmak üzere, (şimdi burada) afiyetle yiyin ve için.”denilir.

Muhammed Esed

[Ve böylece kutsanan herkese,] “Geçip gitmiş günlerde ilerisi için yaptığınız bütün [güzel işler]e karşılık neşe ile yiyip için!” [denilecek.]

Mustafa Çavdar

Onlara, geçmiş hayatta yaptığınızın bir karşılığı olarak yiyin için afiyet olsun! Denilecek. 47/15, 77/41.46

Ahmet Tekin

“Geçmiş günlerdeki iyi amellerinize, peşin olarak önceden gönderdiklerinize karşılık, afiyetle yeyin için.” denir.

Mustafa İslamoğlu

(Kendilerine) “Bu günler için geçmişte peşinen takdim ettiklerinize karşılık yiyin, için, âfiyet olsun!” (denilecek).

Ömer Nasuhi Bilmen

Afiyetle yeyin ve için, geçmiş günlerde takdim etmiş olduğunuz şeylerin mükâfaatı olarak.

Orhan Kuntman

Ona (ve diğer cennetliklere) "Geçmiş günlerde işlediğiniz güzel amellerinizin mükâfatı olarak afiyetle yeyin için" diye nida olunur.

Osman Fırat

Geçmiş günlerinizde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için!

Şaban Piriş

-Yiyin, için afiyet olsun. Bu, geçmiş günlerde yaptıklarınızın karşılığıdır.

Satıraltı Meal (1534)

Yiñüz ve içüñüz ṣaġlıġ‐ıla, taḳdīm eylegen ‘amel‐i ṣāliḥ sebebi‐y‐le geçendünyā günlerinde.

Suat Yıldırım

Kendilerine şöyle denilir: “Geçmiş günlerinizde yaptığınız güzel işlerden dolayı afiyetle, yiyin, için! ”

Süleyman Ateş

Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için!

Süleyman Tevfik (1927)

"Dünyâda iken gönderdiğiniz iyi 'amelleriniz sebebiyle şimdi 'âfiyetle yiyin ve için" denilir.

Süleymaniye Vakfı

Onlara şöyle denecek: “Yiyin, için; afiyet olsun! Bunlar, geçmiş günlerde yaptıklarınızın karşılığıdır.”

Ahmet Varol

Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.

Ümit Şimşek

Geçmiş günlerde yaptıklarınıza karşılık şimdi âfiyetle yiyin ve için.

Yaşar Nuri Öztürk

Geçmiş günlerde sunduklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin, için.

Ali Bulaç

'Geride kalan günlerde, 'peşin olarak sunduklarınıza karşılık olmak üzere,' afiyetle yiyin ve için.'

Ali Fikri Yavuz

(Allah, onlara şöyle buyurur): “- Yeyin, için, âfiyet olsun; (dünyadaki) geçmiş günlerde takdim ettiğiniz salih amellere karşılık olarak.”

Bahaeddin Sağlam

(Böylelere) “Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden dolayı, afiyet ile yiyin, için.” denilir.

Bayraktar Bayraklı

21,22,23,24. O, hoş bir hayat içinde, meyveleri sarkmış, yüksek bir cennette olacak. Onlara şöyle denilecek: “Geçmiş günlerde yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyiniz, içiniz!”