114. Ayet
قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ
Firavun, “Evet. Üstelik siz (ücretle de kalmayacaksınız) mutlaka benim en yakınlarımdan olacaksınız” dedi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالَ نَعَمْ وَاِنَّكُمْ لَمِنَ الْمُقَرَّب۪ينَ
Firavun, “Evet. Üstelik siz (ücretle de kalmayacaksınız) mutlaka benim en yakınlarımdan olacaksınız” dedi.
Evet dedi Firavun ve siz, mutlaka yakınlarımdan olacaksınız.
Büyücüler dediler ki: «Ey Musa ! Değneğini sen mi atacaksın; biz mi atalım?»
Firavun: “Evet, yakın adamlarım arasına gireceksiniz” dedi.
Fir’avn: "Evet, benim mukarrabînimden olursunuz" didi.
(Firavun): Evet hem de siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız, dedi.
"Evet," dedi, "Siz benim yakın çevreme de girersiniz."
Evet, dedi: Hem o vakit siz elbette gözdelerdensiniz
"Evet" dedi (Firavun), "Üstelik o zaman benim yakınlarımdan olacaksınız."
(Firavun,) “Evet, üstelik siz (alacağınız mükâfatlarla da kalmayacaksınız) mutlaka benim en yakınlarımdan (hürmet gören, saygın kimseler) olacaksınız” dedi.
(Firavun ise) "Evet" dedi. "(O takdirde) Siz (bana) en yakın kılınanlardan (saygın ve varlıklı kimseler) olacaksınız."
Evet, “Sizler yakınlaştırılanlardan¹ olacaksınız.” dedi.
eyitti: “evet, daħı bayıķ siz yaķın olmışlardansız.”
(Fir'avn): «Var ya, dedi, hem siz (benim) en yakınlar (ım) dan da olacaksınız muhakkak».
(Fir'avun:) “Evet, hem elbette siz, kesinlikle (bana) yakın kılınanlardan olacaksınız” dedi.
(Firavun ise)’’ Evet’’dedi.’’ Ve şüphesiz (o zaman) siz, mutlaka (bana en) yakın (ve saygın) kimselerden olacaksınız." *
Firavun “Elbette bunun karşılığında, bana yakın kimseler olacaksınız” dedi.
Firavun dedi: "evet, hem de şüphesiz sizler benim yakınlarım olacaksınız."
Firavun: «— Evet mükâfat vardır. Bir de siz herhalde benim yakınlarımdan olursunuz.» dedi.
O da “Evet, hem de benim yakınımda olacaksınız” dedi.
Dedi ki: “Evet, (O zaman) siz yakın kılınanlardan olursunuz.”
Firavun: “Elbette” diye karşılık verdi. “Üstelik o zaman benim en yakınlarımdan olacaksınız.”
O da “Tamam; ayrıca sizler mutlaka yakınlarımdan olacaksınız” dedi.
Firavun,“Elbette!” diye cevapladı, “Üstelik o zaman, en yakın ve en seçkin adamlarımdan olacaksınız.” Derken Mûsâ ile sihirbazlar, bir bayram sabahı, şehrin büyük meydanında toplanan halkın karşısına çıktılar:
-“Evet! Siz, Yakın Gözdeler’densiniz” dedi.
Fıravun: - Tamam hepinizi yanıma alacağım.
Firavun: "Evet, siz mutlaka yakınlarımdan olacaksınız." dedi.
(Firavun) “Tamam; siz gözdeler(im)den olacaksınız!” demişti.
Firavun: “Evet, siz kesinlikle benim en yakınlarımdan olacaksınız.” dedi.
[Firavun]: “Elbette” diye karşılık verdi, “üstelik, o zaman gözdelerimizin arasına katılmış olacaksınız.”
– Evet, elbette siz benim yanımda yüksek bir mevkide olacaksınız, dedi. 26/42
Firavun: “Evet, üstelik gözdelerim arasına gireceksiniz" dedi.
(Firavun): “Kesinlikle!” dedi, “üstelik siz (protokolde) maiyetimiz arasındaki yerinizi de alacaksınız.”
Dedi ki: «Evet. Ve şüphe yok siz (o zaman) en yakınlardansınızdır.»
Firavun da: Elbet var, hem de sizler muhakkak benim yakınlarımdan (danışmanlarımdan) olacaksınız" dedi, (onları pohpohladı.)
(Fir’avn): "Evet, dedi, hem de siz benim yakınlardan olacaksınız!"
-Evet, elbette siz benim yakınlarım olacaksınız, dedi.
Fir‘avn eyitdi: Evet, daḫı siz muḳarreblerden olursız, didi.
Firavun: “Elbette! Üstelik siz benim gözdelerimden olacaksınız! ” dedi. [3, 45; 4, 172]
(Fir'avn): "Evet, dedi, hem de siz (benim) yakınlar(ım)dan(olacak)sınız!"
Fir'avn: "Evet. Ve siz mukarreblerimden olursunuz" didi.
“Evet” dedi, “Üstelik benim yakınlarımdan da olacaksınız.”
O da: "Evet. Hem o zaman siz, bana yakın kimselerden olacaksınız" dedi.
Firavun “Evet,” dedi. “Üstelik yakınlarımdan olursunuz.”
"Evet, dedi, ayrıca siz benim en yakınlarımdan olacaksınız."
'Evet' dedi. '(O zaman) Siz en yakın(larım) kılınanlardan olacaksınız.'
Firavun: “- Evet, şüphesiz ki, siz yakınlarımdan olacaksınız.” dedi.
Firavun: “Evet, ücret olacaktır. Ve siz, yakınlarımdan olacaksınız.” dedi.
Firavun, “Evet, hem de siz bana yakınlardan olacaksınız” dedi.