Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Firavun, ben size izin vermeden önce ona inanıyor musunuz dedi, bu, şüphe yok ki halkını oradan çıkarmak için şehirde kurup düzdüğünüz bir düzen; yakında ne yapacağımı öğrenirsiniz.
Besim Atalay (1965)
Ellerinizi, ayaklarınızı verevine keseceğim, sonra sizin hepinizi asacağım da!»
Cemal Külünkoğlu
Firavun: “Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!” dedi. “Şüphesiz bu bir hiledir, siz bunu yerli halkı oradan çıkarmak amacıyla şehirde planladınız. (Size ne yapacağımı) sonra anlayacaksınız!”
Cemil Said (1924)
123, 124. Fir’avn ânlara didi ki: "Nasıl, ben size müsâ’ade itmezden evvel îmân mı idiyorsunuz? Siz şehirden ahâlîyi çıkarmak içün bir tedbir mi tertîb iylediniz, yakında görirsiniz bir tarafdaki elinizi diğer tarafdaki ayağınızı kesdireceğim sonra hepinizi asacağım."
Diyanet Vakfı
Firavun dedi ki: «Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Bu, hiç şüphesiz şehirde, halkını oradan çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır. Ama yakında (başınıza gelecekleri) göreceksiniz!
Edip Yüksel
Firavun: "Ben size izin vermeden mi ona inandınız? Bu bir plandır. Şehirde bu planı kurdunuz ki halkını oradan çıkarasınız. Ama yakında bileceksiniz!," dedi,
Elmalılı Hamdi Yazır
Fir'avn, siz, dedi: Ona ben izin vermeden iyman ettiniz ha, bu her halde bir hud'a siz bu hud'ayı şehirde kurmuşsunuz, yerli ehaliyi ondan çıkarmak istiyorsunuz, o halde yakında anlarsınız
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Firavun: "Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!" dedi. "Şüphesiz bu bir hiledir, siz bunu şehirde kurmuşsunuz, yerli halkı oradan çıkarmak istiyorsunuz, sonra anlayacaksınız!"
Emrah Demiryent
Firavun (îmân eden sihirbazlara dönüp) dedi ki: “Ben size izin vermeden ona (Mûsâ’nın peygamber olduğuna) îmân mı ettiniz? Şüphesiz bu, (Mısır) halkını (Kıptileri) oradan (Mısır’dan) çıkarmak ve (İsrâiloğullarını oraya yerleştirmek) için şehirde (Mûsâ ile aranızda anlaşarak) kurduğunuz bir tuzaktır. Ama yakında (başınıza gelecekleri) göreceksiniz!
Abdullah-Ahmet Akgül
Firavun (iman eden sihirbazlara dönüp): "Ben size izin vermeden (ve aramızda özel bir fitne projesi üretmeden) önce ona (Hz. Musa’ya) iman ettiniz öyle mi? Bu tavrınız, muhakkak halkı buradan sürüp-çıkarmak amacıyla (Musa ile birlikte herhalde gizlice) şehirde planladığınız bir tuzaktır. Öyleyse siz (buna karşılık ne yapacağımı yakında görüp) bileceksiniz" (diye homurdanmıştı).
Erhan Aktaş
Firavun: “Ben size izin vermeden mi ona inandınız?” dedi. “Doğrusu bu, halkı şehirden çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır.” Ama yakında göreceksiniz!”
Eski Anadolu Türkçesi
eyitti fir'avn “įmān getürdüñüz mi aña andan ilerü kim destūr virem size? bayıķ uşbu yavuz śanmaķdur kim yavuz śanduñuz anı şar içinde tā çıķarasız andan ķavumını pes śoñra bilesiz”
Hasan Basri Çantay
Fir'avn «Ben size izin vermeden, dedi, Ona îman mı etdiniz? Bu, hiç şübhesiz ki şehirde — onun halkını içinden çıkarmanız için — kurduğunuz bir hıylekârlıkdır. Yakında (başınıza ne geleceğini) bilirsiniz siz».
Hayrat Neşriyat
Fir'avun: “(Ben) size izin vermeden önce mi ona îmân ettiniz?” dedi. “Şübhesiz ki bu, (buraya gelmeden önce aranızda kararlaştırarak) ahâlisini oradan çıkarmanız için şehirde kurduğunuz apaçık bir hîledir. Fakat ileride, bileceksiniz!”
İhsan Aktaş
(Bu manzara karşısında çılgına dönen) Firavun dedi ki:“Ben size izin (onay) vermeden mi ona inandınız? Doğrusu bu, halkı şehirden çıkarmak için düzdüğünüz bir hiledir; ama yakında (başınıza neler geleceğini) bileceksiniz!”
İlyas Yorulmaz
Firavun “Ben size izin vermeden önce, iman ettiniz. Bu, şehrin yerlilerini dışarı atmak için, şehirlerde gizlice planladığınız bir komplo. (Benim ne kadar güçlü olduğumu) Öğreneceksiniz/ bileceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Firavun dedi: "sizler benim uygunum olmadan Ona inandınız öyle mi? Besbelli ki bu, sizin kentte kurduğunuz düzendir. Kentin insanlarını dışarı çıkarmak için. Yakında ben size gösteririm.
İsmail Hakkı İzmirli
Fir/avun onlara dedi: «— Ben size izin vermeden evvel ona iman mı getirdiniz? Bu, şüphe yok ki ahalisini çıkarmak için [¹] şehirde [²] kurduğunuz gizli bir hiledir. Size yapacağımı yakında göreceksiniz.
İsmail Yakıt
(Firavun) “Ben size izin vermeden önce ona inandınız ha? Bu muhakkak bir tuzaktır. Şehirde bu tuzağı kurdunuz ki halkı oradan çıkarasınız⁴³ ama yakında bileceksiniz/göreceksiniz!” dedi.
Kadri Çelik
Firavun dedi ki: “Ben size izin vermeden mi O'na iman ettiniz? Doğrusu bu, halkı şehirden çıkarmak için düzdüğünüz bir hiledir; ama yakında (başınıza neler geleceğini) bileceksiniz!”
Abdullah Parlıyan
Firavun sihirbazlara: “Ben size izin vermeden, O'na inandınız öyle mi?” dedi. “Bakın, bu yaptığınız, şehrin halkını oradan çekip götürmek için yaptığınız sinsice hazırlanmış bir tuzaktır. Ama yakında başınıza ne geleceğini bilirsiniz siz.
Kuran Yolu
Firavun dedi ki: “Ben size izin vermeden ona iman ettiniz öyle mi? Şüphe yok ki bu, halkını şehirden çıkarmak için orada kurduğunuz bir tuzaktır. Ama yakında göreceksiniz!”
Mahmut Kısa
Bu manzara karşısında çılgına dönen Firavun, “Ben size izin vermeden ona inandınız, öyle mi?” diye haykırdı, “Demek siz, ta başından beri Mûsâ adına çalışan birer ajan idiniz! Nasıl da akıl edemedim? Aslında bütün buolup bitenler, bu ülkenin halkını buralardan sürüp çıkarmak ve böylece tahtımıza, tacımıza konmak için daha siz şehirde iken bana karşı hazırlamış olduğunuz sinsi bir tuzaktan ibaret! Fakat şimdi görürsünüz siz:”
Mahmut Özdemir
Firavun dedi ki: -“Ben size izin vermeden ona inandınız ha? Bu, ahâlisini çıkarmak için Şehir’de kurduğunuz bir tuzaktır. İlerde bileceksiniz”.
Mehmet Çakır
Firavun: - Ben izin vermeden ona nasıl inanırsınız? Herhalde bu, şehirde oynadığınız bir oyun. Sanıyorum şehir halkını ürkütüp kaçırmak için yaptınız, ama yakında gününüzü görürsünüz.
Mehmet Çoban
Firavun dedi ki: "Ben size izin vermeden inandınız mı? Şüphesiz bu halkı şehirden çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz!" Musa sarayda büyümüştü. Firavun’un kafasında oluşan şey bu olay iktidarına karşı yapılan bir ayaklanmaydı. Ona göre Musa ile sihirbazlar önceden anlaşıp tuzak kurmuşlardı. Musa’nın Firavunlukta gözü vardı. Böyle bir oyuna başvurmuştu.
Mehmet Okuyan
Firavun onlara şöyle demişti: “Ben size izin vermeden ona iman ettiniz (öyle mi)? Şüphesiz ki bu, halkını oradan çıkarasınız diye şehirde kurduğunuz bir tuzaktır. İleride (gerçeği) bileceksiniz.
Mehmet Türk
(Firavun büyücülere): “Ben size izin vermeden siz, o (Mûsa’ya) inandınız ha?¹ Kesinlikle bu, halkı buradan (Mûsa ile birlikte) çıkarmak amacıyla, şehirde planladığınız bir tuzaktır. Öyleyse (size yapacağımı yakında) anlayacaksınız.” dedi.
Muhammed Esed
Firavun: “Ben size izin vermeden ona ⁹¹ inandınız, öyle mi?” dedi, “Bakın, bu sizin yaptığınız sinsice hazırlanmış bir tuzak; hem de bu [benim kendi] şehrimde, böylelikle ahalisini çekip götürmek için… Ama (bekleyin) yakında göreceksiniz:
Mustafa Çavdar
Firavun: - Demek siz benden izin almadan O’na iman ettiniz öyle mi? Şüphesiz ki bu, halkı buradan sürüp çıkarmak için kurguladığınız bir tuzaktır. Yakında bunun cezasını göreceksiniz. 20/71, 26/49
Ahmet Tekin
Firavun: “Ben size izin vermeden Allah'a, Mûsâ'nın peygamberliğine iman edersiniz ha! Bu bir hiledir. Bu şehrin ahalisini buradan çıkarmak için, şehirde sinsice hazırladığınız bir tuzaktır. Yakında başınıza gelecekleri göreceksiniz." dedi.
Mustafa İslamoğlu
Firavun: “Demek siz ben izin vermeden ona inandınız ha?” dedi; “İyi dinleyin: Bu sizin kurduğunuz haince bir tuzaktır! (Üstelik bana ait) şehirde… Hem de şehrin ahalisini oradan çıkarmak için… Fakat yakında gününüzü göreceksiniz!
Ömer Nasuhi Bilmen
Fir'avun dedi ki: «Ben size izin vermeden evvel O'na imân etmişsiniz. Şüphe yok bu bir hud'adır. Siz bu hud'ayı şehirde yaptınız ki, ahalisini ondan çıkarıveresiniz. Artık yakında bileceksiniz.»
Orhan Kuntman
(Bunun üzerine) Firavun: "Ben size izin vermeden ona iman mı ettiniz? Şüphe yok ki, yaptığınız bu şey, (kıptileri Mısır'dan çıkarmak için) şehirde (Musa ile bana karşı) kurduğunuz bir tuzaktır. (Sizler istiyorsunuz ki Mısır sırf sihirbazlar ile İsrailoğullarının olsun) Ama başınıza gelecekleri yakında göreceksiniz!
Osman Fırat
Firavun, "Ben size izin vermeden mi ona iman ettiniz " dedi. "Şüphesiz bu şehir halkını yerinden çıkarmak için kurduğunuz bir tuzaktır öyle ise yakında bileceksiniz. "
Şaban Piriş
-Ben size izin vermeden önce, ona iman mı ettiniz? Bu kesin bir tuzaktır. Halkı şehirden çıkarmak için, bu tuzağı kurdunuz. Bu yüzden siz görürsünüz.
Satıraltı Meal (1534)
Fir‘avn eyitdi: Īmān mı getürdi‐siz aña, size ben destūrumdan bu‐run? Taḥḳīḳ bu ḥīledür, siz ḥīle idüp ṭanışduñuz anı Mūsā‐y‐ıla mī‘āda çıḳma‐ dan burun. Mıṣr şehrinde[n] çıḳarmaġ‐ıçun şehr ehlini ki Ḳıbṭdur, siz sākinolmaġ‐ıçun. Siz göresiz ne işler‐men sizüñ bile.
Suat Yıldırım
123, 124. Firavun dedi ki: “Demek siz, benden izin almadan ona iman ettiniz hâ! Şüphe yok ki bu, yerli olan kıbtî ahaliyi yurtlarından sürmek için, sizin şehirde beraberce planladığınız gizli bir oyundur. Ama yakında bileceksiniz başınıza gelecekleri! Evet, ellerinizi ve ayaklarınızı, değişik taraflardan olarak keseceğim, sonra da hepinizi toptan asacağım! ” [20, 71]
Süleyman Ateş
Fir'avn: "Ben size izin vermeden ona inandınız mı?" dedi. "Bu, bir tuzaktır, şehirde bu tuzağı kurdunuz ki, halkını oradan çıkarasınız, ama yakında (başınıza gelecekleri) bileceksiniz!"
Süleyman Tevfik (1927)
(O zamân) Fir'avn: "Ben size izin virmeden evvel ona îmân mı itdiniz? Halkını memleketden çıkarmak içün bu sizin uydurdığınız bir hîledir. Şimdi size yapacağımı görürsünüz."
Süleymaniye Vakfı
Firavun dedi ki “Ben izin vermeden ona inandınız ha? Besbelli ki bu gizli bir düzendir. Ülkede bu düzeni kurdunuz ki halkını buradan çıkarasınız. Ben size göstereceğim.
Ahmet Varol
Firavun şöyle dedi: "Ben size izin vermeden önce ona iman mı ettiniz? Bu, halkını içinden çıkarmak amacıyla şehirde kurmuş olduğunuz bir tuzaktır. Yakında bileceksiniz.
Ümit Şimşek
Firavun “Fakat ben size izin vermeden iman ettiniz,” dedi. “Bu sizin şehirde iken kurduğunuz bir tuzaktır. Böylelikle şehir halkını oradan çıkarmak istiyorsunuz. Ama göreceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
Firavun dedi ki: "Demek ben size izin vermeden ona inandınız ha! Bu, şehirde tezgâhladığınız bir tuzaktır ki, bununla şehir halkını oradan çıkarmak peşindesiniz. Yakında anlarsınız."
Ali Bulaç
Firavun: 'Ben size izin vermeden önce O'na iman ettiniz, öyle mi? Mutlaka bu, halkı burdan sürüp-çıkarmak amacıyla şehirde planladığınız bir tuzaktır. Öyleyse siz (buna karşılık ne yapacağımı) bileceksiniz.'
Ali Fikri Yavuz
Firavun, onlara şöyle dedi: “- Ben, size izin vermeden, siz ona iman ettiniz ha! Şüphesiz bu bir hiledir ki, siz onu, şehirde (Mısır'da) anlaşıp kurmuşsunuz; yerli halkı bu şehirden çıkarmak (ve kendiniz yerleşmek) istiyorsunuz. O halde (başınıza ne geleceğini) yakında bilirsiniz.
Bahaeddin Sağlam
Firavun. “Ben size izin vermeden önce mi inandınız? Şüphesiz bu, ahalisini ondan çıkarmak için şehirde düzenlediğiniz bir hiledir. İlerde (ne yapacağımı) bileceksiniz.
Bayraktar Bayraklı
Firavun dedi ki: “Demek ben size izin vermeden ona inandınız ha! Bu, şehirde tezgâhladığınız bir tuzaktır ki, bununla şehir halkını oradan çıkarmak peşindesiniz. Yakında anlayacaksınız.”