132. Ayet
وَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِه۪ مِنْ اٰيَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَاۙ فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ
Dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَقَالُوا مَهْمَا تَأْتِنَا بِه۪ مِنْ اٰيَةٍ لِتَسْحَرَنَا بِهَاۙ فَمَا نَحْنُ لَكَ بِمُؤْمِن۪ينَ
Dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
Bizi büyülemek, kandırmak için hangi delili gösterirsen göster demişlerdi, biz sana inanmayacağız.
Biz onlara ayrım ayrım belge olmak üzere, tufan, çekirge, böcek, kurbağa, kan gönderdik, büyüklük tasladılar, günah yaptılar
(Firavunun yandaşları, Musa'ya) dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
Mûsâ’ya "Sen biz iğfâl itmek içün istediğin kadar sihir yap biz îmân itmiiyeceğiz" didiler.
Ve dediler ki: «Bizi sihirlemek için ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.»
"Bizi büyülemek için ne kadar mucize (ayet) getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz," dediler.
Ve sen bizi büyülemek için her ne âyet getirsen imkânı yok sana inanacak değiliz derlerdi
"Ve sen büyülemek için her ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz," dediler.
(Firavun ve kavmi Mûsâ’ya) dediler ki: “Bizi büyülemek için bize her ne delil getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz!”
Onlar: "Bizi büyülemek (etkilemek) için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz. (Bu küfür ve zulüm düzenini bile bile tercih etmişiz)" dediler.
“Bizi büyülemek için ne kadar ayet¹ getirirsen getir, biz sana asla inanacak değiliz.” dediler.
daħı eyittiler “her ne kim getüresin bize anı nişān tā bügüleyesiz bizi anuñ-ile degülüz saña inanıcılar.”
Dediler: «Bizi büyülemek için her ne mu'cize getirsen sana îman ediciler değiliz biz».
Ve dediler ki: “Bizi kendisiyle sihirlemek için her ne olursa olsun onu bize mu'cize getirsen de biz sana îmân edici kimseler değiliz.”
Ve (Firavun’un yandaşları, Musa’ya) dediler ki: Bizi büyülemek için (kendince) her ne kadar bir ayet (delil) getirirsen getir; biz yine de sana inanacak değiliz"
Ey Musa “Ne zaman bizi etki altına almak için bir mucize getirsen, bundan sonra sana inanmayacağız” dediler.
Dediler: "Sen bizi büyülemek için hangi belgeyi getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz."
Fir/avuncular Musa/ya dediler: «— Bizi büyülemek için bize her ne mucize getirirsen getir, yine biz sana iman edecek değiliz».
Onlar, “Bizi büyülemek için ne kadar mucize [âyet] getirirsen getir, sana inananlardan olmayacağız” (dediler).
(Firavun ailesi,) “Bizi büyülemek için ne mucize gösterirsen göster, sana iman edecek değiliz” dediler.
Musa'ya şöyle dediler: “Bizi büyülemek için her ne alamet ortaya koyarsan koy, sana asla inanmayacağız.”
Ve dediler ki: “Bizi büyülemek için ne işaret getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
Böylece, Firavun ve adamları Mûsâ’ya kafa tutarak, “Sen bizi büyülemek için hangi mûcizeyi karşımıza getirirsen getir, yine de sana inanmayacağız!” dediler.
-“Bize, bizi büyülemen için her ne âyet getirirsen getir, biz senin için inanmış değiliz” dediler.
Fravunlar: - " Musa! Bizi büyülemek için hangi mucizeyi getirirsen getir, sana kesinlikle inanmayacağız " dediler.
Dediler ki: "Sihirle gözümüzü boyamak için ne kadar ayet getirirsen getir, sana inanacak değiliz!"
(Mısırlılar) şöyle demişlerdi: “Bizi büyülemen için her ne ayet (mucize) getirirsen (getir), biz sana asla inanacak değiliz.”
(Ve Mûsa’ya): “(Ey Mûsa!) Sen bizim gözümüzü boyamak için hangi mûcizeyi getirirsen getir biz, sana asla inanmayacağız.” dediler.
[Musa’ya] şöyle dediler: “Bizi büyülemek için her ne işaret ortaya koyarsan koy, sana inanmayacağız!”
–(Musa’ya) Bizi sihrinle etkilemek için her ne ayet getirirsen getir biz yine de sana inanmayacağız, dediler. 10/78, 17/59
Onlar: “Bizi büyüleyerek aklımızı etki altına almak için ne tür bir mûcize getirirsen getir, biz sana itimat edecek, peygamberliğini tasdik edecek değiliz" dediler.
(Musa’ya) dediler ki: “Bizi büyülemek için hangi (mucizevi) kainat delilini getirirsen getir yine de sana inanmayacağız.”
Ve dediler ki: «Kendisiyle bize sihir etmek için bize her ne mûcize getirirsen getir, biz sana imân edecek değiliz.»
(Onlar Musa'yı uğursuz saymakla da kalmadılar ve ona) "Bizleri büyüleyip de her ne mucize getirsen, biz yine (asla) sana iman ediciler değiliz!" dediler.
Ve dediler ki: "bizi büyülemek için ne kadar mu’cize getirirsen getir, biz sana iman edecek değiliz!"
-Bizi, kendisiyle büyülemek için her ne zaman bize bir mucize getirirsen, biz sana inanacak değiliz, dediler.
Daḫı eyitdiler: Her ne āyet bel ki gelse bize siḥr eylemeg‐içün, biz sañaīmān getürmez‐biz didiler.
Ve şöyle derlerdi: “Bizi büyülemek için sen hangi mûcizeyi getirirsen getir, imkânı yok, sana inanacak değiliz! ”
Ve dediler ki: "bizi büyülemek için ne kadar mu'cize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz!"
Kavm-i Fir'avn (bu kaht ve noksan mahsûl mu'cizelerini de inkâr ile) "Bizi sihirlendirmek içün her ne yapar isen yap, sana îmân itmeyiz" didiler.
Derlerdi ki “Bizi büyülemek için hangi mucizeyi (ayeti) getirirsen getir, sana inanacak değiliz.”
Yine dediler ki: "Sen bizi büyülemek için ne kadar mucize getirirsen getir biz yine de sana iman edecek değiliz."
Diyorlardı ki: “Bizi büyülemek için hangi mucizeyi getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
Şunu da söylediler: "Bizi büyülemek için, bize istediğin kadar ayet getir. Sana inanmayacağız."
Onlar: 'Bizi büyülemek için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz' dediler.
Bir de: “- sen bizi büyülemek için her ne mu'cize getirsen, asla sana inanacak değiliz, biz” dediler.
Ve dediler ki: “Bizi büyülemek için bize hangi mucizeyi getirirsen getir; biz sana inanacak değiliz.”
Dediler ki: “Bizi büyülemek için ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”