Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Öğütçülerin öğütlerini unuttukları zaman biz de, onları kötülükten nehyedenleri kurtardık, zulmedenleriyse, emirden çıktıkları için pek şiddetli bir azaba uğrattık.
Besim Atalay (1965)
Onlar unutunca öğüdü, kötülükten kaçınan kimseleri kurtarıp, «Buyrum tutmadıklarından, katı azap verdik zulmedenlere»
Cemal Külünkoğlu
Onlar, kendilerine yapılan uyarıları unutunca; kötülükten sakındıranları kurtardık ve zalimleri, yoldan çıkmaları yüzünden ağır bir azap ile yakaladık.
Cemil Said (1924)
Bu nasîhatleri unutdukları vakit nasîhat idenleri ve sû-i harekâtdan ictinâb idenleri kurtardık ve zâlimleri büyük ’azâb ile mahv iyledik, fısklarının mücâzâtını gördiler.
Diyanet Vakfı
Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardık, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.
Edip Yüksel
Kendilerine hatırlatılanları önemsemeyip unutunca, kötülüklerle mücadele edenleri kurtardık; haksızlık edenleri de yoldan çıkmalarına karşılık olarak feci bir azap ile yakaladık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vaktaki artık edilen nasıhatleri unuttular, o kötülükten nehy edenleri necata çıkarıb o zulm edenleri yaptıkları fısıklar sebebiyle şiddetli bir azâba giriftar ettik
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onlar yapılan bunca nasihatı unuttukları zaman, o kötülükten sakındıranları kurtardık, o zalimleri de fena hareketlerinden dolayı şiddetli bir azaba uğrattık.
Emrah Demiryent
Onlar kendilerine yapılan uyarıları umursamadılar, biz de (yasağı çiğneyenlere öğüt vererek) kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.
Abdullah-Ahmet Akgül
Vaktâki onlar kendilerine hatırlatılan uyarıları unuttuklarında ise, Biz de (içlerinden) kötülükten sakındıranları (nehy-i ani’l münker yapanları) kurtarmış, zulmedenleri ise yaptıkları fısk-u fücur (günah ve azgınlıkları) dolayısıyla pek zorlu bir azap ile yakalayıvermiştik.
Erhan Aktaş
Ne zaman ki onlar, yapılan öğüdü umursamadılar, Biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık, zulmedenleri, fasıklık¹ yapmaları nedeniyle çetin bir azapla cezalandırdık.
Eski Anadolu Türkçesi
pes ol vaķt kim ķodılar [86a] anı kim ögüt virinildiler anuñ-ile ķurtarduķ anları kim yıġarlar-ıdı yavuzlıķdan daħı duttuķ anları kim žulm eylediler 'aźāb-ıla ķatı andan kim oldılar ŧa'atdan çıķarlar
Hasan Basri Çantay
Vaktaki onlar artık edilen va'zları unutdular: Biz de kötülükden vaz geçirmekde sebat edenleri selâmete çıkardık. Zulmedenleri ise yapmakda oldukları fısklar yüzünden şiddetli bir azâb ile yakaladık.
Hayrat Neşriyat
Artık ne zaman ki (onlar) kendilerine yapılan nasîhatleri unuttular, (biz de)kötülükten yasaklayanları kurtardık; zulmedenleri de isyân etmekte olduklarından dolayı şiddetli bir azâb ile yakaladık!
İhsan Aktaş
Ne zaman ki onlar (o zalimler), kendilerine yapılan öğüt ve uyarıları (göz ardı edip) unuttular, biz de kötülüklerden menetmeye çalışanları (doğruları anlatmaya devam edenleri) kurtardık; zulmetmiş olanları da, yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azap ile yakaladık.
İlyas Yorulmaz
O toplum, ne zamanki öğüt aldıkları şeyleri unuttular, bizde o topluma kötülükleri yasaklayanları kurtardıktan sonra, yoldan çıkmaları sebebiyle zulmedenleri kötü bir azapla yakaladık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar kendilerine verilen öğüdü unutunca, Biz de onları kötülükten alıkoyanları kurtardık. Kıyıcıları da karıştırıcılıklarından ötürü azapların en zorlusuyla çarptık.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar kendilerine verilen nasihati unutunca biz de kötülükten alıkoyanları kurtardık, isyan ederek zulmeyleyenleri de fısklarından dolayı şiddetli azaba giriftar ettik.
İsmail Yakıt
Ne zaman ki onlar kendilerine hatırlatılanı/öğüdü unuttular, Biz de onlardan kötülükten menedenleri kurtardık; zulmedenleri de yoldan çıkmalarından ötürü kahredici [be’îs] bir azapla yakaladık.
Kadri Çelik
Kendilerine yapılan öğütleri unutunca, biz kötülükten men edenleri kurtardık ve zalimleri, yoldan çıkmalarından ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık.
Abdullah Parlıyan
Böylece o günahkarlar, kendilerine yapılan bütün uyarıları unutup, bir kenara atınca, biz de kötü eylemleri önlemeye çalışan bu kimseleri kurtardık. Varoluş gayesine aykırı hareket edenleri, yapmakta oldukları kötülüklerden dolayı şiddetli bir azap ile yakaladık.
Kuran Yolu
İşte böylece onlar kendilerine yapılan uyarıları göz ardı edince biz de kötülüğü önlemeye çalışanları kurtardık, haksızlığa sapanları da yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü dehşetli bir azap ile cezalandırdık.
Mahmut Kısa
Derken o zâlimler, kendilerine yapılan öğüt ve uyarıları göz ardı edip unutunca, kötülükleri engellemeye çalışanları, bütün toplumu saran o büyük azaptan kurtardık; zulmetmekte direnenleri ve onları uyarma görevini terk ederek bu zulme seyirci kalanları ise, işledikleri günahlardan dolayı, şiddetli bir azap ile cezalandırdık! Şöyle ki:
Mahmut Özdemir
Onunla kendilerine hatırlatılmış şeyleri unuttuklarında, Kötülük’ten nehy edenleri kurtardık. Zulmetmiş olanları, yoldan çıkıp sapıyor oldukları sebebiyle kötü bir azapla yakaladık.
Mehmet Çakır
Zamanla yapılan uyarıları unuttular. Biz de kötülüğe engel olanları kurtardık. Saygısızları ise, fena hırpaladık. Çünkü isyankâr davranışlarıyla bu cezayı hak etmişlerdi.
Mehmet Çoban
Uyarılanlar emirlerimize uymayınca biz de uyaranları kurtardık! Böylece ayetlerimizi insanlara açıklayanların boşu boşuna yapmadıklarını gösterdik! Ayetlerime karşı gelerek yasalarımıza uymayanları yaptıkları kötülüklerden dolayı cezalandırdık!
Mehmet Okuyan
Kendilerine yapılan uyarıları unutunca, kötülükten engelleyenleri kurtarmış, haksızlık edenleri de yapmakta oldukları kötülükler nedeniyle çok kötü bir azaba çarptırmıştık.
Mehmet Türk
Onlar kendilerine yapılan nasihatleri unutunca o (insanları) kötülükten sakındıranları kurtardık, o zâlimleri de yoldan çıkmaları sebebiyle şiddetli bir azapla helâk ettik.¹
Muhammed Esed
Ve böylece, o [günahkarlar] kendilerine yapılan bütün uyarıları bir kenara atınca, Biz de, kötü eylemleri önlemeye çalışan (bu) kimseleri ¹³² kurtardık; kötülük yapmaya eğilimli olanları yaptıkları bütün o uygunsuz işlerden ötürü çok ağır bir azapla tepeledik;
Mustafa Çavdar
Ve onlar kendilerine yapılan öğüt ve uyarıları umursamayınca biz de kötülüğe engel olmaya çalışanları kurtardık ve yasağı çiğneyen o zalimleri de yoldan çıkmalarından dolayı çok kötü bir şekilde cezalandırdık. 40/44, 103, 28/47
Ahmet Tekin
Onlar kendilerine yapılan bunca tebliği, nasihati unutunca, biz de akıllarını kullanıp kötülüğü, suçu, bunların sözcülüğünü, savunuculuğunu önleyip yasaklayarak kamu düzenini, kamu güvenliğini sağlayan yöneticileri sorumluluktan kurtardık. Zulmedenleri, haksızlık edenleri de Hak dinin kurallarının dışına çıkmaları, doğru ve mantıklı düşünmeyi terketmeleri, işlemekte oldukları günah ve isyanları dolayısıyla şiddetli bir azâba uğrattık.
Mustafa İslamoğlu
Ve o (sapkınlar) kendilerine yapılan tüm uyarıları kulak ardı edince, Biz de kötülüğe engel olmaya çalışan (bu) kimseleri kurtardık; ve kendilerine kötülük eden kimseleri yoldan çıkmalarından dolayı kahredici[¹²⁸¹] bir azabın pençesine mahkûm ettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Vaktâ ki onlar hatırlandırıldıklarını unuttular, kötülükten nehyedenleri necâta nâil ettik ve zulmedenleri de yapar oldukları fısklar sebebiyle şiddetli bir azap ile yakaladık.
Orhan Kuntman
Ne zaman ki onlar (o isyankar topluluk) kendilerine yapılan bu uyarıları da umursamadılar (Rablerinin yasağını) unuttular, (suç işlemekte devam ettiler) Biz de onları kötülükten vaz geçirmeye çalışanları (onlara öğüt verenleri) selamete çıkardık, o zalimleri ise, -yapmakta oldukları kötülükler yüzünden- şiddetli bir azap ile yakaladık! (ki)
Osman Fırat
Ne zaman ki onlar, kendilerine hatırlatılanı unuttular, biz de kötülükten menedenleri kurtardık; zulmedenleri de, yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azâb ile yakaladık.
Şaban Piriş
Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, kötülükten men edenleri kurtarıp, zalimleri fasıklık yapmaları sebebiyle çok kötü bir ceza ile yakaladık.
Satıraltı Meal (1534)
Ḳaçan ki unutdılar naṣīḥat olan nesneyi. Ḳurtarduḳ ol kişileri ki nehy ider‐lerdi yamanlıḳdan, daḫı alduḳ ol kişileri ki ẓulm eylediler ḳatı yaman‘aẕāb‐ıla fısḳları sebebi‐y‐ile.
Suat Yıldırım
165, 166. Kendilerine verilen öğütleri ve uyarıları kulak ardı edip onları bir tarafa bırakınca, içlerinden kötülükleri önlemeye çalışanları kurtarıp o zalimleri fâsıklıkları yüzünden şiddetli bir azaba uğrattık. Şöyle ki: Onlar serkeşlik edip yasakları çiğnemekte ısrar edince onlara: “Hor ve hakir maymunlar haline gelin! ” diye emrettik.
Süleyman Ateş
Ne zaman ki onlar, kendilerine hatırlatılanı unuttular, biz de kötülükten menedenleri kurtardık; zulmedenleri de, yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azab ile yakaladık.
Süleyman Tevfik (1927)
Onlar (Cum'airtesine tecâvüz iyleyenler) kendilerine olunan nasîhati kabûl itmediklerinden nehy idenlere necât virerek nefislerine zulüm idenleri, Allâh'ın emrinden çıkdıkları sebebiyle şiddetli ve çirkin 'azâb ile kahr itdik.
Süleymaniye Vakfı
Ne zaman ki kendilerine verilen öğüdü dikkate almadılar, kötülüğe karşı mücadele verenleri kurtardık. O yanlışı yapanları da yoldan çıkmalarına karşılık kötü bir azaba çarptırdık.
Ahmet Varol
Onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında kötülükten sakındıranları kurtardık; zulmedenleri de yoldan çıkmalarına karşılık çok çetin bir azap ile yakaladık.
Ümit Şimşek
Onlar kendilerine verilen öğütü unuttuklarında, Biz de kötülükten sakındıranları kurtardık; zulmedenleri ise, yoldan çıkmaktaki ısrarları yüzünden, şiddetli bir azapla yakaladık.(21)
Yaşar Nuri Öztürk
Kendilerine verilen öğüdü unuttuklarında, kötülükten alıkoyanları kurtarıp zulme sapanları, yoldan çıkmalarından ötürü, acı bir azapla yakalayıverdik.
Ali Bulaç
Kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında ise, biz de kötülükten sakındıranları kurtardık. Zulmedenleri yaptıkları fısk dolayısıyla pek zorlu bir azab ile yakaladık.
Ali Fikri Yavuz
Artık o avcılar, edilen nasihatleri unutunca, biz de kötülükten alıkoyanları kurtardık, zulmedenleri ise, çıkardıkları fesadlar yüzünden şiddetli bir azab ile yakaladık.
Bahaeddin Sağlam
Aldıkları mesajları unuttukları zaman, kötülüklerden sakındıranları kurtardık. (Kendilerine) zulmedenleri de sert bir azap ile yakaladık; fasık oldukları (kanunları çiğnedikleri) için!
Bayraktar Bayraklı
Kendilerine verilen öğüdü unuttuklarında, kötülükten alıkoyanları kurtarıp, zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden dolayı şiddetli bir azap ile cezalandırdık.