186. Ayet
مَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۜ وَيَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
مَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۜ وَيَذَرُهُمْ ف۪ي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
Allah, kimi saptırırsa artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, bocalayıp dururlar.
Allah kimi yoldan çıkarırsa artık yoktur onu doğru yola sevkedecek ve onları can gözleri kör olarak şaşkınlıklarında bırakır gider.
Allah kimi saptırırsa, onun için kılavuz yok, azgınlık içinde, o kimseleri şaşmış bırakır
Allah'ın, (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bıraktığı kimseler için (Allah'tan başka) yol gösterici yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, körü körüne yuvarlanır giderler.
Allâh’ın dalâlete sevk itdiği rehber bulamıyacakdır ânı Allâh bî-haber olarak bırakacakdır.
Allah kimi şaşırtırsa, artık onun için yol gösteren yoktur. Ve onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.
ALLAH'ın saptırdığı kimseler için yol gösterici bulunmaz. Onları azgınlıkları içinde bocalar durur halde bırakır.
Kimi ki Allah saptırır, artık onu yola getirecek yoktur, o onları bırakır, tuğyanları içinde kör körüne yuvarlanır giderler
Allah kimi saptırırsa onu yola getirecek bir kimse yoktur. O, onları kendi hâllerine bırakır ve kendi azgınlıkları içinde yuvarlanıp giderler.
(Israrla hakkı inkâr etmesinden dolayı) Allah, kimi (cüz’î irâdesi ile tercih etmiş olduğu) sapkınlıkta bırakırsa, (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediği müddetçe) artık onu doğru yola iletecek kimse yoktur. Allah, onları (cüz’î irâdeleriyle, kendilerinin tercih etmiş olduğu) azgınlıkları içinde bırakır da (o hâl içerisinde) bocalayıp dururlar.
Artık, (bile bile dalâlete kaydıkları için) Allah’ın (Hakk yoldan) saptırdığı kimseye hidayet verecek de yoktur (böylelerine kurtuluş yolunu gösterebilecek kimse bulunmayacaktır) ve (Allah) onları tuğyanları (isyan ve azgınlıkları, tağutlara kullukları ve marazlı münafıklıkları) içinde şaşkınca dolaşır biçimde bırakır.
Allah, kimi saptırırsa¹ ona doğru yolu gösterecek yoktur. Onları, azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakır.
her kimi azdura Tañrı yoķdur yol gösterici aña daħı ķoya anları azġınlıķları içinde ħayrān olurlar.
Allah kimi sapdırırsa artık onu yola getirecek yokdur. O, bunları taşkınlığı içinde, ve serserî bir halde, bırakıverir.
Allah kimi (küfrü sebebiyle) dalâlete atarsa, o takdirde onu hidâyete erdirecek kimse yoktur ve (Allah) onları azgınlıkları içinde bırakır da bocalayıp dururlar!
Allah’ın (inkâr ve sapıklığı tercih ettiklerinden dolayı) sapıklık içinde bulduğu kimseler için yol gösterici yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, körü körüne yuvarlanır giderler.*
Allah’ın sapkınlık içerisinde bıraktıklarını, doğru yola iletebilecek kimse yoktur. Onları kendi azgınlıkları içerisinde bırak, oyalansınlar.
Allah kimi saptırırsa artık onu yola getirmez. Allah onları taşkınlıkları içinde bocalar bırakır.
Allah her kimi şaşırtırsa onu doğru yola götürecek yoktur. Allah onları, taşkınlıklarında şaşkın şaşkın bırakır.
Allah kimi saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur. O, onları taşkınlıkları içinde bocalamaya terk eder.
Allah'ın saptırdığı kimseye artık hidayet edecek yoktur ve (Allah) onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakıverir.
Allah'ın sapıklık içinde bıraktığı kimseler için yol gösterici yoktur. Allah onları azgınlıkları içerisinde şaşkın olarak bırakır.
Allah kimi dalâlete düşürürse artık onu hidayete erdirebilecek hiçbir kimse bulunamaz. Allah böylelerini azgınlıkları içinde yollarını şaşırmış olarak bırakır.
Allah kimi saptırmışsa, hiç kimse onu doğru yola iletemez. Allah böylelerini, kibirli, inatçı, nankörce tavırlarından dolayı, inkâr ve azgınlıkları içinde bocalar bir hâlde bırakır. Bu bocalama yüzündendir ki, yanı başlarındaki binlerce mûcizeyi görmezlikten gelirler de, ‘mûcize’ beklentisiyle, gâipten haber vermeni isterler:
Allah, kimi saptırırsa, ona yol gösterici yoktur. Onları, şaşkın şaşkın dolaşacakları azgınlıkları içinde bırakıyor.
Allah'ın şaşırttığını kimse yola getiremez. Allah, bu gibileri kendi azgınlıkları içinde kör şaşkın bırakır...
Allah onları sapkınlıkları içinde bırakır. Çünkü onlar Rabbinin gösterdiği yola inanmadılar. Onlara doğru yolu gösterecek de yoktur. Onlar azgınlıklarıyla, şımarıklıklarıyla, kötülükleriyle kendilerini bilmezliğin şaşkınlığı içinde hayatlarını yaşarlar. Bir türlü kendileri için doğru olan yolu bulamazlar. Çıkarcıların peşine düşerek yok olup giderler.
Allah’ın saptırdığına (sapkınlığını onayladığına) kimse yol gösteremez. [*] (Allah) onları azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakır. [*]
Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiç bir yol gösterici yoktur. O onları kendi hâllerine bırakır, (onlar da) azgınlıklarında (ısrarla) kalmaya devam ederler.
Allah’ın sapıklık içinde bıraktığı kimseler için yol gösterici yoktur. Allah, onları körcesine sağa sola sendeleyip dururken o kurumlu azgınlıkları içinde bırakacaktır. ¹⁵²
Allah kimin sapıklığını onaylamışsa onu doğru yola getirecek yoktur. O, onları azgınlıkları içerisinde debelenmeye terk eder. 13/33, 45/14
Allah kimin hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine özgürlük tanırsa, kimse onu doğru yola iletemez. Onları azgınlıkları içinde bocalar vaziyette bırakır.
Allah kimi sapmaya terk ederse, artık ona doğru yolu kimse gösteremez: zira onları ısrarlı tercihleri olan sapıklıkta debelenmeye terk edecektir.[¹³⁰⁷]
Allah Teâlâ kimi dalâlete düşürürse artık ona hidâyet edecek bulunamaz ve onları kendi dalâletlerinde mütereddit bir halde bırakır.
Allah kimi (böyle şaşırtıp) sapıklıkta bırakırsa, artık onun için yol gösteren olmaz. (Allah) onları azgınlıkları içinde şaşkın bir halde bırakır!
Allâh kimi saptırırsa, artık onun için yol gösteren olmaz. Ve onları, azgınlıkları içinde bırakır böylece bocalayıp dururlar.
Allah kimi sapıklıkta bırakırsa onun bir rehberi yoktur. Onları azgınlıkları içerisinde şaşkın bir halde bırakır.
Kime ki Tañrı Ta‘ālā azdursa aña hidāyet virici yoḳdur. Daḫı ḳoanları, azġunluḳları içinde ḥayrān olurlar.
Allah kimi şaşırtırsa onu doğru yola getirecek yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde bırakır, körü körüne yuvarlanır giderler. [5, 41; 10, 101]
Allah kimi saptırırsa, artık onun için yol gösteren olmaz. Ve bırakır onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.
Allâh'ın dalâlete düşürdiğine hidâyet idecek kimse yokdur. Allâh Te'âlâ onları küfür ve tuğyânlarında mütehayyer ve sergerdân bırakır.
Allah’ın sapık saydığını, kimse doğru yolda göremez. O, onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakır.
Allah kimi sapıklığa düşürürse onu doğru yola iletecek yoktur. (Allah) onları taşkınlıkları içinde bocalar bir halde bırakır.
Allah'ın saptırdığını doğru yola getirebilecek yoktur. Allah onları bırakır da azgınlıkları içinde bocalar dururlar.
Allah'ın şaşırttığına kimse kılavuzluk edemez. O bırakır onları ki, kudurganlıkları içinde bocalayıp dursunlar.
Allah'ın saptırdığı kimseye artık hidayet verecek yoktur. Ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda bırakır.
Kimi ki Allah doğru yoldan saptırır, artık onu yola getirecek kimse yoktur. Allah, onları azgınlıkları içinde bırakır, körü körüne yuvarlanır giderler.
Şüphesiz Allah kimleri saptırırsa, onlara yol gösterici bulunmaz. Ve Allah, azgınlıkları içinde onları şaşkın şaşkın bırakır.
Allah'ın saptırdığını doğru yola götürecek kimse yoktur. Allah onları azgınlıkları içinde şaşkın olarak bırakır.