A'râf Suresi 198. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

198. Ayet

وَاِنْ تَدْعُوهُمْ اِلَى الْهُدٰى لَا يَسْمَعُواۜ وَتَرٰيهُمْ يَنْظُرُونَ اِلَيْكَ وَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ

Eğer onları, doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün, hâlbuki onlar görmezler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları doğru yola çağırırsan dinlemezler ve görürsün ki sana bakıyorlar, fakat baktıkları halde görmezler.

Besim Atalay (1965)

Onları doğru yola çağırırsın İşitmezler de, sana bakar görürsün, sen de onları, onlarsa görmüyorlar

Cemal Külünkoğlu

Sen onları, doğru yola çağırsan da kulak vermezler. Sen onların sana baktıklarını sanırsın, hâlbuki onlar görmezler.

Cemil Said (1924)

Hak dînine da’vet ider isen seni dinlemiyeceklerdir sana bakarlar fakat bir şey göremezler.

Diyanet Vakfı

Onları doğru yola çağırmış olsanız işitmezler. Ve onları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.

Edip Yüksel

Onları hidayete çağırsan işitmezler. Onların sana baktığını görürsün; fakat onlar görmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

siz onları doğru yolu göstermeğe çağıracak olsanız duymazlar, ve görürsün onları sana bakıb duruyorlardır da görmezler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Siz onları doğru yola çağıracak olsanız da duymazlar." Onların sana baktıklarını görürsün, bakarlar, ama görmezler.

Emrah Demiryent

Onları (müşrikleri ne kadar) doğru yola davet ederseniz (edin, onlar, ısrarla hakkı inkâr ettikleri için hakikati) işitmezler. (Resûlüm!) onların sana baktıklarını görürsün, oysa onlar görmezler (manen kördürler, küfürlerindeki inat sebebiyle hakikati idrak etmezler.)

Abdullah-Ahmet Akgül

(Öyle ki) Onları (Hakka ve) hidayete davet etseniz (veya doğru yolu görsünler ve başkalarına da göstersinler diye gayrete çağırıverseniz), sizi işitmeyecek (ve ilgilenmeyecek)lerdir. Ve (üstelik) onları Sana bakar görürsün (ya), halbuki onlar (gerçekleri) görmez haldedirler.

Erhan Aktaş

Eğer onları hidayete çağırsanız sizi duymazlar. Onların, sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eger oķırsañ anları ŧoġru yol dapa işitmeyeler daħı göreseñ anları baķarlar daħı anlar görmezler.

Hasan Basri Çantay

Eğer onları doğru yolu göstermiye çağırsanız duymazlar. Onları sana bakar görürsün. Halbuki görmezler de onlar.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki onları (o putları) hidâyete da'vet etseniz, işitmezler! Çünki onların sana baktıklarını görürsün, hâlbuki onlar görmezler!

İhsan Aktaş

Ve eğer onları (Allah’dan başkalarını yardıma çağıranları) hidayete çağırsanız duymaya çalışmazlar; sana bakıp (anlamsızca) durduklarını görürsün; oysa onlar bakar (ama gerçeği hiç de) görmek istemezler (zira putperestliğe şartlanmış olmaları sebebiyle onların hisleri ve idrakları adeta ölmüştür).

İlyas Yorulmaz

(Allah’dan başkalarını yardıma çağıranları) Doğru yola çağırsan, işitmezler ve seni görmedikleri halde sana baktıklarını görürsün.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onları doğru yola çağırırsın, işitmezler. Sana baktıklarını görürsün, oysaki görmezler.

İsmail Hakkı İzmirli

Onları doğru yola çağırırsan dinlemezler. Onları sana bakar görürsün. Halbuki onlar kalp gözü ile görmezler.

İsmail Yakıt

Onları doğru yola çağırsanız da işitmezler. Onların sana baktıklarını sanırsın [terâhum]⁷¹, oysa onlar görmezler!

Kadri Çelik

“Onları hidayete çağırırsanız, duymazlar. Sana baktıklarını görürsün, oysa onlar görmezler.”

Abdullah Parlıyan

Onları hidayete çağırsanız işitmezler. Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.

Kuran Yolu

Hidayete ulaşma hususunda onlara yalvarsanız sizi duymazlar, sana bakıyorlar zannedersin, oysa görmezler.”

Mahmut Kısa

Ey Peygamber! Sen onları ne kadar doğru yola çağırsan da, hakîkat karşısında kör ve sağır kesilen bu insanlar çağrına kulak vermezler; sana baktıklarını sanırsın, fakat gerçekte hiçbir şey göremezler. Öyleyse:

Mahmut Özdemir

Onları Hidayet’e / Doğru Yol’a çağırsanız, işitmezler. Onları, sana bakarlar görürsün; hâlbuki görmezler.

Mehmet Çakır

Kalkıp onları size yol göstermeye çağırsanız bile duyamazlar. Sadece yüzüne kör kör baktıklarını görürsün."

Mehmet Çoban

Eğer onları doğru yola çağırırsanız, işitmezler. Sana baktıklarını görürsün, oysa görmezler.

Mehmet Okuyan

Onları doğru yola çağırırsanız size kulak veremezler. Onları sana bakar görürsün; oysa onlar görmezler. [*]

Mehmet Türk

“Hatta siz onları hak yola çağırsanız, sizi duyamazlar bile. Onları, sana bakar gibi görürsün, ama onlar, asla görmezler.” (de.)

Muhammed Esed

onlara yol göstermeleri için yalvarsanız, işitmezler; sana baktıklarını sanırsın, ¹⁶¹ oysa görmezler.”

Mustafa Çavdar

Onları doğru yola çağırsanız da sizin çağrınızı işitmezler. Onları sana bakar görürsün fakat onlar göremezler. 2/170- 171, 7/195, 31/7, 45/7- 8

Ahmet Tekin

Onları doğru, hak yola, Allah'ın kitap ve peygamberle gösterdiği yola çağırırsanız, teşvik ederseniz duyma kabiliyetlerini hakkı duymak için kullanmazlar. Onların sana baktıklarını, senin peygamberliğini kavradıklarını düşünüyorsun. Basiretleri olmadığı için senin peygamberliğini, tebliğ ile görevli olduğun dini kavrayamıyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer yol göstersinler diye yakarsanız, sizi duymazlar bile; ve sanırsın[¹³¹²] ki sana bakıyorlar, fakat onlar görmezler.”

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onları doğru yolu göstermeğe çağıracak olsanız duymazlar. Ve onları sana bakar görürsün, halbuki onlar göremezler.

Orhan Kuntman

Şayet onları doğru yola davet etseniz sizi işitmezler. (Ey Muhammed, o müşriklerin elebaşlarının da putlardan farkı yoktur ki) Sen onların sana (bön bön) baktıklarını görürsün. (Evet bakarlar, davetini dinler görünürler ama -basiretten yoksundurlar- kalp gözleri körelmiştir, gerçekleri gözlerine soksan) yine de göremezler!

Osman Fırat

Eğer onları, doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün, hâlbuki onlar görmezler.

Şaban Piriş

Onları doğru yola çağırsanız sizi işitmezler. Onları sana bakar görürsün fakat onlar görmezler.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eger ḳıġırsañ anları doġru yola, işitmezler. Daḫı görürsin anları baḳar‐lar saña, līkin gözleri görmez.

Suat Yıldırım

Siz o müşrikleri (veya putları) doğru yola dâvet ederseniz işitmezler. Onların sana baktığını görürsün ama, aslında onlar görmezler. [35, 14]

Süleyman Ateş

Onları hidayete çağırırsanız, işitmezler. Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.

Süleyman Tevfik (1927)

Eğer sen onları hidâyete da'vet ider isen bunı işitmezler. Sen onları bakıyorlar gibi görirsin halbuki görmezler.

Süleymaniye Vakfı

Onları doğru yola çağırsan seni dinlemezler. Sana baktıklarını görürsün, oysa onlar göremezler.[*]

Ahmet Varol

Onları doğru yola çağırsanız duymazlar. Onları sana bakıyormuş gibi görürsün ama gerçekte görmezler.

Ümit Şimşek

Onları doğru yola çağırdığınızda sizi işitmezler. Onları sana bakarken görürsün; oysa onlar birşey görmezler.

Yaşar Nuri Öztürk

Onları, hidayete çağırsanız, duymazlar. Onların sana baktıklarını sanırsın. Oysaki, onlar görmezler.

Ali Bulaç

Eğer onları doğru yola çağırırsanız işitmezler. Onları sana bakar (gibi) görürsün, oysa görmezler bile.

Ali Fikri Yavuz

Eğer müşrikleri (veya putları) doğru yola çağırırsanız, duymazlar ve onları görürsün ki, sana bakıyorlar; halbuki onlar görmezler.

Bahaeddin Sağlam

Onları doğru yola çağırsan işitmezler. Onların sana baktıklarını görüyorsun, fakat görmüyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Onları doğru yola çağırmış olsanız, işitmezler. Onları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.