206. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ
Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O’na ibadet etmekten büyüklenmezler. O’nu tespih ederler ve yalnız O’na secde ederler.[240]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ الَّذ۪ينَ عِنْدَ رَبِّكَ لَا يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتِه۪ وَيُسَبِّحُونَهُ وَلَهُ يَسْجُدُونَ
Şüphesiz Rabbin katındaki (melek)ler O’na ibadet etmekten büyüklenmezler. O’nu tespih ederler ve yalnız O’na secde ederler.[240]
Şüphe yok ki Rabbinin katında bulunanlar, ona kulluk etmekten çekinmezler ve onu noksan sıfatlardan tenzih ederler ve yalnız ona secde ederler.
Tanrının katına, yakın olan kimseler, çekinmezler ona kulluk etmekten, ona teşbih ederler, ona secde ederler
Bil ki, Rabbine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibre kapılmazlar. O'nu tesbih ederler (hayatı O'nunla anlamlandırırlar) ve yalnızca O'na secde ederler.
Allâh ile berâber olanlar âna du’â itmek içün tekebbür itmezler âna hamd ve senâ iderler.
Kuşkusuz Rabbin katındakiler O'na kulluk etmekten kibirlenmezler, O'nu tesbih eder ve yalnız O'na secde ederler.
Rabbinin yanındakiler, ona kulluk etmekten kaçınıp büyüklenmezler, O'nu yüceltirler ve O'na secde ederler.
Zira rabbının yakınında olanlar ıbadetinden istikbar eylemezler, onu hep tesbih ederler, hem yalnız ona secde ederler
Zira Rabbinin katında olanlar, Allah'a kulluk etmekten asla kibirlenmezler, O'nu tenzih eder, şanını ulularlar ve yalnızca O'na secde ederler.
Şüphesiz ki (zaman ve mekândan münezzeh olan) Rabbinin nezdinde olanlar, (melekler) ona kullukta asla kibre kapılmazlar (bilakis) O’nu (bütün noksan sıfatlardan tenzih ederek) tesbih ederler ve (ibadet kastı ile) yalnızca O’na secde ederler.
Şüphesiz Rabbinin katında olanlar, (milyarlarca nurani ve ruhani varlıklar) O’na ibadet etmekten asla büyüklenmezler; O’nu tesbih ederler ve yalnız O’na secde ederler. (Öyle ise mü’mine yakışan gaflet değil, zikir ve ibadettir.)
Rabb'ine yakın olanlar, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler; O'nu tesbih¹ ederler ve O'na secde² ederler.
bayıķ anlar kim çalabuñ ķatındadur kibr eylemezler ŧapmaġından anuñ daħı teşbih eylerler aña daħı aña secde eylerler.
Şübhe yok ki Rabbinin katındaklier ona kulluk etmekden asla kibirlenmezler, onu tesbih ve yalınız ona secde ederler.
Muhakkak ki Rabbinin katındakiler (melekler), O'na ibâdet etmektenkibirlenmezler. O'nu tesbîh ederler ve yalnız O'na secde ederler!(2)
Şüphesiz, Rabbinin katında olanlar, (yakın olanlar) O’na kulluk yapmaktan asla kibre kapılmazlar; (daima) O’nu noksan sıfatlardan uzak tutar (hayatı O’nunla anlamlandırırlar) ve sadece O’na secde ederler.*
Rabbinin katında olanlar, O’na kulluk etmekte asla büyüklenmezler, O’nu layık olduğu biçimde yüceltirler ve O’na secde ederler.
Gerçekten o kimseler ki senin çalabının katındadırlar, Ona kulluk etmeyi küçüklük saymazlar, Onu ulularlar, Ona secde ederler.
Rabbinin yanındakiler yok mu, onlar Rablerine tapmaktan kibir göstermezler, O/nu tespih ederler, yalnız O/na secde ederler.
Muhakkak ki Rabbinin katında olanlar O’na kullukta büyüklük taslamazlar, O’nu tesbih edip yüceltirler ve yalnız O’na secde ederler.⁷³
Doğrusu Rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler, O'nu tesbih ederler ve yalnız O'na secde ederler.
Bil ki, Rabbine yakın olan melekler, O'na kulluk yapmaktan asla kibre kapılmazlar ve O'nun sınırsız yüceliğini övgüyle anar ve yalnızca O'nun önünde secde ederler.
Rabbinin katında bulunanlar bile O’na kulluk etmek hususunda kibre kapılmazlar, O’nu tesbih ederler ve yalnız O’na secde ederler.
Çünkü Rabb’inin katında yüksek dereceye sahip olanlar, O’na kullukta asla kibre kapılmazlar; bilakis O’nun hayranlık verici yüceliğini övgüyle anar ve O’nun huzurunda saygıyla secdeye kapanırlar! Ve Allah’ın huzurunda boyun eğenler, bakın ne yüce mertebelere erişecek, ne muhteşem ödüller, ganîmetler kazanacaklar:
Rabbinin katındakiler, O’na kulluk etmekten büyüklenmezler. O’nu tesbih ederler. O’na secde ederler. *(S E C D E)*
Çünkü Allah'tan dilekte bulunanlara kibir asla yakışmaz. Bilakis yerlere kapanıp onun erişilmez yüceliğini dile getirirler.
Şüphesiz ki Rabbinin yanındakiler kibirlenmezler. Onun yasalarına uyarak kulluk ederler. Yalnız onu yüceltirler.
Şüphesiz ki Rabbinin katındakiler (melekler), [*] O’na (Allah’a) kulluk etmekten kibirlenmez, O’nu [tesbih] eder [*] (yüceltir) ve yalnızca O’na secde ederler. [*]
Zîrâ Rabbinin katında olan (melekler), Ona büyüklük taslamadan kulluk eder, Onu tesbih eder ve sadece Ona, secde ederler.
Bil ki, Rabbine yakın olanlar ¹⁶⁸ O’na kulluk yapmaktan asla kibre kapılmazlar; ve O’nun sınırsız yüceliğini övgüyle anar ve [yalnızca] O’nun önünde yere kapanırlar.
Şüphesiz ki Rabbine yakın olan varlıklar bile ona kullukta kibre kapılmazlar ve her daim O’nun emriyle hareket eder ve O’na saygıyla secdeye kapanırlar. 16/48- 49, 17/44, 21/19 40/7...9, 41/38
Rabbinin katında olanlar, büyüklük taslayıp serkeşlik etmezler, O'na kulluk ve ibadet etmekten geri durmazlar. O'nu tesbih ve tenzih ederler. O'na, sadece O'na secde ederek namazlarını kılarlar.
Unutma ki, Rabbinin tarafında olanlar O’na kullukta kibre kapılmazlar; ve O’nun adına/aşkına hareket ederler[¹³²¹] ve yalnız O’nun önünde secdeye kapanırlar.
Şüphe yok ki, Rabbin indinde bulunanlar, O'nun ibadetinden tekebbürde bulunmazlar. Ve O'nu tesbih ederler ve ancak O'nun için secdeye kapanırlar.
Şüphe yok ki Rabbinin katındakiler, O'na kulluk etmekten asla kibirlenmezler, O'nu tesbih ederler ve yalnız O'na secde ederler!
Rabbinin yanında olanlar, büyüklük taslayıp O’na kulluktan geri kalmazlar, (dâimâ) O’nu tesbih ederler ve O’na secde ederler.
Rabbinin yanındakiler de O'na kulluk etmekten büyüklenmezler. O'nu tesbih ederler. O'na secde ederler.
Taḥḳīḳ ol kimseler ki Tañrı Ta‘ālā ḳatındadur, ya‘nī melā’ikeler, büyük‐lenmezler ‘ibādetinden ve tesbīḥ iderler aña, daḫı aña secde eylerler.
Rab'bine yakın melekler O'na kulluk ve ibadet etmekten asla kibirlenmez, hep O'nu tenzih eder ve yalnız O'na secde ederler.
Rabbinin yanında olanlar, büyüklük taslayıp O'na kulluktan geri kalmazlar, (daima) O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.
Rabbinin 'indinde bulunanlar (melekler) Allâh'ın 'ibâdetinden tekebbür itmezler, O'nı tesbîh ve tenzîh ider ve ona secde iylerler.
Rabbin katında olanlar, O’na kulluk etmeyi küçümsemezler; ibadetlerini O’na yapar ve O’na secde ederler.
Rabbinin katında olanlar O'na ibadet etmekte büyüklük taslamazlar, O'nu tesbih ederler ve O'na secde ederler.
Rabbinin katındakiler Ona kulluk etmekten yüksünmezler; Onu tesbih(30) eder, Ona secde ederler.(31)
Rabbinin katında olanlar, büyüklük taslayıp O'na ibadetten yüz çevirmezler; O'nu tespih ederler ve yalnız O'na secde ederler.
Şüphesiz Rabbinin katında olanlar, O'na ibadet etmekten büyüklenmezler; O'nu tesbih ederler ve yalnız O'na secde ederler.
Gerçekten Rabbinin katında olanlar (rahmetine yakın melekler), Allah'a kulluk etmekten asla kibirlenmezler. Onu tenzih eder yüceltirler ve yalnız ona ibadet için secde ederler.
Rabbinin katında olanlar, O’na kulluk etmekten büyüklük taslamazlar. O’nu takdis ve tesbih ederler ve yalnızca O’na secde ederler.
Şüphesiz, Rabbine yakın olanlar, O'na kulluk yapmaktan asla kibre kapılmazlar; O'nu noksan sıfatlardan uzak tutar ve sadece O'na secde ederler.[151]