A'râf Suresi 21. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

21. Ayet

وَقَاسَمَهُمَٓا اِنّ۪ي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِح۪ينَۙ

“Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve yemin ederek şüphe yok ki dedi, ben size öğüt verenlerdenim.

Besim Atalay (1965)

«Size öğüt veriyorum» diye ant içti

Cemal Külünkoğlu

Bir de onlara: “Muhakkak ki, ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye yemin etti.

Cemil Said (1924)

20, 21. Şeytân ânların ol vakte kadar görmedikleri çıplaklarını kendilerine his itdirecek ilkââtda bulundı. Ânlara "Allâh size bu ağacın meyvesini men’ itdi tâ ki iki melek olub da cennetde ilelebed yaşamıyasınız." didi ve kendisinin en iyi nasîhatci oldığına yemîn itdi.

Diyanet Vakfı

Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.

Edip Yüksel

Kendilerine yemin de etti: "Ben size öğüt veriyorum."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve her halde ben sizin hayrınızı istiyenlerdenim diye ikisine de yemin etti

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.

Emrah Demiryent

20-21. Derken şeytan, (Âdem ve Havvâ’nın cennet elbiseleri ile) örtülü olan avret yerlerini kendilerine göstermek (içinde bulundukları nimetlerden mahrum etmek) için, onlara (cennetin kapısından şöyle) fısıldadı: “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya (cennette) ebedî kalanlardan olursunuz, diye yasakladı. Şüphesiz ben, sizin (iyiliğiniz) için öğüt verenlerdenim!” diyerek (yalan yere Allah adına) yemin etti.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ve (İblis üstelik): "Gerçekten ben size (iyilik maksatlı) öğüt verenlerdenim" diye (yalan yere) yemin de etmişti. (Maalesef açık-saçıklık şeytanın en etkili şehvet tahrikidir ve ahlâk tahribidir.)

Erhan Aktaş

Ve ikisine: “Ben gerçekten ikinizin de iyiliğini istemekteyim.” diye yemin etti.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı and içdi ol ikiye “bayıķ ben siz ikiye eyü dileyicilerdenven.”

Hasan Basri Çantay

Bir de onlara: «Şübhesiz ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim» diye yemîn etdi.

Hayrat Neşriyat

Ve onlara: “Doğrusu ben size gerçekten (iyiliğiniz için) nasîhat edenlerdenim” diye de yemîn etti.

İhsan Aktaş

Bir de ardından, şüphesiz ben, (sizin iyiliğinizi isteyen ve bu bakımdan) size nasihat edenlerdenim!” diye yemin üstüne yemin etti.

İlyas Yorulmaz

“Ben size öğüt verenlerdenim” diyerek Âdem’e ve eşine yemin etmişti.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Gerçekten ben her ikinizin de iyiliğini istiyorum." Diye and içti.

İsmail Hakkı İzmirli

20, 21. Şeytan ise gizli kalan avret yerlerini kendilerine göstermek için [⁵] onlara vesvese verdi. Dedi ki «— Rabbinizin bu ağacı yasak etmesi ancak sizlerin melek [⁶] olmamanız veya daim kalmamanız içindir [⁷]», «— Herhalde sizin hayrıhahlarınızdanım» diye onlara bir de yemin etti.

İsmail Yakıt

Onlara, “Elbette ben size öğüt verenlerdenim” diye de yemin etti.

Kadri Çelik

“Doğrusu ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye ikisine yemin etti.

Abdullah Parlıyan

Ve onlara: “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim” diye de yemin etti.

Kuran Yolu

Onlara, “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye de yemin etti.

Mahmut Kısa

Ve “Allah şahidimdir ki, bunu sırf sizin iyiliğiniz için yapıyorum!” diye onlara yemin etti.

Mahmut Özdemir

Bir de “Ben, sizin için (iyilik isteyerek) Öğüt Verenler’denim” diye onlara yemin etti.

Mehmet Çakır

Onlara yeminler etti: " ben sadece sizin iyiliğinizi istiyorum " dedi.

Mehmet Çoban

"Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim!" diye yemin etti.

Mehmet Okuyan

“Doğrusu ben sizin için öğüt verenlerdenim!” diye yemin etmişti.

Mehmet Türk

20,21. Bunun üzerine şeytan o ikisinin, kendilerine örtülmüş olan avret yerlerini meydana çıkarmak için¹ o ikisine² de vesvese³ verdi ve: “Rabbiniz size bu ağacı, sadece sizin birer melek olmamanız ya da ebedî yaşayanlardan olmamanız için yasakladı.” dedi ve: “Doğrusu ben, sizin iyiliğinizi istiyorum.” diye yemin etti.

Muhammed Esed

Ve onlara: “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim” diye de and verdi.

Mustafa Çavdar

Ve her ikisine de yemin ederek; Ben sizin, iyiliğiniz için öğüt veriyorum dedi. 14/22

Ahmet Tekin

Âdem ile eşine, yeminler ederek: “Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim" dedi.

Mustafa İslamoğlu

Ve her ikisine yeminler etti: “İnanın ki ben, ikiniz için de kesinlikle samimi duygular besleyen biriyim.”

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara, «Ben muhakkak sizin için elbette hayırhâh olanlardanım.» diye yemin etti.

Orhan Kuntman

Onlara: "(inanınız ki) Ben gerçekten sizin hayrınıza, öğüt verenlerdenim" diyerek yemin etmekten de çekinmedi.

Osman Fırat

"Şüphesiz ben size nasihat verenlerdenim" diye de onlara kasem etti.

Şaban Piriş

Ben sizin, iyiliğinizi isteyen, size öğüt verenlerdenim, diye onlara yemin etti.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı and içdi ikisine ki ben size ögüt viricilerden‐men.

Suat Yıldırım

20, 21. Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: “Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir” diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti. [20, 120]

Süleyman Ateş

Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve onlara: "Ben sizin içün nâsihlerdenim" diye yemîn iyledi.

Süleymaniye Vakfı

Onlara yemin etti: “Ben ikinizin de iyiliğini istiyorum.”

Ahmet Varol

Ayrıca: "Şüphesiz ki ben size öğüt verenlerdenim" diye onlara karşı yemin etti.

Ümit Şimşek

Sonra da “Ben sizin iyiliğiniz için öğüt veriyorum” diye yemin etti.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve onlara, "-Ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.

Ali Bulaç

Ve: 'Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim' diye yemin de etti.

Ali Fikri Yavuz

Bir de onlara: “-Muhakkak ki, ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim”, diye yemin etti.

Bahaeddin Sağlam

Ve onlara yemin etti ki: “Ben size samimiyetle öğüt verenlerdenim.”

Bayraktar Bayraklı

Onlara, “Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim” diye yemin etti.