A'râf Suresi 34. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

34. Ayet

وَلِكُلِّ اُمَّةٍ اَجَلٌۚ فَاِذَا جَٓاءَ اَجَلُهُمْ لَا يَسْتَأْخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Her ümmetin başına gelecek musibete bir zaman takdir edilmiştir. Mukadder olan o zaman gelip çattı mı o musibeti ne bir an geriye atabilirler, ne bir an ileriye alabilirler.

Besim Atalay (1965)

Her bir ümmetin, bir sonucu vardır, günleri geldiğinde ne bir saat gecikirler, ne de öne geçirilir

Cemal Külünkoğlu

Ve her toplum için bir vade belirlenmiştir. Öyle ki, vadeleri dolduğunda ne bir an geri kalabilirler ne de bir an öne geçebilirler.

Cemil Said (1924)

Her ümmetin eceli vardır, ecel zamânını insânlar ne takrîb ve de te’hîr idemezler.

Diyanet Vakfı

Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an ileri gidebilirler.

Edip Yüksel

Her bir toplumun bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir an erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her ümmet için bir müddet mukadder, müddetleri gelince bir lâhza geri de kalmazlar, öne de geçemezler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Her ümmetin bir eceli vardır. O ecel geldiğinde, ne bir ân erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.

Emrah Demiryent

Her ümmetin (takdir edilen) bir eceli vardır. Ecelleri geldiği vakit, (onu) ne bir an geciktirebilirler ne de (bir an) öne alabilirler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Her ümmet için bir ecel vardır. (Her medeniyet ve devletin de belli bir ömrü bulunmaktadır.) Onların ecelleri gelince, ne bir saat ertelenip geri kalır, ne de öne alınır (tam zamanında çöküp dağılır. Adaleti uygulayan ve ilme dayanan devletler ayakta kalır, zulüm yapan ve geri kalan devletler yıkılır.)

Erhan Aktaş

Her ümmetin¹ bir eceli² vardır. Ecelleri gelince ne bir an ertelenir ne de bir an öne alınır.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı her bir bölügü eceli var; pes ķaçan kim geldi eceli anlaruñ girü ķalmayalar [77a] bir śa'at bir daħı ilerü varmayalar.

Hasan Basri Çantay

Her ümmetin (mukadder) bir eceli vardır. Binâen'aleyh o müddetleri gelince bir saat ne geri bırakabilirler, ne öne alabilirler.

Hayrat Neşriyat

Ve her ümmetin (büyük-küçük her topluluğun) bir eceli vardır.(2) Artık ecelleri geldiği zaman, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler!

İhsan Aktaş

Ve her ümmetin, yaşayacağı bir ecel (süre) vardır. Onların (müsemma/tabii) ecelleri gelince (süresi dolunca), ne bir an erteleyebilirler ne de bir an öne alabilirler.*

İlyas Yorulmaz

Her toplum (ümmet) için bir zaman belirlenmiştir. Zamanları dolduğunda, ne bir saat geri, nede bir saat ileri alınır.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Her ulus için bir son vardır. Onun için bir son gelince, bu ne bir göz kırpması kadar geciktirilir, ne de öne alınır.

İsmail Hakkı İzmirli

Her bir ümmetin bir sonu vardır. Sonu gelince onlar bir saat ne geri kalırlar, ne ileri giderler.

İsmail Yakıt

Her topluluk [ummet] için belirli bir süre vardır. Süreleri gelince onu ne bir an geciktirebilirler ne de bir an öne alabilirler.¹²

Kadri Çelik

Her ümmet için belirli bir süre vardır; vakitleri dolunca (artık ondan) ne bir saat gecikebilir, ne de öne geçebilirler.

Abdullah Parlıyan

Her toplumun, yaşayacağı belli bir süre vardır. Süresi dolunca, onların yok edilmeleri ne bir an gecikebilir, ne de öne geçebilir.

Kuran Yolu

Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince ne bir an geri kalırlar ne de bir an ileri gidebilirler.

Mahmut Kısa

Her toplumun ilâhî-toplumsal yasalara göre belirlenmiş bir hayat süresi, yani bir eceli vardır. O ecelleri gelip çattı mı, ölüm vaktini ne bir an geciktirebilir, ne de öne alabilirler. Şu hâlde:

Mahmut Özdemir

Her ümmet için bir ecel vardır. Onların eceli geldiği zaman ne bir saat geri kalırlar, ne öne geçerler.

Mehmet Çakır

Her milletin bir ömrü vardır. Vadesi gelen ömür de, ne bir saat ileri ne de geri alınabilir.

Mehmet Çoban

Her topluluğun bir süresi vardır. Süre gelince ne bir an geri kalırlar ne de süreyi geçebilirler.

Mehmet Okuyan

Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir saat (bir an) geri kalır ne de öne gelebilirler. [*]

Mehmet Türk

Her ümmet için verilen bir süre vardır. Süreleri dolunca onlar (o süreyi) bir an bile kısaltamadıkları gibi, uzatamazlar da.¹

Muhammed Esed

Ve her toplum için bir vade belirlenmiştir: ²⁵ Öyle ki, vadeleri dolduğunda onu bir tek an olsun, ²⁶ ne geciktirebilirler ne de öne alabilirler.

Mustafa Çavdar

Her toplumun bir vadesi vardır. Vadeleri geldiğinde; o süre ne bir saat ertelenir ne de öne alınır. 10/49, 15/5, 16/61, 23/43, 39/42, 63/11

Ahmet Tekin

Her millet, (toplum, devlet, medeniyet) için bir vade belirlenmiştir. Vadeleri dolduğu zaman, ne erteleyebilirler, ne de öne alabilirler.

Mustafa İslamoğlu

Her toplumun bir vâdesi vardır: Vâdeleri dolduğu vakit, onu bir an ne erteleyebilirler ne de öne alabilirler.[¹¹⁸¹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Her ümmet için bir ecel vardır. Artık onların ecelleri geldiği zaman ne bir saat geri bırakabilirler, ve ne de öne alabilirler.

Orhan Kuntman

Her ümmetin (takdir edilmiş olan) bir eceli (bir sonu) vardır, (ki azap veya helakleri ona bakar) Ecelleri geldiğinde, ne bir saat geri kalır, ne de öne alabilirler, (onlar derhal yakalanır, belalarını bulurlar)

Osman Fırat

Her toplumun bir süresi vardır. Süreleri gelince (onlar), ne bir saat geri bırakılır ne de öne geçilir (tam vaktinde batıp giderler).

Şaban Piriş

Her toplumun bir sonu vardır. Sonları geldiğinde; ne bir süre ertelenebilir ne de öne alınabilir.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı her bir ümmetüñ ecel müddeti vardur. Pes ḳaçan ecelleri gelse girüḳalmazlar bir laḥẓa, ne daḫı ilerü varmazlar.

Suat Yıldırım

Her ümmet için belirlenmiş bir müddet vardır. Vâdeleri gelince ne bir an geri bırakabilir, ne de bir an öne alabilirler.

Süleyman Ateş

Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince (onlar), ne bir an geri kalırlar, ne de öne geçerler, (tam vaktinde batıp giderler).

Süleyman Tevfik (1927)

Her ümmet içün bir vakt-i mu'ayyen vardır. O ecel geldikde bir dakika bile te'hîr veyâ takdîm olunmazlar.

Süleymaniye Vakfı

Her toplumun (ümmet) bir eceli vardır. Ecelleri gelince onu ne erteleyebilirler, ne de ecelleri gelmeden onun öne alınmasını sağlayabilirler[*].

Ahmet Varol

Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiğinde ne bir saat geriye bırakabilirler ve ne de öne alabilirler.

Ümit Şimşek

Her milletin bir eceli vardır. Vadeleri eriştiğinde onu ne bir an erteleyebilir, ne de öne alabilirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Her ümmet için belirlenmiş bir süre vardır. Süreleri dolunca ne bir saat geri kalırlar ne de öne geçerler.

Ali Bulaç

Her ümmet için bir ecel vardır. Onların ecelleri gelince, ne bir saat ertelenebilirler ne de öne alınabilirler (tam zamanında çökerler.)

Ali Fikri Yavuz

Her ümmet için takdir edilen bir zaman (ecel) var. Müddetleri gelince bir an geri kalamazlar ve öne de geçmezler.

Bahaeddin Sağlam

Ve her toplumun belli bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman, bir an bile ne gecikirler ne de öne geçebilirler.

Bayraktar Bayraklı

Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri gelince, ne bir an geri kalırlar ne de bir an öne gelebilirler.