Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Evvelce girenler, sonrakilere diyecekler ki: Sizin bir üstünlüğünüz yok bize, kazandığınız suçlar yüzünden tadın azabı.
Besim Atalay (1965)
Öncekiler, derler sonrakilere: «Sizin bizden ayrı neyiniz vardır? Yaptığınız iş yüzünden azabı tadasınız»
Cemal Külünkoğlu
Ve (bunun üzerine) öncekiler, sonrakilere şöyle diyecek: “Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Öyleyse yaptığınız kötülükler yüzünden tadın azabı!”
Cemil Said (1924)
(39) Evvel gelenler sonra gelenler[e]: "Sizin bize rüchânınız var mı? lâyık oldığınız ’azâbı çekiniz" dirler.
Diyanet Vakfı
Öncekiler de sonrakilere derler ki: Sizin bize bir üstünlüğünüz yok. O halde siz de yaptıklarınıza karşılık azabı tadın!
Edip Yüksel
Öncekiler sonrakilere, "Sizin bize bir üstünlüğünüz yoktur. Kazandıklarınızdan ötürü azabı tadın," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Öndekiler de sonrakilere derler ki: sizin de bize karşı bir meziyyetiniz olmadı, artık kendi kesbinizin cezası, tadın azabı
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Öncekiler de sonrakilere derler ki: "Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktur. O halde yaptıklarınızdan dolayı azabı tadın".
Emrah Demiryent
(Bu sefer) öncekiler (sapıklıkta önderlik edenler) de sonrakilere (sapıklıkta kendilerini takip edenlere) derler ki: “Sizin bize bir üstünlüğünüz yok. O hâlde siz de yaptıklarınıza karşılık azabı tadın!”
Abdullah-Ahmet Akgül
(Bu sefer) Öncekiler sonrakilere (küfür ve kötülük öncüleri, peşlerine takılan kimselere) diyecekler ki: "Sizin bize göre bir (üstünlük sebebiniz ve) faziletiniz yoktur, (işinize geldiği için bizi takip ve taklit ettiniz,) şimdi kendi (nefsi arzularınız ve taraftarlığınızla) kazandıklarınıza karşılık olarak azabı tadınız!"
Erhan Aktaş
Öncekiler de sonrakilere: “Sizin, bizden iyi bir tarafınız yoktu. O halde kazandıklarınıza karşılık azabı tadın.” dediler.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyitti öñdüngiler śoñraġılara “olmadı sizüñ üzerümüze hįç artuķlıķ [77b] pes ŧaduñ 'aźābı andan ötürü kim olduñuz-idi ķazanursız.”
Hasan Basri Çantay
Onların evvelkileri de sonrakilerine: «Sizin bize karşı hiçbir üstünlüğ (ünüz) yokdur. O halde ne kazanmış idiyseniz karşılığı olan azabı tadın» dedi (diyecek).
Hayrat Neşriyat
Öncekiler ise sonrakilere: “Hâlbuki (bu mevzu'da) sizin bizim üzerimize hiç bir üstünlüğünüz olmadı, öyle ise kazanageldiğiniz (günahlar) yüzünden azâbı(nızı) tadın!” derler.
İhsan Aktaş
(Bu sefer) önde gelenler, sonda yer alanlara (inkâr ve kötülük öncüleri, peşlerine takılanlara) diyecekler ki: (Bu hesap günü) sizin de bize karşı (hiç) bir üstünlüğünüz olmadı. Artık (bizim gibi siz de) kendi yaptığınızın cezası olan azabı tadın.
İlyas Yorulmaz
Öncekiler de sonrakilere cevap olarak “Sizin bizden hiçbir üstünlüğünüz yoktu, kazandıklarınızdan dolayı azabı tadın” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Öncekiler de sonrakilere diyecekler: "Sizin bizden ne ayrılığınız ne ayrılığınız var ki? Öyleyse siz de kazandığınız günahların azabını çekin."
İsmail Hakkı İzmirli
Evvelkileri sonrakilerine [²] diyecekler. «-— Sizin bizim üzerimizde hiçbir meziyetiniz yoktur. Neye azabımız iki kat olsun! Kazancınızdan dolayı haydi azabı tadın».
İsmail Yakıt
Öncekiler de sonrakilere derler ki: “Sizin de bize karşı herhangi bir fazlanız/üstünlüğünüz yok. O hâlde yapmış olduklarınızdan/kazandıklarınızdan dolayı siz de azabı tadınız!”
Kadri Çelik
Öncekileri (önderleri) sonrakilere (kendilerine uyanlara), “Sizin bizden bir üstünlüğünüz yoktur, kazandığınıza karşılık tadın azabı” derler.
Abdullah Parlıyan
Ve öncekiler sonrakilere şöyle diyecek: “Demek ki, bizim hatalarımızdan ders almadığınızdan dolayı, bize karşı bir üstünlüğünüz yok. Öyleyse yaptığınız tüm o kötülükler için tadın bu azabı.”
Kuran Yolu
Öncekiler de sonrakilere derler ki: “Sizin bizden arta kalır bir tarafınız yok. O halde siz de yaptıklarınıza karşılık azabı tadın!”
Mahmut Kısa
Bunun üzerine öncekiler, sonrakilere şöyle diyecek: “Sizin bizden üstün bir tarafınız yok ki! Öyleyse, yaptıklarınıza karşılık cehennem azâbını bizimle birlikte tadın!”
Mahmut Özdemir
Onların ilk öncekileri de sonrakileri için dediler ki: “Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktu. Kazanıyor olduğunuz şeylere karşılık Azab’ı tadın!”.
Mehmet Çakır
Bu sefer öncekiler, sonradan gelenlere karşılık verecek: " Sizin de bizden kalır yeriniz yoktu. Siz de çekin yaptıklarınızın cezasını..."
Mehmet Çoban
Öncekiler sonrakilere dediler ki: "Sizin bize herhangi bir üstünlüğünüz yok! O halde siz de yaptıklarınıza karşılık azabı tadın!"
Mehmet Okuyan
Öncekiler sonrakilere şöyle diyecekler: “(Belli ki) sizin bizden hiçbir farkınız yokmuş. Siz de (bizim gibi) yaptıklarınıza karşılık azabı tadın!”
Mehmet Türk
Öncekiler de sonrakilere: “Sizin bizden fazla bir üstünlüğünüz yok. Öyleyse yaptıklarınızın karşılığı olan şu azabı tadın bakalım.” (diyecekler.)
Muhammed Esed
Ve öncekiler, sonrakilere şöyle diyecek: “Demek ki, hiçbir bakımdan bizden üstün kimseler değilmişsiniz! ³⁰ Öyleyse, yaptığınız bütün o kötülükler için, tadın bu azabı!”
Mustafa Çavdar
Ve öncekiler de, sonraki kuşaklara: – Küfürde sizin, bizden bir farkınız yoktur, öyleyse siz de kazanmış olduklarınıza karşılık azabı tadın! Derler. 28/62...66, 34/31...33, 40/47...50
Ahmet Tekin
İktidar sahibi liderler, halka: “Sizin bize göre farklı bir tarafınız yok. O halde, siz de işlediğiniz ameller, yüklendiğiniz günahlar sebebiyle azâbı tadın." derler.
Mustafa İslamoğlu
Bu kez öncekiler sonrakilere, “İşte gördünüz, sizin bizden bir farkınız yok.[¹¹⁸⁵] Öyleyse, kendi işledikleriniz yüzünden tadın azabı!” diyecekler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Öndekiler de, sonrakilere diyeceklerdir ki: «Sizin için bizim üzerimize bir fazl (ve rüçhan) yoktur. Binaenaleyh (siz de) kazanır olduğunuz şey sebebiyle azabı tadınız.»
Orhan Kuntman
(Bunun üzerine) Öncekiler de sonrakilere: "(Anladınız ya) Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yok! (Sizlere de Peygamberler geldi, neden onlara değil de bize tabi oldunuz) O halde siz de işlediğiniz günahlardan ötürü (bizim gibi katmerli) azabı tadın" derler.
Osman Fırat
Öncekiler de sonrakilere dediler ki: "Sizin bize bir üstünlüğünüz yokmuş. O halde siz de kazandıklarınıza karşılık tadın azabı!"
Şaban Piriş
Öncekiler ise, kendilerinden sonra gelenlere:-Sizin, bizden bir üstünlüğünüz yoktur, siz de kazanmış olduklarınıza karşılık azabı tadın!” derler.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı eyide öñdinkiler ṣoñraġılara: Yoḳdur sizüñ bizüm üstümüzefażluñuz, pes daduñ cehennem odınuñ ‘aẕābını, ḳazanduġuñuz ma‘ṣiyetsebebi‐y‐le.
Suat Yıldırım
Bu sefer öndekiler de sonrakilere derler ki: “Gördünüz ya, sizin bize karşı bir ayrıcalığınız olmadı, artık kendi işlediklerinizin cezası olarak tadın azabı! ”
Süleyman Ateş
Öncekiler de sonrakilere dediler ki: "Sizin bize bir üstünlüğünüz yok. O halde siz de kazandıklarınıza karşılık azabı tadın!"
Süleyman Tevfik (1927)
Evvel gelenler sonrakilere: "Sizin bizim üzerimize bir fazlınız (hakk-ı rüchânınız) yokdur. Kazandığınız şeylerden dolayı 'azâbınızı tadınız" dirler.
Süleymaniye Vakfı
Öncekiler de sonrakilere şöyle cevap vereceklerdir: “Sizin bizden ne farkınız var ki? Siz de kazandığınıza karşılık bu azabı tadın.”
Ahmet Varol
Öncekiler de sonrakilere: "Sizin bize bir üstünlüğünüz yoktu. Kazandıklarınıza karşılık azabı tadın" derler.
Ümit Şimşek
Öncekiler de sonrakilere “Sizin bize bir üstünlüğünüz yok ki,” derler. “Siz de kendi kazandıklarınızın azabını tadın.”
Yaşar Nuri Öztürk
Öncekiler de sonrakiler için şöyle konuşurlar: "Artık sizin, bizim üzerimizde bir üstünlüğünüz yok. O halde kazandıklarınıza karşılık azabı tadın."
Ali Bulaç
(Bu sefer) Önde gelenler, sonda yer alanlara diyecekler ki: 'Sizin bize göre bir üstünlüğünüz yoktur, kazandıklarınıza karşılık olarak azabı tadın.'
Ali Fikri Yavuz
Önceki öncüler de sonrakilere; “- Sizin de bize karşı bir üstünlüğünüz olmadı. Artık kendi yaptığınızın cezası olan azabı tadın”, derler.
Bahaeddin Sağlam
Öncekiler de sonrakilere derler ki: “Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık kendi kazançlarınızdan dolayı azabınızı tadın.”
Bayraktar Bayraklı
Öncekiler de sonrakilere derler ki: “Sizin bize bir üstünlüğünüz yok. O halde siz de yaptıklarınıza karşılık azabı tadın.”