A'râf Suresi 4. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

4. Ayet

وَكَمْ مِنْ قَرْيَةٍ اَهْلَكْنَاهَا فَجَٓاءَهَا بَأْسُنَا بَيَاتًا اَوْ هُمْ قَٓائِلُونَ

Nice memleketleri helâk ettik. Onlara azabımız gece uykusuna dalmışken, yahut gündüz istirahat hâlinde iken gelmişti.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Biz nice şehirler helak etmişiz ki azabımız gelip çattığı zaman ya geceydi; halk, uykuya dalmıştı, yahut da gündüzdü, öğle uykusundaydı, dinlenmedeydi.

Besim Atalay (1965)

Biz nice şehirleri yok eylemişiz, azabımız gece uyurlarken, ya da, gündüzleyin dinlenirlerken gelip çatmıştı

Cemal Külünkoğlu

Biz nice kentleri(n insanlarını yaptıkları yüzünden) yok ettik. Azabımız, onları, ya (Lut kavminde olduğu gibi) geceleyin ya da (Şuayip kavmindeki gibi) öğlen uykusu sırasında yakalayıverdi.

Cemil Said (1924)

Ne kadar şehirler tahrîb itdik ba’zıları gündüz ba’zıları gice gazâbımıza uğradı.

Diyanet Vakfı

Nice memleketler var ki biz onları helâk ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.

Edip Yüksel

Yok ettiğimiz nice topluluklar, uyurlarken yahut gündüzün işlerine dalmış haldeyken azabımız kendilerine ulaştı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz nice memleket helâk etmişizdir ki gece yatarlarken yâhud gündüz uyurlarken baskınımıza ona gelivermiştir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Nice kentler helak ettik. Gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.

Emrah Demiryent

Biz nice kentleri (n insanlarını, hakkı inkâr ettikleri için) helâk ettik. Azabımız onları ya (Lût kavminde olduğu gibi) geceleyin ya da (Şuayb kavminde olduğu gibi) öğlen uykusu sırasında yakaladı.

Abdullah-Ahmet Akgül

Biz (elçilerimize düşmanlık eden) nice ülkeleri helak edip batırdık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken Bizim zorlu azabımız onlara gelip-yakalayıp (yıkıma uğrattı).

Erhan Aktaş

Biz, nice kentleri yok ettik. Gece uyurlarken veya gündüz uykusundayken¹ onlara azabımız gelip çattı.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı niçe köy helāk eyledük anı pes geldi aña ķatdıġumuz gice basmaķ iken ya'nį lūŧ ķavmı gibi yā anlar gündüz uyķusın uyuyıcılarken

Hasan Basri Çantay

Biz nice memleketler (ehâlîsin) i helak etdik. Öyle ki (kâh) geceleyin, kâh onlar kaylûle ederlerken azabımız gelib çatdı onlara.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki nice şehirler var ki onları helâk ettik de azâbımız kendilerine geceleyin veya onlar (o memleketin halkı) kaylûlede (gündüz uykusunda) olan kimseler iken gelivermiştir.

İhsan Aktaş

Ve biz nice kentleri (inkâr, zulüm, isyan ve azgınlıkları yüzünden) yıkıma uğrattık. Öyle ki azabımız, onları, ya (Lut kavminde olduğu gibi) gece uyurlarken ya da (Şuayb kavmindeki gibi) gündüz (öğle vaktinde) dinlenirken yakalayıverdi.

İlyas Yorulmaz

Biz, nice kasabaları yok ettik. Onlar gece yataklarında veya gündüz öğle vaktinde dinlenirken, azabımız onlara gelmişti.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz nice kentleri yokettik. Azabımız onları ya geceleyin ya da gündüz uykuda iken gelip bastırmıştır.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz nice kasaba ahalisini helâk ettik. Azabımız geceleyin veya öğleyin istirahatta iken onlara gelip çattı [⁵].

İsmail Yakıt

Biz nice beldeleri helak/yok ettik. Baskınımız/gazabımız [ba’sunâ] onlara ya geceleyin veya gündüz uykusunda gelmiştir.

Kadri Çelik

Biz nice ülkeleri yok etmişizdir; azabımız onlara, geceleyin ya da öğlen vakti uyurlarken geliverdi.

Abdullah Parlıyan

Bize ve elçilerimize baş kaldıran topluluklardan nicesini, gece vakti veya güpegündüz dinlenirken, ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir.

Kuran Yolu

Nice ülkeler var ki onları helâk ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geliverdi.

Mahmut Kısa

Oysa Biz, emrimize başkaldıran nice toplumları helâk ettik; geceleyin uyurlarken yâhut gündüz vakti dinlenirlerken, azâbımız ansızın başlarına çöküvermişti!

Mahmut Özdemir

Şehirler’den nicesini helâk ettik. Geceleyin veya onlar gündüz meşgul iken oraya sıkıntı azabımız geldi.

Mehmet Çakır

Biz, nice şehirleri yok ettik. Felaket onları, ya gece yarılarında ya da gündüz uykusunda yakadı.

Mehmet Çoban

Uyarılarımıza aykırı davrandılar. Bunun üzerine onların üstüne gece gündüz fark etmeden felaketler gönderdik.

Mehmet Okuyan

Nice şehirler vardı ki biz onları helak etmiştik. Azabımız onlara gece veya gündüz uyurlarken gelmişti.

Mehmet Türk

Biz (halkı zâlim olan) nice ülkeleri helâk ettik. Bizim azabımız onlara, ya gece uyurlarken¹ ya da gündüz uyurlarken,² ansızın geliverdi.

Muhammed Esed

Biz [baş kaldıran] topluluklardan nicesini, gece vakti ya da güpegündüz dinlenirken ansızın gelip çatan cezamızla yok etmişizdir. ⁴

Mustafa Çavdar

Biz nice uygarlıkları helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı. 6/6- 47, 11/100- 101, 19/98, 28/58

Ahmet Tekin

Nice memleketler helâk ettik. Azâbımız onlara, geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken, uyurlarken geldi.

Mustafa İslamoğlu

Biz nice (âsî) toplulukları helâk etmişizdir; kahredici gazabımız bir gece vakti ya da gün ortasında dinlenirken gelip çatıvermiştir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bir nice ülkeyi helâk ettik ki, onlara azabımız gece yatarlarken veya gündüzün ortasında uyurlarken gelip çatmıştır.

Orhan Kuntman

Biz, nice belde halkını, bu yüzden helak ettik Azabımız onlara ya geceleyin ya da gündüzün (ortasında) dinlenirken ansızın gelip çattı.

Osman Fırat

Nice kentlerden helâk ettik ki onlar gece yatarlar iken, veya konuşurlarken, azâbımız geliverdi.

Şaban Piriş

Nice memleketler helak ettik. Kahredici azabımız, onlara gece ya da öğle vakti uyurlarken gelip çattı.

Satıraltı Meal (1534)

İy nice şehrleri ve iḳlīmleri ḫarāb eyledük. Pes geldi anuñ ḳavmine bizüm‘aẕābumuz gice yaturken Lūṭ ḳavmi gibi, yā gün buçuġında Şu‘ayb ḳavmi gi‐bi.

Suat Yıldırım

Biz nice ülkeler imha ettik ki ya gece uyurlarken, yahut gündüz yatarlarken baskınımız onlara gelivermişti. [6, 10; 22, 45; 28, 58; 7, 97-98]

Süleyman Ateş

Nice kent(ler)i helak ettik; gece yatarlarken, yahut gündüz uyurlarken, azabımız onlara geliverdi.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz ne kadar karyeleri (şehirleri) helâk itdik. Onlara 'azâbımız gice yatdıkları veyâ gündüz istirahat itdikleri zamânlarda (hiç beklemedikleri vakitlerde) geldi.

Süleymaniye Vakfı

Biz nice kentleri etkisiz (yaşanmaz) hale getirdik. Baskınımız onlara, ya geceleyin ya da gündüz uykusunda[*] iken gelmiştir.

Ahmet Varol

Biz nice kasabaları helak ettik. Onlara azabımız ya gece vakti veya gündüz uykusuna yattıkları sırada ulaştı.

Ümit Şimşek

Biz nice beldeler helâk ettik ki, azabımız onlara gece yatarlarken veya gündüz uykusunda iken ansızın gelivermişti.

Yaşar Nuri Öztürk

Nice yurtları ve medeniyetleri yere batırdık biz. Öyle ki, geceleyin yahut öğlen uykusu uyumakta oldukları bir sırada azabımız tepelerine iniverdi.

Ali Bulaç

Biz nice ülkeleri yıkıma uğrattık. Geceleri uyurlarken ya da gündüzün dinlenirlerken bizim zorlu azabımız onlara geliverdi.

Ali Fikri Yavuz

Biz nice memleketler halkını helâk ettik ki, onlara azâbımız, gece yatarlarken, yahut gündüz istirahat ederlerken gelmişti.

Bahaeddin Sağlam

Nice şehirleri helak ettik. Onlar gece uyurlarken veya gündüz öğlen uykusunda iken azabımız onlara geldi.

Bayraktar Bayraklı

Nice memleketler var ki biz onları helâk ettik. Azabımız onlara geceleyin yahut gündüz istirahat ederlerken geldi.