A'râf Suresi 43. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

43. Ayet

وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُۚ وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي هَدٰينَا لِهٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلَٓا اَنْ هَدٰينَا اللّٰهُۚ لَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۜ وَنُودُٓوا اَنْ تِلْكُمُ الْجَنَّةُ اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. “Hamd, bizi buna eriştiren Allah’a mahsustur. Eğer Allah’ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler” derler. Onlara, “İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!” diye seslenilir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Gönüllerindeki kini, hasedi gideririz, bulundukları yerlerin altından ırmaklar akar ve hamd Allah'a ki derler, doğru yolu buldurdu da bu nimetlere kavuşturdu bizi; Allah hidayet etmeseydi doğru yolu bulamazdık; andolsun ki Rabbimizin peygamberleri gerçek olarak geldiler ve onlara işte yaptığınız işlere karşılık miras olarak elde ettiğiniz cennet diye nida edilir.

Besim Atalay (1965)

Hıncı çıkardık, attık biz onların göğüslerinden, onların altından ırmaklar akar, «Bizi buna kılavuzlayan Allaha hamt, Allah bizi doğru yola iletmemiş olsaydı, biz doğru yol tutamazdık, Tanrımızın peygamberleri bize hakla geldiler», «Yapmış bulunduğunuz iş yüzünden işte cennet sizindir» söyliyerek çağırılırlar

Cemal Külünkoğlu

Onların içlerinde kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken derler ki: “Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah'a hamdolsun! Allah bize doğru yolu göstermeseydi kendiliğimizden hidayete eremezdik. Andolsun ki; Rabbimizin resulleri hakkı getirmiştir.” (Onlara:) “İşte (dünyada yapmış olduğunuz) güzel işlere karşılık, şu cennete vâris kılındınız” diye seslenilir.

Cemil Said (1924)

Kalblerinden her gâileyi nez’ ideceğiz ayaklarının altında nehirler cereyân idecek ve "Bizi buraya sevk iden Allâh’a hamd olsun, Allâh bizi tarîk-i hidâyete sevk itmese idi dalâletde kalacak idik. Bizim rabbimizin rasûlleri bize doğrı söylemişler" diyeceklerdir. "İşte sizin a’mâliniz ile kazandığınız cennet" diyü kendilerine bir nidâ gelecekdir.

Diyanet Vakfı

(Cennette) onların altlarından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Ve onlar derler ki: «Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah'a hamdolsun! Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler.» Onlara: İşte size cennet; yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık ona vâris kılındınız diye seslenilir.

Edip Yüksel

Göğüslerinden kin ve kıskançlık duygularını çıkardık. Altlarından nehirler akarken: "Bizi buna ulaştıran ALLAH'a övgüler olsun. ALLAH bizi doğruya iletmeseydi biz doğruyu bulamazdık. Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi," dediler. Kendilerine : "İşte bu cennet sizindir. Yaptıklarınıza karşılık olarak onu miras aldınız," diye seslendik

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir halde ki derunlarında kîn kabilinden ne varsa hepsini söküb atmışızdır, altlarından ırmaklar akar «hamdolsun o Allaha ki hidayetile bizi buna muvaffak kıldı, o bize hidayet etmese idi bizim kendiliğimizden bunun yolunu bulmamıza imkân yoktu, hakıkat rabbımızın Peygamberleri emri hakk ile geldiler» demektedirler, ve şöyle nidâ olunmaktadırlar: işte bu gördüğünüz o Cennet ki buna amelleriniz sebebiyle vâris kılındınız

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Orada kalblerinde bulunan kini çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar. "Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler." derler. Onlara şöyle seslenilir: "İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuz".

Emrah Demiryent

Biz onların kalplerinde (dünya hayatından kalma) kin namına her ne varsa çıkarıp atmışızdır. (Cennette) altlarından ırmaklar akar. Derler ki: “Lütfuyla bizi bu (cennet yurdu) na kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bize doğru yolu göstermeseydi kendiliğimizden hidâyete eremezdik. Hiç şüphesiz ki, Rabbimizin peygamberleri hakkı getirmiştir.” (Onlara,) “İşte (dünyada yapmış olduğunuz) güzel işlere karşılık, şu cennete vâris kılındınız!” diye (melekler tarafından) nida olunur.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Cennetteki Müslümanların) Biz onların göğüslerinde kinden ve hasetten ne varsa çekip almışızdır. (Konaklarının) Altlarından (ve etrafından sürekli ve ferahlık verici) ırmaklar akacaktır. (Sevinçle) Derler ki: "Bizi buna (cennet huzuruna) ulaştıran Allah’a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi biz doğruya ulaşamazdık. Andolsun, Rabbimizin elçileri Hakk ile geldiler (ve bizi hayra ve huzura ilettiler.)" Onlara: "İşte bu, yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir" diye nida edilip duyurulacaktır.

Erhan Aktaş

Göğüslerinde tasadan ne varsa çıkarıp almışız. Yanı başlarında ırmaklar akmaktadır. Derler ki: “Bizi buna ulaştıran Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bize hidayet etmeseydi biz kendiliğimizden bu hidayete erişemezdik. Ant olsun ki Rabb'imizin resulleri gerçeği getirmişlerdir.” Onlara: “İşte yaptığınız işlere karşılık, hak ettiğiniz Cennet budur.” diye seslenilir.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ŧarttuķ anı kim gögüzleri içinde-y-idi kįneden aķar altlarından ırmaķlar. daħı eyitdler “ögmek Tañrı’nuñdur ol kim yol gösterdi bize uşbuna daħı olmaduġıdı kim ŧoġru yol dutavuz eger degül-misse kim yol gösterdi bize Tañrı. bayıķ geldi çalabumuz yalavaçları ḥaķk-ıla.” daħı ķıġrınıldılar kim “şol uçmaķ mįrāŝ virinildüñüz anı şundan ötürü kim olduñuz- idi işlersiz.”

Hasan Basri Çantay

Kinden göğüslerinde (dünyâdan kalma) ne varsa söküb atacağız. Altlarından ırmaklar akacakdır. «Hamd olsun Allaha ki, derler, bizi hidâyetiyle buna kavuşdurdu. Eğer Allah bize hidâyet etmeseydi kendiliğimizden bunun yolunu bulmuş olamazdık. Andolsun ki, Rabbimizin peygamberleri gerçeği getirmişlerdir». Onlara: «İşte (dünyâda) yapmakda devam etdiğiniz (iyi işler) sayesinde mîrascı edildiğiniz cennet budur» diye nida edilecekdir.

Hayrat Neşriyat

Hem onların (o mü'minlerin) sînelerinde kin (ve emsâli kötü hisler)den ne varsa(hepsini) çekip çıkarırız; (o Cennetlerde onların) altlarından ır mak lar akar. (Onlar da:)“Böylece bi zi buna (bu mükâ fâ ta vesîle olan amellere) hidâyet eden Allah'a hamd olsun; hâlbuki Allah bizi hidâyete erdirme sey di, doğru yolu bulamazdık. Gerçekten Rabbimi zin peygamberleri (bize) hakkı getirmişler dir!” derler. Derken (onlar:) “İşte size Cennet! İşlemekte olduğunuz (sâlih ameller)den dolayı ona vâris kılındınız!” diye nidâ olunurlar.

İhsan Aktaş

Ve (cennette) onların altlarından ırmaklar akarken, gönüllerinde kinden ne varsa hepsini söküp atmışızdır. Ve onlar derler ki: “Hamd, hidayetiyle bizi buna eriştiren Allah’a mahsustur’’. Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Gerçekten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişlerdi. (Onlara:)“İşte (dünyada yapmış olduğunuz iyi ve yaralı) işlere karşılık, (bugün) şu cennete varis kılındınız (cennet ve mükâfatı hak ettiniz)’’ diye seslenilir. *

İlyas Yorulmaz

Altlarından ırmaklar akan cennetlere girecek olanların, kalplerindeki her türlü rahatsız edici olumsuz düşünceleri silip atacağız ve bunun karşılığında “Bizi buraya (cennete) eriştiren Allah’a hamd olsun, eğer bize doğru yolu göstermeseydi, biz kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri de bize gerçekleri getirdiler” diyecekler. Onlara “Yaptıklarınızın karşılığı olarak size hazırlanmış olan cennetlere girin” diye seslenilecek.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İçlerinde azap olarak ne duyuyorlarsa onu çıkarıp atacağız. Onların ayaklarının altından ırmaklar akar. Diyecekler: "Övülmek yalnız O Allah’a yaraşır ki bize bunları bağışladı. Eğer Allah bizi doğru yola iletmeseydi biz kendiliğimizden bu yolu bulamazdık. Doğrusu çalabımızın elçileri doğru olanla geldiler." Onlara şöyle ünlüyecekler: "Gerçekten işlediklerinizin karşılığı olan Cennet işte budur."

İsmail Hakkı İzmirli

Biz onların sinelerindeki kini çeker çıkarırız. Onlar «— Allah/a hamd-ü sena olsun ki bizi buna eriştirdi. Allah bizi doğru yola erdirmeseydi biz kendi kendimize doğru yola eremezdik. Rabbimizin peygamberleri hak söz getirmişlerdir» derler. Onlara «— İşlemiş olduğunuz amellerden dolayı vâris olduğunuz Cennet budur» [⁴] diye nida olunur.

İsmail Yakıt

Biz onların göğüslerindeki/kalplerindeki kini söküp atarız. Onların altlarından ırmaklar akmaktadır. Onlar, “Her türlü övgü/hamd bizi doğru yola ulaştıran Allah içindir. Eğer O, bizi doğru yola iletmeseydi biz doğru yolu bulamazdık. Andolsun ki, Rabbimizin elçileri gerçeği getirmiştir” derler. Onlara, “İşte bu cennet; yaptıklarınıza karşılık ona vâris kılındınız” diye nida edilir.

Kadri Çelik

Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışızdır. Altlarından da ırmaklar akar. Derler ki: “Bizi buna ulaştıran Allah'a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi, biz hidayete erişmezdik. Şüphesiz Rabbimizin elçileri hak ile geldiler.” Onlara, “İşte bu, yapmakta olduklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir” diye seslenilir.

Abdullah Parlıyan

Oraya girmeden önce, onların içinde takılıp kalmış olabilecek düşünce ya da duygu türünden uygunsuz ne varsa hepsini silip atacağız; orada önlerinde dereler, ırmaklar çağıldayacak ve onlar: “Eksiksiz bütün övgüler bizi bu bahtiyarlığa eriştiren Allah'a yakışır. Çünkü O bize yol göstermeseydi, biz asla doğru yolu bulamazdık! Ve Rabbimizin elçileri bize gerçekten doğruları söylemişler” diyecekler. Ve bir ses: “İşte geçmişte edip eyledikleriniz sayesinde, kazandığınız cennet bu” diye seslenecek.

Kuran Yolu

(Cennette) onların altından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Ve onlar derler ki: “Bizi bu nimete kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bize bahşetmeseydi biz kendiliğimizden elde edemezdik. Hakikaten rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler.” Onlara, “İşte size cennet. Yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık o sizin oldu” diye seslenilir.

Mahmut Kısa

Onları cennete koyarken, kalplerinde haset, öfke ve kin adına ne varsa hepsini söküp atacağız ve her türlü olumsuz duygu ve düşünceden arınmış olarak cennete girecekler. Orada, altlarında ırmaklar çağıldayacak. Rab’lerine el açıp yalvararak, “Bizi bu hârika cennet yurduna ulaştıran Allah’a şükürler olsun! O bize yol göstermeseydi, biz kendi başımıza doğru yolu asla bulamazdık! İşte, bizzat gözlerimizle görüyoruz ki, Rabb’imizin elçileri bize gerçekten de hakîkati bildirmişler!” diyecekler. Ve ardından, Allah tarafından bir çağrı işitilecek: “İşte, dünyadaki gayret ve çabalarınızın karşılığı olarak size bahşedilen cennet, budur!”

Mahmut Özdemir

Onların altından Irmaklar akar. Göğüslerinde kinden ne varsa, söküp attık. “Bizi buna eriştimiş olan Allah’a Hamd olsun! Allah bizi eriştirmeseydi, buna erişecek değildik. And olsun rabbimizin rasûlleri Hakk ile geldi!” dediler. “İşte bu, sizin işliyor olduğunuz şeyler sebebiyle mirasçısı kılındığınız Cennet’tir” diye seslenildi.

Mehmet Çakır

Onlar, çağlayanlar arasında kendinden geçerken içlerinde kin ve nefretten eser bırakmayacağız: Bir yandan da: " Şükür Allah'a ki bizlere bu günleri gösterdi. Yoksa Allah bize doğru yolu göstermeseydi, bu güzelliklere nasıl sahip olurduk. Rabb'imizin elçileri doğru söylemiş demek ki " diye söylenip sevinecekler. Sonunda kendilerine sesli duyuru yapılacak: " İşte cennetiniz! tam yaptıklarınızın karşılığı."

Mehmet Çoban

Onların oturduğu tahtların altından ırmaklar akarken kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Onlar derler ki: "Hidayetiyle bizi kavuşturan Allah’a şükürler olsun! Allah bizi doğru yola ulaştırmasaydı biz kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık! Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler." Onlara seslenilir: "İşte size cennet, yaptığınız güzel amellere karşılık cenneti hak ettiniz."

Mehmet Okuyan

(Cennette) altlarından ırmaklar akarken, göğüslerinde (kalplerinde) kinden ne varsa hepsini çıkarıp atmış olacağız. [*] (İşte bu cennetlikler) şöyle diyeceklerdir: “Bizi bu (cennete) ulaştıran Allah’a [hamd]olsun; [*] (çünkü) Allah bize yol göstermeseydi, biz yolumuzu bulamayacaktık. Şüphesiz ki Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler.” Onlara “İşte yaptıklarınıza karşılık [*] miras olarak size verilen cennet burasıdır” [*] diye seslenilecektir.

Mehmet Türk

Biz orada onların gönüllerindeki kinleri söker atarız.¹ Onlar, zemîninden ırmaklar akan (cennette): “Bize bu (cennetin) yollarını gösteren Allah’a hamdolsun. Eğer Allah bize bunun yolunu göstermeseydi, biz bu yolu asla bulamazdık. Rabbimizin Peygamberleri bize gerçekten doğru şeyler getirmişler.” derler. Ve orada onlara: “İşte (dünyada) yaptıklarınıza karşılık hak ettiğiniz² cennet, burasıdır.” diye seslenilir.

Muhammed Esed

[ki, oraya girmeden önce] onların içlerinde [takılıp kalmış] olabilecek düşünce ya da duygu türünden uygunsuz ne varsa silip atacağız; orada önlerinde ³⁴ dereler-ırmaklar çağıldayacak; ve onlar: “Bütün övgüler, bizi bu [bahtiyarlığa] eriştiren Allah’a yakışır; çünkü eğer O bize yol göstermeseydi biz asla doğru yolu bulamazdık! Ve Rabbimizin elçileri bize gerçekten de doğruyu söylemişler!” diyecekler. Ve [bir ses]: “işte geçmişte edip-eyledikleriniz sayesinde kazandığınız cennet, bu!” diye yankılanacak.

Mustafa Çavdar

Onları içlerindeki tüm olumsuz duygu ve düşüncelerden arındıracağız. Ayaklarının altından nehirler çağlayacak ve şöyle söyleyecekler: – Bizi buna ulaştıran Allah’a hamd/övgüler olsun eğer Allah bize doğru yolunu göstermeseydi biz doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri vaktiyle bize hakkı/gerçeği söylemişler. Ve şöyle bir nida yükselir: - İşte yaptıklarınızın karşılığı olarak sizin hak ettiğiniz cennet bu! 4/115, 7/53, 15/47, 19/63, 39/72, 43/72, 36/52

Ahmet Tekin

Orada, onların kalplerindeki kini, kötü düşünceleri söküp atarız. Cennette, konaklarının altlarından ırmaklar akar. Onlar: “Bu nimete kavuşmamız için bize aydınlatıcı bilgiler veren Allah'a hamdolsun. Allah bize doğru yolu göstermeseydi, kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin Rasulleri, gerekçeli, hikmete dayalı indirilen kitaplarla, toplumda hakça düzeni gerçekleştirmek için gelmişler." derler. Onlara: “İşte size cennet: İşlemiş olduğunuz devamlı, amaçla örtüşen niyete dayalı, bilinçli, güzel amellere karşılık, içinde ebedî yaşayacağınız cennet size miras olarak verildi." diye seslenilir.

Mustafa İslamoğlu

Onları içlerine işlemiş olan her tür olumsuz duygu ve düşünceden tamamen arındıracağız,[¹¹⁸⁸] ayaklarının altından nehirler akacak ve şu itirafta bulunacaklar: “Hamdin tamamı bizi bu (mutlu sona) ulaştıran Allah’a mahsustur; eğer Allah bize doğru yolu göstermemiş olsaydı, biz asla doğru yolu bulamazdık. Doğrusu, Rabbimizin elçileri bize gerçeği söylemişler.” Ve yankılanan bir nida: “İşte, yaptığınız (iyiliklere) karşılık mirasçısı olduğunuz cennet bu!”

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Biz onların göğüslerinden kinden her ne var ise hepsini söküp atmışızdır. Onların altlarından ırmaklar akar ve derler ki: «O Allah Teâlâ'ya hamdolsun ki bizi hidâyetle buna kavuşturdu. Eğer Allah Teâlâ bize hidâyet etmeseydi biz kendi kendimize hidâyete eremezdik. Muhakkak ki, Rabbimizin peygamberleri hak ile geldiler.» Ve onlara, «İşte bu cennettir ki siz buna (sâlih) amelleriniz sebebiyle varis oldunuz,» diye nidâ olunacaktır.

Orhan Kuntman

(Cennet ehli cennetin kapısından girip selamete ererler, ağaçlarının) Altından ırmaklar akan cennetin eşsiz güzelliklerine hayran kalıp seyrederlerken, kalplerinde (birbirlerine karşı) kin ve dargınlıktan ne varsa söküp atmış oluruz! (*) (Kalpleri birbirlerine karşı muhabbet ile dolan cennet ehli, Rablerine karşı şükranlarını:) "Hidayetiyle bizi bu nimete kavuşturan Allah'a hamdolsun eğer Allah bizi doğru yola iletmeseydi biz kendiliğimizden hidayete eremezdik, şüphe yok ki Rabbimizin peygamberleri hak ile geldiler, (biz de onların irşadı ile hidayete erebildik.)" diye dua ve niyaz ederek dile getirirler. (Bunun üzerine) Onlara "İşte (dünyadayken) yapmış olduğunuz salih amellerin karşılığında varis kılındığınız cennet budur" diye nida olunur. (Cehennem ehlinin durumuna gelince)

Osman Fırat

Göğüslerinden tasadan ne varsa hepsini çıkarıp atmışızdır. Altlarından ırmaklar akmaktadır. " Bizi buraya gelmemiz için yol göstere Allah’a hamdolsun, Allâh bize bu yolu göstermeseydi, biz bu yolu bulamazdık! Rabbimizin elçileri, gerçeği getirmişler (söyledikleri doğruymuş). " dediler. Onlara: "İşte size cennet; yaptıklarınıza karşılık o size mirâs verildi" diye seslenildi.

Şaban Piriş

Göğüslerinde, kinden ne varsa söküp atarız. Altlarından ırmaklar akarken onlar şöyle der:-Bizi buraya yönelten Allah'a hamdolsun; Allah bizi hidayete iletmeseydi biz, doğru yolu bulamazdık. Rabbimizin elçileri hakkı getirmişler!-İşte size yaptıklarınızın karşılığı olarak mirasçısı olduğunuz cennet! diye onlara seslenilir.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı giderdük yüreklerindeki yamanlıġı, kibri ve kini. Aḳar anlar altındanırmaḳlar. Eyideler: Şükr Tañrıya ki doġru yol gösterdi bize, bu ni‘metlereyitişmege. Biz hidāyet bulmazduḳ, eger olmasa‐y‐dı Tañrı Ta‘ālānuñ hidāyeti.Taḥḳīḳ geldi bize Çalabuñuz peyġamberleri ḥaḳḳ‐ıla. Ḳıġırıldılar kim oluçmaġı mīrāẟ virildi‐siz andan ötürü kim eylük eylerdüñüz.

Suat Yıldırım

Öyle bir halde ki içlerinde kin kabilinden ne varsa hepsini söküp çıkarırız, önlerinden ırmaklar akar. “Hamdolsun bizi bu cennete eriştiren Allah'a! Eğer Allah bizi muvaffak kılmasaydı, biz kendiliğimizden yol bulamazdık. Rabbimizin elçilerinin gerçeği bildirdikleri bir kere daha kesinlikle anlaşılmıştır. ” derler. Kendilerine de: “İşte güzel işlerinize karşılık, karşınızda duran şu muhteşem cennete vâris kılındınız, buyurun! ” diye nida edilir.

Süleyman Ateş

Göğüslerinden kinden (tasadan) ne varsa hepsini çıkarıp atmışızdır. Altlarından ırmaklar akmaktadır. "lutfedip bizi buraya getiren Allah'a hamdolsun, Allah bizi getirmeseydi, biz bunu bulamazdık! Rabbimizin elçileri, gerçeği getirmişler (söyledikleri doğruymuş)." dediler. Onlara: "İşte size cennet; yaptıklarınıza karşılık o size miras verildi" diye seslenildi.

Süleyman Tevfik (1927)

Kalblerinden buğz ve hasedi çıkarırız (birbirlerine buğz ve hased itmezler) Onların meskenlerinin altından nehirler akar. "Bizi bu ni'metlere irişdiren Cenâb-ı Hakk'a hamd iyleriz, Eğer Allâh Te'âlâ bizi buna hidâyet itmese idi biz ona nâil olamazdık, bize rabbimizin rasûlleri hak ve îmân ile geldiler" dirler. O sırada onlara: "İşte size (dünyâda iken) va'd olunan cennetler budur. Eyi işleriniz cihetiyle size mîrâs idilmişdir" diye nidâ olunur.

Süleymaniye Vakfı

Göğüslerindeki kötü bağlantıları[*] söküp atmışızdır. Alt taraflarından ırmaklar akacak ve diyeceklerdir ki “Bizi bu nimetlere kavuşturan Allah, her şeyi pek güzel yapmış. Allah bize bu yolu göstermeseydi onu kendiliğimizden bulamazdık. Rabbimizin elçileri gerçekten doğruyu getirmişler.” Onlara şöyle seslenilecektir: “İşte size Cennet! Siz, yaptıklarınıza karşılık ona sahip oldunuz.”

Ahmet Varol

Gönüllerinde kin adına ne varsa hepsini çıkarmışızdır ve altlarından ırmaklar akmaktadır. "Bizi doğru yola ileterek buraya kavuşturan Allah'a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet vermiş olmasaydı biz doğru yola giremezdik. Şüphesiz ki Rabbimizin elçileri hakkı getirdiler" derler. Onlara: "İşte bu cennete yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındınız" diye seslenilir.

Ümit Şimşek

Onların gönüllerinden kin namına ne varsa çıkarmışızdır; altlarından da ırmaklar akmaktadır. “Bizi buna eriştiren Allah'a hamd olsun,” derler. “Yoksa, eğer Allah bize hidayet etmeseydi, biz buna erişemezdik. Rabbimizin elçileri gerçekten de bize hakkı getirdiler.” Ve onlara seslenilir: “Yaptıklarınıza karşılık vâris olduğunuz Cennet işte budur.”

Yaşar Nuri Öztürk

Göğüslerinde düşmanlıktan ne varsa söküp atmışızdır. Irmaklar akar altlarından. Şöyle derler: "Hamd olsun bizi buraya ulaştıran Allah'a. Eğer Allah bize kılavuzluk etmeseydi, biz buraya ulaşamazdık. Yemin olsun ki, Rabbimizin resulleri gerçeği getirmişler." Şöyle seslenilir: "İşte size, yaptıklarınıza karşılık mirasçı kılındığınız cennet!"

Ali Bulaç

Biz onların göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışız. Altlarından ırmaklar akar. Derler ki: 'Bizi buna ulaştıran Allah'a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi doğruya ermeyecektik. Andolsun, Rabbimizin elçileri hak ile geldiler.' Onlara: ' İşte bu, yaptıklarınıza karşılık olarak mirasçı kılındığınız cennettir' diye seslenilecek.

Ali Fikri Yavuz

O cennet ehlinin kalblerinde olan hased ve kini çıkarırız. (Oturdukları yerlerin) altlarından ırmaklar akar (Haldeki yerlerini görünce) şöyle derler: “- Allah'a hamd olsun ki, bizi, hidayeti ile buna kavuşturdu. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi, kendiliğimizden bunun yolunu bulamazdık. Gerçekten Rabbimizin peygamberleri, hakkı getirmişlerdir.” Onlara şöyle çağrılır: “- İşte amelleriniz sebebiyle mirasçı olarak kondurulduğunuz cennet, budur.”

Bahaeddin Sağlam

Gönüllerindeki kin ve sıkıntıyı gideririz. Altlarında nehirler akmaktadır. Ve derler ki: “Bütün hamd O Allah’a mahsustur ki bize bunu nasip etti. Eğer O, bize nasip etmeseydi, biz kendi imkânımızla bunu bulamazdık. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri hak ile gelmişlerdir.” Ve onlara “Yaptıklarınıza mukabil, bu cennetin varisleri sizlersiniz.” diye seslenilir.

Bayraktar Bayraklı

Onların göğüslerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atmışızdır. O cennette altlarından ırmaklar akmaktadır. “Lütfedip bizi buraya getiren Allah'a hamdolsun. Allah bizi getirmeseydi biz bunu bulamazdık. Rabbimizin peygamberleri gerçeği getirmişler” dediler. Onlara, “İşte size cennet, yaptıklarınıza karşılık size miras verildi” diye seslenilecektir.