A'râf Suresi 46. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

46. Ayet

وَبَيْنَهُمَا حِجَابٌۚ وَعَلَى الْاَعْرَافِ رِجَالٌ يَعْرِفُونَ كُلًّا بِس۪يمٰيهُمْۚ وَنَادَوْا اَصْحَابَ الْجَنَّةِ اَنْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ لَمْ يَدْخُلُوهَا وَهُمْ يَطْمَعُونَ

İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur[216], A’râf[217] üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından tanımaktadırlar. Cennetliklere, “Selâm olsun size!” diye seslenirler. Onlar henüz cennete girmemişlerdir, ama bunu ummaktadırlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Cennetliklerle cehennemlikler arasında bir örtü var ve A'raf üstünde erler var ki herkesi, yüzlerinden tanırlar ve cennet ehline esenlik size diye nida ederler. Onlar, henüz cennete girmemişlerdir ama girmeyi umarlar.

Besim Atalay (1965)

Aralarında perde vardır onların, Araf'ta birtakım kimseler de vardır ki hepsini yüzlerinden tanırlar, cennetlik olanlar: «Sizlere selâm ola!» diyerek çağrırlar, bunlar girmemişse de, girmeyi umunurlar

Cemal Külünkoğlu

Bu iki taraf (cennet halkıyla cehennem halkı) arasında (iki grubu birbirinden ayıran) bir perde vardır. (Bu sûrun) A'râf (denilen tepelerin) üzerinde de (cennetlik ve cehennemliklerin) hepsini yüzlerinden tanıyan (kimlerin cennete ya da cehenneme gideceğini bilen) kimseler vardır. Henüz cennete girmemiş olan (fakat oraya gireceklerini bekleyen) cennet ehline: “Allah'ın selamı üzerinize olsun (kurtuluşa erdiniz)!” diye seslenecekler.

Cemil Said (1924)

Ehl-i cennet ile ehl-i cehennemi biri birinden sûr-i a’râf tefrîk ider. Hatt-ı fâsılda ya’ni a’râfda bulunan kimseler ehl-i cennet ve ehl-i cehennemi ’alâmet-i fârikasından bilürler. Ehl-i cennete "Selâmun ’aleyküm" dirler. Ehl-i cehennem ne kadar arzu itseler buraya dâhil olamazlar.

Diyanet Vakfı

İki taraf (cennetlikler ve cehennemlikler) arasında bir perde ve A'râf üzerinde de herkesi simalarından tanıyan adamlar vardır ki, bunlar henüz cennete giremedikleri halde (girmeyi) umarak cennet ehline: «Selâm size!» diye seslenirler.

Edip Yüksel

Aralarını bir perde böler. Orta yerde de bazı kimseler var ki herkesi görünüşlerinden tanırlar. Cennet halkına, "Selam size," diye seslenirler. Bunlar oraya (cennete), canları istedikleri halde giremediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık iki taraf arasında bir hıcâb ve A'raf üzerinde bir takım rical, her birini simalariyle tanırlar, eshabı Cennete «selâm olsun size» diye nidâ etmektedirler ki bunlar ümîd etmekle beraber henüz ona girmemişlerdir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Cennetliklerle cehennemlikler arasında bir perde vardır. A'raf üzerinde de, her iki taraftakileri simalarından tanıyan kişiler vardır. Bunlar cennetliklere: "selâm olsun size" diye seslenirler. Bunlar henüz cennete girmemiş, fakat girmeyi arzu eden kimselerdir.

Emrah Demiryent

İki taraf (cennet ehli ve cehennemlikler) arasında (asla aşamayacakları,) bir engel vardır. *A’râf üzerinde de (cennetlik ve cehennemliklerin) her birini yüzlerindeki alâmetlerden tanıyan kimseler vardır. (A‘râftaki bu kimseler) cennet ehline, “Selâmun aleykum! (Allah’ın selamı üzerinize olsun.)” diyerek seslenirler ki bunlar çok arzu ettikleri hâlde, henüz oraya (cennete) girmemiş (mizanda, sevap ve günahları birbirine eşit gelmiş olan müslüman) kimselerdir.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Cennet ve cehennem ehlinin) İki taraf arasında (duvar-sur gibi) bir engel (perde ve ara bölge bulunmaktadır) ve burçlar (A’raf) üstünde (cennetlik ve cehennemlik olanların) hepsini yüzlerinden tanıyan adamlar vardır. Ki bunlar, henüz (cennete) girememiş olan, fakat (girmeyi) şiddetle arzu edip umanlardır. (Bunlar)Cennete gireceklere: "Selam size (ne kutlu ve mutlu insanlarsınız)" diye (tebrikler yağdıracaklardır).

Erhan Aktaş

İki taraf arasında bir hicap¹ vardır. Ve A'râf' üzerinde de hepsini simalarından tanıyan kimseler vardır. Henüz Cennet'e girmemiş olan, fakat girmeyi uman Cennet halkına: “Size selam olsun.” diye seslendiler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol iki arasında perdedür. daħı 'arāf üzere ya'nį 'arāf ol bir burcdur borudur uçmaġ-ıla ŧamu arasında erenlerdür bilürler dükelini anlaruñ nişānı-y-ıla daħı ķıġırdılar uçmaķ islerine kim “selām olsun üzerüñüze. “girmediler aña anlar ŧama' eylerler.

Hasan Basri Çantay

İki (taraf) arasında (sûrdan) bir perde ve «A'raaf» üzerinde de (cennetlik ve cehennemliklerin) her birini sîmalarıyle tanıyacak (müvahhid) rical vardır ki onlar henüz oraya (cennete) girmemiş, fakat onlar girmeyi şiddetle arzu eder olarak cennet yaranına: «Selâmün aleyküm» diye nida ederler.

Hayrat Neşriyat

Hem iki taraf (Cennet ve Cehennem ehli) arasında (aslâ aşamayacakları surdan)bir perde vardır. A'râf üzerinde (bu sûrun yüksek yerlerinde) ise, herkesi sîmâlarından tanıyan adamlar(2) vardır ki, Cennet ehline: “Selâmün Aleyküm! (Allah'ın selâmı üzerinize olsun!)” diye nidâ ederler; fakat onlar (Cennete girmeyi) çok arzu ediyor oldukları hâlde(henüz) oraya girmemişlerdir.

İhsan Aktaş

Ve o ikisi (cennetlikler ve cehennemlikler) arasında bir perde (engel) bulunur. Ve (cennet ile cehennem arasında bulunan) A’raf (denilen burçlar) üzerinde de bazı kimseler (görevliler) vardır ki, hepsini (cennetlik ve cehennemlik olanları) simalarından tanırlar. Ve onlar (A’raf üzerinde olanlar), henüz oraya (cennete) girmemiş olan ama girmeyi uman (bekleyen) cennet ehline, “Size selâm (esenlik) olsun” diye seslenirler.*

İlyas Yorulmaz

Cennette olanlarla, cehennemde olanlar arasında bir engel var. (Allah’ın hükmünü) Bekleme sahasında arafta olan birtakım adamlar, yüzlerinin sevinçli ve parlak durumlarından tanıdıkları, henüz girmediği halde girmeyi umanlara, “Selam üzerinize olsun” diye seslenirler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bu iki takım arasında bir örtü vardır. A’raf üzerinde de bir takım kimseler vardır ki onlar herkesi yüzünden tanırlar, cennetliklere: "Esenlik size" diye ünlerler. Bunlar Cennet’e girmemişlerdir, ancak oraya gireceklerini umarlar.

İsmail Hakkı İzmirli

Onların ikisi arasında bir perde vardır. A/raf [²] üzerinde her iki tarafı simalarından tanır bir takım adamlar vardır. Onlar Cennetliklere «— Selâmün Aleyküm» diye nida ederler. Bunlar henüz Cennete girmemişlerse de oraya girmeyi umarlar.

İsmail Yakıt

O iki tarafın arasında bir perde ve A’râf üzerinde herkesi simasından tanıyan adamlar/insanlar [ricâlun] vardır. Bunlar, henüz cennete girmemiş olan ama girmeyi uman/bekleyen cennet ehline, “Size selâm olsun” diye seslenirler.

Kadri Çelik

İki taraf (cennet ve cehennem ehli) arasında bir engel (yüksekçe burç) ve A'raf (bu burcun yüksek tepeleri) üzerinde her iki tarafı da alametlerinden tanıyan kimseler (Peygamber ve Ehl-i Beyt'i) vardır. Henüz cennete girmemiş, fakat girmeyi şiddetle arzulayan cennetliklere “Selam (esenlik) size” diye seslenirler.

Abdullah Parlıyan

Cennetlik ve cehennemlikler arasında bir engel bulunacaktır. A'raf üzerinde de; bunların herbirini simalarından tanıyan kimseler vardır ki, onlar henüz cennete girmemiş fakat, girmeyi şiddetle arzu eder bir vaziyette olan cennetliklere “Selam olsun size” diye seslenecekler.

Kuran Yolu

İki taraf arasında bir perde ve A‘râf üzerinde de herkesi simalarından tanıyan adamlar vardır ki bunlar, henüz cennete girmedikleri halde (girmeyi) uman cennet ehline, “Selâm size!” diye seslenirler.

Mahmut Kısa

Cennet halkıyla cehennem halkı arasında, iki grubu birbirinden ayıran bir perde olarak, yüksek bir sûr (57. Hadid: 13) vardır. Bu sûrun Ârâf denilen burçları üzerinde ise, kendilerine daha baştan cennete kesinlikle girecekleri müjdesi verilen, Peygamberler, şehitler ve sıddıklar gibi seçkin insanlar olacaktır.Allah’ın bu has kullarına bir lutuf ve ikram olarak o günkü muhteşem manzarayı dışardan ve yukardan seyretme imkanı verilecektir. Bunlar cennetlik ve cehennemlik her insanı çehresinden tanıyacaklar. Henüz cennete girmemiş olan, fakat oraya gireceklerini ümit eden cennet halkına seslenerek, “Selâm sizlere! Müjdeler olsun, kurtuluşa erdiniz!” diyecekler.

Mahmut Özdemir

Onların arasında da bir hicab / örtü vardır. A’RÂF’ın üzerinde de herkesi simalarıyla tanıyan adamlar vardır. -“Size selâm olsun!” diye Cennet arkadaşlarına seslendiler; onlar çok arzuluyorken oraya giremediler.

Mehmet Çakır

Cennetle cehennem arasındaki, kale burçlarında nöbet tutan ve herkesi yüzünden tanıyan görevliler, henüz cennete girmemiş ama, gireceklerini tahmin ettiklerine: " sizler esenliktesiniz " diye seslenirler.

Mehmet Çoban

Cennetlik ile cehennemlikler arasında bir perde, iki tarafı kolayca gören yüksekçe bir tepe vardır. Orada herkesi simalarından tanıyan adamlar vardır. Bunlara Araf ehli denilir. Bunlar henüz cennete giremedikleri için cennete girmeyi umarak cennet ehline: "Selâm size!" diye seslenirler.

Mehmet Okuyan

İki taraf (cennetlikler ve cehennemlikler) arasında bir perde ve [a‘raf]ta [*] herkesi yüzlerinden tanıyan adamlar vardır. (Cennete girmeyi) arzulamalarına rağmen henüz oraya (cennete) giremeyen bu kişiler, cennet halkına “Selam üzerinize olsun!” diye seslenmiş (olacaklar)dır.

Mehmet Türk

Ve onların aralarında bir perde vardır.¹ A’raf² üzerinde de herkesi simalarından tanıyan kimseler vardır. Bunlar, cennete gireceklerini umdukları halde, henüz oraya girmemiş olan cennetliklere: “Allah’ın selâmı üzerinize olsun.” diye seslenirler.

Muhammed Esed

Bu iki taraf arasında bir engel bulunacaktır. ³⁶ Ve orada, [hayattayken] kendilerine [eğri ile doğruyu] ayırd edebilme yetisi bahşedilmiş, onların her birini taşıdığı belirtiden tanıyan kimseler olacak. ³⁷ Ve [girmek için] can attıkları halde cennete (henüz) girmemiş olan bu kimseler cennetliklere: “Size selâm olsun” diye seslenecekler.

Mustafa Çavdar

Ve o ikisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur bulunacak ve o surun üzerinde burçlarda bulunan ve herkesi simalarından tanıyan bir takım kişiler olacak ve onlar, cennete henüz girmemiş ama girmek için sabırsızlanan cennet halkına “Selamün Aleyküm ne mutlu size!” diye seslenecekler. 10/25...27, 39/60, 55/41, 80/38- 39, 83/24

Ahmet Tekin

Cennet ehli ve cehennemlikler arasında bir perde-engel mevcuttur. Â'râf üzerinde, aradaki surun burçlarında, her iki taraftakilerin kimliklerini, hallerini simalarından okuyarak tanıyan liyakatli kişiler, adamlar vardır. Bunlar cennet ehline: “Selâmün aleyküm (Allah'ın selâmı ve selâmeti size olsun, siz selâmete erdiniz)" diye seslenirler. Bunlar henüz cennete girmeyen, cenneti arzu eden kimselerdir.

Mustafa İslamoğlu

O ikisi arasında bir engel bulunacaktır. Orada (iyilerle kötüleri) ayırdetme yetisiyle donatılmış[¹¹⁸⁹] kimseler olacak; onlar her iki kesimi de belirtilerinden tanıyacaklar ve henüz cennete girmeyen lâkin girmek için sabırsızlanan[¹¹⁹⁰] cennetliklere “Selamün aleyküm!” diye seslenecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onların arasında bir perde vardır. Ve A'râf üzerinde de birtakım rical vardır ki hepsini de alâmetleriyle tanır. Ashâb-ı cennete, «Selâmün Aleyküm» diye nidâ ederler. Ve bunlar ümitvar oldukları halde henüz cennete girmemiş bulunurlar.

Orhan Kuntman

Onların (cennet ehli ile cehennem ehlinin) arasında bir perde ve A'raf üzerinde bir takım rical vardır ki hepsini (hem cennet ehlini, hem de cehennem ehlini) simalarından tanırlar ve ümitvâr oldukları halde henüz cennete girmemiş olan cennet ehline "Selam size" diye seslenirler.

Osman Fırat

İki taraf arasında bir perde ve A’raf üzerinde de hepsini (hem cennetlikleri hem de cehennemlikleri, yüzlerindeki) işaretleriyle tanıyan kimseler vardır. (Bunlar), henüz cennete girmemiş olan, fakat girmeyi bekleyen, cennetliklere : "selâm size!" diye seslendiler.

Şaban Piriş

(Cennet ehli ile cehennem ehli) arasında bir sur, surun burçları (A'raf'ın) üzerinde herkesi simalarından tanıyan kimseler vardır. Cennetliklere:-Selam size diye nîda ederler. Henüz oraya girmemişler, fakat çok arzulamaktadırlar.

Satıraltı Meal (1534)

İki ṭāyife arasında ḥicāb vardur, daḫı a‘rāfda ki perde cehennem ehli‐y‐le cen‐net ehli arasında. Erenler vardur, bilürler her kişi ‘alāmetleri‐y‐le. Daḫıḳıġırdı a‘rāf ehli uçmaḳ ehline: Selām sizüñ üstüñüze olsun, girmediler uç‐maġa, lākin umarlar.

Suat Yıldırım

İki taraf arasında bir perde, A'râf üzerinde de cennetlik ve cehennemliklerin her birini simalarından tanıyacak kimseler vardır ki onlar, henüz cennete girmemiş, fakat girmeyi şiddetle arzular olarak cennetliklere “selamün aleyküm. ” diye seslenirler. [57, 13]

Süleyman Ateş

İki taraf arasında bir perde ve A'raf üzerinde de hepsini (hem cennetlikleri hem de cehennemlikleri, yüzlerindeki) işaretleriyle tanıyan erkekler vardır. (Bunlar), henüz cennete girmemiş olan, fakat girmeyi bekleyen, cennet halkına: "selam size!" diye seslendiler.

Süleyman Tevfik (1927)

Cennet ile cehennem arasında bir hâil vardır. "A'râf" dinilen bu sur üzerinde bir takım adamlar vardır ki cennet ve cehennem ehlini yüzlerinden tanırlar ve cennet halkına "Allâh'ın selâmeti üzerinize olsun" diye nidâ iderler. Bunlar (A'râf ehli) cennete girmemişler ise de girmek ümîd ve tam'ındadırlar.

Süleymaniye Vakfı

Cennet ile cehennem arasında bir engel vardır. O (engeldeki) yüksek yerler üzerinde de değerli şahsiyetler olur. Herkesi yüzlerinden tanırlar. Cennetlik ahaliye[*] şöyle seslenirler: “Esenlik ve güvenlik sizedir (Selamun aleykum)” Bunlar, henüz Cennet’e girmemiş olanlardır ama oraya girme umudundadırlar.

Ahmet Varol

İki taraf arasında bir perde (engel) vardır. A'raf'ta [6] da herkesi simalarından tanıyan birtakım adamlar vardır. Cennetliklere: "Size selam olsun" diye seslenirler. Bunlar henüz oraya girmemiş olan ama girmeyi arzulayan kimselerdir.

Ümit Şimşek

Cennet ile Cehennem arasında bir perde vardır. A'râf'ta ise onların hepsini yüzlerinden tanıyan kimseler bulunmaktadır. Onlar Cennet ehline “Size selâm olsun” diye seslenirler. Kendileri Cennete girmemiş, ama girmeyi ummaktadırlar.(9)

Yaşar Nuri Öztürk

İki taraf arasında bir perde, A'raf üzerinde de herkesi yüzlerinden tanıyan erler vardır. Cennet halkı, özleyip durdukları halde henüz ona girmemiş olanlara şöyle seslenirler: "Selam size!"

Ali Bulaç

İki taraf arasında bir engel ve burçlar (A'raf) üstünde hepsini yüzlerinden tanıyan adamlar vardır. Cennete gireceklere: 'Selam size' derler, ki bunlar, henüz girmeyen fakat (girmeyi) 'şiddetle arzu edip umanlardır.'

Ali Fikri Yavuz

Cennetliklerle cehennemlikler arasında bir sûr (perde) vardır. A'raf (cennet hisarı) üzerinde de bir takım insanlar (sevab ve günahları eşit olup en son cennete girecek olanlar) var ki, bunlar, cennetlik ve cehennemliklerden her birini çehreleriyle tanırlar; ve henüz cennete giremeyip onu arzu eder oldukları halde, cennetliklere “Selâmün Aleyküm”, diye nida ederler.

Bahaeddin Sağlam

Cennet ile ateş arasında bir engel vardır. A’raf’da (yükseklerde) bazı erler vardır. Hepsini yüzlerinden tanırlar. Cennet ehline seslenirler ki: “Size selam olsun!” Onlar oraya henüz girmemişlerdir. Fakat arzuluyorlar.

Bayraktar Bayraklı

İki taraf/cennetlikler ve cehennemlikler arasında bir perde ve A‘râf üzerinde de herkesi simâlarından tanıyan adamlar vardır ki, bunlar henüz cennete giremedikleri halde girmeyi umarak cennet ehline, “Selâm size!” diye seslenirler.[134]