Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
A'raf erleri, yüzlerinden tanıdıkları kişilere nida edip derler ki: Ne malınızın çok oluşu, ne sayınızın fazla bulunuşu, ne de kulluk etmeye tenezzül etmeyip ululanmanız bir fayda vermedi size.
Besim Atalay (1965)
Araf'ta olanlar, yüzlerinden tanımış oldukları kimselere: «Topladıklarınızla büyüklük taslamanız size fayda vermedi» diye çağrırlar
Cemal Külünkoğlu
(Yine) A'raf ehli, simalarından kendilerini tanıdıkları birtakım (inkârcı) kimselere seslenerek derler ki: “Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.”
Cemil Said (1924)
48, 49. A’râfdakiler ’alâmât-ı fârikalarından teşhis idecekleri âdemlere: "Sizin topladığınız servetler ve kibir ve ’azametiniz neye yaradı?" Mü’minler içün "Allâh’ın rahmetine nâil olmıyacak diyu kasem itdiğiniz âdemler bunlar mıdır?" dirler ve ehl-i cennet de: "Dâhil olınız her dürlü havfden masûn olursınız ve mahzûn olmazsınız" dirler.
Diyanet Vakfı
(Yine) A'râf ehli simalarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: «Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.
Edip Yüksel
Orta yerde bulunanlar, görünüşlerinden tanıdıkları kimselere seslenirler: "Sizin cemaatiniz ve büyüklük taslamış olmanız size hiç bir yarar sağlamadı."
Elmalılı Hamdi Yazır
O ashabı A'raf sîmalariyle tanıdıkları bir takım ricale de nidâ edib: gördünüz mü cem'iyyetinizin ve yaptığınız kibr-ü azametin size hiç faidesi olmadı
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
A'raftakiler yüzlerinden tanıdıkları kişilere seslenerek şöyle derler: "Ne topluluğunuz, ne de büyüklük taslamanız, size hiç bir yarar sağlamadı".
Emrah Demiryent
(Yine) A‘râf ehli, yüzlerindeki alâmetlerden kendilerini tanıdıkları (inkârcı) birtakım adamlara seslenerek: “Ne topluluğunuz/ne topladığınız mal ne de büyüklük taslamanız size fayda verdi!” (derler.)
Abdullah-Ahmet Akgül
Burcun üstündeki insanlar (A’raf ehli), kendilerini yüzlerinden tanıdıkları (zalim ve kâfirlerden ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: "(Gördünüz mü) Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarınız ve iktidarınız bugün) size bir yarar sağlamadı. (İşte bugün tutuklanıp cehenneme atılmış durumdasınız!)"
Erhan Aktaş
A'râf ehli, yüzlerinden tanıdıkları kimselere de: “Çokluğunuz da, tasladığınız büyüklük de size bir yarar sağlamadı.” dediler.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķıġırdı 'arāf isleri erenlere ya'nį ŧamu ehlinden bilürler anları anlaruñ nişānı- ıla eyittiler “aśśı eylemedi size dirdügüñüz daħı ol kim olduñuz-idi boyun virmezsiz”
Hasan Basri Çantay
(Yine) a'raaf yârânı (kâfirlerden) sîmalarıyla tanıdıkları (elebaşı) birtakım adamlara şöyle nida ederek derler: «Ne çokluğunuz (yahut topladığınız mallar), ne de (hakka karşı) yeltenmekde devam etdiğiniz o kibr (-ü azamet) size hiç bir fâide vermedi».
Hayrat Neşriyat
A'râf ehli, kendilerini sîmâlarından tanıdıkları (Cehennem ehli) birtakım adamlara da seslenerek derler ki: “(Mal ve tarafdar) toplamanız ve büyüklük taslamakta olmanız(bugün) size bir fayda vermedi!”
İhsan Aktaş
Ve (yine o) A’raf ehli, (kimseler) simalarından kendilerini tanıdıkları birtakım (lider konumunda olan inkârcı, zalim, azgın, despot ve diktatör) kimselere seslenerek derler ki: “Ne (dünyadaki) çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı.”
İlyas Yorulmaz
Bekleme bölgesinde (cennete girecek) olanlar, yüzlerinin asıklığından ve sıkıntılı oldukları için yüzleri simsiyah kesilmiş olanlara “(dünyada iken) topladığınız mallar ve orada büyüklenmeleriniz size hiçbir fayda sağlamadı” diye seslenirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
A’raf kişileri yüzlerinden tanıdıkları kimselere ünlerler: "Gördünüz mü ne, o biriktirdikleriniz, ne de o büyüklenmeniz sizleri kurtaramadı."
İsmail Hakkı İzmirli
A/raf/takiler kâfirlerden simalarında tanıdıkları bir takım adamlara nida ederler: «— Ne topladığınız mallar, ne çoğalttığınız yardımcılar, ne de imana karşı gösterdiğiniz kibir ve gurur size asla fayda vermedi [³].
İsmail Yakıt
Araf ehli, simalarından tanıdıkları insanlara/adamlara da seslenir: “Ne topluluğunuz/topladığınız şeyler ne de büyüklük taslamanız size bir fayda sağladı” derler.
Kadri Çelik
A'raf ehli, simalarından tanıdıkları (zalim) kimselere, “Topladığınız şeyler ve büyüklük taslamalarınız size fayda vermedi” diye seslenirler.
Abdullah Parlıyan
Yine A'raftakiler yüzlerindeki işaretlerinden tanıdıkları kimselere şöyle seslenecekler: “Ne sağladı size, mal mülk biriktirmeniz ve büyüklük taslamanız.”
Kuran Yolu
A‘râf ehli, simalarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: “Ne topladığınız güç ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size bir yarar sağladı.
Mahmut Kısa
Sûrun yüksek burçlarında her yanı seyreden bu Ârâf halkı, simalarından tanıdıkları bazı cehennemlik kişilere şöyle seslenecekler: “Gördünüz ya, ne o güvendiğiniz malınız, servetiniz, ordularınız ve topladıklarınız, topluluğunuz kurtarabildi sizi, ne toplantılarınız ve ne de o anlamsız gurur ve kibriniz!” Sonra inkârcılara, dünyadayken alay edip aşağıladıkları zayıf müminleri göstererek soracaklar:
Mahmut Özdemir
A’RÂF arkadaşları simalarıyla tanıdıkları adamlara seslendi. Dediler ki: “Sizin topluluğunuz ve büyüklendiğiniz şeyler size yarar sağlamadı”.
Mehmet Çakır
Burç görevlileri bir yandan, sîmalarından tanıdıkları cehennemliklere: " yığdığınız mallar, attığınız havalar işe yaramadı herhalde" diye takılırlar,
Mehmet Çoban
Yine A’râf ehli simalarından tanıdıkları birtakım adamlara derler ki: "Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size hiçbir yarar sağlamadı."
Mehmet Okuyan
A‘raf halkı, yüzlerinden tanıdıkları (cehennemdeki) kişilere şöyle seslenecekler: “Çokluğunuzun da kibirlenmenizin de size hiçbir yararı olmadı.
Mehmet Türk
A’raf’takiler, simalarından (cehennemlik olduklarını) tanıdıkları kimselere: “(dünyada) topladıklarınız ve büyüklük taslamanız, (bugün) size hiç bir yarar sağlamadı.” diye seslenecekler.
Muhammed Esed
Ve [hayattayken] bu ayırd etme yetisine sahip olanlar, görünüşlerinden [günahkar olduklarını] çıkardıkları kimselere: “Ne sağladı size” diye seslenecekler, “maldan, [mülkten] biriktirmeniz; geçmişinizle o boş kurumlanmanız?
Mustafa Çavdar
Araf’taki o kişiler simalarından kim olduklarını tanıdıkları kişilere seslenirler: – Bakın o birikimleriniz/mal, mülk ve kibirlenmeniz size hiçbir fayda sağlamadı. 6/116, 34/35, 72/24, 9211
Ahmet Tekin
Sur'un burçlarındakiler, Â'râf görevlileri, cehennem ehlinden kimliklerini, aldıkları cezaları simalarından okuyarak tanıdıkları güç ve iktidar sahibi şahıslara: “Ne topluluğunuz, gücünüz, ne kibiriniz, gururunuz, ne serkeşliğiniz, zorbalığınız size bir fayda sağladı, sizi Allah'ın azâbından kurtaramadı" derler.
Mustafa İslamoğlu
Ve (sözkonusu) ayırdetme yeteneğine sahip olanlar, belirtilerinden kim olduklarını çıkardıkları kimselere seslenecekler: “Sahi, ne sağladı size taraftarlarınız / mal-mülkünüz ve böbürlendiğiniz o nesneler?”
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve ashâb-ı A'râf simalarıyla tanıdıkları birtakım kişilere de nidâ ederek derler ki: «Size ne cemiyetiniz ve ne de yaptığınız tekebbür bir faide vermiş olmadı.»
Orhan Kuntman
A'raf ehli (zalimlerden) simalarından tanıdıkları bir takım kimselere "Ne topluluğunuzun çokluğu ne de (mevki ve servet ile) böbürlenmeniz size bir yarar sağlamadı, (sizi azaptan kurtaramadı)
Osman Fırat
A’râftakiler, simalarından tanıdıkları kimselere seslenir ve şöyle derler: "Ne çokluğunuz, ne de taslamakta olduğunuz kibir size bir yarar sağladı!"
Şaban Piriş
A'raftakiler simalarından tanıdıkları bazı adamlara seslenirler:-Topladıklarınız ve büyüklük taslıyor olmanız size fayda vermedi.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı çaġıra a‘rāf ehli erenler ki bilürler anları ‘alāmetleri‐y‐le eyide‐ler: Ne aṣṣı eyledi size dirdü[gü]ñüz māllar daḫı ululanduñuz ḫalḳa.
Suat Yıldırım
48, 49. A'râf ashabı, simalarından tanıdıkları bir kısım kimselere seslenip: “Gördünüz ya, ne topladığınız mallarınızın, ne onca taraftarlarınızın, ne de büyüklük taslamalarınızın ve o çalımlarınızın size hiç bir faydası olmadı! ”O cennetlikleri göstererek “Sahi, şunlar “Allah, bunları asla lütfuna nail etmez. ” diye yeminler edip hor gördüğünüz kimseler değil miydi? İşte onların ne yüce mevkide olduklarını şimdi anladınız değil mi? derler ve sonra o cennetliklere dönerek: “Buyurun girin cennete, derler, size korku ve endişe olmadığı gibi, siz asla üzüntü de görmeyeceksiniz. ”
Süleyman Ateş
A'raf halkı, yüzlerindeki işaretleriyle tanıdıkları birtakım adamlara da ünleyerek dediler ki: "Ne topluluğunuz, ne de büyüklük taslamanız, size hiçbir yarar sağlamadı."
Süleyman Tevfik (1927)
Ashâb-ı A'râf yüzlerinden tanıdıkları kimselere (cehennemde gördükleri bildiklerine) nidâ idüb: "Malınızın ve evlâdlarınızın çokluğı ve kibir ve gurûrınız sizi 'azâbdan kurtarmadı" dirler.
Süleymaniye Vakfı
A’râf ahalisi, yüzlerinden tanıdıkları bir takım adamlara[*] da şöyle seslenirler: “Gördünüz mü? Sizlere ne taraftarlarınızın bir yararı oldu ne de büyüklenmenizin.
Ahmet Varol
A'raf'ta bulunanlar simalarından tanıdıkları birtakım adamlara şöyle seslenirler: "Çokluğunuz (veya biriktirdikleriniz) ve büyüklenmeleriniz size bir yarar sağlamadı.
Ümit Şimşek
A'râf ehli, yüzlerinden tanıdıkları bir kısım adamlara seslenirler ve derler ki: “Ne çokluğunuz, ne de büyüklük taslayıp durmanız size bir yarar sağlamamış!
Yaşar Nuri Öztürk
A'raf halkı, yüzlerinden tanıdıkları bazı erkeklere seslenip şöyle derler: "Bir araya gelmeniz de büyüklük taslamanız da size hiçbir yarar sağlamadı."
Ali Bulaç
Burcun üstündeki adamlar, yüzlerinden tanıdıkları (ileri gelen birtakım) adamlara seslenerek derler ki: 'Ne (güç ve servet) toplamış olmanız, ne büyüklük taslamanız (istikbarınız) size bir yarar sağlamadı.'
Ali Fikri Yavuz
Yine A'raf ehli, (kâfirlerin elebaşlarından kara) simalarıyla tanıdıkları bir takım adamlara nida edip diyecekler ki: “- Gördünüz mü? topladığınız mallarla yârânınız, kibirle azametiniz, size hiç fayda vermedi.”
Bahaeddin Sağlam
48, 49. O A’raf ehli, yüzlerinden tanıdıkları bazı erlere seslenirler. Derler ki: “Sizin derleme ve toplamanız ve kibirlenerek Allah’ın ayetlerinden uzak durmanız, size hiçbir fayda vermedi. Allah’ın rahmet etmeyeceğine yemin ettiğiniz kimseler bunlar (bu Cennete girecek olanlar) değil miydi?” (Ve o Cennete girecek olanlara) “Cennete girin. Sizin için, ne (gelecek) korkusu ne de (geçmişin) üzüntüsü vardır.” (derler.)
Bayraktar Bayraklı
Yine A‘râf ehli, simâlarından tanıdıkları birtakım adamlara seslenerek derler ki: “Ne çokluğunuz ne de taslamakta olduğunuz büyüklük size bir yarar sağladı.”