78. Ayet
فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَ
Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَ
Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.
Derken onlar şiddetli bir sesle azaba uğradılar, yurtlarında diz çökmüş bir halde yüzükoyun kapanarak helak olup gittiler.
Hemen bir deprenti çattı onlara, hepsi de yerlerinde yüzü kuylu düştüler
Derken, onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.
O vakit şiddetli bir ra’şe ânlara ârız oldı [1] İrtesi gün ânları hânelerinde yüzleri yere kapanmış helâk olmuş buldılar.
Bunun üzerine onları o (gürültülü) sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü dona kaldılar.
Bunun üzerine, onları o sarsıntı yakaladı; evlerinde dizüstü çöküverdiler.
Bunun üzerine onları «o recfe» tutuverdi vatanlarında çöke kaldılar
Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Bunun üzerine, onları, o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (helâk oldular).
Allah (bu haksızlıkları ve ahlâksızlıkları) üzerine onları şiddetli bir sarsıntı ile tutup (azapla) yakalamış da, (böylece) yurtlarında diz üstü çöken (ve ezilen) kimseler olup kalmışlardı.
Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.
pes duttı anları yir deprenmek pes oldılar sarāyları içinde gögüz üzere yatıcılar.
Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi de yurtlarında diz üstü çöken (helake uğrayan) kimseler oldular.
Bunun üzerine onları o sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kalan kimseler oldular.(1)
Derken, onları (o zalim ve azgın halkı şiddetli bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı (volkanik deprem) yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.*
Bundan sonra bir sarsıntı onları yakaladı ve bulundukları mekânda dizlerinin üstüne çöke kaldılar.
Bunun üzerine deprem onları öyle bir sarstı ki oldukları yerde yüzükoyun düşüp öldüler.
Bunun üzerine onlar şiddetli bir sarsılmaya tutuldular, oldukları yerde diz üstü çöktüler. [³]
Bunun üzerine onları hemen bir sarsıntı/deprem [recfetu] yakaladı ve hemen bulundukları yerde [dârihim] dizüstü çökekaldılar.²⁵
Bu yüzden onları şiddetli bir sarsıntı tuttu da böylece evlerinde diz üstü çöküverenler oldular.
Derken ansızın onları bir deprem yakalayıverdi de, bulundukları yerde cansız diz üstü yıkılıp kaldılar.
Bunun üzerine onları o dehşetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yere serildiler.
Bunun üzerine, ansızın dehşet verici bir gürültüyle patlayarak şehrin altını üstüne getiren korkunç bir sarsıntı çarpıverdi onları; böylece, düne kadar güven içinde oturdukları yurtlarında, oldukları yere cansız serildiler!
Onları Recfe / “Şiddetli Sarsıntı” aldı. Yurtlarında çöke kaldılar.
Çok geçmeden patlamalı bir sarsıntı oldu. Hepsi kendi evlerinin içinde büzüşüp kaldılar.
Bunun üzerine onları korkunç bir sarsıntı yakaladı. Kestikleri dişi develer onların hayat kaynağıydı. Develeri kestikleri için onları besleyecek hayvanlar yok oldu. Yurtları yaşanmaz hale geldi. İnat uğruna yaşam kaynaklarını kesmişlerdi. Suya sahip çıkarken yiyecekleri etleri, içecekleri sütleri kaybettiler. Böylece yurtlarında açlıktan yok olup gittiler. Hâlbuki Allah onlara doğal denge olarak deveyi işaret etmişti. Yaşam yasası gereği Allah onlara develeri vermişti. Yaşam kaynağı olarak verdiği develere dokunmamalarını emretmişti. Allah’ın emrini çiğnediler. Develeri keserek yaşamlarını yok ettiler. Farkında değillerdi.
(Bunun üzerine) onları bir sarsıntı yakalamıştı da yurtlarında diz üstü [*] (hareketsiz) kalmışlardı. [*]
Bunun üzerine, onları büyük bir sarsıntı hemen yakalayıverdi ve oldukları yerde, diz üstü çöke kaldılar.¹
Derken bir deprem ansızın yakalayıverdi onları ve kendi evlerinde cansız seriliverdiler. ⁶²
Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar. 11/67
Bunun üzerine şiddetli bir gürleme halinde âni bir sarsıntı onların işini bitirdi. Sabahleyin yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.
Derken şiddetli bir sarsıntı[¹²¹³] onları ansızın yakalayıverdi ve kendi obalarında cansız donakaldılar.
Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsılma tutuverdi. Yurtlarında diz üstü çöküvermiş oldular.
Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı (yerden bir zelzele, gökten de korkunç bir sayha) yakaladı, yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar, (helak olup gittiler)
Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Pes aldı anları, helāk itdi ürküdici āvāz ṣabāḥ vaḳtında. Pes helāk oldılar evlerinde dizleri üstine çöküp.
Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı onları kıskıvrak yakaladı da yurtlarında çökekaldılar.
Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.
Derhâl onları zelzele helâk iyledi. Evlerinde yüz üzerine düşmüş ölü bulundılar.
Çok geçmeden onları öyle bir sarsıntı tuttu ki bulundukları yere çöküp kaldılar.
Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.
Sonra onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.
Bunun üzerine onları, o şiddetli sarsıntı/o korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş bir hale geldiler.
Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.
Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı ve evlerinde çöküp mahvoldular.
Bunun üzerine bir titreme (zelzele) onları yakaladı. Evlerinde üst üste yığılarak kaldılar.
Bunun üzerine, onları o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöktüler.