A'râf Suresi 78. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

78. Ayet

فَاَخَذَتْهُمُ الرَّجْفَةُ فَاَصْبَحُوا ف۪ي دَارِهِمْ جَاثِم۪ينَ

Derken, onları o kuvvetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü hareketsiz çöke kaldılar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken onlar şiddetli bir sesle azaba uğradılar, yurtlarında diz çökmüş bir halde yüzükoyun kapanarak helak olup gittiler.

Besim Atalay (1965)

Hemen bir deprenti çattı onlara, hepsi de yerlerinde yüzü kuylu düştüler

Cemal Külünkoğlu

Derken, onları (müthiş bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı/deprem yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.

Cemil Said (1924)

O vakit şiddetli bir ra’şe ânlara ârız oldı [1] İrtesi gün ânları hânelerinde yüzleri yere kapanmış helâk olmuş buldılar.

Diyanet Vakfı

Bunun üzerine onları o (gürültülü) sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü dona kaldılar.

Edip Yüksel

Bunun üzerine, onları o sarsıntı yakaladı; evlerinde dizüstü çöküverdiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun üzerine onları «o recfe» tutuverdi vatanlarında çöke kaldılar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Emrah Demiryent

Bunun üzerine, onları, o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar (helâk oldular).

Abdullah-Ahmet Akgül

Allah (bu haksızlıkları ve ahlâksızlıkları) üzerine onları şiddetli bir sarsıntı ile tutup (azapla) yakalamış da, (böylece) yurtlarında diz üstü çöken (ve ezilen) kimseler olup kalmışlardı.

Erhan Aktaş

Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı onları yakaladı ve yurtlarında dizüstü çöke kaldılar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes duttı anları yir deprenmek pes oldılar sarāyları içinde gögüz üzere yatıcılar.

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi de yurtlarında diz üstü çöken (helake uğrayan) kimseler oldular.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine onları o sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöküp kalan kimseler oldular.(1)

İhsan Aktaş

Derken, onları (o zalim ve azgın halkı şiddetli bir gürültüyle patlayan bir) sarsıntı (volkanik deprem) yakalayıverdi ve evlerinde birbiri üzerine yığılarak ölüverdiler.*

İlyas Yorulmaz

Bundan sonra bir sarsıntı onları yakaladı ve bulundukları mekânda dizlerinin üstüne çöke kaldılar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine deprem onları öyle bir sarstı ki oldukları yerde yüzükoyun düşüp öldüler.

İsmail Hakkı İzmirli

Bunun üzerine onlar şiddetli bir sarsılmaya tutuldular, oldukları yerde diz üstü çöktüler. [³]

İsmail Yakıt

Bunun üzerine onları hemen bir sarsıntı/deprem [recfetu] yakaladı ve hemen bulundukları yerde [dârihim] dizüstü çökekaldılar.²⁵

Kadri Çelik

Bu yüzden onları şiddetli bir sarsıntı tuttu da böylece evlerinde diz üstü çöküverenler oldular.

Abdullah Parlıyan

Derken ansızın onları bir deprem yakalayıverdi de, bulundukları yerde cansız diz üstü yıkılıp kaldılar.

Kuran Yolu

Bunun üzerine onları o dehşetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında yere serildiler.

Mahmut Kısa

Bunun üzerine, ansızın dehşet verici bir gürültüyle patlayarak şehrin altını üstüne getiren korkunç bir sarsıntı çarpıverdi onları; böylece, düne kadar güven içinde oturdukları yurtlarında, oldukları yere cansız serildiler!

Mahmut Özdemir

Onları Recfe / “Şiddetli Sarsıntı” aldı. Yurtlarında çöke kaldılar.

Mehmet Çakır

Çok geçmeden patlamalı bir sarsıntı oldu. Hepsi kendi evlerinin içinde büzüşüp kaldılar.

Mehmet Çoban

Bunun üzerine onları korkunç bir sarsıntı yakaladı. Kestikleri dişi develer onların hayat kaynağıydı. Develeri kestikleri için onları besleyecek hayvanlar yok oldu. Yurtları yaşanmaz hale geldi. İnat uğruna yaşam kaynaklarını kesmişlerdi. Suya sahip çıkarken yiyecekleri etleri, içecekleri sütleri kaybettiler. Böylece yurtlarında açlıktan yok olup gittiler. Hâlbuki Allah onlara doğal denge olarak deveyi işaret etmişti. Yaşam yasası gereği Allah onlara develeri vermişti. Yaşam kaynağı olarak verdiği develere dokunmamalarını emretmişti. Allah’ın emrini çiğnediler. Develeri keserek yaşamlarını yok ettiler. Farkında değillerdi.

Mehmet Okuyan

(Bunun üzerine) onları bir sarsıntı yakalamıştı da yurtlarında diz üstü [*] (hareketsiz) kalmışlardı. [*]

Mehmet Türk

Bunun üzerine, onları büyük bir sarsıntı hemen yakalayıverdi ve oldukları yerde, diz üstü çöke kaldılar.¹

Muhammed Esed

Derken bir deprem ansızın yakalayıverdi onları ve kendi evlerinde cansız seriliverdiler. ⁶²

Mustafa Çavdar

Bunun üzerine şiddetli bir sarsıntı onları ansızın yakalayıverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar. 11/67

Ahmet Tekin

Bunun üzerine şiddetli bir gürleme halinde âni bir sarsıntı onların işini bitirdi. Sabahleyin yurtlarında yere çarpılarak çakılıp kalanlar oldular.

Mustafa İslamoğlu

Derken şiddetli bir sarsıntı[¹²¹³] onları ansızın yakalayıverdi ve kendi obalarında cansız donakaldılar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsılma tutuverdi. Yurtlarında diz üstü çöküvermiş oldular.

Orhan Kuntman

Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı (yerden bir zelzele, gökten de korkunç bir sayha) yakaladı, yurtlarında dizüstü çöküp kaldılar, (helak olup gittiler)

Osman Fırat

Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

Şaban Piriş

Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı tutuverdi ve yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

Satıraltı Meal (1534)

Pes aldı anları, helāk itdi ürküdici āvāz ṣabāḥ vaḳtında. Pes helāk oldılar evlerinde dizleri üstine çöküp.

Suat Yıldırım

Bunun üzerine o şiddetli sarsıntı onları kıskıvrak yakaladı da yurtlarında çökekaldılar.

Süleyman Ateş

Bunun üzerine hemen onları, o sarsıntı yakaladı, yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

Süleyman Tevfik (1927)

Derhâl onları zelzele helâk iyledi. Evlerinde yüz üzerine düşmüş ölü bulundılar.

Süleymaniye Vakfı

Çok geçmeden onları öyle bir sarsıntı tuttu ki bulundukları yere çöküp kaldılar.

Ahmet Varol

Bunun üzerine onları kuvvetli bir sarsıntı aldı ve yurtlarında diz üstü çöküp kaldılar.

Ümit Şimşek

Sonra onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı da yurtlarında yüzüstü serilip kaldılar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine onları, o şiddetli sarsıntı/o korkunç titreşim yakaladı da öz yurtlarında yere çökmüş bir hale geldiler.

Ali Bulaç

Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çöke kaldılar.

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine onları şiddetli bir sarsıntı yakaladı ve evlerinde çöküp mahvoldular.

Bahaeddin Sağlam

Bunun üzerine bir titreme (zelzele) onları yakaladı. Evlerinde üst üste yığılarak kaldılar.

Bayraktar Bayraklı

Bunun üzerine, onları o şiddetli sarsıntı yakaladı da yurtlarında diz üstü çöktüler.