8. Ayet
وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّۚ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَالْوَزْنُ يَوْمَئِذٍۨ الْحَقُّۚ فَمَنْ ثَقُلَتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ
O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O gün tartı olacak, gerçektir bu. Kimlerin iyi amelleri, terazide ağır gelirse onlardır kurtulanlar, muratlarına erenler.
O gün, tartı haktır, tartıları ağır gelmiş olanlar kurtulmuşlardır
O (kıyamet) gün(ü herkesin dünyada yaptığını) ölçmek ve değerlendirmek haktır. Kim(ler)in (sevabı) tartıda ağır gelirse; işte onlar kesintisiz mutluluğa erişecektir.
Terâzû hakkâniyetle tartacakdır. Terâzûnın gözini kendi lehine ağır basdırabilenler felâh bulacaklardır.
O gün tartı haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O gün tartı dosdoğrudur. Tartıları ağır gelenler başarmış olanlardır.
Hem vezn o gün tam hak, artık kimin mizanları ağır basarsa işte onlar, o felâh bulacaklar
O gün (amelleri tartacak) terazi haktır. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.
O (hesap) gün (ü), terazi (mizan) haktır. Kimin terazileri ağır gelirse, (mü’min olup da sevabı günahından fazla olursa) işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O gün tartı haktır. (Vezin-mizan adaletle kurulacaktır.) Kimin (sevap ve hayır) tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.
İzin Günü¹ tartı tam doğrudur. Kimin tartısı ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
daħı terāzū-y-ıla ŧartmaķ ol gün 'adldur pes her kim aġır ola terāzūları yā dartılmışları şunlardur ķurtılıcılar.
(Herkesin dünyâda yapıb etdiğini) tartmak da o gün hakdır. Artık kim (ler) in terazileri ağır basarsa işte onlar murada erenlerin ta kendileridir.
(Amelleriniz için) hak tartı da o gündür.(2) Artık kimlerin tartıları ağır gelirse, işte kurtuluşa erenler ancak onlardır.
Ölçme ve tartma işi (hak ve adalet) o gün (ahiret günü) dosdoğru gerçekleşecek ve tartıda (hak ve adalet ölçüsünde) doğru ve yararlı davranışlarının yükü ağır (fazla) gelenler; işte böyleleridir mutluluğa erişecek olanlar. *
O gün (hesap günü) tartı mutlak olacak. Kimin tartısı (iyilikleri) ağır basarsa, işte onlar kurtulmuştur.
O gün tartı yapılacağı doğrudur. Artık herkimin tartısı ağır gelirse işte bu gibiler onacaklardır.
O gün amelleri tartmak [⁷] sabittir [⁸]. Herkimin terazileri [⁹] ağır gelirse felâh bulanlar onlar olacaktır.
O gün tartı hakkıyla/tam ölçer. Kimin tartıları [sevap] ağır gelirse, işte onlar mutluluğa erenlerdir/kurtulanlardır.
O gün (amelleri tartacak) tartı haktır. Tartıları ağır gelenler, işte onlar kurtulanlardır.
Ölçme ve tartma işi o gün dosdoğru gerçekleşecek ve tartıda doğru ve yararlı davranışlarının yükü ağır gelenler; işte böyleleridir mutluluğa erişecek olanlar.
O gün ölçü-tartı haktır. Artık kimin tartıları ağır gelirse işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O gün tartı haktır. Dünyada yapılmış olan bütün iyilik ve kötülükler dosdoğru bir şekilde ölçülecek ve ilâhî adâlet tam anlamıyla gerçekleşecektir. O gün kimin iman ve iyilik tartıları ağır gelirse, işte onlar ebedî saadet ve kurtuluşa erenlerdir.
Tartı o gün Hakk / Gerçek! Tartılacak şeyleri ağır gelmiş kimseler, işte onlar Felaha (Kurtuluşa) Erenler’dir.
O gün tartılar yalan söylemeyecek: Tartısı ağır basanlar kurtulacak.
Hesap günü yapılacak mahkeme adalet üzerinedir. O gün verilen karar kesindir. Herkes kendi yaptıklarına kendisi şahitlik edecektir. Bu konuda hiçbir şüpheye mahal yoktur. Mahkemede verilen karara itiraz edilmez. Tamamıyla gerçeklere göre hüküm verilir. O gün kimin yaptığı iyilikler ağır gelirse onlar kurtuluşa erenlerdir.
O günkü terazi tamamen hakka uygun olacaktır. Kimin terazi(de sevap)ları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.
O gün, (insanların yaptıklarını tartacak) terazi haktır ve kimin (sevap) tartısı ağır basarsa onlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.¹
Ve ölçme-tartma işi o Gün dosdoğru gerçekleşecek; ve tartıda [doğru ve yararlı davranışlarının] yükü ağır gelenler; işte böyleleridir mutluluğa erişecek olanlar;
İşte o gün tartı değerlendirme kesinlikle gerçekleşecektir. İyilikleri ağır gelenler, işte bunlar, kurtulmuş olanlardır. 21/47, 23/102, 101/6- 7
O gün, kullanılacak ölçünün, tartının birimi haktır, adâlettir, Kur'ân hükümleridir. Kimlerin tartıları, sevapları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.
Ölçme ve değerlendirme o gün hakkıyla gerçekleşir; sonuçta kimin sevabı tartıda ağır gelirse; işte onlar, evet onlardır sonsuz mutluluğa erenler.
Vezin de o günde haktır. Artık her kimin terazileri ağır gelirse işte felâha erenler onlardır.
O gün tartı haktır, (mutlak adaletin gerçekleşeceği, herkesin amel defterinin dürüleceği, hesaplarının kapanacağı gündür) Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir!
O gün tartı tam doğrudur. Kimin (sevâp) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.
İşte o gün tartı haktır. Tartıları ağır gelenler, işte onlar, kurtulmuş olanlardır
‘Amelleri dartmaḳ ol günde ḥaḳdur. Pes her kimüñ kim aġır olsa dartusı,pes anlardur dünyā ve āḫiret ḫayrına yitişenler.
O gün, dünyada yapılan işlerin tartılması kesin gerçekleşecek. Artık kimin iyilikleri kötülüklerinden ağır gelirse, işte onlar muratlarına ereceklerdir. [21, 47; 4, 40; 101, 6-11; 23, 102-103; 42, 17] {KM, I Samuel 2, 3; Eyub 31, 6}
O gün tartı tam doğrudur. Kimin (sevap) tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtulanlardır.
O günde (kıyâmet gününde) a'mâlinin tartılması hakdır. Tartılan 'ameli ağır gelenler (hasenâtı ağır gelenler) felâha irmişlerdir.
O gün tartı kurulacağı gerçektir. İyilikleri ağır basanlar, umduklarına kavuşacak olanlardır.
Gerçek tartı o gündedir. [1] Kimin tartıları ağır gelirse işte kurtuluşa erecekler onlardır.
Kıyamet gününün terazisi gerçektir. Kimin iyilikleri ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
O gün, iyi ve kötüyü ayıran ölçü haktır. Artık kimin ölçülüp tartılacak şeyleri ağır basarsa kurtuluşa erenler onlar olacaktır.
O gün tartı haktır. Kimin tartıları ağır basarsa, işte kurtulanlar onlardır.
Kıyamet gününde amellerin tartılması haktır. Kimin iyilikleri kötülüklerinden ağır gelirse, işte onlar, kurtulanlardır.”
Tartı, o gün gerçekten hak olacaktır. Kimin tartıları ağır çıkarsa, işte onlar gerçekten kurtulmuş olanlardır.
O gün, tartı haktır. Kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.[131]