Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Kavminin ileri gelenlerinden olup iman etmeyi kibirlerine yediremeyenler, ey Şuayb dediler, mutlaka seni de, sana inananları da hep beraber ya şehrimizden çıkaracağız, yahut da bizim dinimize dönersiniz. O da dedi ki: Biz istemesek de zorla mı yapacaksınız bunu?
Besim Atalay (1965)
Şuayb'ın ulusundan, büyüklenen ulular dediler ki: «Ey Şuayb! Ya dönersin dinimize, ya da sana uyanlarla, seni burdan dışarı çıkaracağız», Şuayb dedi ki: «İstememiş olsak da mı?
Cemal Külünkoğlu
(Şuayb'ın sözlerine karşılık) kavmi içinde ileri gelen, kendini beğenmiş kimseler dediler ki: “Ey Şuayb! Hiç şüphen olmasın ki, ya seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz yahut kesin bir biçimde bizim yolumuza döneceksiniz!” O da: “Peki, ya bunu (sürgünü ya da yolunuza dönmeyi) istemiyorsak ne olacak?” dedi.
Cemil Said (1924)
Kibir iden kavmin ekâbiri didiler ki: "Yâ Şu’ayb yâ bizim dinimize ’avdet it yâhud seni ve seninle berâber îmân idenleri şehrimizden ihrâc ideceğiz." Şu’ayb "Biz nefret itdiğimiz dîne nasıl ’avdet ideriz"
Diyanet Vakfı
Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: «Ey Şuayb! Seni ve seninle beraber inananları memleketimizden kesinlikle çıkaracağız veya dinimize döneceksiniz» (Şuayb): İstemesek de mi? dedi.
Edip Yüksel
Halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, "Şuayb, ya seni ve seninle beraber inananları kentimizden süreceğiz ya da dinimize geri dönersin!," dediler. O da şöyle dedi: "Biz istemesek de mi?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Kavminden büyüklenmek isteyen cumhur cemaat, ya Şuayb! kat'iyyen, dediler: Seni de seninle beraber iyman edenleri de memleketimizden çıkarırız, yâhud ki sureti kat'iyede milletimize dönersiniz; ya, dedi, istemezsek de mi?
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Ya mutlaka seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkarırız, ya da dinimize dönersiniz!" Dedi ki; "İstemesek de mi (bizi yurdumuzdan çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz?)"
Emrah Demiryent
Kavminden (îmân etmeyip) büyüklük taslayan ileri gelenler, “Ey Şuayb! Seni ve seninle beraber îmân edenleri ya kesinlikle memleketimizden çıkaracağız ya da bizim inancımıza dönersiniz.” dediler. O da, “Biz istemesek de mi?” dedi.
Abdullah-Ahmet Akgül
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler) dediler ki: "Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte iman edenleri; ya ülkemizden sürüp-çıkaracağız veya mutlaka bizim (geleneklerimize ve) dinimize (yerleşik düzenimize) geri döneceksiniz." (Şuayb:) "Biz bundan asla hoşlanmayıp istemesek de mi? (dayatacaksınız…)" dedi. (Hayır, bizi zorla küfre ve kötülüğe sokamazsınız.)
Erhan Aktaş
Halkının büyüklük taslayan meleleri¹ dediler ki: “Ey Şu'ayb! Seni ve seninle birlikte iman edenleri ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da bizim milletimize² döneceksiniz.” O da: “Kerih³ görsek de mi?” dedi.
Eski Anadolu Türkçesi
eyitti bir bölük serverler anlar kim boyun virmediler ķavmından “çıķaravuz seni iy şu'ayb daħı anları kim įmān getürdiler senüñ-ile göyümüzden yā girü dönesiz dįnümüz içine. eyitti: “daħı olduġ-ise daġı mı duşħar göriciler?”
Hasan Basri Çantay
Onun kavminden (îman etmeyi) kibirlerine yediremeyen kodamanlar şöyle dedi: «Ey Şuayb, seni ve beraberindeki îman edenleri ya muhakkak memleketimizden çıkaracağız, yahud mutlaka bizim dînimize döneceksiniz». O: «Ya istemesek de mi?» dedi.
Hayrat Neşriyat
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dedi ki: “Ey Şuayb! (Ya) mutlaka seni ve berâberindeki îmân edenleri memleketimizden çıkaracağız veya kesinlikle dînimizedönersiniz!” (Şuayb) dedi ki: “(Biz bu teklîfinizi) çirkin bulan kimseler olsak da mı?”
İhsan Aktaş
Kavminin ileri gelenlerinden (üstünlük taslayarak) kibirlenmiş olanlar (halkı ezip sömüren, kurdukları kölelik sisteminin yıkılacağından korkan zorba ve diktatörler) dediler ki: "Ey Şuayb! Seni ve seninle beraber inanmış olanları hiç şüphen olmasın ki memleketimizden sürer çıkarırız, ya da dinimize (düzenimize, yaşam tarzımıza) dönersiniz". (Şuayb):’’Biz istemesek de mi? (bizi bu yurdumuzdan zorla çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz)’’ dedi.
İlyas Yorulmaz
Kavminden kendilerini büyük gören seçkinleri “Seni ve sana inananları kasabamızdan çıkaracağız veyahut bizim inançlarımıza geri dönersiniz” dediler. Şuayb “Biz istemesekte mi? (zorla çıkaracaksınız)” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ulusunun büyüklük taslıyan ileri gelenleri dediler: "Ey Şuayb! Seni de, seninle birlikte inananları da ilimizden ne olursa olsun çıkaracağız. Ya da siz ne olursa olsun bizim dinimize dönmelisiniz." Dedi: "Ya biz bu dinden tiksiniyorsak?
İsmail Hakkı İzmirli
Kavminden imanı kibrine yediremeyen ileri gelenleri «— Şuayb! * Seni ve senin ile beraber iman getirenleri kasabamızdan çıkaracağız.. Yahut milletimize döneceksiniz» dediler. Şuayb dedi ki: «— İstemesek de mi milletinize döneceğiz?
İsmail Yakıt
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri dediler ki: “Ey Şuayb! Ya kesinlikle bizim dinimize [millet] dönersin veyahut mutlaka seni ve seninle birlikte inananları beldemizden sürer çıkarırız.” Şuayb da: “Biz istemesek de mi?”
Kadri Çelik
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, “Ey Şuayb! Ya dinimize dönersiniz, ya da şüphesiz seni ve iman edenleri, seninle beraber kasabamızdan çıkarırız” dediler. Şuayb, “(Dininizi) İstemesek de mi?” dedi.
Abdullah Parlıyan
Kavmi içinde kendini beğenmiş kodamanlar şöyle dediler: “Ey Şuayb! Seni ve beraberindeki iman edenleri ülkemizden sürgün edeceğiz veya sizler mutlaka bizim dinimize döneceksiniz.” Şuayb da “İstemesek de mi?” dedi.
Kuran Yolu
Kavminden büyüklük taslayan önderler kesimi şöyle dediler: “Ey Şuayb! Ya seni ve seninle beraber inananları kesinlikle şehrimizden çıkaracağız veya mutlaka dinimize döneceksiniz!” Şuayb dedi ki: “İstemesek de mi?”
Mahmut Kısa
Şuayb’ın bu güzel sözlerine karşılık, halkının büyüklük taslayan ileri gelenleri, “Ey Şuayb!” dediler, “Ya bizim hayat tarzımıza tamamen uyup dinimize dönersiniz, ya da seni ve seninle birlikte iman edenleri yurdumuzdan sürüp çıkarırız! Ya bunu böylece kabul eder, bizi sever, bizimle birlikte bizim gibi aynı hayatı yaşarsınız, ya da çeker gider, ülkemizi terk edersiniz!” Bunun üzerine Şuayb, “Peki, biz istemesek de bizi zorla dinimizden döndürecek misiniz? Zorla, baskıyla kalplerimize hükmedebileceğinizi mi sanıyorsunuz?” diye cevap verdi. Ve ekledi:
Mahmut Özdemir
Kavminden, büyüklenmiş Mele’ / İleri Gelen Takım dedi ki: “Ey Şuayb! Seni de, seninle birlikte inanmış olanları da, ya şehrimizden çıkarırız ya da milletimize (dinimize) geri dönersiniz”. “Şayet istemeyenler idiysek de mi?” dedi.
Mehmet Çakır
Şuayb Kavminin, kibirli kodamanları: " A Şuayb! Ya seni ve arkadaşlarını kasabamızdan sürüp atacağız. ya da siz, dinimize geri döneceksiniz. " Şuayb: " İstemesek de öyle mi ?
Mehmet Çoban
Kavminden ileri gelen kibirliler dediler ki: "Ey Şuayp! Seni ve seninle beraber inananları ülkemizden kesinlikle çıkaracağız. Ancak bizim düzenimize inanırsanız, yasalarımıza uyarırsanız ülkemizde kalırsınız." Şuayp dedi ki: "İstemesek de mi çıkaracaksınız? Burası bizim de ülkemiz, bizi zorla mı çıkaracaksınız?"
Mehmet Okuyan
(Şuayb’ın) kavminden kibirli yöneticiler demişti ki: “Ey Şuayb! Ya mutlaka seni ve seninle birlikte inananları şehrimizden çıkaracağız [*] ya da dinimize döneceksiniz!” [*] (Şuayb şu) cevabı vermişti: “İstememiş olsak da mı?
Mehmet Türk
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri: “Ey Şuayb! Ya bizim dinimize dönersiniz ya da seni ve seninle beraber îman edenleri, ülkemizden kesinlikle çıkaracağız.” dediler. (Şuayb): “Biz, istemezsek de mi?” dedi.
Muhammed Esed
Kavmi içinde ileri gelen, kendini beğenmiş o kurumlu kimseler: “Ey Şuayb!” dediler, “Hiç şüphen olmasın ki, seni ve inanan yoldaşlarını ülkemizden sürgün edeceğiz, meğer ki, kesin bir biçimde bizim yolumuza dönesiniz!” [Şuayb]: “Peki, ya bunu yürekten istemiyorsak?” dedi,
Mustafa Çavdar
Kavminden büyüklük taslayanlarının ileri gelenleri dediler ki: - Ey Şuayb! Ya seni ve seninle birlikte iman edenleri ülkemizden sürüp çıkarırız, ya da bizim inanç sistemimize geri dönersiniz! Şuayb: - Biz bunu istemesek de mi? dedi ve devam etti: 11/87, 26/185...187
Ahmet Tekin
Kavminin büyüklük taslayan serkeş zorba kodamanları: “Yâ Şuayb, ya seni ve seninle beraber iman edenleri memleketimizden kesinlikle çıkaracağız, ya da geleneksel düzenimize döneceksin, bizim yaşadığımız hayatı benimseyeceksin" dediler. Şuayb: “İstemesek de mi, baskıyla, zorla bunları yaptıracaksınız?" dedi.
Mustafa İslamoğlu
Kavminin büyüklük taslayan seçkinleri “Ey Şuayb!” dediler, “Ya seni ve beraberindeki mü’minleri yurdumuzdan sürüp çıkarırız ya da bizim inancımıza geri dönersiniz!”[¹²²²] (Şuayb) dedi ki: “Peki, ya razı olmazsak?
Ömer Nasuhi Bilmen
Onun kavminden tekebbürde bulunmuş olan bir cemaat demişti ki: «Ey Şuayb! Seni ve seninle beraber imân edenleri elbette yurdumuzdan çıkarırız veyahut kat'i sûrette bizim milletimize dönüverirsiniz.» O da demişti ki: «Ya biz onu kerih görenler olduğumuz halde de mi?
Orhan Kuntman
(Bu uyarıları hiçe sayan ve iman etmeyi) Kibirlerine yediremeyen kavminin elebaşları ise: "Ey Şuayb, seni ve seninle beraber, iman edenleri dinimize dönmediğiniz takdirde- elbette yurdumuzdan çıkaracağız" dediler, (böylece onu tehdit etmekten de çekinmediler) Bunun üzerine Şuayb: "İstemesek de mi? (dininize dönmeyi istemesek zor mu kullanacaksınız? Haberiniz olsun ki, ne kadar zorlasanız buna muvaffak olamazsınız.)
Osman Fırat
Şu’ayb’ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu’ayb! ya kesinlikle bizim dinimize dönersiniz ya da mutlaka seni ve seninle birlikte iman edenleri memleketimizden çıkarırız. " Şu’ayb, "Biz istemesek de mi?" dedi.
Şaban Piriş
-Ey Şuayb! Elbette seni ve seninle birlikte iman edenleri ülkemizden çıkaracağız. Ya da siz bizim yolumuza geri döneceksiniz!
Satıraltı Meal (1534)
Eyitdi ol kişiler ki büyüklendiler ḳavminden: İy Şu‘ayb seni çıḳarur‐biz, senüñle īmān getürenleri daḫı bizüm şehrümüzden yā dönüp bizümdīnümüze giresiz. Şu‘ayb eyitdi: Biz anı sevmezsevüz daḫı [mı]?
Suat Yıldırım
Halkından kibirlenen eşraf grubu: “Bak Şuayb! ” dediler, “yeminle söylüyoruz: Ya tekrar dinimize dönersiniz. Ya da seni de, sana inanan taraftarlarını da ülkemizden süreriz! ”Şuayb şöyle cevap verdi: “Peki, istemesek de mi dinimizden döndürüp süreceksiniz (Ya istemezsek ne olacakmış! )
Süleyman Ateş
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb, mutlaka seni ve seninle beraber inananları kentimizden çıkarırız, ya da dinimize dönersiniz!" Dedi ki: "İstemesek de mi (bizi yurdumuzdan çıkaracak veya dinimizden döndüreceksiniz)?
Süleyman Tevfik (1927)
Kavminden îmândan kibir ile kendilerini büyük gören bir cemâ'at: "Ey Şu'ayb! Seni ve seninle berâber îmân idenleri memleketimizden çıkaracağız yâhud bizim milletimize ve dînimize dönersiniz" didiler. Şu'ayb da: "Biz ondan (sizin dîninizden) ikrâh idiyor isek nasıl ona döneriz?"
Süleymaniye Vakfı
Halkı içinden büyüklük taslayan itibarlı kişiler şöyle dediler: “Bak Şuayb! Ne pahasına olursa olsun seni bu ülkeden çıkaracağız, seninle birlikte inananları da öyle. Tek çare bizim düzenimize dönmenizdir.” Şuayb dedi ki “Biz istemesek de mi?”
Ahmet Varol
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri dediler ki: "Ey Şu'ayb! Ya seni ve seninle birlikte iman edenleri kasabamızdan çıkaracağız, ya da dinimize döneceksiniz." O da şöyle dedi: "İstemesek de mi?
Ümit Şimşek
Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, “Ey Şuayb,” dediler, “ya bizim dinimize dönersin, ya da seni ve beraberindeki iman edenleri ülkeden çıkarırız.” Şuayb dedi ki: “Biz istemesek de mi?
Yaşar Nuri Öztürk
Toplumunun büyüklük taslayan kodamanları dediler ki: "Ey Şuayb! Ya kesinlikle milletinize dönersiniz yahut da seni ve seninle birlikte inananları kentimizden mutlaka çıkarırız." Dedi ki: "Ya istemiyorsak; zor ve baskıyla mı?"
Ali Bulaç
Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler) dediler ki: 'Ey Şuayb, seni ve seninle birlikte iman edenleri ya ülkemizden sürüp-çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz.' (Şuayb:) 'Biz istemesek de mi?' dedi.
Ali Fikri Yavuz
Şuayb'ın kavminden iman etmeyi kibirlerine yediremiyen ileri gelenler: “- Yâ Şuayb; Seni ve beraberindeki iman edenleri muhakkak memleketimizden çıkaracağız, veyahut bizim dinimize döneceksiniz.” dediler. Şuayb şöyle dedi: “- dininizi, istemediğimiz ve hoşlanmadığımız halde mi, (bizi geri çevireceksiniz?).
Bahaeddin Sağlam
Milletin ileri gelenleri olup inanmayı kibirlerine yediremeyenler. “Ey Şuayb! Biz seni ve seninler beraber inananları şehrimizden çıkartacağız. Veya siz, milliyetimize dönersiniz” dediler. Şuayb: “İstemesek de mi?
Bayraktar Bayraklı
Kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: “Ey Şu‘ayb, ya mutlaka seni ve seninle beraber inananları şehrimizden çıkartırız, ya da dinimize dönersiniz!” Şu'ayb dedi ki: “İstemesek de mi?”