1. Ayet
سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ
1,2,3. Soran birisi, yükselme yollarının sahibi[557] Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.[558]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
سَاَلَ سَٓائِلٌ بِعَذَابٍ وَاقِعٍۙ
1,2,3. Soran birisi, yükselme yollarının sahibi[557] Allah tarafından kâfirlere kesinlikle inecek olan ve hiç kimsenin uzaklaştıramayacağı azabı sordu.[558]
İsteyen biri, istedi gelip çatacak azabı.
Gelecek azabı, bir sorucu sormuştur
(Âhireti inkâra şartlanmış) birisi çıkıp, (alaylı bir şekilde) başlarına gelecek azabı sordu.
1-3. Birisi ’azâb-ı vâki’i istedi. Kâfirlere ’azâb, bülend derece sâhibi olan Allâh’ındır. Kimse bu ’azâbı def’ idemez.
1, 2, 3. Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah katından inkârcılara gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabı istedi!
Sorgulayan birisi, gerçekleşecek azabı sordu.
İstedi bir sâil bir azâbı ki olacak
Bir isteyen, olacak azabı istedi.
(Müşriklerden) birisi çıkıp, (alaylı bir şekilde) başlarına gelecek olan azabı (n hemen gelmesini) istedi.
İstekte bulunan (ve duası kabul olunan) biri, (muhakkak) gerçekleşecek (ve zalimlerin saltanatını devirecek) olan bir azabı(n ne zaman ve nasıl geleceğini) sormuştur;
İsteyen, gerçekleşecek olan azabı istedi.
diledi dileyici, 'aźābı olıcı.
İsteyen biri inecek azâbı istedi.
Bir isteyici, vâki' olacak olan bir azâbı istedi.(2)
Sorgulayan birisi, gerçekleşecek olan azap için (alaylı alaylı ne zaman diye) sordu. (*)
Soran birisi (inkârcılar için) oluşacak azabı sordu.
Sorucunun biri başa gelecek azabı sordu.
Biri kâfirlere vâki olacak azabı sordu [⁹].
Birisi gerçekleşecek olan o azabı sordu,¹
İstekte bulunan biri, gerçekleşecek olan bir azabı istedi.
Sorup araştırmak isteyen biri öteki dünyada başa gelecek azabı sordu.
1-3. Birisi, huzuruna yükselmenin birçok yolu bulunan Allah katından inkârcılar için gelecek olan ve hiç kimsenin savamayacağı azabın gelmesini istedi.
Kendi inancından emin bir şekilde, Allah’ın ayetleriyle alay etmek isteyen zalim, kafir ve hâin bir adam Hz. Peygamber’in karşısına geçip mutlaka gerçekleşecek olan azabın bir an önce gelip çatmasını istedi! Aynı zamanda, yaşadığı çetin imtihandan bunalarak Allah’ın yardımını isteyen sabırsız bir mümin de kendisine zulmeden inkarcılara beddua ederek, mutlaka gerçekleşecek olan bu azabın bir an önce gelip çatmasını istedi!
Soran sordu vaki’ olacak bir azabı;
1,2,3. Birisi, olası bir felaketi soruyor. // İnkarcıların başında patlayacak önlenemez bir felaketi. // hem de katmanlar sahibi Allah tarafından.
İnkârcılardan birisi sordu: "Bizi tehdit ettiğiniz azap ne zaman?"
Soran biri gerçekleşecek azabı sordu.
1,2,3,4. Birisi,¹ kâfirlere gelecek (âhiret) azabını soruyor. O azap, ancak melekler ve Cebrâil’in yükselebileceği makamlara² sahip olan Allah’ın katındandır. O (azaba) kimse engel olamaz ve o gün, (kâfirlere) elli bin³ yıl gibi gelir.
SORUP araştırmak isteyen biri, [öteki dünyada] başa gelecek azabı sorabilir, ¹
Birisi başa gelecek olan azabın hemen gelmesini istedi. 21/38, 22/47, 67/25
Birisi alay ederek, apansız kesin gerçekleşecek, sizin hesaplarınıza göre bir günü elli bin yıl tutan azâbı istedi.
BİRİSİ çıktı, tarifsiz azap olayını sordu, acele gelmesini istedi.[⁵²⁹⁴]
Bir talip, vaki olacak azabı taleb etti.
Biri (eğer gerçekse) inecek azabın bir an evvel inmesini istedi.
Bir soran, inecek azâbı sordu:
Araştıran biri, inecek azap hakkında bilgi istedi.
Dā‘ī du‘ā eyledi bir düşici ‘aẕāb‐ıla.
Biri çıkıp gelecek azabı sordu. [22, 47; 38, 16]
Bir soran, inecek azabı sordu:
Bir sorıcı vâki' olacak 'azâbdan sordı.
Birisi, başa gelecek azabı sordu.
Bir isteyen kesin gerçekleşecek olan bir azabı istedi.
İsteyen biri, başına gelecek azabı istedi.
Soran birisi, geleceği kuşkusuz azabı sordu.
İstekte bulunan biri, (muhakkak) gerçekleşecek olan bir azabı istedi.
İnecek olan bir azabı, istedi bir isteyen;
1, 2, 3. İsteyen biri, kâfirlerin başına gelecek bir azabı istedi. Öyle bir azap ki dereceler sahibi olan Allah’a karşı, ona hiçbir engel olmayacaktır.
1,2,3. Birisi, yükselme derecelerinin sahibi olan Allah'tan kâfirlere gelecek olan ve hiç kimsenin savaşamayacağı azabı sordu. [673][674]